You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

Trump yanlıları Kongre binasını bastı, bir kişi yaşamını yitirdi

Kongre'nin Joe Biden'ın kazandığı başkanlık seçimlerini tescil etmek üzere toplandığı gün Trump yanlıların düzenlediği protestolar şiddete dönüştü. Eylemciler, Kongre binasını işgal etti. Saatler süren işgalin ardından güvenlik yeniden sağlandı ve oturum kaldığı yerden tekrar başladı.

Canlı yayın

  1. Hrant Dink davasında iki sanık için tutuklama kararı verildi

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 2007’de öldürülmesine ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı 76 sanıklı davada, dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Volkan Şahin ve Veysal Şahin hakkında “cinayeti daha önceden bildiklerine dair dosyada delillerin olması gerekçesiyle” tutuklanmalarına karar verildi.

    Davada, Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu 76 sanık yargılanıyor.

    Sanıklar Veysal Şahin ve Volkan Şahin'in "dosya kapsamında cinayetin daha önceden bilgisi olan ve kendisine Coşkun İğci vasıtasıyla haberdar edilen kişilerden olması, sanıkların cinayeti daha önceden bildiklerine dair dosya kapsamında delillerin olması, mütalaada istenen ceza durumu, kuvvetli suç şüphesinin olduğu, sanıkların tutuklulukta geçen sürelerin azlığını" dikkate alınarak tutuklanmalarına yönelik yakalama emirleri çıkarılmasına karar verildi.

    Celalettin Cerrah: Ufak da olsa sabıkalanmak istemem

    Mütalaada, "Görevi kötüye kullanmak" suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah savunmasında, "Trabzon Valisi’nin konuyu İstanbul Valisi’ne bildirmesi gerekirdi. Hatta bu tür konularda İçişleri Bakanlığı’nın bilgilendirilmesi gerekir. Görevim esnasında herhangi bir esnekliğim yoktur. 47 yıl hizmet ettiğim devletimde ufak da olsa sabıkalanmak istemem" diyerek beraatini talep etti.

    Mütalaada, "Anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "Kasten öldürme" suçundan müebbet, "Resmi belgede sahtecilik", "Görevi kötüye kullanmak", "Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım" suçlarından da 5 yıl 10 aydan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz ise, "Emrimde çalışan personel Hrant Dink'in öldürüleceği bilgisini alıyor, sabah toplantıda şifai olarak söylüyor. Bunu kayıt altına almıyor. Bunu kim rapor haline getirecek ve imzaya açacak, görev tanımı açık. Komutanın bu işleri yapacak ne gücü, ne zamanı vardır. Görevini zamanında yapmayan personel yanlış davranmıştır" dedi.

    Sanık savunmalarının alınmasına devam edilmesine karar verilen duruşma, 8 Ocak cuma gününe bırakıldı.

  2. Melih Bulu, 2015'teki adaylığıyla ilgili konuştu: Yani acaba dedim, olabilir mi?

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük binasındaki yeni odasından, gazeteci Cüneyt Özdemir’in YouTube üzerinden yaptığı canlı yayına katıldı.

    Bulu, bugün yerel saatle saat 12.00’de Güney Kampus içerisinde protesto gösterisi için toplanan öğrencilerin “eylem yapabileceğini” ve “polis çağrılmadığını” söyledi:

    “Polis kampusun dışında ve Boğaziçi olmayanları sadece kampuse almama şeyleri var. Boğaziçili olmayanlar eğer Boğaziçi’nde işi yoksa zaten kampuse giremezler. Bu bizim genel kuralımız, bu kurallarda bir değişiklik yok.”

    Bu esnada üniversite içinden öğrenciler, eylemin yapıldığı Güney Meydan’a inmese de kampusun giriş kapısından içeri polisin girdiği fotoğraflar paylaştı.

    Bulu, Özdemir’in “Size rağmen içeriye polis girmiş olabilir mi?” sorusuna da “Normalde olmaması lazım” yanıtını verdi.

    Bir gün önce katıldığı Habertürk yayınında 2009’da aktif siyaseti bıraktığına dair açıklamasını hatırlatılan Bulu’ya, 2015’teki milletvekili adaylığını sorulduğunda da “Yani acaba dedim, olabilir mi? Sadece bir aday adaylığıydı, bir şeyim olmadı orada. Ben akademisyen bir aileden geliyorum, benim için esas olan üniversite. Benim alanım yönetim organizasyon, siyaset de bunun en tepe noktası. Siyasette kendimi her zaman bir akademisyen olarak gördüm.” yanıtını verdi.

    “CHP’den veya DP’den aday olsaydınız yine de rektör atanır mıydınız sizce?” sorusuna ise akademik geçmişinin buna yeterli olduğunu söyledi ve “Siyasi şey konjonktürel olarak etkili midir, değil midir bilemeyiz.” yanıtını verdi.

    Ardından kampuste eylemlerini sürdüren öğrencilere el sallayacağını söyleyen Bulu, canlı yayında cama çıkarak el salladı. Öğrenciler Bulu’ya alkış, ıslık ve ‘yuh’ sesleriyle karşılık verdi.

    Bulu, bunun ardından “Birazdan tabii hepsiyle çay kahve içeceğiz, beraber konuşacağız. Sonuçta bizim Boğaziçi’nin demokratik, fikrini ifade etme şeyi var. Yavaş yavaş birbirimizi anlayacağız” dedi.

    “Elitist” tartışmalarına da değinen Bulu, “Boğaziçi biliyorsunuz merkezi sınavla Türkiye’nin her yerinden, sınavda kim daha iyi puan alıyorsa onların girdiği bir yer. Gerçekten zeki çocukların belki de ilk tercihlerin yaptığı bir üniversitemiz. O yüzden böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

  3. 'Yurt Dışında Yaşayan Boğaziçi Üniversitesi Mezunları'ndan rektör atamasına tepki

    Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atanmasını protesto eden öğrenci ve akademisyenlere, yurt dışında yaşayan üniversite mezunları da destek verdi.

    Mezunlar, “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” başlığıyla bir açıklama paylaştı:

    “1 Ocak 2021 gece yarısı, 1980 askeri darbe rejiminden sonra ilk kez üniversitemize kurum dışından rektör atanmıştır. Üniversite senatosunun 2012 yılında benimsediği özerklik, demokratik yönetim ve akademik özgürlük ilkelerine aykırı, demokratik bir seçim olmaksızın yapılan bu ataöa; akademik kadro, çalışanlar, öğrenciler ve mezunlar tarafından yoğun tepkiyle karşılanmıştır.

    “Türkiye’nin her şehrinden Boğaziçi’ne gelmiş, dünyanın dört bir yanında yaşayan Boğaziçi Üniversitesi mezunları olarak senatomuzun belirlediği ilkeleri savunuyor, ülkemiz ve üniversitemiz ile ilgili tüm gelişmeleri endişe ile takip ediyoruz. Her birimizin hayata bakışını biçimlendirmiş, kimliğini şekillendirmiş, becerilerine önemli katkılarda bulunmuş, başka türlü sahip olamayacağımız imkanlar sunmuş olan okulumuzun yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

    “Kendisi de Boğaziçi eğitiminden geçmiş, dünya klasmanında akademik bir başarı için özgür ve demokratik ortamın şart olduğunu bildiğine inandığımız Prof. Melih Bulu’yu, istifa ederek görevini üniversite paydaşlarının seçtiği, akademik geçmişinde şaibe bulunmayan, kurum içinden bir akademisyene teslim etmeye davet ediyoruz.”

    Açıklamanın sonunda ABD, Almanya, Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa, İsveç, Kanada, Norveç ve Singapur’unda bulunduğu ülkeler sıralanarak “Yurt Dışında Yaşayan Boğaziçi Üniversitesi Mezunları” imzası atıldı.

  4. Devlet Bahçeli: Boğaziçi Üniversitesi’ne yasal yollardan rektör atanmış ve konu kapanmıştır

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’ya yönelik protestolarla ilgili “Boğaziçi Üniversitesi’ne yasal yollardan rektör atanmış ve konu kapanmıştır.” ifadelerini kullandı:

    Bahçeli, son dönemde eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un 1960 darbesine ilişkin sözlerine ve eski CHP milletvekili Fikri Sağlar’ın başörtüsüyle ilgili sözlerine de açıklamasında değindi:

    Eski bakan ve CHP Milletvekili Fikri Sağlar, Halk TV'de katıldığı bir programda, "Türban ayrı, başörtüsü ayrı... Türbanlı hâkimin tarafsız olacağından kuşkuluyum... Ben başörtüsüne değil türbana karşıyım" diye konuşmuştu.

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu ise "Böyle bir ayrımcılığı asla kabul etmiyor ve doğru bulmuyorum. Çağın neresindeyiz biz? Kişi başörtüsü takar takmaz. Bu onun tercihidir" diye tepki göstermişti.

    İlker Başbuğ, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda “Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir’de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı almış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi, açıkça milletin siyasi iradesine de vurulacak bir darbe olurdu.” demişti:

    “27 Mayıs askeri müdahalesi Cumhuriyetin getirdiği siyasal sisteme vurulan ilk darbenin adıdır. Çözüm askeri darbe olmamalıydı. Seçimler erkene alınabilseydi, iktidar seçim yoluyla değişebilecekti.”

    Bahçeli, Sözcü Gazetesi’nin 2020’de yaşananları anlattığı kapağında, İzmir depremi, koronavirüs salgını, Ayasofya’nın yeniden cami olarak açılması da dahil birçok olaya yer verilmesi ve başlık olarak “2020’nin torbasından felaket ve gözyaşı çıktı” ifadelerine yer verilmesini de eleştirdi:

  5. İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Mart ayında görevi bırakacağını açıkladı

    İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, düzenlediği basın toplantısında genel müdürlük görevinden Mart ayında ayrılacağını duyurdu.

    Bali, kendisinden sonra görevi devralması için genel müdür yardımcısı Hakan Aran'ı önerdiklerini duyurdu:

    “Genel müdürlük grevimi Mart ayının sonlarında yapılacak olan genel kurul tarihi itibarıyla bırakacağım. O tarihe kadar da İş Bankası Genel Müdürü olarak görevime devam ediyorum. Genel Kurul irade gösterirse yönetim kurulunda görev yapmaya devam edeceğim iş bankasında. Bu bizim geleneklerimiz arasında, kurumsal prensiplerimiz arasında vardır. Geçmişte de örnekleri vardır.

    Reuters haber ajansı, dün yaptığı haberinde 1 Nisan 2011’den bu yana genel müdür olarak görev yapan Bali’nin istifa edeceğini yazmış; bunun üzerine bir açıklama yapan İş Bankası “Çeşitli basın-yayın organlarında Genel Müdürümüz Sayın Adnan Bali'nin istifa ettiğine dair yer alan haberler asılsızdır. Sayın Adnan Bali görevini sürdürmekte olup konuya ilişkin 06.01.2021 tarihinde düzenlenecek basın toplantısında açıklamalarda bulunacaktır.” açıklaması yapmıştı.

  6. Sağlık Bakanı Koca: SMA kampanyasının 'kirli' yönü bazı küresel şirketlerin insanımızın iyi niyetini suistimal etmesidir

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından SMA hastası çocuklar için yürütülen yardım kampanyalarıyla ilgili "Kirli yönü, bazı küresel şirketlerimizin insanımızın iyi niyetini suistimal etmesidir" açıklaması yaptı.

    Koca, daha önce de konuyla ilgili bir açıklama yaparak "İlaç şirketlerinin baskısı ile çocuklarımızın kobay olarak kullanılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.

    Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi de bugünkü yazısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın salı günü MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesinde bu konuyu açtığını yazdı.

    Selvi, Erdoğan'ın görüşmede "İnsan sağlığı üzerinden kampanya yürütüyorlar. Bu nasıl bir ahlaksızlıktır. Bizim bu konuda ne kadar hassas olduğumuz bilinmiyor mu? SMA hastalarının tedavisi için ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz” dediğini yazdı.

  7. Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolar: İstanbul Valiliği'nden gösteri ve yürüyüş yasağı

    İstanbul Valiliği, Boğaziçi Üniversitesi kampüsü önünde toplanma çağrıları yapılması üzerine, Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerinde her türlü toplantı, gösteri ve yürüyüşü yasakladı.

    Valilikten yapılan yazılı açıklamada "Beşiktaş ve Sarıyer İlçelerimizin Hıfzıssıhha Kurulu kararları ile yapılması planlanan toplanmanın toplumun salgından korunması ve salgının yayılımının engellenmesi çalışmalarına olumsuz tesir edebileceği değerlendirilerek, bu ilçelerimizde her türlü toplantı, gösteri ve yürüyüş yasaklanmıştır." denildi.

    Valilik açıklamasında polisin "bundan sonra da kanunların verdiği görev, yetki ve sorumluluklarını kararlılıkla yerine getireceği" belirtildi.

    Yeni gözaltılar

    Öte yandan Boğaziçi Üniversitesi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan rektör Prof. Dr. Melih Bulu'ya yönelik protestolarla ilgili olarak bu sabah yeni gözaltılar yapıldı.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince Özel Harekat polislerinin desteğiyle "2911 sayılı Kanun'a muhalefet" ve "görevli memura mukavemet" suçlarını işledikleri tespit edilen" kişilere yönelik sabah erken saatlerde önceden belirlenen 6 adrese eş zamanlı operasyon yapıldı.

    DHA çok sayıda kişinin gözaltına alındığını belirtirken, sayı vermedi.

    ANKA haber ajansı ise gözaltına alınanların toplam sayısının 22'ye yükseldiğini duyurdu.

    • Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri rektör atamasını protesto etti: 'Gözaltındaki öğrencilerimizi serbest bırakın'
  8. Sakarya'da havai fişek fabrikasındaki patlamanın ilk duruşması bugün yapılıyor

    Sakarya'nın Hendek ilçesindeki Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda 3 Temmuz 2020'de meydana gelen patlamayla ilgili davanın ilk duruşması bugün görülüyor.

    Patlamada 7 kişi hayatını kaybetmiş, 126 kişi ise yaralanmıştı.

    Olayla ilgili, fabrika sahiplerinden Yaşar Coşkun ve Ali Rıza Ergenç Coşkun'un da aralarında yer aldığı 5'i tutuklu 7 kişi, ilk kez Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkacak.

    108 müştekinin dinlenmesi için 3 gün sürecek olan duruşmada, şüpheliler hakkında 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

    Fabrika enkazındaki patlayıcıların imhası sırasında da 3 jandarma hayatını kaybetmişti.

    • Sakarya'da patlama yaşanan fabrikanın eski işçisi: Sigara içiliyor diye şikayet ettim, işten çıkarıldım