Ayşe Tokyaz cinayeti davası: Duruşma 9 Eylül'e ertelendi

Esra Tokyaz siyah beyaz fotoğrafından Hesabı kadınlar soracak yazılı bir pankat tutuyor.

Kaynak, X@offesra

Fotoğraf altı yazısı, Esra Tokyaz kızkardeşinin cinayetinin aydınlatılması için mücadele etmeye devam edeceğini söylüyor.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 5 dk

Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın cinayetiyle ilgili davanın dördüncü duruşmasında savcı mütalaasını sundu. Duruşma 9 Eylül'de devam edecek.

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dördüncü duruşmada, savcılık baş sanık Cemil Koç hakkında "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet talep etti.

Eski polis memurunun ayrıca "şantaj" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamasıyla ise 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Olayla ilgili olarak görevi kötüye kullanma ve veri sızdırma suçlamasıyla yargılanan iki polis memuru dahil sekizi tutuklu olmak üzere 11 erkek sanık koltuğunda oturuyor.

Ayşe Tokyaz'ın cansız bedeni 13 Temmuz'da İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde yol kenarında bir bavulun içinde bulunmuştu.

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Cemil Koç hakkındaki suçlamaları reddediyor ve Tokyaz'ın "merdivenden düştüğünü" savunuyor.

İstenen diğer cezalar

Savcılık mütalaasında Cemil Koç'a Ayşe Tokyaz'ı öldürme eylemini soğukkanlılıkla planladığı, cinayet öncesinde Ayşe Tokyaz'a sistematik şekilde şiddet uyguladığı suçlamalarını yöneltti.

Buna ek olarak özel fotoğraflarını ve özel hayatına ilişkin verileri bilgisayarında saklayarak şantaj yaptığı ve evden ayrılmasına engel olup zorla ikamette tuttuğu iddia edildi.

Oğuz K. hakkında, cesedin bulunduğu valizin taşınması sürecinde Cemil Koç ile birlikte hareket ettiğini değerlendirerek "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme" suçunda ağırlaştırılmış müebbet ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Cemal A.'nın ise "kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye yardım etme" suçlamasıyla15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istendi.

Cesedin bulunduğu valizin taşınması ve boş araziye bırakılması sürecine katıldıkları gerekçesiyle İlker U., Necmettin E., Erhan G., Barış A. ve Yusuf Z.'nin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Sanık İlker U. hakkında ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla 9 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.

Savcılık, bu kişiler hakkında cinayet planına önceden dahil olduklarını gösteren yeterli delil bulunmadığını belirtti.

Polis memurları Necdet Ç. ve Zülfü B.'nin ise resmi sistemlerden bilgi sorgulayıp paylaşarak Cemil Koç'a ulaştırdıkları iddiasıyla "görevi kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve paylaşma" suçlarından 3 yıl 6 aydan 8 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma ise 9 Eylül Çarşamba günü görülmeye devam edecek.

'Yeni suça teşvik'

Duruşmadan sonra Kadına Cinayetlerine Karşı Feministler grubu adına açıklama yapan Feride Eralp, mütalaa'da Cemil Koç ile birlikte Oğuz K. ve Cemal A.'nın aynı suçlardan yargılanmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.

Ancak Cemil Koç'a yardım edenlerin, suç delillerini ortadan kaldırmasına yardım etmekle suçlanmasını yetersiz bulduklarını belirtti.

Bu durumla ilgili, "Bu kişiler için ödüldür, yeni suça teşviktir" dedi

"Biz kadınlar olarak, bir şikayete gittiğimizde ifadelerimizin sızdırılmayacağını, polis kimliğinin bir katili çevirmeden korumayacağını görmek istiyoruz ama tam tersini görüyoruz" diye ekledi.

Bunun bir "suç şebekesi" olduğunu savunan Eralp, Cemil Koç için "Bir zamanlar polis olması bir gün katil olması kadar korkunçtur" ifadelerini kullandı.

Koç'un duruşmalardaki rahatlığına dikkat çekerek, "Bizi şiddetten koruma yükümlülüğü olan bir erkeğin mahkemede bu kadar pişkin olmasını sağlayan nedir?" diye sordu.

Duruşma öncesinde açıklama yapan Esra Tokyaz, kardeşi Ayşe Tokyaz için adalet arayışını sürdürdüğünü belirterek, sanık Cemil Koç'un geçmişinin ve bağlantılarının yeterince araştırılmadığını savundu.

Kardeşinin öldürülmesinin ardından, "...Ben tek başıma şehir şehir dolaşırken, kanıt ararken, delil sunarken bu Diyarbakır'da 2022'den 2025'e kadar Cemil Koç ne yapıyordu?... Kim koruyor şu an? Kim koruyor? Şimdi adaleti kim sağlayacak?" diye sordu.

Kamu kurumlarının ve yetkililerin bugüne kadar gerekli adımları atıp atmadığını sorgulayan Tokyaz, tüm baskılara rağmen kardeşinin adaletini sağlamak için mücadele etmeye devam edeceğini ifade etti.

CHP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Hatice Dursun Selli ise davanın yalnızca bir kadın cinayeti davası olmadığını, aynı zamanda eski polis memuru olan Cemil Koç'un olası ilişkileri ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının da ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Selli, Esra Tokyaz'ın dosyaya sunduğu önemli görüntülerin daha önce neden tespit edilmediğinin açıklanması gerektiğini belirtti.

Yargının sanıklar ve varsa suç ortakları hakkında hiçbir hafifletici neden uygulanmadan adil ve ağır cezalar vermesini beklediklerini dile getirdi.

'Toplumun tamamını ilgilendiren ağır insan hakları ihlalleri

Duruşmaya milletvekilleri ve kadın hakları alanında çalışan çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Av. Sinem Ermiş, savcılık makamının esas hakkındaki mütalaasını dosya kapsamındaki delillerle" uyumlu ve kapsamlı" bulduklarını söyledi.

Duruşmaya Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) adına gözlemci olarak katılan avukat, özellikle kadına yönelik öldürme suçunun tasarlama, canavarca his ve eziyet çektirerek öldürme nitelikleriyle değerlendirilmesinin, "iddia edilen fiilin ağırlığının hukuki olarak ortaya konulması bakımından önemli" olduğunu belirtti.

Bunun yanında suça iştirak eden diğer sanıklar yönünden de iştirak biçimlerinin ayrı ayrı değerlendirilmiş olması ve cezalandırma taleplerinin yer almasının, "olayın tüm yönleriyle ele alındığını gösterdiğini" belirtti.

Ermiş, "Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri yalnızca mağduru ve ailesini değil, toplumun tamamını ilgilendiren ağır insan hakları ihlalleri" olduğunu vurguladı.

"Temennimiz, tüm deliller değerlendirilerek adil bir karar verilmesi ve verilecek kararın hem mağdur yakınlarının adalet beklentisini karşılaması hem de kadına yönelik şiddetle mücadelede hukukun caydırıcılığına katkı sağlamasıdır" diye ekledi.

Koç, Ejegül Ovezova'yı da öldürmekle suçlanıyor

38 yaşındaki Cemil Koç 2024'te polislikten ihraç edildi.

Koç, hakkında Ejegül Ovezova'nın Diyarbakır'da ölümüyle ilgili de cinayet suçlamasıyla iddianame hazırlandı.

Eski polis hakkında bu davada da tutuklama kararı verildi.

Ovezova'nın, 24 Temmuz 2023'te Bağlar Mahallesindeki evinde "yüksek düşme sonucu" öldüğü iddia edildi.

İki yıl sonra hazırlanan iddianamede, Koç'un Ovezova'yı "penceresinden düşürmek suretiyle" öldürdüğüne dair "yeterli şüphe" bulunduğu kaydediliyor.

Koç'un DNA'sının Ovezova'nın tırnaklarında tespit edildiği kaydedildi.

27 Kasım'da başlayan davada, son olarak olay anına ait olduğu iddia edilen yeni fotoğraflar ve darp görüntüleri mahkemeye sunuldu.

Ovezova'nın ölümüne ilişkin hazırlanan olay yeri inceleme bulguları, adli tıp raporları ve kriminal incelemeler de dosyaya dahil edildi.