Biden: Trump’tan şimdi ulusal televizyona çıkarak bu işgale son verilmesi çağrısında bulunması istiyorum; bu bir protesto değil, başkaldırıdır
ABD'nin yeni başkanı seçilen Joe Biden, Kongre'de yaşanan olaylarla ilgili bir açıklamada bulundu.
You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Kongre'nin Joe Biden'ın kazandığı başkanlık seçimlerini tescil etmek üzere toplandığı gün Trump yanlıların düzenlediği protestolar şiddete dönüştü. Eylemciler, Kongre binasını işgal etti. Saatler süren işgalin ardından güvenlik yeniden sağlandı ve oturum kaldığı yerden tekrar başladı.
ABD'nin yeni başkanı seçilen Joe Biden, Kongre'de yaşanan olaylarla ilgili bir açıklamada bulundu.
ABD'de Başkan Yardımcısı Mike Pence, Trump destekçilerine Kongre binasını terk etmeleri ve şiddete bir son vermeleri çağrısında bulundu.
Pence, attığı tweetinde, "Kongre'mize yapılan saldırı hoş görülemez ve karışanlar kanunların elverdiği müddetçe sonuna kadar yargılanacaktır" dedi.
Protestocuların binaya girdiği sırada, seçim sonuçlarının tersine döndürülemeyeceğini söyleyen Pence, Kongre'de seçim sonuçlarının onaylanması safhasına geçecekti.
Protestocuların binaya girmesiyle Pence güvenli bir alana alındı.
ABD Kongresi'ndeki protestoların bastırılması için Ulusal Muhafız birlikleri harekete geçirildi.
Beyaz Saray Basın Sekreteri Kayleigh McEnany, Trump'ın talebi üzerine birliklerin harekete geçirildiğini açıkladı.
ABD Başkanı Trump, Kongre binasında yaşananlarla ilgili açıklamada bulundu: "Kongre binasındaki herkese barışçıl kalmaları için çağrıda bulunuyorum, şiddet yok! Hatırlayın, biz kanun ve düzenin partisiyiz, yasalarımıza saygı duyun. Teşekkürler"
CNN muhabiri Noah Gray, Kongre binası yakınlarında bir kadının silahla yaralanmadan ötürü tedavi gördüğünü öne sürdü.
Muhabire konuşan ve ismini açıklamayan iki kaynağa göre kadının sağlığı kritik durumda.
Kaynaklar silahlı saldırının nasıl gerçekleştiğine dair detayları paylaşmadı.
ABD Kongre binasındaki milletvekillerine, çalışanlara ve gazetecilere gaz maskesi takmaları salık verildi. Kongre binasının içinden ve dışından haber yapan gazeteciler, meslek hayatları boyunca ilk defa böyle bir şeye tanık olduklarını aktarıyor.
Beyaz Saray gazetecilerine göre temsilcilerin koltuklarının altında kullanmaları için gaz maskesi yer alıyor.
Yine Beyaz Saray gazetecileri herkesin korktuğunu belirtti.
Politico haber kurumundan gazeteci Olivia Beavers, kullanmaları gereken gaz maskesinin fotoğrafını paylaştı.
Milletvekilleri, Kongre binasında bir yere sığınarak yere yatmalarının istendiği ve gaz maskelerini takmaları gerektiğine yönelik uyarıda bulunulduğuna yönelik tweet attı.
Kongre binası etrafında siren sesleri duyuluyor, dumanlar yükseliyor ve kalabalıktan sesler yükseliyor; olay yerinde bulunan gazeteciler yaşananları bir kaos olarak tanımlıyor.
Illinois eyaletinden Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi üyesi Adam Kinzinger, Kongre'de yaşananları 'darbe teşebbüsü' olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın destekçilerinin Kongre binasındaki polis barikatlarını ve güvenliği aşarak binaya girmesi üzerine bina içinde göz yaşartıcı gaz kullanıldı.
Bazı protestocuların güvenlik görevlilerine 'Hain' diye bağırdığı görülürken polislerin bina içinde göz yaşartıcı gaz kullandığı görüldü.
Kongre'deki senatörler ve Temsilciler Meclisi üyelerinin güvenliklerinin sağlanarak binadan çıkışlarının yapıldığı aktarıldı.
Trump'ın destekçilerinin güvenliği aşarak Kongre binasına girmesi üzerine başkent Washington DC Belediye Başkanı Muriel Bowser, yerel saat ile 18:00 itibarıyla 24 saat sürecek bir sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini açıkladı.
İngiltere'de koronavirüs nedeniyle 1041 kişinin daha yaşamını yitirdiği açıklandı. Bu, Nisan'dan bu yana görülen en yüksek günlük can kaybı. İngiltere, son 28 gün içerisinde koronavirüs testi pozitif çıkan ve hayatını kaybeden herkesi Covid-19 kaynaklı can kaybı olarak tanımlıyor.
Günlük vaka sayısı da 62 bin 322 ile rekor kırdı.
Sağlık Bakanı Matt Hancock, şu an itibarıyla hastanelerde 30 bin 74 Covid-19 hastasının tedavi gördüğünü açıkladı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolar karşısında polisin kampuse gitmesi ve kapıya kelepçe takmasıyla ilgili açıklama yaptı:
"Üniversiteye girmeye çalışan, Boğaziçili olmayan, terörle iltisaklı illegal gruplara izin vermeyen Türk Polisi, doğru yapmıştır…
"Şiddetle, Boğaziçi Üniversitesi'nin kapısını kırdılar. Polisimiz, kırılan kapıyı güvenlik için plastik malzemeler ile tutturdu. İkinci kez yine vandallıkla kapıları kırdılar... Özel güvenlikçilerin kelepçesi ile polisimiz, yine kapıları birbirine tutturdu. Bunu eleştirenlere soruyorum:
"Ne yapılsaydı yani!? Terörle irtibatlı illegal grupların üniversiteye girmesine izin mi verilseydi? Polise katil diyenlere göz yumulup 'buyurun geçin' mi denseydi? Terör örgütü marşı okuyanlara üniversite teslim mi edilseydi? Veya 'Durun lütfen! Kapı tamircisi veya çilingir çağıralım.' mı denseydi?
"Türk Polisi, kanunun gereğini yerine getirmiştir. 12 Eylül dönemine atıf yapanlara söylüyorum: Demokrasi hukuk ve insan hakları konusundaki siciliniz kapkaradır… İşi gücü bırakıp ipliğinizi pazara çıkarırız. Ancak milletimize sorumluluğumuz ve yapılacak işimiz var. Devlet olarak, aziz milletimizin desteği ve kanunun verdiği yetki ile, kamu düzeni ve güvenini, huzurumuzu bozmaya çalışanlara müsamaha gösteremeyiz."
Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanması, Kadıköy’de düzenlenen bir gösteriyle protesto edildi.
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, üniversite kapısı önünde bugün yapmayı planladıkları gösteriyi, İstanbul Valiliği’nin Beşiktaş ve Sarıyer’de her tür toplantı ve gösteriyi yasaklama kararı ardından Kadıköy’e taşıdı.
Akşam saatlerinde kalabalık bir grup, Kadıköy’de toplanırken, Boğaziçili öğrenciler ise Bebek’ten Beşiktaş’a yürüyüp, buradan motorla Kadıköy’e geçerek gösteriye katıldı. Gösteride hem rektör atamasına hem de bazı üniversite öğrencilerinin Pazartesi günkü eylemden sonra gözaltına alınmasına tepki gösterildi. Binden fazla kişinin katıldığı eylemde sık sık, “Kayyum rektör istemiyoruz ve “Arkadaşlarımız serbest bırakılsın” sloganları atıldı.
Eyleme Boğaziçi dışında diğer üniversitelerin öğrencileri; CHP, HDP ve TİP’li milletvekilleri; bazı sendika ve demokratik kitle örgütleri ile çeşitli sosyalist grupların üyeleri de katıldı.
Melih Bulu öğrencilerle konuşmak için eylemin sürdüğü Güney Meydan’da rektörlük binasının önüne çıkarak Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin soruları yanıtladı.
Öğrencilerin “Yarın aynı yöntemle siz görevden alınsanız biz yine sizin de arkanızda olurduk. Ama sizce bu yöntem doğru mu? Şahsi fikrinizi soruyorum.” sorusuna “Ben yönetim organizasyon masterı yaptım” diyerek yanıt verdi:
“Elimizdekilerle en iyi ne yapacağımıza bakalım. Meclisin yetki alanına giren kanunlarla ilgili bir şeyiniz varsa, ki gördüğüm kadarıyla hepiniz gayet iyisiniz. Var olan sistemde kurallar kapsamında atanmış bir kişiyim.”
Seçim istediğini söyleyen öğrencilere “Burada muhatabınız ben değilim” dedi.
“Ben de sizin yerinizde olsam meydana iner ve taleplerimi yapardım. Biz ODTÜ’de birçok şeyi değiştirdik.” diyen Bulu’ya “Biz de değiştireceğiz, istifa edin hep beraber değiştirelim” yanıtını verdiler.
Bulu ile öğrenciler arasında polisin okuldan ne zaman çekileceğiyle ilgili şu diyalog yaşandı:
-Polis ne zaman gidecek hocam?
- Benim babamın 10 bin tane kitabı vardı. Hepsi çok değerliydi. Benim baban Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde…
- Hocam polis ne zaman gidecek?
- Bir gün bir şekilde Ankara Üniversitesi’ndeki olaylar esnasında dışarıdan gelen bir grup babamın odasına daldı. En ufak bir risk varsa bizim burayı korumamız lazım.
- Şu an öyle bir risk yok ki hocam. Siz gelene kadar burada bir tane polis yoktu. Burada kaç yüz kişiyiz, hiçbir yere ve kimseye zarar vermiyoruz.
- Siz çünkü Boğaziçilisiniz. Demokratik ortamlarda konuşmayı biliyorsunuz.
- Net bir cevap istiyoruz hocam, polis ne zaman gidecek? Zırhlı araçlar kapıda, helikopterler dolanıyor.
- Bizim kampusumuze dışarıdan gelen tehdit ve riskler kaybolduğunda kampusun korunması için de bir gereklilik kalmayacak. O kapı neden kırıldı?
- Polis gelmeseydi o kapı da kırılmazdı. Polis geldikten sonra kırıldı.
Daha sonra Bulu’ya rektörlük seçimlerini savunup savunmadığı soruldu. Balı şu yanıtı verdi:
“ Üniversitelerin belli başlı iyi üniversitelere baktığında hiçbirinde seçimle rektör ataması yok.”
Öğrenciler “Hocam net bir cevap verin, seçimi savunuyor musunuz, savunmuyor musunuz?” diye tekrar sorunca “Seçimi savunuyorum.” dedi:
“Bu ülkede ve dünyanın birçok yerinde rektörler atanır. Boğaziçi Üniversitesi ülkenin kanunlarıyla yönetilir. Nasıl seçilmesi gerektiğine dair fikirleriniz varsa siyasete gireceksiniz. Ya da sizin gibi düşünen siyasetçilere partilere oy vereceksiniz.”
Çoğu Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi yüzlerce genç Boğaziçi Üniversitesi’nin bulunduğu Bebek’ten Beşiktaş’a yürüyerek ulaştı.
Vapurlara binen öğrenciler yer yer “Kayyum rektör istemiyoruz”, “Yaşasın öğrenci dayanışması” ve "Gözaltılar serbest bırakılsın" sloganları atarak ilerledi.
Yol üzerinde yer yer esnaf ve araçlar korna ve alkışlarla öğrencilere destek verdi.
Boğaziçi Üniversitesi’ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör atanmasına karşı düzenlenecek gösteri için Kadıköy’de yüzlerce kişi bir araya geldi.
Rıhtımda gerçekleştirilecek protesto öncesinde polis, çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı.
Gösteriye katılmak üzere Kadıköy Rıhtım’a gelenler arasında, öğrenciler ile siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri de bulunuyor.
Polis, ara ara sosyal mesafe ve maske kurallarına dikkat edilmesi çağrısı yapıyor.
Rıhtım’da bir ses cihazından, gün içinde Boğaziçi Üniversitesi kampüsündeki eylemde de çalınan, Metallica grubunun ‘Master of Puppets’ şarkısı çalınıyor.
Katılımcılar, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin Beşiktaş motoruyla Kadıköy’e ulaşmasını bekliyor.
Eylemin Boğaziçili öğrencilerin vapurdan inmesi ardından başlaması bekleniyor.