Gazze'deki Sağlık Bakanlığı son 24 saatte 73 kişinin öldüğünü açıkladı
Gazze'de Hamas tarafindan yönetilen Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içerisinde İsrail saldırıları sonucunda 73 kişinin öldüğünü, 99 kişinin de yaralandığını duyurdu.
You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Dünya Gıda Programı (WFP), UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptıkları ortak açıklamada Gazze'ye yeni yardım yollarının açılması gerektiğini ifade etti. "Açlık" ve hastalıkların önlenmesi için günlük kamyon girişinin artırılması, yardım görevlilerine daha az kısıtlama yapılması ve ihtiyacı olanların güvenli şekilde yardıma ulaşmasının sağlanması gerektiği belirtildi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.
Gazze'de Hamas tarafindan yönetilen Sağlık Bakanlığı, son 24 saat içerisinde İsrail saldırıları sonucunda 73 kişinin öldüğünü, 99 kişinin de yaralandığını duyurdu.
Gazze’deki uluslararasi sağlık görevlileri, İsrail’in askeri operasyonlarının artması nedeniyle El Aksa Hastanesi’nde faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Filistinliler için Tıbbi Yardım ve Uluslararası Kurtarma Komitesi'nin acil tıp ekibi (EMT) yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun hastanenin çevresindeki alanları "kırmızı bölge" olarak belirleyen broşürler attığını ve İsrail'in Gazze'deki tıbbi personele ve tesislere yönelik saldırı geçmişi göz önüne alındığında "ekibin geri dönemeyeceğini" söyledi.
EMT, acil olarak ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerini sağlamak için alternatif yerler belirlemeye çalıştıklarını söyledi.
Acil tıp doktoru Prof. Nick Maynard, son birkaç gündür hastaneye getirilen yaralı sayısını "korkunç" olarak nitelendirdi.
EMT'de acil tıp uzmanı olarak görev yapan Dr. James Smith ise "bölgedeki insanlarla birlikte birlikte çalıştıkları Filistinli personelin ve hastanedeki yüzlerce hastannın acil güvenliğinden endişe duyduğunu" ifade etti.
Bölgede görevli yerel bir acil doktoru ise, "Gerçekten korkuyorum çünkü son birkaç gündür gittikçe yaklaşıyorlar. Artık hiçbir yer güvenli değil. İnsanlar yaralanırlarsa nereye gitmeliler?" dedi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de Pazar günü Gazze'nin kuzeyine tıbbi malzeme götürmek üzere yola çıkan bir misyonu güvenlik garantisi alamadığı için iptal etmek zorunda kaldığını açıkladı.
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın Reuters’a yaptığı açıklamaya göre, Han Yunus yakınında bulunan Al-Mawasi'deki patlamada 14 kişi öldü.
Al-Mawasi, İsrail güçleri tarafından güvenli bölge olarak belirlenmiş ve sivillerin buraya gitmesi tavsiye edilmişti.
İsrail konuyla ilgili henüz açıklama yapmadı.
Hamas’ın siyasi liderlerinden Salih Aruri’nin cenazesi Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenleniyor.
Salih Aruri, Salı günü Beyrut’ta insansız hava aracı ile düzenlenen saldırıda öldürülmüştü. Bu gelişme, İsrail-Hamas savaşının bölgeye sıçrayacağı korkularını doğurmuştu.
Saldırının ardından gözlerin çevrildiği İsrail, saldırıyı üstlenmedi, ancak saldırının arkasında olduğu iddialarını reddetmedi de.
Lübnan Hizbullahı’nın lideri Hasan Nasrallah, Hamas’ın siyasi büro başkan yardımcısı Salih Aruri’yi hedef alan saldırı sonrası yaptığı ilk konuşmada İsrail’i suçladı.
Nasrallah, Hamas’a başsağlığı diledi ve suikastı “açık İsrail saldırganlığı” olarak tanımladı.
Hizbullah lideri, daha önce İsrail’i, Lübnan’a yapılacak olası bir saldırı için uyarmıştı.
Nasrallah, 7 Ekim saldırısı sonrası İsrail’in caydırıcılığının yerle bir olduğunu savundu.
63 yaşındaki Şii lider, İsrail Savunma Bakanlığı’na da seslendi ve “İnşallah savaştaki amaçlarınıza ulaşamayacaksınız” dedi.
İran'da Kasım Süleymani'nin mezarı yakınında toplananları hedef alan saldırıda 100’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi sonrası ülkede ulusal yas ilan edildi.
Devlet televizyonunda yapılan açıklama şu şekilde:
“Kirman’daki terörist saldırı sonrası, hükümet Perşembe günü ülke çapında ulusal yas ilan etti.”
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Ortadoğu’da yaşananlara ilişkin de kapsamlı değerlendirmeler yaptı.
Anadolu Ajansı Fidan’ın bu açıklamalarını derledi:
“ABD'nin ya da bazı Batılı ülkelerin, İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermeleri ciddi bir sorun. Gazze’deki türden katliamların bir daha olmasını istemeyenler, bundan sonra çok büyük bir silahlanma ve güç arayışına girebilirler diye düşünüyorum.
“Gazze’de yaşananların, Batı’nın ve Avrupalıların bütün biriktirdikleri krediyi bir anda kaybetmelerine yol açtı. İnsanlık nezdinde, özellikle bizim jenerasyonlar nezdinde tüm kredilerini harcamış oldular. Bunu geri kazanmaları kolay olmayacak.
“Dolayısıyla esas tavır, Batı'ya konulmalı. Buna karar vermek lazım. Yani İsrail'in arkasında kayıtsız şartsız duran ülkelere tavır konulacak mı koyulmayacak mı? Soru bu olmalı. Çünkü İsrail'le, birçok ülke ilişkiyi başlatmamış zaten. İsrail, kritik konuların hepsinde başka türden yoluna devam ediyor.”
Fidan, Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih Aruri’nin öldürülmesi içinse, "İsraillilerin, Lübnan'la savaşa girmemek için kendilerini zor tuttuğunu düşünüyorum. Ama hep söylüyorum. Bu yol çıkmaz sokaktır. Öyle bir şey olursa bu savaş tabii ki bitmez. Tam tersine, meselenin çözülmesi isteniyorsa, barış ve iki devletli çözüme odaklanmak lazım." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'da gerçekleşen saldırıları "terör" eylemi olarak tanımladı ve başsağlığı diledi.
Türk Dışişleri de saldırının en güçlü şekilde kınandığını duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi 4 Ocak Perşembe günü Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştirecekti.
Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'li mevkidaşı Anthony Blinken'ın Cumartesi günü misafiri olarak Türkiye'ye geleceğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Fidan, televizyonların Ankara temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıda konuştu.
Habertürk televizyonunun aktardığına göre, Fidan bu toplantıda Hamas'ı terör örgütü olarak görmediklerini de yineledi.
Bu Blinken'ın İsrail - Hamas savaşının başlaması sonrası Türkiye'ye yaptığı ikinci seyahat olacak.
Batı Şeria’da Ramallah yakınlarındaki Arura köyünde doğan Salih Aruri, kuruluşunda Hamas’a katılmıştı.
Hamas’ın siyasi kanadında liderlik içindeki isimlerden biri olan Aruri, İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın da kurucuları arasında yer alıyordu.
2011 yılında, bin Filistinli mahkûmun serbest bırakıldığı anlaşmayla o da tahliye edilmişti.
Suriye’ye sürgüne giden Aruri üç sene burada kaldıktan sonra Lübnan’a geçti.
2017 yılında Hamas liderliği, Aruri’nin siyasi kanadın iki numarası olduğunu duyurdu.
57 yaşındaki Aruri’nin İran ve Lübnan’daki Hizbullah ile de yakın ilişkileri olduğu kaydediliyor.
Reuters haber ajansı, Aruri’nin 2023 yılında “Artık şehit olmayı bekliyorum. Uzun bile yaşadım” şeklinde bir ifade kullandığını aktarıyor.
Hamas’ın 7 Ekim’den bu yana öldürülen en üst düzey ismi Salih Aruri oldu.
Bu suikaste Hamas’tan çok Lübnan Hizbullahı’nın yanıtı ile ilgili endişeler dile getiriliyor.
BBC’ye konuşan Lübnan Dışişleri Bakanı Abdallah Buhabib, Hizbullah ile bir “yanıt“ konusunda kendi başına hareket etmemeleri için temas halinde olunduğunu kaydetti. Habib bu çağrının “bir talep olarak değil, diyalog içinde” dile getirildiğini de kaydetti.
Bakan Buhabib, 24 saat içinde Hizbullah’ın bir yanıt verip vermeyeceğinin belli olacağını da aktardı ve “Çok endişeliyiz. Lübnanlılar bölgesel bir savaşa çekilmek istemiyor. Hizbullah dahi böyle bir savaşa çekilmek istemiyor” dedi.
Aruri’ye Beyrut’ta düzenlenen suikast sonrası itidal çağrıları devam ediyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail savaş kabinesinde yer alan Benny Gantz ile yaptığı telefon konuşmasında Lübnan konusunda endişelerini aktardı.
İsrail toplam 7 kişinin öldürüldüğü saldırıyı üstlenmiyor.
Lübnan’daki Birleşmiş Milletler barış gücü yetkilileri de suikast sonrası Lübnan’da olası bir yükselmeden “derin endişe” duyulduğunu açıkladı.
Lübnan'daki BM barış gücü Unifil, Lübnan ile İsrail arasındaki resmi olmayan sınır hattını korumakla görevli bulunuyor.
Bu olay, savaşın bölgeye yayılması ile ilgili endişeleri artırması açısından önemli.
Salih Aruri 7 Ekim’de İsrail’i hedef alan saldırıdan bu yana öldürülen en üst düzey Hamas yetkilisi.
İsrail elbette, bu saldırıyı düzenlediğini ne kabul ediyor ne de reddediyor ama arkasında onların olduğunda herkes emin.
Lübnan Başbakanı, İsrail’i suç işlemekle ve Lübnan’ı çatışmaların yeni bir aşamasına çekmeye çalışmakla itham ediyor.
Hizbullah da saldırının yanıtsız veya cezasız kalmayacağını duyurdu.
İsrail hükümet sözcüsü, bunun Lübnan’a karşı bir saldırı değil, "cerrahi bir operasyon" olduğunu söylerken aslında ortalığı sakinleştirmeye de çalışıyordu.
Ancak İsrail tüm senaryolara hazırlıklı olduğunu da söylüyor.
Aynı zamanda Lübnan sınırındaki hava savunma sistemlerini de, Hizbullah’ın uzun menzilli füzelerini kullanma ihtimaline karşı güçlendiriyor.
Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yapılan suikastte, Hamas'ın en üst düzey isimlerinden Salih Aruri'nin öldürülmesi bölgeyi hareketlendirmiş durumda.
Bu nedenle canlı sayfamızı bu gelişmelerle yeniden başlatıyoruz.
Yemen'in başkenti Sana'da binlerce kişi, Filistin halkına destek için protesto gösterisi düzenledi.
Haber ajanslarının geçtiği havadan görüntüler binlerce kişinin bir ana yolda toplandığı gösteriyor.
İran destekli Husi isyancıları, 7 Ekim’de başlayan çatışmaların ardından Kızıldeniz’den geçen gemilere saldırılar düzenliyordu. İsyancılar, Hamas'ı desteklediklerini ve İsrail'e giden gemileri hedef aldıklarını söylüyordu.
Gazze'de Hamas yönetimindeki Sağlık Bakanlığı, İsrail'in saldırılarında son 24 saatte 187 kişinin öldüğünü açıkladı.
Bakanlık 7 Ekim'den bu yana toplam ölü sayısının ise en az 21.507'ye ulaştığını, 55.915 kişinin de yaralandığını bildirdi.
İsrailli bir askeri yetkili, 24 Aralık'ta Magazi mülteci kampına düzenlenen saldırılarda yanlış cephanenin kullanılmasının "çok sayıda sivilin hayatını kaybetmesine yol açtığını" söyledi.
Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı, Pazar günü İsrail'in mülteci kampını hedef alan saldırısında en az 86 kişinin öldüğünü söylemiş, BM de ölü sayısının artabileceğini belirtmişti.
Kamu yayıncısı Kan News'a konuşan bir İsrailli askeri yetkili "Kullanılan cephane saldırının doğasına uygun değildi, bu yüzden önlenebilecek bir sivil kaybı oldu" dedi.
BBC'ye açıklama yapan İsrail Ordusu, "ilgisiz bireylerin kaybından üzüntü duyulduğunu ve olaydan ders çıkartıldığını" belirtti. İsrail Ordusu, Hamas militanlarının olduğu bir alanın yakınlarının vurulduğunu, ancak saldırıda bazı başka binaların da isabet aldığını iddia etti.
İsrail Ordusu, 7 Ekim'deki Hamas saldırısından sonra 500'den fazla İsrail askerinin öldügünü açıkladı.
Açıklamada, Ekim sonunda Gazze'ye yönelik kara saldırısında 160'dan fazla İsrail askerinin öldüğü, 900 askerin de yaralandığı kaydedildi.
İsrail, Hamas'a misilleme saldırılarının örgüt yok edilene kadar durdurulmayacağını söylüyor. 7 Ekim'deki Hamas saldırısında 1200 kişi ölmüş, 240 dolayında kişi de rehin alınmıştı.