GENİŞLEYEN AVRUPA BİRLİĞİ
 

------------------------------------------------

 
- Siyasî etkiler

------------------------------------------------

 
- Ekonomik etkiler

------------------------------------------------

 
- Serbest dolaşım
1 Mayıs'ta Avrupa Birliği'nin 15 üyeden 25 üyeye genişlemesi, Birliğin uluslararası alanda sesinin daha fazla duyurabileceği şeklinde değerlendirilebilir.

Ancak genişleme, karar alma sürecinde yaşanacak güçlükleri de beraberinde getirmeye aday.

Büyüyen Avrupa'da, Almanya ve Fransa'nın birlikte hareket ederek birliğin karar süreçlerini yönlendirmeleri daha güç olacak.

Bu durumunu kısmen tazmin etmek için İngiltere ile daha yakın bir işbirliğine girmeye yönelebilecekleri yolunda bazı sinyaller var.

Ayrıca hepsi NATO üyesi olan ve Amerika Birleşik Devletleri ile yakın itifak halindeki Doğu Avrupa ülkelerinin, birlik içindeki dengeleri etkileyebileceği düşünülüyor.

Hantal olmayan, tek sesli AB

Siyaset koridorlarında "Avrupa Birliği ekonomik bir dev, ama siyasî bir cücedir." klişesi sık sık duyulan bir söz.

Birliğin sahip olduğu ekonomik güç konusunda kimsenin bir şüphesi yok. Ancak birlik, ekonomik alanda olduğu kadar, siyasî alanda da ortak bir ses oluşturma çabasında.

Üye ülkeler uluslararası konferanslarda ortak politikalar belirliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi konusunda Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Bush yönetimiyle süren anlaşmazlıklarda da kararlılıkla direniyorlar.

Ticarî konularda, Birlik üyesi ülkeler, ticaretten sorumlu Komisyon üyesine önemli sorumluluklar verdiler ve tüm üyelere adına görüşmeleri sürdürme yetkisi tanıdılar.

Dış politikayla ilgili görüşmelerde ise oy birliğiyle karar alınması öngörülüyor. Bu nedenle dış politikadan sorumlu Komisyon üyelerinin hareket alanı sınırlanıyor.

Genişleme sürecinde önerildiği gibi Avrupa Birliği'nin bir Dışişleri Bakanı ataması ve daha uzun süreyle görev yapacak bir Komisyon Başkanı atanması durumunda da aynı sistemin devam edeceği düşünülüyor.

Özellikle İngiltere ve Fransa, dış politikada kendi kararlarını alma konusunda kararlılıklarını sürdürüyor ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimî üyeleri olarak sahip oldukları statüyü koruma niyetinde.

Avrupa Birliği'nin üye sayısının artmasıyla, birlik içinde oluşacak ittifaklar ortak karar alma sürecinin daha da güçleşeceği izlenimini yaratıyor.

Avrupa Birliği dışındaki bazı ülkeler, siyasî konularda daha etkin karar alma mekanizmaları oluşturularak, Avrupa Birliği'nin Amerika Birleşik Devletleri karşısında bir denge unsuru olmasını istiyor.

Herşeye rağmen genişlemiş bir Avrupa Birliği, Avrupa'nın tarih ve kültürünü daha geniş şekilde temsil eder duruma gelse de, tek ses olarak konuşmakta yine de zorlanacak.
^^ Başa dön