YASAL UYARI  
ÖTEKİ IRAK
 
 
 
 
 
 
 
 
BÖLÜM 7
 
 
 
 
BÖLÜM VI. Kuzey Iraklı Türkmenler

 

 Yedinci bölümü dinlemek için tıklayın

Sekiz bin yıllık tarihiyle, artık bir tür tarihi-turistik merkez haline getirilecek olan Erbil Kalesi'ne yedi medeniyet gelmiş geçmiş ama, son yüzyıl içinde genellikle kentin Türkmenlerine ev sahipliği yapmış.

Bugün Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin kalbi olan Erbil'de, onlarca yıldır güvenilir bir nüfus sayımı yapılmadığından tahminen, nüfusun üçte birini oluşturduklarını söyleyen Türkmenler, kentin tarihinde ve bugününde önemli bir yere sahip.

Özellikle esnaf ve öğretmenlik, doktorluk gibi bazı temel meslek gruplarında üçte bir oranını fazlasıyla geçiyorlar. Ve kentte ana dili ne olursa olsun herkes biraz Türkmence biliyor. Kent yaşamının can damarlarından biri olan kapalı çarşı ya da Kayseri Çarşısı'nda ise hemen herkesle Türkmence hatta Türkiye Türkçesiyle iletişim kurmak mümkün.

Bir yandan kendi özgün kimliklerini koruyan Türkmenler, bir yandan da çarşının yarım asırlık çaycısının da anlattığı gibi bölgenin nüfusunun en büyük kısmını oluşturan Kürtler ile Asuriler, Keldaniler, Ermeniler, Yezidiler gibi farklı gruplarla ortak bir coğrafyayı ve ortak bir kaderi paylaşmışlar.

'Kız alıp kız vermişiz'

Irak'ın Baas yönetiminin baskı ve şiddetine hep birlikte hedef olmuşlar. Etnik kimliklerin nasıl seçildiği konusunda da bir labaratuar adeta burası. Kendisini Kürt olarak tanımlayan bir çok kişi aslında köken olarak Türkmen olabildiği gibi, anne ya da baba tarafından Kürt olan bir kişi de kendisini Türkmen olarak tanımlayabiliyor. Bu içiçe geçmişlik halini ya da sevilen yerel ifadeyle 'kız alıp kız vermişliği' Erbil'in çarşısı gibi, evlerinde de hissetmek mümkün...

Türk, Türkmen, Kürt, Ermeni'nin birbirine karıştığı, her on yılda bir savaş, göç ve yoklukla karşılaşmış Kerim Şina-Nesrin Yasin çiftinin evinde beş oğlan dört gelin ve on üç torun var. Çocuklar karma okullara gidiyor. Evlerinde daha çok diziler ve müzik için Türk, haberler için Kürt televizyon kanalları izleniyor.

Ama daha önceki programlarımızda yer yer değindiğimiz gibi, Türkmen toplumu, Kuzey Irak'taki dini ve etnik bütün gruplar gibi bölge anayasasıyla güvence altına alınmış, dilini konuşma, eğitimde ana dil olarak öğretme haklarına sahip.

Bölgede anaokuldan liseye 12 Türkmen okulu 1993'ten beri faaliyet gösteriyor. Öğretmen okulunda Türkçe bölümü ilk mezunlarını vermeye hazırlanıyor.

Türkmenler yirmi parça

Ayrıca, Türkmenler televizyon ve radyo kanalları açma ve Türkmen çıkarlarını korumak amacıyla siyasi parti kurma hakkına da yine 90'lı yıllardan beri sahip. Ve şu anda Erbil'de bir yerel Türkmen televizyonu ve radyosu var.

Türkmen Reform Televizyonu, radyosu ve gazetesi, Kürdistan yönetimi altındaki Kuzey Irak'ta Türkmenlerin en yoğun yaşadığı Erbil'i merkez alan Türkmen Reform Partisine bağlı. Bölgedeki yirmiyi aşkın Türkmen partisinden biri ama Erbil'deki desteğinin güçlü olduğu söyleniyor.

Parti, Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin meşruiyetini ve otoritesini kabul etmeyen Irak Türkmen Cephesi'nden kopmuş. Ana ayrılık noktaları ise kuzeydeki Kürdistan Özerk yönetiminin meşruiyetini ve otoritesini kabul edip etmemek olmuş. Hareketin lideri Abdülkadir Bazergan, Türkmen Cephesi'ni üstü örtülü bir şekilde Türkiye'yi kasdederek, 'dışarıya göre hareket etmekle' suçluyor ve bu yüzden Erbilli Türkmenleri yüzüstü bırakıp Kerkük'e odaklandıklarını söylüyor.

Kerkük'ü ele alacağımız bundan sonraki programımızda Türkmen Cephesi'nin programını ve Türkiye tarafından yönetildiği yolundaki suçlamalara verdiği yanıtları, bizzat genel başkanı Saadettin Ergeç'in ağzından dinliycez.

Kim kimden yana?

Ama Türkmen Cephesi de, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin otoritesini tanıyan kendisi dışındaki Türkmen oluşumlarını, bağımsız siyaset yapmamakla, Türkmenlerin gerçek sesi olmamakla suçluyor. Bu suçlamaya Türkmen Reform Hareketinin Enformasyon Müdürü Mehmet İlhanlı'nın cevabı şöyle:

"Biz burada yaşamak istiyorsak Irak vatandaşları olarak Irak anayasasında belirlenmiş yönetimi tanımak zorundayız. Ne Türk ajanı ne de Kürt yanlısı olarak suçlanmak istiyoruz. Biz bağımsız bir şekilde Türkmenlerin çıkarlarını korumayı amaçlıyoruz. Erbil'de yaşayan bir Türkmen'e ne yapmasını öneriyorlar? Ehliyet alacaksa, evine tapu çıkaracaksa, ölüsünü kaldıracaksa bu bölgenin hükümetine bağlı kurumlara başvurmak zorunda. Tanımam derse, hangi hizmetten yararlanacak. Gerçeklere dayalı bir politika yapmak istiyoruz biz."

Türkiye ne yapsın?

Fakat, Türkmenlerin Kürdistan bölgesinin yüzü aşkın sandalyeli parlamentosunda yalnızca dört milletvekili, bölge hükümetinde ise bir üyeleri var. Türkmen Reform Hareketi, Türkmen Cephesi'nden ayrıldıktan sonra yeniden başvuru yapıp formalitelerini tamamlayamadığı için seçimlere bile girememiş 2005'te.

Kayseri Çarşısı'nın çaycısında tanıştığımız Erbilli şair, "boynu bükük milletiz" diyor. Kentte sohbet ettiğim bir çok Türkmen gibi o da yasalarla güvence altına alınan bir çok kültürel sosyal ve siyasal haklarına karşın, Türkmenlerin, siyasette, karar alma süreçlerinde, iktidarda, nüfuslarına ve toplumsal yaşama katkılarına oranlandığında adil bir şekilde temsil edilmediğini düşünüyor.

Şu anda Irak'taki her türlü etnik ve dini toplumun arkasında başka devletlerin bulunduğunu ve Türkmenlerin arkasında da Türkiye'nin durması gerektiğini, dengesizliklerin ancak bu şekilde giderilebileceğini söyleyen Türkmenler de var. Ama bununla neyi kasdediyorlar? Erbil çarşısında tanıştığım baharatçı Amir, bu konuda Erbil'de yaygın bir yaklaşımı, şöyle ifade ediyor.

"Biz Türkiye'nin buranın hükümetiyle arasındaki meseleleri çözüp, bizim buradaki durumumuzu güçlendirmesini istiyoruz. Anlaşsınlar. Bizim de yerimiz, yurdumuz, konumumuz belli olsun. Hükümet içinde, meclis içinde daha kuvvetli olalım."
 
^^ Başa dön ANA SAYFAYASAL UYARI