GENİŞLEYEN AVRUPA BİRLİĞİ
 

------------------------------------------------

 
- Çek Cumhuriyeti

------------------------------------------------

 
- Estonya

------------------------------------------------

 
- Kıbrıs

------------------------------------------------

 
- Letonya

------------------------------------------------

 
- Litvanya

------------------------------------------------

 
- Macaristan

------------------------------------------------

 
- Malta

------------------------------------------------

 
- Polonya

------------------------------------------------

 
- Slovakya

------------------------------------------------

 
- Slovenya

SLOVAKYA

 

Avrupa kıtasının tam ortasında yer alan Slovakya'nın tarihi, komşularınınkine sıkı sıkıya bağlı.



Slovakya inişli çıkışlı tarihine rağmen dilini, kültürünü ve geleneklerini korumuş bir ülke.

1993 Ocak ayında yaşanan "kadife boşanma"ya dek Çekoslavakya'nın parçası olan ülkenin bağımsızlık tarihi, iki ayrı döneme ayrılarak değerlendirilebilir.

GENEL BİLGİLER

İlk dönemde, ekonomik reform çağrılarına kulak tıkanmasının etkisi ile NATO ve Avrupa Birliği ile ilişkiler soğuktu.

İkinci dönemde ise tamamen yön değiştiren ülke AB ve NATO değerlerini benimseme ve reform yönünde büyük adımlar attı.

Bağımsızlıktan sonraki ilk beş yılda azınlık haklarına saygı gösterilmediği ve demokratik süeçlere ilgi olmadığı için otoriter tavırlı Vladimir Meciar başbakanlığındaki ülkeye yoğun eleştiriler yöneltiliyordu.

Meciar bir dizi koalsiyon hükümetinin liderliğini yaptı ve 1998 Ekim'ine kadar mileytçi ve popülüst siyasetler izledi. Ancak bu tarihte liberaller, solcular, Macar asıllılar ve merkez görüşlülerden oluşan bir ittifak Meciar'ı görevden ayrılmak zorunda bıraktı ve Mikulas Dzurinda liderliğinde yeni bir hükümet kuruldu.
SLOVAKYA
• Nüfus: 5,4 milyon (BM 2003)
• Başkent: Bratislava
• En yaygın diller: Slovakça
• En yaygın din: Hıristiyanlık
• Ortalama ömür: Erkeklerde 70, kadınlarda 78 yıl (BM)
• Para birimi: 1 koruna = 100 halier
• Başlıca ihraç ürünleri: Mamül mallar, makineler, otomobil ve ulaşım araçları
• Ortalama yıllık gelir: 3.760 $ (Dünya Bankası, 2001)
• İnternet uzantısı: .sk
• Uluslararası telefon kodu: +421

2002 Eylül'ünde iktidardaki ikinci dönemine başlayan Dzurinda yönetiminde, Slovakya reformlara hız verdi ve NATO ve AB üyeliği yolunda ilerledi. Slovaklar 27 Haziran 1995'te başvurdukları AB'ye üyeliği 2003 Mart'ındaki referandumda 10 aday arasında en yüksek "evet" oranıyla (%92) kabul ettiler.

Halen iktidardaki hükümet ayrıca, azınlıkların haklarını iyileştirme yönünde adımlar attı. Özellikle Macar asıllı azınlık, eğitim ve kültür alanında daha fazla özerklik istiyor.

Slovakya'da ayrıca kayda değer büyüklükte bir çingene azınlık var. Bu azınlık da sosyal imkanları ve gelir düzeyi açısından toplumun geri kalanına göre çok geride.

LİDERLER

Devlet Başkanı: Rudolf Schuster (görev süresini tamamlıyor)

Yeni Devlet Başkanı: İvan Gasparoviç

İvan Gasparoviç eski başbakan Vladimir Meciar'ı 2004 Nisan ayında yapılan devlet başkanlığı seçimlerinin iknci turunda yenilgiye uğrattı.

Gasparoviç yetkileri büyük oranda sembolik olan bu görevi Haziran'da devralacak.

Seçim kampanyası sırasında AB üyeliğini destekleyen Gasparoviç, bununla birlikte azınlık hükümetinin AB'yle uyuma yönelik ekonomik reformlarını eleştirdi.

Gasparoviç, Meciar'ın başbakanlığı döneminde meclis başkanıydı ve o dönemde Meciar'ın azınlık hakları ve basında denetim hakkındaki katı ve tartışmalı siyasetlerine destek vermişti.

Ancak daha sonra bu iki siyasetçinin arası açıldı ve Gasparoviç geçmişteki tavırları için özür diledi.

Başbakan: Mikulas Dzurinda

Mikulas Dzurinda merkez sağ koalisyon hükümetinin başında ikinci başbakanlık dönemine 2002 Ekim ayında başladı.

Lideri olduğu Slovak Demokratik Hıristiyan Birliği (SDCU) Macar kökenliler, Hıristiyan Demokratlar ve iş çevrelerine yakın olan Yeni Yurttaş İttifakı ANO ile ittifak kurdu.

Ancak hükümeti meclisteki çoğunluğunu, Dzurinda'nın yönetim üslubuna itiraz eden bazı milletvekillerinin istifası ardından kaybetti.

Dzurinda emeklilik sistemlerini elden geçirdi, maliyetleri kısıp, işgücü pazarında esneklik yarattı ve vergi sistemini basitleştirdi.

İşsizlik tavan yaptığı yüzde 20'li değerlerden düştü. Ancak hala nispeten yüksek.

Hükümetin ekonomik reformları uluslararası kuruluşlarca övgüyle anılıyor. Ancak halk arasında kısa vadede ortaya çıkan sıkıntılar nedeniyle fazla olumlu karşılanmıyor.
^^ Başa dön