You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

Seçim 2018: BBC Türkçe seçim günlüğü

BBC Türkçe muhabirlerinin farklı illerden seçim notları, videoları, izlenimleri ve söyleşileri, seçim yasaklarının başlayacağı ana kadar güncellenecek canlı anlatım sayfamızda. Bugünkü notlar İstanbul'un ilçelerden...

Canlı yayın

  1. Günaydın,

    Bugün bayramın son günü. 24 Haziran seçimleri için artık son haftaya girilirken, kampanya çalışmaları ise birkaç günlük aranın ardından yeniden hız kazanıyor.

    BBC Türkçe muhabirlerinin not ve izlenimlerine yer verdiğimiz Seçim Günlüğü, Trabzon, Batman, Gaziantep ve İzmir'den gelen aktarımlarla devam ediyor.

  2. Ankara Altındağ’dayız: 'Erdoğan ve hükümetimizle aynen devam'

      • Yazan, Fundanur Öztürk
      • Unvan, BBC Türkçe

    Altındağ gecekondularıyla da bilinen ancak kentsel dönüşüme uğrayan, Ankara’nın en eski ilçelerinden biri.

    Altındağ ilçesinde Hacı Bayram Veli Camii’nin önündeyim.

    Burası, yakın dönemde ismi radikal İslamcı Selefi yapılanmalarla anılmış, yoksul ve muhafazakar seçmenin ağırlıkta bulunduğu Ulus semti.

    Ancak Hacı Bayram Veli Camii ve çevresine bugün turistik bir çehre kazandırılmış. AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı desteklediğini söyleyen Demir, “Eskiden bu civarda aileler gezemezdi” diyor:

    “Şu ara sokaklara girmeye korkardık. Saat dokuzdan sonra burada gezme şansın yoktu. Hacı bayram artık tertemiz. Eskiden caminin imamı bile, ‘Buraları bir temizleyin’ diye şikayetleniyordu.”

    56 yaşındaki Demir, 7 ülke gezdiğini ancak Türkiye kadar kendine yeten bir ülke görmediğini söylüyor ve ‘bir günlük kazancının iki gün yettiğini’ ifade ediyor. Ekonomiden, kazancından ve ülke yönetiminden memnun.

    Hacı Bayram Veli camiisini çevreleyen sokaklara giriyorum. Daha çok tesbih, Kur’an ve seccade satan dükkanlara, İslami yayınların satıldığı sahaflara rastlıyorum.

    Uzun yıllar Almanya’da yaşadıktan sonra geçen sene Türkiye’ye döndüğünü söyleyen Servet Baysal da AKP destekçisi. Baysal, Almanya ile Türkiye’yi şöyle karşılaştırıyor:

    “Almanya’da elektriğe bir senede dört kere zam geldiğini biliyoruz. Arkadaşım iş adamı, yüzde 49 kazanç vergisi veriyor. Ama orada vergiler çok fazla diye bağırıp çağırma şansınız yok.”

    “Eskiden hükümetler başladığı işi yarım bırakıyordu. Ama şu anda en azından bir şeylerin yapıldığını görüyoruz. Eskiden tatillerde Almanya’dan Türkiye’ye gelirken yollar nasıldı, şimdi nasıl?”

    Sohbetimize dahil olan MHP’li Hale Gökkoyun da Baysal’ı destekliyor ve “Devlet vergi almazsa Türkiye nasıl kalkınacak?” Diye soruyor:

    “O yollar, köprüler, okullar vergisiz nasıl yapılacak? Hastanelerimiz çok güzel. Hastaneleri gidip gezdiniz mi?”

    “Ben Gölbaşı’na bir buçuk saatte gittiğim zamanları biliyorum. Şimdi ben arabama bindiğim ana 25 dakikada varıyorum. Ben bu halkı anlayamadım.”

    Gökkoyun, “Erdoğan’la, hükümetimizle aynen devam” diye bitiriyor sözlerini.

  3. Osmaniye’de Yaşar Kemal’in köyünde Bahçeli’ye güven tam, ancak Akşener’e de ilgi var

      • Yazan, Özge Özdemir
      • Unvan, BBC Türkçe

    Mersin’in Tarsus ilçesinden Osmaniye’ye doğru giderken Yaşar Kemal’in köyü Hemite’de mola alıyoruz.

    Umut Yapım'ın da Osmaniyeli olması dolayısıyla Hemite'de çok sayıda film çekilmiş. Özellikle de Türkan Şoray'ın başrolünde olduğu.

    Bu filmlerden bazıları: Selvi Boylum Al Yazmalım, Yılanı Öldürseler, Namus Borcu...

    Gençler şehirlere göç etmiş, köyde sadece emekliler kalmış. O yüzden nüfusu azalmış.

    Köyün kahvesinde oturanlarla bayramlaştıktan sonra sohbete başlıyoruz.

    Kahvedekiler Osmaniyeli olan Devlet Bahçeli’ye güvenlerinin tam olduğunu, AKP ile ittifak kararı almasının da bir devlet meselesi olduğuna inanıyorlar.

    Bahçeli kadar "çalmadan, dürüst bir şekilde geçinen" başka bir siyasetçi olmadığını vurguluyorlar.

    Köyden en çok MHP sonra AKP ve CHP’nin oy aldığını belirtiyorlar.

    Ancak İnce ve Akşener’e de ilginin yüksek olduğunu belirtiyorlar.

    Tam da o sırada kahveye gelen yaşı büyük bir amcayı “İşte İYİ Partili” diyerek tanıtıyorlar.

    İYİ Partili bir kişi, sandık güvenliği için köy köy çalıştıklarını, kimsenin açık açık konuşamasa da kendisine gizli gizli İYİ Parti’ye oy vereceğini söylediğini aktarıyor.

    Köylülerin en büyük şikayeti ‘tarımın bitmiş olması.’

    Et fiyatlarının yüksek olduğu ve samanın ithal olduğu konuşuluyor. Yurt dışında et fiyatlarının daha düşük olması tartışılıyor.

  4. “Perinçek’i destekliyorum, HDP kapatılsın”

      • Yazan, Fundanur Öztürk
      • Unvan, BBC Türkçe

    Ankara Tuzluçayır’da oylar CHP ve HDP arasında dağılmış görünüyor. Uludağ Kıraathanesi’nde durum benzer.

    Oyun masalarına konuk olduğum vatandaşlar, en çok seçim güvenliğine dair kaygılarını dile getiriyor.

    CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP’nin seçim güvenliğinde ortak çalışmayı hedefledikleri Adil Seçim Platformu’na dair olumlu yorumlara denk geliyorum.

    Ama yine de, seçimlerin adil geçeceğine ve sandıktan çıkan sonucun gerçeği yansıtacağına dair inançları epey sarsılmış görünüyor.

    Konuyla ilgili sıkça duyduğum örnek ise, Mansur Yavaş’ın 2014 yerel seçiminde Melih Gökçek’e kaybedişi oluyor.

    Yavaş’ın seçimin esas kazananı olduğunu ancak sonucun Gökçek destekçileri tarafından manipüle edildiğini söylüyorlar.

    Kıraathanede Doğu Perinçek’i destekleyen seçmenlere de rastlıyorum. Dursun Tatar, Perinçek’in ‘HDP’yi kapatma’ vaadini olumlu bulduğunu söylüyor:

    “Sadece düşüncelerini açıklamakla kalmayıp, Kandil'e yaklaştılar. O yaklaşım da onlara her zaman zarar verdi. Evet, kapatılması gerekiyor.”

    Tatar, İnce’nin adaylığının ise CHP’ye oy kazandırmaktan öteye gidemeyeceğini, çünkü CHP’de söz sahibi olamadığını savunuyor.

    Bir başka Perinçek destekçisi Erdi Akkaya ise, parlamento seçimlerinde İYİ Parti’ye oy kullanacağını söylüyor.

    Tuzluçayır’ın hala hafızlarda yer alan bir gündemi var: 2013 yılında yapılması planlanıp yarım kalan cami-cemevi projesi.

    Alevi olduğunu belirten Mehmet Torur, ‘O günlerde FETÖ’cülerle cami-cemevi yapmak isteyenler, şimdi bize terörist diyor” ifadesiyle, her dönemde hedef olduklarını söylüyor:

    “Biz ‘caminizi de cem evinizi de istemiyoruz, ikisi bir arada olmaz' dedik. O zaman FETÖ’nün en büyük terörist olduğunu söyleyip eylem yaptığımız için burada aylarca çatışma yaşandı. Şimdiyse CHP ve İYİ Partiyi destekleyenler terörist oldu.”

  5. HDP'li seçmen: Mersin'de 'Nükleercilere oy vermeyeceğiz' fikri yaygın

      • Yazan, Özge Özdemir
      • Unvan, BBC Türkçe

    Mersin'de gelir seviyesi yüksek Suriyeli göçmenlerin yaşadığı Viranşehir'de uğradığımız pazarda çoğu pazarcı oyunun HDP'ye olduğunu söylemişti.

    "Bir oy HDP'ye bir oy Demirtaş"a diyen ve partilerinin barajı aşacağına inanan pazarcılar, HDP'nin Mersin'deki oy potansiyelini yansıtıyor.

    Mersin'de yaşayan çok sayıda Kürt seçmen var.

    Kasım 2015 seçimlerinde HDP yüzde 15 oranında oy aldı. Bu oran 7 Haziran 2015 seçimlerinde ise yüzde 17'ydi.

    KHK'larla ihraç edilen akademisyenlerin kurduğu bir kütüphane ve cafe niteliği olan Kültürhane'ye yaptığımız ziyaret sırasında da HDP'lilere rastlıyoruz.

    Çeşitli atölyelerin ve kültür sanat etkinliklerinin düzenlendiği Kültürhane'de HDP İl Seçim Koordinasyonu'ndan Volkan Gültekin sorularımızı yanıtladı.

    Gültekin, HDP olarak yoğun bir seçim çalışması yürüttüklerini ve HDP'nin Mersin'den 2-3 milletvekili çıkarmasını beklediklerini söyledi.

    Gültekin aynı zamanda muhalefet partilerinden ziyade AKP tabanının oylarını kazanma bilinciyle seçim çalışmaları yaptıklarını ekledi sözlerine.

    Tiyatro sanatçısı Ali Sesal ise Mersin'de nükleer santrale karşı olan büyük bir kitlenin olduğunu vurgulayarak HDP'nin bu konudaki duruşunun net olduğunu aktardı.

    Mersin'de yapılması planlanan Akkuyu Nükleer Santrali'nde inşaat çalışmaları devam ediyor.

  6. Ordu’da gün doğumu

    Seçimler yaklaşırken Türkiye'nin farklı bölgelerinden size günaydın demeyi sürdürüyoruz.

    Bu da Ordu’dan bir günaydın:

    Seçim ile ilgili analizlerimizi, Osmaniye, Ankara ve İzmir'den izlenimlerimizi gün boyunca canlı sayfamızdan takip edebilirsiniz.

  7. AKP'den Diyarbakır'da üç dilde bayram mesajı

      • Yazan, Hatice Kamer
      • Unvan, BBC Türkçe

    AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı binasında bugün bayramlaşma yapıldı.

    Binaya Türkçe, Kurmanci ve Zazaki dillerinde kutlama mesajı asıldı.

  8. ''İnsanlar siyasi gelecekleriyle ilgili kararı verirken sadece fındığa bağlı kalmıyor''

      • Yazan, Aylin Yazan
      • Unvan, BBC Türkçe

    Karadeniz, dünyada fındık üretiminde ilk sırada yer alıyor, fındık buranın ekonomisi için en önemli ürün.

    Ancak fındığın kilo fiyatının düşmesi üreticiyi zor durumda bıraktı.

    Peki yaklaşan seçimlerde bunun bir etkisi olacak mı?

    Ordu'daki en eski fındık işleme tesisinin Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çebi'ye göre, fındık tek başına siyasi tercihlerde tek başına belirleyici değil.

    Çebi ''Bu yörenin insanı mevcut yönetime her seçim döneminde arzu ettiği desteği fazlasıyla vermiştir. Ondan dolayı bunun getirdiği haklı bir beklenti var'' diyor.

  9. Çorum’da AKP’nin listesine eleştiri yok; İYİ Parti ise “kapalı kutu”

      • Yazan, Sinan Onuş
      • Unvan, BBC Türkçe

    Çorum terminalinde iner inmez şehrin kalbine gitmek için bir taksiye bindim.

    Taksici, uzun beyaz saçlarını arkadan bağlamış, kolunda takılarıyla orta yaşın biraz üzerinde pek de taksici profiline benzemeyen biriydi.

    Arabayı çalıştırdı, radyoyu açtı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşuyordu. Dikiz aynasından bana kaçamak bir bakış attı ve radyo kanalını hızla değiştirip müzik kanalı buldu.

    Araç hareket edince şehrin ne kadar düzenli olduğunu söyleyip soruyu yapıştırdım: “Ne olacak bu memleketin hali?

    Önce konuşmakta biraz tereddüt etti. Ardından yavaş yavaş açıldı ve CHP seçmeni olduğunu söyledi. “İlk kez umutluyum” dedi ve ekledi: “Meclis’te çoğunluğu alacak gibiyiz. Cumhurbaşkanlığı da galiba gidip geliyor.”

    İYİ Parti’nin şehirdeki durumunu sordum. Çorum’da kaldığım sürede hemen herkesten aynı yanıtı alacağımı bilmeden dinlemeye başladım:

  10. Ankara’nın ‘Küçük Moskova’sı Tuzluçayır’da değişim beklentisi öne çıkıyor

      • Yazan, Fundanur Öztürk
      • Unvan, BBC Türkçe

    Ankara’da ‘Küçük Moskova’ diye tabir edilen Tuzluçayır’dayım. Başkentin kozmopolit ilçelerinden sayılan Tuzluçayır’da Kürt ve Alevi nüfusun yoğunluğu dikkat çekiyor.

    Ankara 1. Bölgede yer alan Tuzluçayır’da AKP yüzde 36,3, CHP 33,5, MHP 18,2, HDP ise yüzde 6,2 alıyor.

    Ethem Sarısülük Parkı’nda konuştuğumuz Sultan Mert, HDP’li olmasına rağmen bu seçimde oyunu Muharrem İnce’ye vereceğini söylüyor.

    Mert, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mahalle başkanlarıyla yaptığı kapalı toplantıda HDP’ye dair sözlerinin kendisini rahatsız ettiğini söylüyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu toplantıda, “Arkadaşlar, HDP üzerinden parti teşkilatımızın çok farklı çalışma yapması lazım. Çünkü onların baraj altı kalması demek, bizim durumumuzun çok daha iyi bir noktaya gelmesi demektir” demişti.

    Mert ise bu konuşmanın kendisini sandığa gitmeye daha teşvik ettiğini söylüyor. Mert, bu zamana kadar hiçbir genel seçimde oy kullanmadığını ancak ‘bu seçimin farklı’ olduğunu söylüyor.

    Soy ismini vermek istemeyen Pınar Hanım, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘kötünün iyisi’ olarak değerlendirdiğiMuharrem İnce’ye oy vereceğini söylüyor.

    Güzellik uzmanı olduğu belirten Pınar Hanım, müşterilerinde bir ‘iktidar bezginliği’ olduğunu anlatıyor ve artık bir değişim istediğini vurguluyor.

    Buradan Tuzluçayır’da Uludağ Kıraathanesi’ne geçiyorum. Bayramın ilk gününde vatandaşlar kıraathaneyi tıklım tıklım doldurmuş görünüyor.

  11. Sivas sokaklarında yalnızca AKP ve MHP destekçileri kameraya konuşuyor

      • Yazan, Onur Erem
      • Unvan, BBC Türkçe

    Sivas’ta son iftar açıldıktan sonra kent merkezinde, Cumhuriyet Meydanı’nın hemen yanında bulunan 15 Temmuz Şehitler Parkı’ndayım.

    İnsanlar dondurma ve çekirdek yiyor, sohbet ediyor. Yaklaşıp bayramlarını kutluyorum, 24 Haziran’daki tercihlerini soruyorum.

    Diğer kentlerde olduğu gibi, Sivas’ta da pek çok kişi konuşmak istemiyor.

    Bazıları “Şimdi konuşup başımıza bela almayalım” diyor, bazıları ise bir gerekçe söylemiyor.

    Görüşlerini söylemekten çekinmeyenler ise AKP ve MHP’ye oy vereceklerini belirtenler. Ayrıca iki kararsız genç de kameraya konuşmayı kabul ediyor.

    Konya ve Kayseri’deki gibi burada da sokaktaki kadınlar erkeklere göre daha çekingen, parktaki hiçbir kadın konuşmak istemiyor.

  12. Çorum'da mezhep ve siyasi bölünmüşlük çok belirgin

      • Yazan, Sinan Onuş
      • Unvan, BBC Türkçe

    Çorum’u tanımak için parklarda, kafelerde oturan ikili üçlü gruplara yaklaşıyor ve seçmenlerle sohbet etmeye çalışıyorum. Kimse konuşmak istemiyor, konuşanlar ise fotoğraf çektirmiyor.

    Sonunda birilerini konuşmaya ikna ediyorum. Birinci konuştuğum, tercihinin “AKP” olduğunu söylüyor. İki, üç, dört… Hepsi “AKP” diyor. Bu tesadüfü, AKP’nin 1 Kasım seçimlerinde yüzde 61,3, 16 Nisan referandumunda da 64,49 oy oranının ezici çoğunluğuna yoruyorum.

    Seçmenlerden biriyle sohbet ederken gerçeği öğreniyorum. Ben meğerse “AKP’nin kalesi” olan bölgede dolaşıyormuşum.

    AKP’ye oy vereceğini söyleyen 71 yaşındaki Yılmaz Lazoğlu, eliyle havada şehri ikiye böler gibi bir çizgi çekiyor ve “Bu bölgede CHP’li yoktur. Kiremit Minare sınırdır ve üstü CHP’lidir. 1970’lerden beri şehirde böyle bir bölünmüşlük var. Bunun sebebi biz değiliz, onlar” diyor.

    “Biz ve onlar diye tarif edince siz de ayrım yapmış olmuyor musunuz” diye soruyorum. Lazoğlu duralıyor, “Yok yani benim için sorun değil” diye yanıt veriyor.

    Çorum üç bölge olarak tarif ediliyor: Bahçelievler ve Kale, Alevi-sol yurttaşların yoğun yaşadığı mahalleler olarak bilinirken Gülabibey, Ulukavak ve Karakeçili, Sünni-sağ; Yeniyol ve Yavrututan ise her kesimden kimselerin yaşadığı mahalleler olarak ifade ediliyor.

    Bu bölgeler öyle birbirinden çok uzak mesafeler de değil. Birbirinden sadece Gazi Caddesi ayırıyor.

    Yılmaz Lazoğlu’nun sözlerini birkaç kişiden daha doğrulattıktan sonra tarifine uyup yola koyuluyorum. Kiremit Minare yani Baltalı Camii geçince bu kez sadece CHP ve HDP bayrakları görüyorum.

    Bu bölgedekiler de konuşmakta tereddüt ediyor. Hıdır Erköse, “Artık eskisi gibi ayrım yok dense de hâlâ Alevi-Sünni ayrımı var. Bu nedenle de insanlar kamuya açık alanlarda kendini siyasi olarak ifşa etmek istemiyor” diyor.

    Market sahibi Günay Kandemir de onu doğruluyor, “Burası küçük bir şehir, herkes birbirini tanır ve ticari ilişkileri vardır. AKP şehirde her alanda çok güçlü ve İYİ Parti’ye karşı büyük düşmanlık yapıyor. İnsanlar da kendilerini ifşa etmekten geri duruyor.”

  13. Fındık üreticisi: Kim gelirse gelsin bize çözüm üretsin

      • Yazan, Aylin Yazan
      • Unvan, BBC Türkçe

    Karadeniz'in en önemli geçim kaynaklarından fındığın üreticisi, fiyatların düşmesi nedeniyle zor günlerden geçiyor.

    Ordu merkeze 1 saat uzaklıkta Gürgentepe'de fındık üreticisi olan Bahtiyar Taşpınar, artık ağaçları kesme noktasına geldiklerini söylüyor.

    Taşpınar ''Hükümetin bir an önce bu işe el atması lazım. Kim gelirse gelsin bir çözüm lazım'' diyor ve seçimle ilgili soruma şu yanıtı veriyor:

  14. İyi Parti, Tarsus’ta AKP ve MHP’den ‘çok yüksek’ kayma bekliyor

      • Yazan, Özge Özdemir
      • Unvan, BBC Türkçe

    Mersin’in muhafazakar seçmenlerin yaşadığı Tarsus ilçesinde İYİ Parti’nin teşkilatında hummalı bir çalışma var.

    Teşkilat yetkilileri, nereye gitseler çok iyi bir şekilde karşılandıklarını, Meral Akşener’in insanlar için bir umut kaynağı haline geldiğini anlatıyorlar.

    Çok yeni bir parti olmaları ve maddi kaynak eksiklikleri dolayısıyla herkesin kendi cebinden çalışmalara katıldığını sözlerine ekliyorlar.

    Gözlemlerine göre, Tarsus’ta AKP ve MHP seçmenlerinden İYİ Parti’ye çok yüksek bir oranda kayış yaşanacak.

    Seçim güvenliğini sağlamak için ilçe çapında sandık örgütlenmelerini bitirdiklerini de özellikle vurguluyorlar.

  15. Çorum: Leblebi diyarında yaya geçitleri

      • Yazan, Sinan Onuş
      • Unvan, BBC Türkçe

    Herhangi bir şehirden kimi çevirseniz ve Çorum, hangi coğrafi bölge içinde diye sorsanız, çoğunlukla alacağınız yanıt “İç Anadolu” olacaktır. Ancak bu bir yanılgıdır. Çorum, Karadeniz Bölgesi sınırları içindedir ve kendilerine “Deniz görmemiş Laz” diyenler de vardır.

    Çorum denilince akıllara “leblebi” ve Osmanlı dönemindeki vergi kaçırmayı anlatmak için uydurulan Çorumlu fıkraları gelir.

    Anadolu şehirlerinin kalbi, tek bir merkezde atar. Tüm caddeler, sokaklar o kalbe bağlanır.

    Çorum’un kalbi de Saat Kulesi’nin olduğu, kenti boydan boya kat eden Gazi Caddesi. Bu caddede karşıdan karşıya geçerken kendinizi Avrupa’da sanabilirsiniz.

    Yaya geçidinde yola adımınızı attığınızda araçlar bir anda durur. Benim gibi buna alışık değilseniz, gelen araçların yavaşlamasını bekler, aradan koşarak karşıya geçmek için konumlanırsınız. İlk şaşkınlığı atınca da siz de karşıya geçmek için umursamadan yola adımınızı atmaya başlarsınız.

    Çorum’a gelince şehri tanımak için şaşkın şaşkın sağıma soluma bakıyorum. İnsanları, kıyafetlerini, mağaza vitrinlerini inceliyorum. Büyükşehirlerdeki sokaklardan çok da farklı görünmüyor.

    Gazi Caddesi ve çevresini inceledikten sonra seçmen nabzını tutmak için dolaşmaya başlıyorum.

    Caddelerde iki el büyüklüğünde parti bayrağı dışında bayrak göremiyorum. Onlar da sadece parti stantlarının olduğu yerde. Stantlar da her yerde değil. Cadde boyunca her partinin bir standı var ve aralarında da en az 150 metre mesafe.

    2 metrekarelik stantlar, bankaların kredi kartı tanıtımı yapılan stantları andırıyor. Rahatsız etmeyecek tonda müzik yayını olmasa ki o da saat 16.00’dan sonra bitiyor, Çorum’u, 24 Haziran seçimlerinden muaf tutmuşlar sanıyorsunuz.

    Konuştuğum Çorumlular, havanın ilk kez böyle olduğunu söylüyor. Kimilerine göre bunun sebebi, ardı ardına gelen seçimlerden insanların bunalması.

  16. Mersin'de şikayetlerin odağında Suriyeli göçmenler var

      • Yazan, Özge Özdemir
      • Unvan, BBC Türkçe

    Mersin’de kime denk gelseniz Suriyeli göçmenlerle ilgili bir dokunup bin ah işitiyorsunuz.

    Daha yüksek bir gelir seviyesine sahip Suriyeli göçmenlerin yaşadığı Viranşehir’e gidiyoruz.

    Ekmek satan bir amca, Suriyeli göçmenler yüzünden evinin yerini taşıdığını söylüyor ve göçmenler hakkında çok ağır konuşuyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Suriyeli göçmen politikaları yüzünden eleştiriyor.

    Viranşehir Caddesi’nde yürüdüğünüzde hemen hemen neredeyse herkesin Arapça konuştuğunu duyuyorsunuz.

    Suriyeli bir dükkan sahibi kırık Türkçesi ile bizimle sohbet ediyor.

    Gaziantep’ten Mersin’e geldiğini, Mersin’de iki yıldır yaşadığını, vatandaşlığı olmadığı için oy kullanamadığını anlatıyor.

    Hayatından memnun olduğunu da sözlerine ekliyor.

    Aynı cadde üzerinde eski bir ayakkabı dükkanı işleten amcanın sözleri ise, “Elin verdiği öğün bir kere doyurur, iki kere doyurmaz” oluyor.

    Viranşehir’de bir pazara girdiğimizde de laf bir şekilde Suriyeli göçmenlere geliyor.

    En büyük şikayetleri Suriyeli göçmenlerin emeklilerden ve işsizlerden daha yüksek yardımlar alması ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanması.​

  17. Eskişehir'de HDP'nin seçim panolarının üstü Türk bayrağı ve kartonla kapatıldı

      • Yazan, Fundanur Öztürk
      • Unvan, BBC Türkçe

    Eskişehir'in Hoşnudiye Mahallesi'nde HDP'nin reklam panolarının üstünün Türk bayrağı ve kartonla kapatıldığı görülüyor.

    HDP’nin üstü örtülen reklamlarında, Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Sezai Temelli'nin fotoğrafları ile parti logosunun altında "Senle Değişir" sloganı yer alıyor.

    HDP, bu şehirde 7 Haziran 2015'te yüzde 3,58; 1 Kasım 2015'te ise yüzde 2,6 oy almıştı.

    Eskişehir'in en büyük mahallelerinden biri olan Hoşnudiye'nin bağlı olduğu Tepebaşı ilçesinde 1 Kasım 2015'te AKP'nin oy oranı yüzde 42,5 olurken, CHP ise yüzde 38,8 oy almıştı.

    Kentin genelinde de benzer oy oranlarına ulaşıldığı görülmüştü.

  18. Günaydın,

    24 Haziran cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri için geri sayım sürüyor.

    BBC Türkçe muhabirleri de Türkiye'yi il il gezerek halkın nabzını tutmayı sürdürüyor.

    Bugün, Eskişehir ve Ordu ile izlenimlere devam ediyoruz.

    Türkiye'nin ve seçim sürecinin gündemi ise Suruç. Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilinin seçim kampanyası sırasında çıkan kavgada 4 kişi yaşamını yitirirken, 8 kişi de yaralandı.

    Suruç'ta neler yaşandığına dair tüm detaylar ilgili haberlerimizde:

    • Suruç'ta neler oldu?
    • Suruç'ta seçim kavgası: 4 ölü, 8 yaralı
  19. Şırnaklı Jiyan: TOKİ’ler bizim için iyi değil

      • Yazan, Çağıl Kasapoğlu

    Şırnak’ın merkezinde TOKİ’lerin dikildiği, eskiden önünde çay bahçesi olan meydan şimdi günlük pazar yeri olmuş. Seçimle ilgili kameraya konuşmak isteyene rastlamak zor.

    Ben gazeteci olduğum için çekindiklerini düşünüyordum ama aynı gün Şırnaklı tanıdıklar, özel sohbetlerde de genelde kimsenin birbirileriyle oyları hakkında çok konuşmadıklarını söyledi. Burada asıl merak edilen AKP’nin oy oranının ne olacağı...

    Seçimde sandık görevlisi olan Jiyan, “Herkesin kendi tercihi, oyunu baskı olmadan kullandığını” söylüyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa ve Erdoğan karşısında Akşener olursa, ‘kadın olduğu için oyu ona’. İnce kalırsa, daha tereddütsüz bir sesle ‘İnce’ yanıtını veriyor.

  20. Sivas’ta bayram öncesi esnaf halinden memnun mu?

      • Yazan, Onur Erem
      • Unvan, BBC Türkçe

    Sivas’ta bayram öncesi sokaklar tıklım tıklım. Bayramlık alışveriş için çarşıya gelen insanlar bir insan seli oluşturmuş durumda. En çok kıyafet tezgahları rağbet görüyor. Alışverişe çıkanların, kalabalıklar arasında ürün seçerken bir gazeteciye ayıracak vakitleri yok.

    Esnaf ise halinden memnun gözüküyor. Tıklım tıklım dükkanların arasında tek bir müşterinin bile girmediği bir mağaza görüyorum. Bir beyaz eşyacı. İşletmecisi kapının önüne çıkmış, bir umut dükkana giren olur diye etrafa bakınıyor.

    “Ramazan’da işler iyiydi ama şimdi sokağa pazar kurulunca benim alıcım gelemiyor” diyor. Bayram öncesi emeklilere verilen ikramiyenin işlerini açtığını, ekonominin iyi olduğunu söylüyor.

    Beyaz eşyacı dışında cadde üzerindeki esnafın iş yoğunluğundan ötürü konuşacak vakti yok, ben de caddedeki bir iş hanına giriyorum. Oranın da içerisi kalabalık, ama sokaktakinin aksine bir metrobüs kalabalığı değil.

    Tekstil ürünleri satan genç bir işletmeciyle sohbet ediyorum. “Çok şükür işler çok iyi” diyor, “İşler kötü diyen varsa inan doğru söylemiyordur.”

    Ekonomik kriz olmadığını anlatıyor, hükümete teşekkür ediyor.

    Hemen yanında, aynı işi yapan yaşlı bir satıcı daha var. O aksini düşünüyor. “Bugün işler yoğun tabii ki ama önceki bayramlara kıyasla kötü” diyor. Nedenini soruyorum, “Ekonomik krizden ötürü. Parası olan parasını dövize yatırmış harcamak istemiyor. Parası olmayan zaten gelemiyor” diye yanıtlıyor.

    Ya emekli ikramiyesi?

    “Ben de emekliyim ama geçinemiyorum, çalışmak zorundayım. Emekli ikramiyesi emekliyi geçindirecek seviyede olsa ben niye çalışayım. Emeklilerin maaşlarını yaşanabilir bir seviyeye çekseler, çalışmak zorunda olan emekliler çalışmaz, onların yerine gençler çalışacağı için işsizlik azalır.”

    Diğerleri gibi o da kameraya konuşmak istemiyor.