GENİŞLEYEN AVRUPA BİRLİĞİ
 

------------------------------------------------

 
- Bulgaristan

------------------------------------------------

 
- Romanya

------------------------------------------------

 
- Türkiye

TÜRKİYE ve AVRUPA BİRLİĞİ

 

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, Avrupa Topluluğu (AT) ile 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Anlaşmasının temel oluşturduğu ortaklık rejimi çerçevesinde kuruldu.

Avrupa Birliği logosu

Ankara Anlaşmasında, Türkiye ile AT arasında kurulan ve nihai amacı Türkiye'nin Topluluğa tam üyeliği olan ortaklığın, üç dönemden geçerek gerçekleşmesi öngörülmüştü.

Bunlar; hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve son dönemdi.

14 Nisan 1987 tarihinde Türkiye, Ankara Anlaşması'ndan ayrı olarak, tüm Avrupa ülkelerine tanınmış haktan yararlanarak Avrupa Topluluklarına tam üyelik başvurusunda bulunmuş, bu başvuru 1989 yılında AT Komisyonu tarafından bir Görüş Raporu ile değerlendirilmiş ve o dönem itibarıyla Türkiye’nin üyeliğine ilişkin olarak verilecek kararın ertelenmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştı.

Bu nedenle, Türkiye’nin tam üyelik başvurusuna somut ve kesin bir cevap verilmemiştir.

Türkiye, 1996 yılından itibaren AB'nin yeni genişleme sürecinde yer almak isteğini AB’ye iletti.

Bu çerçevede, AB Dışişleri Bakanlarının 15-16 Mart 1997 tarihlerinde Hollanda’nın Apeldoorn kentindeki toplantıda, 1963 Ankara Anlaşması ve 1989 AT Komisyonu Görüşünde belirtildiği şekilde Türkiye’nin tam üyeliğe uygun olduğu belirtilmiş, adaylık konusunda Türkiye’ye diğer aday ülkelerle aynı ölçütlerin uygulanacağı belirtilmişti.

Bu anlayış, 29 Nisan 1997 tarihli Türkiye-AT Ortaklık Konseyi toplantısında da tekrar edilmiştir.

Amsterdam Zirvesi

16-17 Haziran 1997 tarihlerinde Amsterdam’da gerçekleştirilen AB Zirvesinde ise, hiçbir aday ülkenin ismi belirtilmemiş ancak Türkiye, Zirveyi izleyen 27 Haziran tarihli bilgilendirme toplantısına diğer adaylarla birlikte eşit şartlar altında katılmıştı.

Bu gelişmeleri izleyen dönemde Avrupa Komisyonu, 16 Temmuz 1997 tarihinde genişleme süreci politikalarına ilişkin olarak “Gündem 2000” başlıklı raporu yayınlayarak 10 Orta ve Doğu Avrupa ülkesi ile Kıbrıs'ın genişleme sürecine dahil edilmesini öngörmüş, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovenya ve Estonya ile tam üyelik müzakerelerinin açılmasını önermişti.

12 Mart 1998 tarihli Avrupa Konferansının hemen öncesinde Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart 1998 tarihinde “Türkiye için Avrupa Stratejisi” başlıklı bir belge yayımlandı. Belge, Türkiye’nin her alanda AB’ye yakınlaştırılması suretiyle tam üyeliğe hazırlanmasının önemini vurgulamaktaydı.

Söz konusu belgenin Türkiye tarafından yetersiz bulunmasının ardından, Türkiye, 22 Temmuz 1998 tarihinde, Türkiye – AB ilişkilerinin geliştirilmesine dair görüş, talep ve önerilerini içeren mukabil bir “Strateji Belgesi”ni AB tarafına iletti.

“Strateji Belgesi”nde, Ortaklık Anlaşmasının nihai amacının, Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyeliği olduğu belirtilerek, ortaklık ilişkilerindeki gelişmelerin ancak bu hedef yönünde gerçekleşmesi halinde bir değer taşıyabileceği, bu gerçekleşmenin ise, AB’nin yükümlülüğü olan mali işbirliğinin sağlıklı biçimde işlemesine, Ortaklık Konseyi'nin etkili ve düzenli çalışmasına ve Türkiye’nin, gümrük birliğiyle doğrudan ilgili konularda Avrupa Birliğince alınan kararlar üzerinde etkili olabilmesini sağlayacak mekanizmaların sağlıklı işlemesine bağlı olduğu özellikle vurgulanmıştır.

Türkiye’ye ilişkin ikinci İlerleme Raporu 13 Ekim 1999 tarihinde yayımlanmış ve aday ülkeler arasına Türkiye’nin de dahil edilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.

Helsinki Zirvesi

10-11 Aralık tarihlerinde Helsinki’de yapılan AB Zirvesinde Türkiye, diğer aday ülkelerle eşit şartlarda Avrupa Birliğine aday ülke olarak kabul edildi.

Zirve metninde, Türkiye’nin, diğer aday ülkelere uygulanan kriterler çerçevesinde aday ülke olduğunun ilan edilmesinin yanı sıra, üyelik bakımından gerekli olan reformların gerçekleştirilmesine yönelik olarak Türkiye için bir “Katılım Öncesi Strateji” geliştirileceği belirtildi.

Ayrıca, katılım sürecinde, Türkiye’nin de Topluluk Programlarından faydalandırılacağı ve AB ile diğer aday üye ülkeler arasında yapılacak toplantılara dahil edileceği ifade edildi.

Bunlara ek olarak, Türkiye’nin AB’ye katılımında AB müktesebatının üstlenilmesine ilişkin bir ulusal program hazırlaması öngörüldü. Bu doğrultuda Zirvede, Avrupa Komisyonundan üstlenilmesi gereken AB mevzuatına ilişkin bir çalışma yapması ve katılım öncesi sağlanacak olan tüm mali yardımların koordinasyonuna ilişkin bir çerçeve hazırlaması talep edilmiştir.

Türkiye’nin, Helsinki Zirvesinde, diğer aday ülkelerle eşit şartlarda aday ülke ilan edilmesinin ardından, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve AB Konseyince onaylanan ve Türkiye’nin, Kopenhag kriterlerine uyum için yapması gerekenleri, AB müktesebatına uyum yükümlülüklerini, sağlanması gereken mali yardımları ve üyelik için gerekli kısa ve orta vadeli öncelikleri içeren ilk Katılım Ortaklığı Belgesi, 24 Mart 2001 tarihinde yayımlandı.

Laeken Zirvesi

14-15 Aralık 2001 tarihlerinde yapılan Laeken Zirvesinde, Türkiye tarafından Ekim 2001’de gerçekleştirilen Anayasa değişiklikleri, Türkiye ile müzakerelerin başlatılması yönünde önemli bir gelişme olarak değerlendirildi ve Türkiye’nin siyasi ve ekonomik kriterlere uyum yönünde reformlara devam etmesinin önemi vurgulandı. Zirvede, Türkiye’nin müktesebata uyum durumunun değerlendirilmesinde yeni bir aşamaya geçilmesi gereğine de dikkat çekildi.

Sevilla Zirvesi

Haziran 2002’deki Sevilla Zirvesinde, Türkiye’nin, Katılım Ortaklığı Belgesinde belirtilen önceliklerin tamamlanması konusundaki gayretlerinin desteklendiği belirtildi, siyasi ve ekonomik reformların hayata geçirilmesiyle Türkiye’nin AB’ye katılım ihtimalinin ortaya çıkacağı ifade edildi.

Türkiye’nin adaylığının bir sonraki aşamasına ilişkin kararın da Kopenhag Zirvesinde alınabileceği vurgulandı.

Kopenhag Zirvesi

12-13 Aralık 2002 tarihlerinde yapılan Kopenhag Zirvesinde, Türkiye’nin Kopenhag kriterlerine uyum yönünde 2002 yılı içinde kaydettiği ilerlemelerin olumlu karşılandığı belirtildi, ancak siyasi kriterlere uyum bakımından uygulamanın da önem taşıdığı vurgulandı.

Zirvede, Komisyonun görüş ve tavsiyeleri ışığında, Aralık 2004’te toplanacak Zirvenin Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirdiği yönünde bir karar alması durumunda müzakerelerin gecikmeksizin başlatılacağı ifade edilmiştir.

Ayrıca, Kopenhag Zirvesinde, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 9 Ekim 2002 tarihli genişlemeye ilişkin Strateji Belgesinde yer alan Türkiye için Katılım Ortaklığı Belgesinin gözden geçirilmesi ve Türkiye’ye sağlanacak mali yardımın artırılması yönündeki yaklaşım kabul edilerek, Komisyon, Türkiye için yeni bir Katılım Ortaklığı Belgesi hazırlamaya davet edildi. Bu doğrultuda, Avrupa Komisyon tarafından hazırlanan yeni Katılım Ortaklığı Belgesi, 14 Nisan 2003 tarihinde AB Konseyi tarafından kabul edilmiştir.

Selanik Zirvesi

19-20 Haziran 2003'te yapılan Selanik Zirvesinde, başta 2003 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülen hukuki düzenlemeler olmak üzere, Türk hükümetinin reform sürecininin devam ettirilmesine ilişkin kararlılığının memnuniyetle karşılandığı belirtildi ve katılım müzakerelerinin başlatılması için Kopenhag siyasi kriterlerinin yerine getirilmesi yönünde sürdürülen çabaların desteklendiği ifade edilmiştir.
^^ Başa dön