YASAL UYARI  
GELECEĞİNİ ARAYAN ÜLKE: BOSNA HERSEK
 
 
BÖLÜM 2
 
 
 
 
 
 
 
 
İKİNCİ BÖLÜM: KARMAŞIK SİYASİ YAPI

 


GELECEĞİNİ ARAYAN ÜLKE'NİN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN


Geleceğini Arayan Ülke’nin ikinci bölümüne Saraybosna'nın merkezinde, Ebedi Ateş anıtında başlıyoruz.
Ebedi Ateş Anıtı
Anıt, başkentin mihenk noktalarından birisi

Bosna Hersek'in cumhuriyet olarak kurulmasını takiben inşa edilen anıt İkinci Dünya Savaşı’nda ölenleri anıyor. Alevleri o zamandan bu yana sadece kuşatma sırasında sönmüş...

Bosna Hersek, 1992'de patlak veren savaştan önceki 50 yılda federal Yugoslavya'nın bir parçasıydı. Dolayısıyla hiç bir zaman üniterist bir yapısı olmadı… Ancak şimdiki yapı, karmaşıklğı açısından dünyada az bulunur bir nitelikte…

Savaşta ağır hasar gören Bosna Hersek Parlamentosu, şimdi eskisinden de şık şekilde restore edilmiş, kentin siluetine hakim mavi cam kaplı bir gökdelen... Ama ülkenin tüm kilit kararları burada alınmıyor...

Saraybosna’daki merkezi hükümetin yetkileri daha çok dış politika ve dış ticaret ağırlıklı. Temel hizmet ve siyasetler ise ülke topraklarını aşağı yukarı yarı yarıya paylaşan iki temel entite ya da birime ait.

Boşnak ve Hırvat nüfus ağırlıklı Bosna Hersek Federasyonu ve
Sırp Cumhuriyeti

Bu iki entite ve Bosna Hersek Federasyonu’nun 10 kantonunda 16 ayrı parlamento, 13 hükümet var.

Yani ülkede yüzü aşkın bakan bulunuyor ve her biri, ticaret ve sağlıktan eğitim ve polis teşkilatlarına kendi görev alanlarında siyaseti yönlendiryor.

Bu parçalı yapılanma yaşamın her alanına yansıyor... Örneğin Saraybosna'da kent merkezinden sadece 2-3 kilometre güney batıya, havalimanına doğru yol aldığınızda Sırp Cumhuriyeti’nin sınırları başlıyor ve bir yabancıya sıradan görünen mahallelerin yarısı Bosna Hersek Federasyonu’nun yarısı Sırp Cumhuriyeti’nin yetki ve idaresi altında kalıyor.

Bu iki entite dışında kalan 208 km2’lik Brcko bölgesi ise ABD gözetiminde, özel statüde yönetiliyor...

Brcko, ülkenin kuzeyinde bir kuşağı andıran Sırp Cumhuriyeti’nin topraklarını ortadan bölüyor…Bu şekilde Bosna Sırplarının toprak bütünlüğüne sahip olmasının önüne geçiyor.

Ülkedeki tüm bu karmaşık yapılanmanın anayasal reform sürecinde gözden geçirilmesi hedefleniyor. Ülkede hemen herşey gelip buraya kilitleniyor...

Aslında Bosna Hersek'teki çok ayaklı, parçalı yapılar; federal düzendeki Almanya ya da Hindistan'da, konfederatif yapıdaki İsviçre gibi ülkelerde de mevcut... Ancak bu ülkelerden hiç biri Bosna Hersek gibi daha 10-15 yıl önce birbirine karşı savaşan üç halkı içermiyor.

Güvensizlikten kaynaklanan ve karşılıklı işbirliğini zorlaştıran sorunlar gündemde değil...

Bosna Hersek Hırvat Demokratik Birliği sözcüsü Mişo Relota; siyasi iklimi “Bir siyasetçi diğeriyle anlaşmaya vardığında, (insanlar) ‘neye ihanet etti, neyi sattı’ diye soruyorlar” sözleriyle betimliyor.

Milli bayram, milli takım, milli tarih denince

Bosna Hersek'in milli kimlik kavramına bakışı da istisnai niteliklerinin bir yansıması... "Milli" sıfatı üç halkı kapsayıcı anlamda değil genellikle...

Saraybosna merkezi
Saraybosnalılar üzerine kurşunların atıldığı ilk yer olan otel, anılarından sıyrılmış görünüyor
Sırp Cumhuriyeti ile Bosna Hersek Federasyonunun milli bayramlar olarak görüp kutladığı tarihler birbirinden farklı…

Sırp Cumhuriyeti Başbakanı’na göre bunun nedeni ‘insanların tarihteki farklı olayları farklı şekillerde algılaması... Belli bir olay bazıları için kutlanası bir şeyken, diğerleri için değil...’

Milli tarih deyince, üç kurucu halkın kendi açılarından görüp okullarda ayrı ayrı okuttuğu tarih anlaşılıyor. Ortak okutulan kimya, matematik gibi derslerse milli müfredatın değil, devlet müfredatının bir parçası…

İki entitede farklı alfabeler kullanılıyor; ortak devlet televizyonunun yanında iki ayrı entite televizyonu yayın yapıyor...

Bu televizyonların yayın siyasetlerinin genelde birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken medya etiği eğitimcisi Boro Kontiç buna milli takım maçlarının yayınlarını örnek gösteriyor:

“Takımımız Bosna Hersek maça çıkacağı zaman bu sadece burada, Saraybosna'daki televizyonda yayınlanıyor. Sırp Cumhuriyeti'nde ise Sırbistan'ın maçını veriyorlar. Tabii futbolseverseniz farklı seçenekleriniz oluyor... Ama ilginç olan iki entiteden birisinin milli takımın maçını yayınlamıyor olması.”

Bu ortamda milliyetçi söylemler siyasette hala yaygın , milliyetçi partiler güçlü…

Ülkenin en büyük gazetelerinden Dnevni Avaz'ın editörü Saed Luckin “Çünkü hala korkuyorlar, hala güvende miyiz emin değil insanlar... Çünkü hala yine bir yönden bir saldırı gelir mi korkusu var.” diyor.

Bu algılamaları değiştirme çabaları da var elbet. Dennis Gratz, etnik kesimler üstü siyaset yapma hedefiyle sanatçı ve aydınlar öncülüğünde kurulan Bizim Partimiz (Nasa Stranka) sözcüsü…

İlk seçim sınavını geçtiğimiz aylarda yerel seçimlerde veren parti; Dayton yapılarını ve Bosna Herseklilik kimliğini destekliyor…

Dennis Gratz; ara sokakta bir apartmanın ikinci katındaki parti genel merkezinde, seçimlere katılımın zaten yüzde 50-55’lerle sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.

Ona göre, özellikle savaş gazisi ve mağduru sıfatıyla devletten yardım alanlar, milliyetçi siyasetlere destek vermeye daha yatkın.

Dennis Gratz'ın sözünü ettiği 150 markalık yardımlar, asgari ücretin kimi yerlerde 200 marka yani 200 lira olduğu düşünülürse ciddi bir meblağ.

Ülkede Federasyon kesiminde 100 bin, Sırp Cumhuriyeti kesiminde 82 bin kadar kişi, bu gibi yardımlardan yararlanıyor.

Dünya Bankası ve diğer uluslararası kuruluşlar, bütçede en büyük paylardan birini oluşturan bu harcamaların azaltılmasını istiyor. Ancak kimse bu paraya dokunarak siyasi intiharı göze alamıyor.

Uzun bir günün sonunda biraz nefes alıp dinlenmek için Saraybosna merkezinde bir kafeye konuk oluyoruz...

İşletme sahibi BBC Türkçe Bölümü'nden olduğumu duyunca, sohbetimizin rengi değişiyor, çünkü kendisi paslandığından şikayetçi olsa da akıcı, güzel bir Türkçe konuşuyor.

Ömer Musabegoviç Belgrad doğumlu, savaş yıllarını Türkiye’de geçirmiş; İsviçre'de otelcilik ve turizm okuduktan sonra ailesiyle Saraybosna'ya yerlemiş ve bir yıl kadar önce de Pravda'yı açmış...

"Pravda Rusça’da gerçek, Sırpça’da adalet demek, Bosna’da pek adalet yoktu, o yüzden bu adı seçtik" diyor Ömer Musabegoviç...
Ömer Musabegoviç
Musabegoviç yeni neslin yeni bir yaklaşım getirebileceğini umuyor
Ekonomi yolsuzluk gibi konularda şikayetleri olsa da ülkenin geleceği için umutlu olduğunu anlatıyor. Ülkede okuyup, dışarıda çalışma anlayışı yerine, tersinin de başarıyla yapılabileceğini gösteren bir örnek olmayı istediğini belirtiyor.

Ülkenin geleceği konusunda iyimserler genelde çoğunluk olsa da herkes için böyle değil...

Saraybosna merkezindeki Gazi Hüsrev Bey Bedesteni’nde CD ve kaset satan Jasmin Başiç “Eğer başka bir ülkeye gidebilecek olsam hemen giderim burada yaşamak istemiyorum. Burada yaşam şartları çok kötü. Herkes kendi tarafının durumunun iyi olmasını istiyor. Kimse ‘birliktelik’ açısından bakmıyor... Oysa beraber daha iyi daha güçlü bir ülkeydik...” diyor.

Jasmin savaştan sonra o zamana dek hobisi olan müzik işine girmiş; kasasının yanında oğullarının fotoğrafının yanında Mustafa Sandal ile çekilmiş fotoğraflarını gururla gösteriyor...

Savaştan sonra Saraybosna’da müziğin bile keyfinin kaçtığından, en ünlü grupların, müzisyenlerin başka ülkelere yerleştiğinden yakınıyor.

“Biz Avrupa'dan önce Avrupalıydık: 1984'te Kış Olimpiyatları buradaydı” diyen Jasmin; Saraybosna'da konuştuğumuz daha pek çokları gibi en çok, seyahat edememeye içerlediğini anlatıyor:..

“Hırvatlar istedikleri yere gidiyor çünkü onlara Hırvatistan da pasaport veriyor.” diyor.

Peki ülkenin başka kesimlerinde başka etnik gruplar neler düşünüyor?

Bu soruya yanıt bulmak için ülkenin batısında, Sırp Cumhuriyeti'nin merkezi olan Banja Luka'ya doğru yola çıkıyoruz.

Anlaşılan ülkenin en büyük iki kenti arasında sadece uzlaşma değil, ulaşım sağlamak da zor...

230 kilometrelik dar, geçiş yasaklı, iki şeritli yolu sert kış koşullarının da etkisiyle 7 saati aşkın sürede alabiliyoruz...

Sırp nüfus ağırlıklı bu kent Saraybosna ya da Mostar’daki gibi sıcak çatışmaların ortasında kalmadığı için şanslı...

Ancak Bosna Hersek'te yeni bir kıvılcımın burada ateşlenebileceğini düşünenler var.

Özellikle Kosova'nın bağımsızlığa gittiği dönemde Bosna Sırp Cumhuriyeti'nden “biz de ayrılabiliriz” imaları geliyordu…

Geleceğini Arayan Ülke’nin üçüncü bölümünde bu konudaki tartışmaları Sırp Cumhuriyeti Başbakanı Milorad Dodik ile konuşuyor, Banja Luka'lılara kulak veriyoruz.



BU BÖLÜMDE DİNLEDİĞİNİZ PARÇALAR
Magla Pala do Pola Saraj'va, Haşim Muharemoviç
Nema Ljepse Cure od Malene Djule, Mostar Sevdah Reunion
Volio bih da si tu, Crvena Jabuka

 
^^ Başa dön ANA SAYFAYASAL UYARI