Hrant Dink davasında iki sanık için tutuklama kararı verildi
AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 2007’de öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı 76 sanıklı davada, dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Volkan Şahin ve Veysal Şahin hakkında “cinayeti daha önceden bildiklerine dair dosyada delillerin olması gerekçesiyle” tutuklanmalarına karar verildi.
Davada, Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 76 sanık yargılanıyor.
Sanıklar Veysal Şahin ve Volkan Şahin'in "dosya kapsamında cinayetin daha önceden bilgisi olan ve kendisine Coşkun İğci vasıtasıyla haberdar edilen kişilerden olması, sanıkların cinayeti daha önceden bildiklerine dair dosya kapsamında delillerin olması, mütalaada istenen ceza durumu, kuvvetli suç şüphesinin olduğu, sanıkların tutuklulukta geçen sürelerin azlığını" dikkate alınarak tutuklanmalarına yönelik yakalama emirleri çıkarılmasına karar verildi.
Celalettin Cerrah: Ufak da olsa sabıkalanmak istemem
Mütalaada, "Görevi kötüye kullanmak" suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah savunmasında, "Trabzon Valisi’nin konuyu İstanbul Valisi’ne bildirmesi gerekirdi. Hatta bu tür konularda İçişleri Bakanlığı’nın bilgilendirilmesi gerekir. Görevim esnasında herhangi bir esnekliğim yoktur. 47 yıl hizmet ettiğim devletimde ufak da olsa sabıkalanmak istemem" diyerek beraatini talep etti.
Mütalaada, "Anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "Kasten öldürme" suçundan müebbet, "Resmi belgede sahtecilik", "Görevi kötüye kullanmak", "Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım" suçlarından da 5 yıl 10 aydan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz ise, "Emrimde çalışan personel Hrant Dink'in öldürüleceği bilgisini alıyor, sabah toplantıda şifai olarak söylüyor. Bunu kayıt altına almıyor. Bunu kim rapor haline getirecek ve imzaya açacak, görev tanımı açık. Komutanın bu işleri yapacak ne gücü, ne zamanı vardır. Görevini zamanında yapmayan personel yanlış davranmıştır" dedi.
Sanık savunmalarının alınmasına devam edilmesine karar verilen duruşma, 8 Ocak cuma gününe bırakıldı.