You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

CHP Genel Başkanı Özel: Yargıtay’ın yaptığı hadsizlik

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yargıtay Başkanlığı'nın Anayasa Mahkemesi hakkında yaptığı açıklamayı "hadsizlik" olarak değerlendirdi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Eski adalet bakanı Gül: "Yüksek yargı mercileri arasındaki çatışma görüntüsü endişe vericidir"

    Eski adalet bakanı AKP'li Abdulhamit Gül, Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin AYM üyeleriyle ilgili suç duyurusu kararını değerlendirdi.

    Gül yaptığı paylaşımda, "Yüksek yargı mercileri arasındaki çatışma görüntüsü, hukuk devleti ve mülkün temelinde yer alan adalet duygusu için endişe vericidir" dedi.

  2. İstanbul ve Ankara Baroları, Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunacak

    İstanbul Barosu, tutuklu Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında “hak ihlali” kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunacak.

    Aynı şekilde suç duyurusunda bulunacaklarını açıklayan Ankara Barosu da Yargıtay’ın anayasayı tasfiye ettiğini savundu.

  3. MHP'den Feti Yıldız: "Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı kontrol mekanizmasının bulunmaması önemli bir eksikliktir"

    MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, AYM'nin kararlarını tutarlı hukuki gerekçelerden alması gerektiğini belirtti.

    Yıldız, "AYM kararları gücünü, bir başka hukuki merciin denetiminden geçmeyecek olmasından, herkesi bağlayıcı olmasından değil, yetkin ve tutarlı hukuki gerekçelerden almalıdır" dedi.

    AYM kararlarına itirazın kapalı olmasını önemli bir eksiklik olarak nitelendiren Yıldız, şöyle devam etti:

    "Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı kontrol mekanizmasının bulunmaması önemli bir eksikliktir. Hukuk normu koymanın, muhakeme meselesi değildir. Anayasa Mahkemesi yargısal aktivizmde bulunamaz. Yasama organın yerine geçerek norm da ihdas edemez, mevcut olan normu da görmezden gelemez, anayasayı yeniden yorumlayamaz. Suç ve ceza politikasını belirlemek, Anayasa Mahkemesi kararlarında sıkça ifade edildiği gibi kanun koyucunun, Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirindedir."

  4. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Yargıtay’ın kararının doğru olduğunu ileri sürdü: "AYM’nin bu konuda verdiği kararlar tam bir yargısal aktivizm örneğidir"

    Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararına uymayıp yüksek mahkemenin üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ilgili bir açıklama yaptı.

    Anayasa Mahkemesi'ni eleştiren Uçum, "Ne yazık ki AYM’nin bu konuda verdiği kararlar tam bir yargısal aktivizm örneğidir" ifadelerini kullandı.

    Bu çerçevede Yargıtay’ın kararının doğru ileri süren Uçum, "Yargıtay’ın AYM ihlal kararına uymama kararı gerekçeleriyle doğrudur. Tepki gösterenlerin Yargıtay kararını okuyup okumadıkları da ayrı bir sorundur. Suç duyurusu meselesi ise Milli Yargıya karşı saldırıların çok büyük bir birikim oluşturması sebebiyle reaksiyoner bir tavırdır" dedi.

  5. Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Prof. Dr. Osman Can: Tamamen hukuk dışına sapmış güç gösterisi

      • Yazan, Fundanur Öztürk
      • Unvan, BBC Türkçe

    Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Prof. Dr. Osman Can, Anayasa'nın 153. maddesine göre AYM kararlarının tüm yargı mercilerini bağladığını ve bunun "tartışma dışı" olduğunu söyledi.

    Osman Can, "Bu hukukla izah edilebilir bir şey değil, tamamen hukuk dışına sapmış bir güç gösterisidir" diyor:

    "Kişisel/kurumsal egolarını gerekçe haline getirip Anayasa'yı uygulamamaya çalışan, Anayasa'nın açık hükümlerine karşı direnen bir Yargıtay vardır. Bu direnç neticesinde artık hiçbir mahkeme, Anayasa'da açıkça yer almasına rağmen AYM kararlarına uymayacak."

    "Bu AYM'nin görevini yapamaz hale gelmesi, dolayısıyla tamamen işlevini yitirmesi gibi bir sonuç doğurur. Buna siyaset bilimde darbe derler. Bir an evvel bu hatalardan dönmeleri gerekiyor."

    Can, Yargıtay ve ilk derece mahkemesinin AYM kararını uygulamayarak Anayasayı ihlal ettiğini belirtiyor:

    "Anayasa'nın 154. maddesi açık. AYM kararını uygulamayan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri Anayasa'yı ihlal ettiler, Yargıtay da bu ihlali pekiştirdi. Fakat Anayasa'yı ihlal edenler, AYM'yi Anayasa ihlaliyle suçlayarak suç duyurusunda bulunuyorum diyorlar. Bu garabeti hukuken tartışabilme imkanımız yok."

    "Yargıtay kararında bir bakıma metodolojik bir çarpıtma yapılıyor ve bu çarpıtmanın neticesinde hükümler kuruluyor. Hukuken takip edilmesi mümkün olmayan bir gerekçelendirme yapılıyor."

    "Yargıtay, AYM’nin yargısal aktivizm yaptığını söylüyor ancak burada duygusal bir itiraz ve kırılgan bir ego savaşı olduğu görünüyor. Dolayısıyla çok duygusal ve kişiselleşmiş bir karar. Yargıtay'ın 'AYM kararını tanımıyorum' deme hakkı hiçbir surette yoktur. Artık burada hukuk tartışmasının ötesine geçtik."

    'Hukuk dışı bir spekülasyon yapılıyor'

    Anayasa’nın 83. maddesinde "Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz" ifadesi yer alıyor.

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay kararına uyması halinde Fethullah Gülen, Adil Öksüz, Cemil Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan, Sabri Ok gibi firari Gülen yapılanması üyeleri ve PKK yöneticilerine de milletvekilliği ihtimalinin doğacağını ileri sürdü.

    Can ise bu değerlendirmenin hukuk dışı bir spekülasyon niteliği taşıdığını söylüyor:

    “Bu o kadar spekülatif ve manipülatif bir yaklaşım ki… Parlamento dokunulmazlıkları her zaman kaldırabilir. Dolayısıyla yargılamanın önünü her zaman açabilir. Bahsedilen kişilerle ilgili zaten mahkûmiyet kararı verilmiş, zaten milletvekilliğine adaylığını koyamazlar."

    'AYM üyelerinin yargılanmasını tartışmak bile abes'

    Peki, AYM üyeleri bu suçlamayla yargılanabilir mi?

    Can'a göre, AYM üyelerinin bu suç duyurusu ile nasıl yargılanacağını tartışmak dahi "abes".

    Nitekim kanuna göre, AYM üyeleri hakkında bir soruşturma sadece AYM Genel Kurulu kararıyla yapılabiliyor. Bunun yanı sıra AYM üyelerini yargılama yetkisi de AYM'de.

    Can, "15 üyeli AYM'de Can Atalay kararına muhalif 6 üye bulunuyor. Halbuki AYM'nin karar verebilmesi için en az 10 kişiyle toplanması gerekiyor. Dolayısıyla böyle bir yargılama zaten söz konusu olamaz" diyor.

  6. Anayasa Hukuku Profesörü Aslan: Hakkında suç duyurusunda bulunulması gereken, Anayasa Mahkemesi üyeleri değil bu kararı veren Yargıtay üyeleridir

    İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Aslan, "Hakkında suç duyurusunda bulunulması gereken, Anayasa Mahkemesi üyeleri değil bu kararı veren Yargıtay üyeleridir" değerlendirmesi yaptı.

  7. Türkiye Barolar Birliği: Bu karar anayasal düzene karşı açık bir başkaldırıdır

    Türkiye Barolar Birliği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin TİP Milletvekili Can Atalay başvurusunda verdiği ihlal kararı üzerine bugün aldığı “uymama” ve Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulması şeklindeki kararını "Anayasal düzeni değiştirme teşebbüsü" olarak yorumladı.

    Barolar Birliği yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    • "Dairenin; Anayasa Mahkemesini âdeta terör örgütleriyle birlikte hareket etmekle suçlayan, milletin iradesi olan yüce Türkiye Büyük Millet Meclisini tedip etmeye çalışan, bir yargı makamının Türk Milleti adına verdiği karara yakışmayacak ifadeler kullanan kararı, hukukun üstünlüğü ilkesinin geçerli olduğu bir hukuk devleti için dönüm noktası niteliğindedir.
    • "Bu karara imza atan Yargıtay üyeleri derhal görevden el çekmeye davet edilmeli ve haklarında Yargıtay 1. Başkanlık Kurulu tarafından ceza soruşturması başlatılmalıdır.
    • "Birliğimiz tarafından Anayasal düzeni yok sayan ilgili Yargıtay Daire Üyeleri bakımından “görevden el çektirmeye davet” yaptırımının uygulanması için Yargıtay Yüksek Disiplin Kuruluna yarın itibariyle gerekli başvuru yapılacaktır.
    • "Bu Anayasa tanımaz keyfi uygulamaya karşı hukukun üstünlüğünü ve yurttaşlarımızın haklarını korumak için barolarımızla istişare edilerek yapılacakları belirlemek üzere yarın sabah olağanüstü gündemle toplantı kararı alınmıştır."
  8. HEDEP Eş Genel Başkanı Bakırhan: Türkiye’de hukuk sisteminin ve tüm yasaların demokratikleştirilmesi için siyasi partiler devreye girsin çağrısı yapıyoruz

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Yargıtay'ın AYM'nin kararını tanımaması ile ilgili "baş sorumlunun iktidar" olduğunu savundu.

    X hesabından bir paylaşım yapan Bakırhan, "Türkiye’de hukuk sisteminin ve tüm yasaların demokratikleştirilmesi için siyasi partiler devreye girsin çağrısı yapıyoruz" dedi.

    Bakırhan, Can Atalay'ın serbest bırakılmasını talep etti.

    HEDEP Merkez Yürütme Kurulu ve Meclis Grubu AYM kararlarının uygulanmaması ve Yargıtay'ın hamlesi ile son gelişmeleri değerlendirmek üzere yarın bir araya gelecek.

    Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan saat 11:00’de HEDEP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenleyecek.

  9. TİP Genel Başkanı Baş: Herhangi bir makamın TBMM’yi tehdit etmesi açık bir darbe girişimidir

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Yargıtay'ın Anayasaya ve yasalara uygun olarak aldıkları bir karar nedeniyle AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmasının "açıkça anayasayı çiğneme girişimi" olarak değerlendirdi.

    Baş, "Herhangi bir makamın yetmezmiş gibi bir de TBMM’yi tehdit etmesi açık bir darbe girişimidir" dedi.

    Yargıtay 3. Dairesi açıklamasında TİP Milletvekili Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM'ye bildirimde bulunmuştu.

    Sosyal medya paylaşımında bulunan TİP Genel Başkanı, "Tüm yurttaşlarımızı, tüm siyasi partileri bu paralel yargı darbesi girişimi karşısında ortak tavır almaya çağırıyorum" diye yazdı.

  10. Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ: Türkiye bir 'devlet krizi' yaşamaktadır

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Yargıtay'ın kararı sonrasında yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'nin bir "devlet krizi" yaşadığını savundu.

    "Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin Anayasa Mahkemesi kararını tanımayıp, Ağır Ceza Mahkemesi’ne kendi kararını göndermesi açık bir Anayasa ihlalidir" değerlendirmesi yapan Özdağ şöyle devam etti:

    Özdağ, "kriz" olarak adlandırdığı konunun çözümü için, kuvvetler ayrılığı ilkesi kapsamında her merciin hukuka saygılı olması ve Anayasa Mahkemesi kararının esas alınması gerektiğini savundu.

  11. Davutoğlu: Bunun adı darbedir

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yargıtay'ın kararı ile ilgili "Bunun adı darbedir" değerlendirmesini yaptı.

    Sosyal medya hesabında bir paylaşım yapan Davutoğlu, "Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi kararını tanımayıp, üstüne hak ihlali kararı veren üyeler hakkında suç duyurusunda bulunmasının başka izahı olamaz. Bu karar demokrasiye ve hukuk devletine darbedir, asla kabul edilemez" dedi.

  12. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu: 'Artık Türkiye’de hiçbir vatandaşın hukuk güvenliğinin kalmadığı' anlamına gelir

    İYİ Parti Ankara Milletvekili, Medya İlişkileri Başkanı ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Yargıtay'ın AYM hakkındaki suç duyurusunu '100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşanan vahim bir hukuk skandalı daha' diyerek eleştirdi.

    Zorlu X'ten yaptığı açıklamada "AYM kararları yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Yargıtay’ın AYM kararına uymaması hukuken izah edilemezken, AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması 'Artık Türkiye’de hiçbir vatandaşın hukuk güvenliğinin kalmadığı' anlamına gelir" yazdı.

    Zorlu'nun mesajı şöyle devam etti: "Ne yazık ki mahkemeler vasıtasıyla hak, hukuk, adalet tesis edilmediği gibi siyasi iktidar eliyle ülkenin adalet kalelerine darbe vurulmaktadır. Bu karar kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığını bir kez daha rafa kaldırma girişimidir. Bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve devletin de mahkemelerin de meşruiyet kaynağı Anayasamızdır. İktidarın gücünü pekiştirmek için hukuku bir araç olarak kullanmasına, AYM’yi itibarsızlaştırmasına ve mahkemeler eliyle gövde gösterisinde bulunmasına izin vermeyeceğiz."

  13. AKP Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: 'Asla olmaması gereken bir olay yaşıyoruz'

    AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, yüksek yargıdaki kriz için “Hiç ve asla olmaması gereken öylesi bir olay yaşıyoruz.” mesajını verdi.

    Yazıcı’nın sosyal medya mesajı şu şekilde:

  14. Yargıtay'ın AYM kararında neler yer aldı?

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi bugün Can Atalay’ın mahkumiyet kararını onayan bir önceki kararın doğru olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararına uymayı reddetti.

    AYM'nin "Anayasa’yı ihlal ettiğini ve yetkisini aştığını" kaydeden Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Atalay hakkında ihlal kararı veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.

    Yargıtay 3. Dairesi ayrıca Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM'ye bildirimde bulundu.

    Yargıtay 3. Dairesi, AYM tarafından tehdit edildiklerini de öne sürdü.

    Yargıtay kararının detaylarını haberimizde okuyabilirsiniz.

  15. Türkiye Barolar Birliği, Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu’na başvuruyor

    Türkiye Barolar Birliği, Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri için “görevden el çektirmeye davet” yaptırımının uygulanması amacıyla Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu’na başvuruyor.

    Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan başvurunun Perşembe günü yapılacağını paylaştı.

  16. CHP lideri Özgür Özel: 'Yargıtay'ın suç duyurusu anayasal düzene karşı kalkışma girişimi'

    Yüksek yargıda yaşanan krize ilişkin CHP'nin yeni genel başkanı Özgür Özel parti grubunu olağanüstü toplantıya çağırdığını duyurdu.

    Toplantı kapalı yapılacak.

    Özgür Özel, yaşanan krizi "anayasal düzene karşı kalkışma girişimi" olarak tanımladı.