İsrail geçtiğimiz günlerde Gazze'nin kuzeyinde yaşayanların bölgeyi terk etmesini ve güneye yönelmesini söyledi. Bunun üzerine binlerce kişi Han Yunus'a kaçtı.
İbrahim'in ailesi evlerine mümkün olduğu kadar çok akraba ve arkadaşı sığdırmaya çalışıyor.
Anne ve babasının evinde şu anda 90 kişi yaşıyor. İbrahim, ailesinin kimseyi geri çevirmeyeceğini söylüyor.
Evdekiler bir yatakta iki kişilik vardiyalar halinde uyumaya çalışıyor. Kimse rahatlayamıyor.
İbrahim, "Uyandığımız andan tekrar uyuduğumuz ana kadar geçen sürede sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz" diyor.
Bölgede gıda stokları kısıtlı. Evde kalanlar her gün konserve yiyecek dağıtılıp dağıtılmadığını kontrol etmek için dışarı çıkmaya çalışıyor.
Evde su ve buğday olduğu için ekmek yapılabiliyor ama herkese tek öğün dağıtılabiliyor. Bu da özellikle çocuklar için çok zor.
Evdeki çocukların 10 tanesi beş yaşın altında.
İbrahim, "Sürekli bizden su ve yemek istiyorlar, biz de mümkün olduğunca yetiştirmeye çalışıyoruz ama yemek çok sınırlı. Çok zor" diyor ve devam ediyor:
"Biz yetişkinler daha iyi idare edebiliyoruz. Aç kalabiliyoruz bir süre. Ama çocuklar yemek isteyince onlara hayır diyemiyoruz."
Evde kalanlar arasında hamile bir kadın ve şeker hastası yaşlı bir adam da bulunuyor.
Adamın yalnızca birkaç gün daha yetecek ilacı olduğunu söyleyen İbrahim, "Birinin başına kötü bir şey gelirse artık hastaneye gitmemizin hiçbir yolu yok... ben sürekli bundan endişeleniyorum" diyor.