You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

Yardım kuruluşlarından ortak açıklama: "Gazze halkı gıda kamyonlarından birkaç kilometre ötede açlıktan ölme riskiyle karşı karşıya"

Dünya Gıda Programı (WFP), UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptıkları ortak açıklamada Gazze'ye yeni yardım yollarının açılması gerektiğini ifade etti. "Açlık" ve hastalıkların önlenmesi için günlük kamyon girişinin artırılması, yardım görevlilerine daha az kısıtlama yapılması ve ihtiyacı olanların güvenli şekilde yardıma ulaşmasının sağlanması gerektiği belirtildi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. 'Artık ateşkese ihtiyacımız var'

    BBC radyosuna konuşan Gazzeli Faysal Shawaa, eşi ve oğluyla birlikte evini terk etmek zorunda kaldığını ve çok zor durumda olduğunu söyledi.

    "Her şeyimiz eksik; yiyecek, ilaç ve tabii ki elektrik yok. Günde iki üç saat kullanabileceğimiz güneş enerjisine sahip olduğumuz için şanslıyız" diyen Shawaa bunun dışında "sefil" durumda olduklarını söyledi ve şöyle devam etti:

    "Gazze'de her dakika insan öldürüyorlar. Alt yapıları ve binaları yıkıyorlar, her şey yok ediliyor. Gazze'de hiçbir şeyimiz kalmadı."

    Shawaa, her gece yakınlarında, "her yerde" hava saldırıları duyduklarını belirterek, "artık ateşkese ihtiyacımız var, bu duruma bir çözüm bulmamız lazım" dedi.

    İsrail ordusunun sürdürdüğü bombardımana her yerde son verildiği yönünde iyi haberler beklediklerini söyleyen Shawaa şöyle konuştu:

    "Her yıl Gazze'de bir çeşit İsrail işgali yaşanıyor. Onlar Gazze'yi yok ediyorlar, biz de Gazze'yi yeniden inşa ediyoruz. Yeter artık."

  2. Erdoğan: Batılı devletlerin sessizliği Gazze'deki insani krizi önlenemez boyuta taşıyor

    İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde "İsrail-Filistin arasındaki şiddeti tırmanan çatışmalı sürecin seyrini ve bölgede yaşanan insani krizi" ele aldı.

    Erdoğan'ın görüşmede, "Filistin topraklarına yönelen vahşetin giderek derinleştiğine, sivil ölümlerin her geçen dakika arttığına" ve "Batılı devletlerin sessizliğinin Gazze'deki insani krizi önlenemez boyuta taşıdığına" dikkat çektiği belirtildi.

    İletişim Başkanlığı açıklamasında Erdoğan'ın, "Türkiye'nin bölgede sükunetin sağlanması için her türlü gayreti göstermeye devam edeceğini" vurguladığı aktarıldı.

  3. BM: Acilen yakıt almazsak Gazze'deki yardım çalışmalarımız yarın duracak

    Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) Gazze Şeridi'ndeki yardım faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi uyarısında bulundu.

    UNRWA'nin İletişim Direktörü Juliette Touma, BBC'ye verdiği demeçte, "eğer acilen yakıt almazsak yarın (Çarşamba) gece itibarıyla, Gazze Şeridi'ndeki yardım faaliyetlerimizi durdurmak zorunda kalacağız" dedi.

    "Yakıta ihtiyacımız var, acilen yakıta ihtiyacımız var" diye sözlerini sürdüren Touma, operasyonlarının durmasının Gazze'deki insanlar üzerinde yıkıcı bir etkisi olacağını belirti.

    "Durursak tüm bu insanlar halihazırda olduklarından daha da çaresiz duruma düşecek" dedi.

  4. İsrail sınırındaki Lübnanlılar çatışmalar nedeniyle evlerini terk ediyor

      • Yazan, Hugo Bachega
      • Unvan, Lübnan'ın güneyinden bildiriyor

    Lübnanlı Hizbullah hareketi ve İsrail ordusu arasındaki sınır ötesi saldırılar yoğunlaştıkça Lübnan'ın güneyinde yaşayanlar gerilimin tırmanması olasılığına karşı evlerini terk ediyor.

    Uluslararası Göç Örgütü İsrail-Hamas savaşı patlak verdiğinden bu yana Lübnan'da 20 bin kişinin yerinden edildiğini tahmin ediyor. Evlerini terk etmek zorunda kalanların çoğu ülkenin güneyinde yaşıyor.

    Son günlerde sınırdaki köyleri ziyaret ettik, bunların çoğu boştu, mağazalar kapanmış, sokaklar ıssızdı.

    Güneydeki Sur kentinde gidecek bir yeri olmayan yüzlerce insan sığınaklara çevrilen devlet okullarına sığındı.

    Sınır ötesi saldırılar yoğunlaşmış olsa da gerilim yükselmedi.

    Burada birçok kişi aylar süren İsrail-Hizbullah savaşının getirdiği yıkımı hatırlıyor ve tarihin tekekkür etmesinden korkuyor.

  5. İtalya Dışişleri Bakanı: Gazze’deki hastane saldırısında 50 kişi öldü, füze İsrail’in değildi

      • Yazan, Övgü Pınar
      • Unvan, Roma

    İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, geçen hafta Gazze'deki El-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlenen saldırıda 500 değil 50 kişinin öldüğünü ve bunun bir İsrail saldırısı olmadığını söyledi.

    Tajani, "İsrail’de bugüne kadar sağduyunun galip geldiği" izlenimine sahip olduğunu, "tepkilerinin maruz kaldıkları alçak saldırıyla orantılı" olduğunu savundu.

    SkyTg24 haber kanalına konuşan Dışişleri Bakanı, İsrail’in bugüne kadar yalnızca ‘Hamas’ın merkezlerini’ vurduğunu öne sürdü ve şöyle devam etti:

    "Hatta Gazze'deki bir hastaneyi vuran ve ilk başta İsrail'e atfedilen füze aslında bir İsrail füzesi değildi, hastane otoparkına düştü ve bildirildiği gibi 500 değil 50 civarında ölüme neden oldu."

    Tajani, "Propagandanın Arap kitlelerini kışkırtarak olumsuz rol oynamasını engellemeliyiz" diye ekledi.

    Antonio Tajani 17 Ekim’deki hastane saldırısı sonrası ilk açıklamasında ise "Gazze'deki El Ehli hastanesindeki yüzlerce kurban için dehşet ve acı duyuyorum. Sivil halkın korunması, bir çatışma durumunda bile mutlak bir öncelik olmalıdır" demişti.

    İtalya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırı sonrası haber alınamayan 3 İtalya-İsrail çifte vatandaşının tamamının hayatını kaybettiğini duyurdu.

    Bakan Tajani de bugünkü açıklamasında halen Gazze Şeridi’nde bulunan 7’si İtalya vatandaşı, 7’si de çifte vatandaş 14 kişi ile bu kişilerin 5 yakınını bölgeden çıkarmaya çalıştıklarını belirtti. Bu kişileri "eve getirmek" için İtalya’nın Kahire Büyükelçiliği’nin devrede olduğunu söyledi.

  6. Son dakika, Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığına göre Gazze'de dünden beri 700'den fazla kişi öldürüldü

    Gazze'de Hamas tarafından yönetilen sağlık bakanlığı, 7 Ekim'den bu yana en az 5 bin 791 kişinin öldürüldüğünü açıkladı.

    Bu açıklamaya göre dünden beri 700'den fazla kişi hayatını kaybetti.

    İsrail ordusu ise bugün yaptığı açıklamada son 24 saatte hava saldırılarının Gazze'de 400'den fazla hedefi vurduğunu söyledi.

  7. Gazze'ye kara harekatı olasılığı İsrail'de nasıl karşılanıyor?

      • Yazan, Jeremy Bowen
      • Unvan, BBC Orta Doğu Muhabiri

    Geçtiğimiz günlerde Gazze sınırı yakınına on binlerce asker konuşlandıran İsrail, kara harekatına hazırlandığını söylüyor. Birçok ülke bu kararı geciktirme yönünde uyarılar yaparken İsrail içinde de bir fikir bölünmesi yaşandığı düşünülüyor. BBC Orta Doğu Muhabiri Jeremy Bowen görüşlerini aktarıyor:

    İsrail'de bundan sonra ne olacağı ve ne zaman olacağı sorusu üzerine tartışmaların arttığını veya görüşlerin ikiye ayrıldığını düşünüyorum.

    Dün gece İsrail'de siyasetçiler ve generallerin görüş ve planlarında fikir birliği içinde olduğu yönünde bir açıklama yapma ihtiyacı duyması ilginçti.

    İsrail'de ordunun operasyona devam etmek istediği, siyasetçilerin ise tereddüt ettiği yönünde bilgiler paylaşılıyor.

    Buna ek olarak rehine ailelerinin sesi de yükselmeye başlıyor. Aileler her gün Tel Aviv'deki ordu karargâhının önünde protesto düzenliyor. Hâlâ müzakere ihtimali varken aileler büyük bir askeri operasyona sıcak bakmıyor.

    Bu yüzden İsrail için durum giderek daha da karmaşık bir hal alıyor. Başlangıçta bundan sonraki sürecin çok basit olacağını düşünmüş olabilirler; kullandıkları dil hep Hamas'ı 'tamamen yok etmek' yönünde oldu.

    Ancak Hamas'ın insanları rehin almasının da bir nedeni var. Niyetleri akıl oyunu oynamak ve İsraillilerin Gazze operasyonundan vazgeçmesini sağlamak olabilir.

    Öte yandan İsrail'in karar vermekte gecikmesi, Hamas'ın onlara daha kötü sürprizler hazırlamasına zaman tanımak açısından da önemli olabilir.

  8. Türkiye’nin İsrail-Filistin sorununun çözümü için önerdiği garantörlük modeli dünyada nasıl algılandı?

  9. Hamas'ın serbest bıraktığı rehinelerden Yocheved Lifshitz: Kaçırılırken cehennemi yaşadım, sonra bize iyi davrandılar

    Hamas dün gece Mısır ve Katar'ın arabuluculuğu ile 79 yaşındaki Nurit Yitzhak ve 85 yaşındaki Yocheved Lifshitz adlı iki rehineyi serbest bıraktı.

    Tel Aviv'de bir hastanede tedavi gören Yocheved Lifschitz, "cehennemi yaşadığını" söylüyor.

    Bugün hastanede düzenlenen bir basın toplantısında kızının yardımıyla konuşan Yocheved, Hamas'ın silahlı üyeleri tarafından motosikletlerle kibutzundan kaçırıldığı anları anlattı.

    Gazze'ye yolculuğu sırasında vücudunda morlukların oluştuğunu söyleyen Yocheved, nefes almakta zorlandığını da aktarıyor.

    Yocheved'in söylediklerini İngilizce'ye tercüme eden kızı Sharone, annesinin bir motosikletle kaçırıldığını ve sopayla dövüldüğünü doğruluyor.

    Ancak Yocheved, kendisini karşılayanların ona "Kuran'a inandıklarını ve bu nedenle ona zarar vermeyeceklerini" söylediğini aktarıyor.

    'Örümcek ağına benzeyen tüneller'

    Sharone'un aktardığına göre Yocheved ve yanındaki diğer 24 kişi Gazze'ye yolculuklarının ardından "yumuşak, ıslak zeminli" tünellere götürüldü ve "örümcek ağına benzeyen" tünellerde birkaç kilometre yürümek zorunda kaldı.

    Bundan birkaç saat sonra Kivvutz Nir Oz'dan beş kişi, bir sağlık görevlisi ve doktorun bulunduğu ayrı bir odaya alındı.

    Yocheved, kendisinin ve diğer kişilerin tutulduğu odanın temiz olduğunu ve 2-3 günde bir doktorun ziyarete geldiğini anlatıyor.

    Gazze'ye giderken motosiklet kazasında ağır yaralanan bir kişinin tedavi edildiğini de paylaşan Yocheved, ihtiyaç duydukları ilaçları getirmek için bir sağlık görevlisinin onları ziyaret ettiğini ekliyor.

    Yocheved, onu kaçıran kişilerin "kadın hijyeni" konusunda bile "her ayrıntıyla ilgilendiğini" söylüyor ve beyaz peynir ile salatalık yediklerini anlatıyor.

    Sharone, tünelde görevlendirilen Hamas üyelerinin de aynı yemeği yediğini ekliyor.

    Hamas'ın rehin aldığı diğer kişilere değinen Sharone, annesinin "herkes geri dönene kadar hikayenin bitmeyeceğini" hissettiğini aktardı.

    Yocheved Lifschitz'in rehin alınan eşinin hala kayıp olduğu belirtiliyor.

  10. Hamas-İsrail savaşında arada kalan Taylandlı işçiler

  11. Macron: İsrail'in ilk hedefi rehinelerin serbest bırakılması olmalı

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bugün İsrail'e yaptığı ziyarette ülkeyi yalnız bırakmayacağına söz verirken bölgesel bir çatışma riskine karşı uyarıda bulundu.

    Kudüs'te İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile görüşen Macron, Fransa'nın İsrail ile "omuz omuza" durduğunu ve ilk hedefin Gazze'deki rehinelerin serbest bırakılması olması gerektiğini söyledi.

    Macron, "Terörle mücadelede yalnız bırakılmadığınızdan emin olmanızı istiyorum. Kafa karışıklığına yol açmadan ve bu çatışmayı büyütmeden terörle mücadele etmek bizim görevimiz" ifadelerini kullandı.

    Macron açıklamasından önce Tel Aviv'de sevdiklerini kaybeden İsrail-Fransız vatandaşları ve rehinelerin aileleriyle de görüştü. Dokuz Fransız vatandaşının hâlâ kayıp olduğu veya rehin tutulduğu düşünülüyor.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de görüşen Macron'un önümüzdeki saatlerde muhalefet liderleri Benny Gantz ile Yair Lapid'in yanı sıra Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistin lideri Mahmud Abbas ile de görüşmesi bekleniyor.

    Pazartesi günü Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları İsrail ile Hamas arasındaki savaşta sivillere daha fazla yardımın ulaşması için "insani ateşkes" çağrısı üzerinde anlaşmaya varamadı.

  12. İsrail, Hamas'ın 7 Ekim saldırılarının kesilmemiş görüntülerini yabancı gazetecilere izletti

  13. Biden, Netanhayu ile görüştü: "Gazze’ye insani yardım girişi sürekli devam etmeli"

    ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanhayu’ya Gazze’ye sürekli insani yardım girişinin devam etmesi gerektiğini söyledi.

    İkili Pazartesi günü bir telefon görüşmesi yaptı.

    Biden, iki ileri yaştaki rehinenin serbest bırakılmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

    Tel Aviv, iki rehinenin serbest bırakılmasının Hamas’a “zaman satın aldırmayacağını” açıkladı.

    ABD Başkanı Biden, bir ateşkesin tüm rehineler serbest bırakılmadan değelendirilemeyeceğini de söylüyor.

  14. Londra'da Filistin yanlısı slogan atan metro sürücüsü görevden uzaklaştırıldı

    Londra’nın bir metro sürücüsü Filistin yanlısı slogan attığı gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldı.

    Kentin ulaştırma hizmetlerinden sorumlu kurumu Transport for London (TFL) olay hakkında soruşturma açıldığını duyurdu.

    Cumartesi günü İngiltere’nin başkentinde yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı bir Filistin’e destek yürüyüşü yapıldı.

    Aynı gün metroda yaşanan ve sosyal medyada yer alan olayda sürücünün, tren içinde yayın yapan sistemi kullanarak “özgür, özgür” diye slogan attığı duyuluyor. İçerideki yolculardan bazıları bu slogana “Filistini” ekliyor. “Özgür Filistin” yürüyüşlerde sıkça kullanıldı.

    TFL, inceleme bitimine kadar sürücünün görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.

    TFL’in direktörü Glynn Barton, sürücünün tren içi sistemi uygunsuz kullandığının tespit edildiğini söyledi.

    Barton, kurumun yönetmeliklerine göre bir soruşturma yürütüleceğini de ekledi.

    Hükümet yetkilisi Paul Scully de metro çalışanlarının “günlük işlerine odaklanması” gerektiğini söyledi.

    İsrail Büyükelçiliği’nden de olayla ilgili bir açıklama yapıldı ve “Londra metrolarında bu hoşgörüsüzlüğe rastlanması çok rahatsız edici. Toplu taşıma herkes için güvenli olmalı” denildi.

  15. Hamas iki rehinenin serbest bırakılış anlarını yayınladı, İsrail Mısır’a teşekkür etti

    Hamas, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğu ile iki rehineyi serbest bıraktığını duyurdu.

    İsrail Başbakanlık ofisi serbest bırakılan rehinelerin 79 yaşındaki Nurit Yitzhak ve 85 yaşındaki Yocheved Lifshitz olduğunu doğruladı.

    Basına dağıtılan görüntülerde serbest bırakılan iki kadının sedye ile ambulansa alındığı görülüyor.

    Rehinelerin Hamas’tan teslim alınarak İsrailli yetkililere teslim edilmesinde Uluslararası Kızılhaç çalışanları rol oynadı.

    İsrail, Uluslararası Kızılhaç ve Mısır’a teşekkür etti.

    Tel Aviv açıklamasında “tüm rehinelerin İsrail’e geri dönmesi için” çalışıldığı açıklanıyor.

    Hamas'ın silahlı kanadı Kassam Tugayları'nın yayınladığı videoda, iki rehinenin nasıl sağlık görevlilerine teslim edildiği de görülüyor.

    Videoda iki kadına yiyeceğin yanında sıcak içecek verildiği de görülüyor.

    Videonun sonunda, 85 yaşındaki Yocheved Lifschitz, kamuflajlı ve yüzü kapalı bir kişi ile el ele tutuşuyor ve sağlık görevlilerine teslim edilmeden önce de geri dönerek aynı savaşçının elini sıkıyor.

  16. Hamas: İki rehineyi daha serbest bıraktık

    Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğu sonucu, Nurit Yitzhak ve Yocheved Lifshitz adlı iki rehineyi serbest bıraktığını duyurdu.

    Hamas ayrca, "düşman" diye tanımladığı İsrail'i Cuma gününden bu yana rehineleri geri almamakla suçladı.

    Açıklamada "Bu iki rehineyi insani ve sağlık nedenleiyle serbest bıraktık" denidi.

    Hamas daha önce de iki ABD-İsrail çifte vatandaşı anne ve kızı serbest bırakmıştı.

    Daha önce Katar'ın arabuluculuğuyla 50 yabancı ve çifte vatandaş rehinenin serbest bırakılabieceği belirtilmişti.

    BBC'nin ABD'deki ortağı CBS de rehinelerin serbest bırakıldığını bildirdi ve İsrailli bir yetkili bu iki ismin serbest kaldığını doğruladı.

    Uluslararası Kızılhaç da daha sonra rehinelerin serbest kaldığını teyit etti.

  17. Kaynaklara göre rehinelerin serbest kalması görüşmeleri 'ciddi bir aşamaya' girdi

      • Yazan, Rushdi Abualouf
      • Unvan, Han Yunus, Gazze

    Hamas ile Katar aracılığıyla yapılan örgütün elindeki rehinelerin serbest bırakılması görüşmelerinde "ciddi bir aşamaya gelindiği belirtildi"

    Görüşmelere yakın bir kaynak, Cuma günü iki ABD vatandaşı rehinenin serbest bırakılmasının üzerine inşa edilen Katarlı arabulucu ve ABD'nin de müdahil olduğu "yoğun ve odaklı" görüşmelerin sürdüğünü belirtti.

    Hamas'ın, 50 yabancı ve çifte vatandaşlığa sahip sivil rehinelerin ateşkes ve bölgeye daha fazla yardım girmesi karşılığında serbest bırakılmasına "olumlu bir tepki verdiği" belirtiliyor.

    Aynı kaynak, İsrail'in ateşkesi reddetmesinin görüşmelerde ilerleme sağlamasını önlediğini belirtti.

    Üst düzey bir İsrailli hükümet yetkilisi, Hamas'ın ateşkes karşılığında yabancı rehineleri serbest bırakması haberlerine "Bir ateşkes gülünç olur. 11 Eylül saldırılarından sonra ABD'den ateşkes istemek gibi ve bu 20 kat daha kötü.

    İsrail'in son tahminlerine göre Gazze'de 222 kişi rehin tutuluyor.

  18. Gazze'de El Zehra mahallesi İsrail'in saldırılarıyla moloz yığınına dönüştü: 'Uyarı saldırıdan 5 dakika önce geliyor'

  19. İngiliz istihbaratı, El Ehli Hastanesi patlamasına Gazze'den gönderilen bir füzenin sebep olduğunu söyledi

    İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, İngiliz istihbaratının yaptığı analizlere dayanarak El Ehli Hastanesi'ndeki patlamaya muhtemelen Gazze'den ateşlenen bir füzenin ya da parçasının sebep olduğunu söyledi.

    Hastanedeki patlamayla ilgili yapılan yanlış haberlerin bölgeye olumsuz etki yarattığı belirtti, "Dersimizi almalı ve gelecekte değerlendirme yaparken acele etmemeliyiz" dedi.

    Parlamentoda konuşan Sunak, "bölgesel istikrar ve iki devletli çözüm için İngiltere'nin daha fazla yatırım yapması gerektiğini" söyledi. Hamas'ın Gazze'yi ya da Filistin topraklarının herhangi bir bölümünü kontrol etmesine izin verilen "herhangi bir senaryo" olamayacağını ekledi.

    Diğer ülke liderleriyle, savaşın büyümesini engellemek adına konuşmalar yaptığını belirtti.

  20. İngiliz-Gazzeli doktor: Salgın olmasından korkuyorum

    Şu an Gazze'nin güneyindeki Refah'ta bulunan Liverpoollu doktor Abdelkader Hammad, Mısır'a geçmek için sınırın açılmasını bekliyor. 10 kişiyle aynı odayı paylaştığını, bombardımanın hiç dinmediğini, su ve yiyeceğin tükenmek üzere olduğunu söylüyor.

    Onu en çok endişelendiren şeyin Gazze'deki hastanelerin durumu olduğunu ifade eden Hammad, bir Birleşmiş Milletler hastanesinden BBC Radyo 5'e yaptığı açıklamada, "burada hastaları tedavi etmeye çalışmak kabus gibi" diyor.

    Bazı kişilerin hastanede iki hafta boyunca duş alamadığını belirten Hammad, hijyen eksikliğinden ötürü büyük bir salgın olmasından korktuğunu söylüyor:

    "Siviller, ayrım yapmaksızın devam eden savaşın bedelini ödüyor".