You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

Yardım kuruluşlarından ortak açıklama: "Gazze halkı gıda kamyonlarından birkaç kilometre ötede açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya"

Dünya Gıda Programı (WFP), UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptıkları ortak açıklamada Gazze'ye yeni yardım yollarının açılması gerektiğini ifade etti. "Açlık" ve hastalıkların önlenmesi için günlük kamyon girişinin artırılması, yardım görevlilerine daha az kısıtlama yapılması ve ihtiyacı olanların güvenli şekilde yardıma ulaşmasının sağlanması gerektiği belirtildi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. ABD: Gazze için acil ateşkes çağrılarını desteklemiyoruz

    ABD'nin BM temsilcisi Robert Wood, acil bir ateşkesi desteklemeyeceklerini söyledi.

    "ABD, hem İsraillilerin hem de Filistinlilerin barış ve güvenlik içinde yaşayabilecekleri kalıcı bir barışı güçlü bir şekilde desteklerken, acil ateşkes çağrılarını desteklemiyoruz."

    BM Güvenlik Konseyi'ne yaptığı açıklamada "Bu sadece bir sonraki savaşın tohumlarını ekecektir çünkü Hamas'ın kalıcı bir barış görmek gibi bir arzusu yok" dedi.

    ABD, kararı veto etme hakkına sahip daimi üyelerden biridir.

    Oylamanın bugün ilerleyen saatlerde yapılması bekleniyor.

  2. İsrail: Diplomasi rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayamaz

    İsrail'in BM Büyükelçisi Gilad Erdan da ateşkes çağrılarını kesin bir dille reddetti.

    BM'ye "ateşkesin Hamas'ın Gazze'deki kontrolünü pekiştireceğini" ve "Hamas'ın kasıtlı zulümleri için affedildiği" mesajını vereceğini söyledi.

    Erdan ayrıca "Hamas'ın Gazzeliler üzerindeki baskısına" uluslararası toplum tarafından "yeşil ışık yakıldığını" söyledi ve ekledi:

    "Hamas'a askeri baskı uygulanmadan hiçbir diplomasi rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayamaz."

  3. Filistin Yönetimi: İsrail Gazze'yi yaşanmaz hale getirecek

    BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşan Filistin Yönetimi temsilcisi Riyad Mansur "İsrail'in amacının açık olduğunu" ve "insanları göçe zorlamak istediğini" söyledi.

    Mansur, İsrail'in Gazze'yi "herkes için yaşanmaz hale getireceğini" ve insanları yerlerinden edeceğini söyledi.

    Mansur, İsrail'in halkı güneye doğru ittiğine ve sonunda bölgeye "tam teşekküllü bir saldırı başlatacağına" inandığını da sözlerine ekledi.

  4. Filistinli hastalara yardım eden İsrailliler: "Zor durumdayız ama duramayız"

  5. BM Güvenlik Konseyi Gazze'de ateşkes çağrısını oylayacak

    Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi birkaç saat içinde toplanarak Gazze'de acil ateşkes çağrısı yapılıp yapılmamasını oylayacak.

    BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in BM tüzüğünün 99. Maddesini devreye sokması üzerine bu oylama yapılacak.

    Bu görevdeki kimse on yıllardır bu yetkiyi kullanmamıştı.

    Bu madde genel sekretere " uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehdit edebileceğini düşündüğü herhangi bir konuyu" Güvenlik Konseyi'nin dikkatine sunma yetkisi veriyor.

    Guterres, "Gazze'de insani yardım sisteminin çökmesi gibi ciddi bir riskle karşı karşıya olan Konsey'i insani bir felaketin önlenmesine yardımcı olmaya ve insani ateşkes ilan edilmesine çağırıyorum" demişti.

    Birleşik Arap Emirlikleri'nin hazırladığı karar taslağının oylamaya sunulması için en az dokuz lehte oya ve daimi üyeler ABD, Rusya, Çin, Fransa ya da İngiltere'nin veto etmemesi gerekiyor.

  6. Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail tam bir devlet terörü estiriyor, Batı hala sessiz

    Yunanistan ziyareti dönüşü uçakta gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda İsrail tam bir devlet terörü estiriyor. Nerede Batı, nerede Amerika? Ortada bütün bu gerçekler varken, 17 bin’e yakın insan, çocuk, kadın, yaşlı öldürülmüşken biz bunları nasıl tasvip edelim?" dedi.

    Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile bu konuda görüşmelerinin gündemde olmadığını da belirtti:

    "Biz İstanbul'a dönerken Dışişleri Bakanımız Hakan da Washington'a hareket etti ve yedili grup olarak Amerika'daki temaslarını sürdürecekler. Bu temaslarda ne gibi bir netice aldıklarını görüşmelerden sonra bana bildirecek.

    "Temennimiz odur ki, Amerika Birleşik Devletleri’nin Gazze’deki yaşananlar ile ilgili İsrail lehine tavrının sona ermesi noktasında, bu yedili grup bir netice alsın. Aldıkları bu neticeyle de İsrail'e barış için baskı yapabilsinler.

    "ABD Başkanı Biden ile görüşme gündemimizde değil. Gazze konusundaki tavırları hepinizin malumu. Bizi ararsa konuşmamız gereken konular neyse onları da biz kendisiyle görüşüp konuşuruz. Ama Yedili temas grubu ABD’den sonra Kanada'ya geçecek."

  7. Filistin Yönetimi Başbakanı Muhammed Iştiyye: ABD ile birlikte savaş sonrası Gazze planı üzerinde çalışıyoruz

    Filistin Yönetimi Başbakanı Muhammed Iştiyye, Gaze'nin savaştan sonraki durumuyla ilgili olarak Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) yetkililerle birlikte bir plan üzerinde çalıştıklarını söyledi.

    Amerikan Bloomberg yayınıyla Batı Şeria'daki ofisinde yapılan röportajda, Filistinli yönetici, ABD'li yetkililerin savaştan sonra Gazze'nin yönetimine ilişkin bir planı görüşmek üzere bu hafta başında kendisini ziyaret ettiğini söyledi.

    Buna göre her iki taraf da İsrail'in Gazze'yi yeniden işgal etmemesi, tampon bölge olarak Filistin topraklarını daraltmaması veya Filistinlileri bölgeden sürmemesi konusunda hemfikirdi.

    Iştiyye İsrail'in Hamas'ı tamamen yok etme hedefinin gerçekçi olmadığını ve bunun yerine Hamas'ın yeni bir yönetim yapılanmasına katılması gerektiğini savundu.

    Iştiyye, 7 Ekim'de başlayan çatışmaların sonucunda, Hamas'ın daha geniş Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) bünyesinde küçük bir ortak haline gelerek Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs'ü kapsayan yeni bağımsız bir devletin inşasına yardımcı olmasını tercih edeceğini söyledi:

    “Eğer bir anlaşmaya varmaya ve FKÖ'nün siyasi platformunu kabul etmeye hazırlarsa, o zaman konuşmaya yer olacaktır. Filistinliler bölünmemeli”.

    Iştiyye, "İsrail'in askeri planını uygulamak için Gazze'ye gitmeyeceğiz. Bir mekanizmaya ihtiyacımız var ve bunun üzerinde uluslararası toplumla birlikte çalışıyoruz."

    BBC Arapça servisine göre Iştiyye, Katar'dan son yıllarda Hamas'a sağladığı önemli mali desteği Filistin Yönetimi'ne devretmesini istemek üzere bu hafta sonunda Doha'ya gidecek.

  8. İsrail savaş kabinesi üyesinin oğlu Gazze'de savaşırken öldürüldü

    İsrail'in savaş kabinesi üyesi ve eski genelkurmay başkanı Gadi Eizenkot'un oğlu Gazze'de öldürüldü.

    İsrail ordusu, 25 yaşındaki Binbaşı Gal Eizenkot'un Perşembe günü Gazze'nin kuzeyinde öldüğünü açıkladı.

    İsrail basınına göre, Eisenkot tünel şaftının patlaması sonucu ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede öldü.

    • İsrail'in savaş kabinesinde kimler var?
  9. Son gelişmeler:

    • On binlerce Filistinli, Gazze Şeridi'nin güneyindeki yoğun çatışmalardan kaçmak için Gazze'nin güneyindeki Refah Sınır Kapısı’na doğru yol alıyor
    • BBC'nin Gazze muhabiri Adnan El-Bursh, şehirde yiyecek ve elektriğin bulunmadığını, ayrıca ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıya olduklarını söylüyor
    • Güneydeki Han Yunus kentinde çatışmalar sürüyor; savaşın başında Gazze’nin kuzeyindeki Filistinlilere oraya gitmeleri söylenmişti
    • Sosyal medyada düzinelerce Filistinli erkeğin iç çamaşırlarına kadar soyulmuş halde, yerde otururken ya da çömelirken görüldüğü görüntüler dolaşıyor. Bu kişilerin başında İsrail askerleri bekliyor. Başka görüntülerde ise bu kişilerin askeri kamyonlarla nakledildiği görülüyor. İsrail basını bu kişilerin teslim olan Hamas savaşçıları olduklarını bildiriyor. İsrail ordusu, bu konuda açıklama yapmadı fakat gözaltındaki bu kişiler arasında tanınan gazeteci Diaa Al-Kahlout da var
    • İsrail, Gazze'ye Kerem Şalom Sınır Kapısı’nın önümüzdeki birkaç gün içinde sadece yardım kamyonlarının denetlenmesi için açılacağını söylüyor
    • İsrail ordusu ayrıca eski bir genelkurmay başkanı olan ve şimdiki ‘savaş kabinesi’nde yer alan Gadi Eisenkot’un oğlunun Gazze'deki kara operasyonu sırasında öldürüldüğünü de doğruladı
  10. Gazze'nin kuzeyinde yoğun çatışmalar ve İsrail tanklarının Cibaliye mülteci kampına bombardımanı devam ediyor

    Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampı, bir zamanlar Gazze Şeridi'ndeki en yoğun nüfuslu bölgelerden biriydi ve bölgenin en büyük mülteci kampıydı.

    Birleşmiş Milletler'e (BM) göre toplamda 1,4 kilometrekarelik bir alanı kapsayan kamp, savaştan önce 115 binden fazla kişiye ev sahipliği yapıyordu.

    Kamp şu anda İsrail güçlerinin yoğun bombardımanı altında ve Hamas yönetimindeki yerel yetkililer, tahliye emirlerine rağmen on binlerce kişinin bölgede zor koşullarda bulunduğunu söylüyor.

    BM dün yaptığı duyuruda çok sayıda konutun ağır bombardımanında 100'den fazla kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını paylaşmıştı.

    Al Jazeera da dün gerçekleşen saldırılarda gazetecilerinden birinin ailesinden 22 kişiyi kaybettiğini bildirdi.

    İsrail ordusunun Gazze'nin kuzeyi ve güneyindeki bölgelere operasyonu devam ediyor.

    Ordu yetkilileri dün gece Cibaliye kampında bir Hamas yerleşkesine baskın düzenlendiğini, çok sayıda silahlı kişinin öldürüldüğünü ve bir tünel ağı, bir eğitim alanı ve bir silah deposunun bulunduğunu söyledi.

    5 Aralık'ta İsrail ordusu sözcüsü Daniel Hagari, "Cibaliye'nin kalbinde ve Shejaiya bölgesinde" savaştıklarını söylemişti.

  11. Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti: 'Filistinlilerin olmadığı bir toprak istiyorlar'

  12. İngiltere'de savunma şirketleri önünde protestolar düzenleniyor

    İngiltere'de Bournemouth, Glasgow, Brighton ve Lancashire'da savunma sanayi şirketlerinin önünde protestolar düzenleniyor.

    Göstericiler, şirketlerin İsrail'le bağlarını kesmesi, İsrail'e tüm silah ve savunma ticaretini durdurmaları çağrısında bulunuyor.

    Glasgow'daki BAE Systems tersanesi, sabah erken saatlerden itibaren protestocular tarafından abluka altına alındı.

    En büyük protesto ise, yaklaşık 600 kişinin katıldığı Bournemouth yakınlarındaki Wimborne'daki Eaton Mission Systems'da gerçekleşti.

  13. İnsan Hakları İzleme Örgütü: İsrail'in 13 Ekim'de, Lübnan'ın güneyinde düzenlediği ve Reuters Muhabiri Issam Abdallah'ın ölümüne sebep olan saldırılar kasıtlı yapıldı

    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in 13 Ekim 2023'te Lübnan'da Reuters muhabiri Issam Abdallah'ın öldüren ve diğer altı gazeteciyi yaralayan iki saldırısının kasıtlı yapıldığını söyledi.

    Açıkça sivillere yönelik düzenlenen bu saldırıların savaş suçu olduğunu belirtti.

    13 Ekim'de Lübnan, Amerika ve Iraklı gazetecilerden oluşan bir gruba karşı Lübnan'ın güneyinde iki saldırı düzenlenmişti.

    Gazeteciler Reuters, AFP ve Al Jazeera muhabirleriydi.

    HRW'nin raporuna göre, kanıtlar, İsrail ordusunun bu kişilerin sivil olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

    Kurumun doğruladığı tanık ifadeleri, video ve fotoğraf kanıtları; gazetecilerin devam eden çatışmalardan oldukça uzakta olduklarını gösteriyor. Ayrıca basın olduklarının açıkça belirlenebildiği ve art arda iki saldırıyla vurulmadan önce en az 75 dakika boyunca hareketsiz kaldıklarını ortaya koyuyor.

    Gazetecilerin bulunduğu yerin yakınında, saldırıyı haklı gösterecek askeri bir hedef olduğuna dair kanıt bulunamadığı belirtiliyor.

    Raporda, İsrail'in ana müttefikleri olan ABD, İngiltere, Kanada ve Almanya'ya, bu gibi suiistimallerde kullanılma riski göz önüne alınarak, İsrail'e askeri yardım ve silah satışlarını askıya alması çağrısında bulunuluyor.

  14. 100 bin kişinin bulunduğu Cibaliye Mülteci Kampı kuşatma altında

      • Yazan, Rushdi Abu Alouf
      • Unvan, İstanbul'dan bildiriyor

    İsrail'in kara operasyonu güneye odaklanıyor gibi görünse de, tanklar kuzeydeki Cibaliye Mülteci Kampı'na ateş ediyor.

    Gazze'deki en büyük mülteci kampında durum son derece zor, İsrail tankları nüfusun yoğun olduğu bölgeyi kuşatıyor. Hamas yönetimindeki yerel yetkililer, kampta hala yaklaşık 100 bin kişinin bulunduğunu, açık bir hastane olmadığını ve açlık riskiyle karşı karşıya kalındığını söyledi.

    Geçici ateşkes sona erdiğinden beri kuzeye hiçbir yardım ulaşmadı, ateşkes sırasında çok az yiyecek ve yakıt geçmesine izin verildi.

    Cibaliye'ye yakın bir yerde yaşayan, sekiz çocuk annesi elli altı yaşındaki Hanan Alturok BBC'ye şunları söyledi:

    "Ateşkes sırasında hastaneye taşındık, buranın evden daha güvenli olduğunu düşündük ama dün top mermileri hastanenin içine düştü ve ateş altında kaçmak zorunda kaldık.

    "Kocam Maher 29 Kasım'da pazardan yiyecek almaya çalışırken öldürüldü. Ne yapacağımı, nereye gideceğimi bilmiyorum, param yok, yiyeceğim yok ve çok az içme suyum var.

    "Çocuklarımın açlıktan ölmesinden korkuyorum."

    Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Dr. Münir El Burş ise, "Dün Cibeliye pazarında, kuşatma altındaki Kamal Advan Hastanesi'nde cesetleri çürüyen 100'den fazla kişinin toplu mezarını kazdık" diyor.

    "Topçu ateşiyle ağır bir şekilde bombalanan, çalışır durumdaki son hastane Kamal Adwan da dahil olmak üzere kuzeydeki tüm hastaneler hizmet dışı."

  15. Sağlık Bakanı Koca: Gazze'de sahra hastanesi kurmak için incelemeler yapıyoruz

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca bugün Gazze'den Türkiye'ye götürülen hasta ve refakatçilerle ilgili bilgilendirme yaptı.

    Hasta transferleri için İsrail, Mısır ve Türkiye arasında koordinasyon ekiplerinin çalıştığını belirten Koca, şu ana kadar Türkiye'ye Gazze'den 114 hasta ve 86 refakatçi gittiğini söyledi. Ağır hasta iki kişinin öldüğünü ifade etti.

    Transferlerin devam etmesi için çalışmalar yapıldığını ekledi.

    Fahrettin Koca ayrıca Türkiye'nin bölgede kurmayı planladığı sahra hastanelerine dair de konuştu.

    Gazze'de üç yerleşim yerinin sahra hastanesi açmak üzere incelendiğini ancak altyapı açısından uygun bulunmadığını söyledi. Şimdi Refah Sınır Kapısı'na daha yakın olan bir nokta için fizibilite çalışması yapıldığını ekledi.

    "İsrail ve Mısır sağlık bakanları ile görüşmelerimizde bu konuda mutabık kaldık. Sahra hastanesi kurulumu için altyapısı daha iyi olan bu yeni yerleşim yerinde çalışmalar yapılacak" dedi.

    20 ambulansın da sınır kapısında beklediğini, sahra hastanesiyle birlikte onların da hizmet vereceğini belirtti.

  16. Netanyahu: Hamas Lideri Yahya Sinvar'ın Gazze'deki evi kuşatıldı

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun Gazze'deki Hamas lideri Yahya Sinvar'ın, Gazze'nin güneyinde bulunan Han Yunus'taki evini kuşattığını söyledi.

    İsrail askerleri ile Hamas arasındaki şiddetli çatışmalar şehrin dört bir yanında devam ediyor.

    • Yahya Sinvar: İsrail'in en çok arananlar listesindeki Hamas lideri
  17. Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın sözcüsü Ebu Ubeyde hakkında neler biliniyor?

  18. ABD’de Cumhuriyetçi Senatörler, Ukrayna ve İsrail’e yardım tasarısını engelledi

    İsrail ve Ukrayna'ya milyarlarca dolarlık yeni finansal yardım sağlayacak yasa tasarısı, ABD Senatosu'nun Cumhuriyetçi üyeleri tarafından engellendi.

    Cumhuriyetçi Senatörler, başka herhangi bir dış yardım onaylanmadan önce, ABD'nin Meksika sınırındaki göçü daha sıkı kontrol etmesi için daha fazla fon sağlanması konusunda ısrar ediyorlar.

    Bu, Cumhuriyetçi üyelere ek paketi onaylamaları için çağrıda bulunan Başkan Joe Biden için önemli bir yenilgiye demek.

    Milyarlarca dolarlık yardım tasarısının tartışılması için 66 oya ihtiyaç vardı.

    Senato'daki her Cumhuriyetçi ‘Hayır’ oyu kullandı.

    Genelde Demokratlara oy veren bağımsız Senatör Bernie Sanders da ‘Hayır’ oyu verdi. Sanders, İsrail'in Filistinlilere karşı "mevcut insanlık dışı askeri stratejisinin" finanse edilmesiyle ilgili endişelerini dile getirdi.

  19. BM Genel Sekreteri Gazze'de kamu düzeninin çökmekte olduğu uyarısında bulundu

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Çarşamba günü BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği bir mektupta Gazze'de kamu düzeninin çökmekte olduğu uyarısında bulunarak, BM Şartı'nın 99. maddesini devreye soktu. Bu adıma tepki gösteren İsrail Dışişleri Bakanı, Guterres’in genel sekreterliğinin "dünya barışı için bir tehlike" olduğunu söyledi.

    99. madde, "Genel Sekreter, kendi görüşüne göre uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını tehdit edebilecek herhangi bir konuyu Güvenlik Konseyi'nin dikkatine sunabilir" hükmünü içeriyor.

    Guterres, mektupta "insani ateşkes" çağrısını yinelerken, İsrail-Hamas savaşı sırasındaki insani koşulların "Filistinlilerin hepsi için potansiyel olarak geri döndürülemez sonuçları olan bir felakete doğru hızla ilerlediğini" kaydetti.

    "İsrail Savunma Kuvvetleri'nin sürekli bombardımanı altında ve barınacak yer ya da hayatta kalmak için gerekli temel ihtiyaçlar olmadan, vahim koşullar nedeniyle kamu düzeninin yakında tamamen çökmesini, sınırlı insani yardımı bile imkansız hale getirmesini bekliyorum" dedi.

    "Salgın hastalıklar ve komşu ülkelere toplu göçe yönelik baskının artması da dahil olmak üzere daha da kötü bir durum ortaya çıkabilir."

    Genel Sekreterin sözcüsü Stephane Dujarric, BM Şartı'nın 99. maddesini devreye sokulmasını "çok çarpıcı” olarak nitelendirdi ve onlarca yıldır uygulanmadığını belirtti.

    Dujarric, “(Guterres) BM Şartı'nın kendisine verdiği birkaç yetkiden birini kullanıyor" dedi.

    2017'de göreve gelen Guterres ayrıca Güvenlik Konseyi üyelerini "insani bir felaketi önlemek için baskı yapmaya" çağırdı.

    'Dünya barışı için bir tehlike'

    İsrail Dışişleri Bakanı, BM Genel Sekreteri’ne sert bir şekilde tepki gösterdi ve onun genel sekreterliğinin "dünya barışı için bir tehlike" olduğunu söyledi.

    Eli Cohen, X'te "Onun 99. maddeyi yürürlüğe koyma talebi ve Gazze'de ateşkes çağrısı Hamas terör örgütüne destek anlamına gelir" diye yazdı.

    Fransız haber ajansı AFP, diplomatların, Güvenlik Konseyi'nin Cuma günü toplanmasının beklendiğini söylediklerini yazdı.

  20. Erdoğan'dan İsrail'e uyarı: Türkiye'ye karşı adım atmaya cüret ederlerse bedelini ağır öderler

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki günlerde Amerikan ve İsrail medyasında yer alan ve İsrail istihbaratının Katar, Lübnan ve Türkiye'de yaşayan Hamas liderlerini yakalamak için plan yaptığına dair haberlere yanıt verdi.

    Katar ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere konuşan Erdoğan, “Bu haberi yapanlar demek ki Türkiye'yi, Türkleri, bizi tanımıyorlar. Böyle bir yanlışa tevessül etmeleri halinde şunu bilmeleri gerekir ki bunun bedelini, bunun faturasını çok ama çok ağır öderler” dedi.

    Türkiye’nin hem istihbarat hem güvenlik alanında mesafe kat ettiğini vurgulayan Erdoğan, “Ayrıca biz dün kurulmuş bir devlet değiliz. Bunu da kimsenin aklından çıkartmaması gerekir” diye konuştu.

    Pazar günü İsrail devlet kanalı KAN, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı'nın başındaki Ronen Bar'ın yaptığı bir açıklamayı yayımladı. Bar, uzun yıllar sürse dahi İsrail'in Lübnan, Türkiye ve Katar'daki Hamas üyelerini yakalayacağını söylemişti. Ancak bu açıklamayı ne zaman ve kime yaptığı belirtilmedi.

    Wall Street Journal'ın İsrailli yetkililerden aktardığı haberde de, İsrail istihbaratının Gazze Şeridi'ndeki savaş sona erdikten sonra, dünyanın dört bir yanındaki Hamas liderlerini öldürmeye hazırlandığı yazıyordu.

    Haberde İsrail istihbaratının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun emriyle Lübnan, Türkiye ve Katar'da yaşayan Hamas liderlerini yakalamaya yönelik, yıllarca sürecek planlar üzerinde çalıştığı bildiriliyordu.