28 yıl önce
Batman’da silahlı bir saldırıda hayatını kaybeden Demokrasi Partisi (DEP)
Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın öldürülmesiyle ilgili açılan davanın 6. duruşması
bugün Diyarbakır 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşti.
14 Şubat 2022’e
ertelenen davanın ardından HDP milletvekili Meral Danış Beştaş ve Cihan Sincar
bir basın açıklaması yaptılar.
Sincar suikastından
tutuklu tek bir sanığın olmadığını hatırlatan Meral Danış Beştaş, davasını tek
bir fail ile bugün kadar devam ettiğini söyledi:
‘’Bu parlamento,
kendi üyesinin katledilmesini, failleri, derin devlet ilişkileri kontrgerilla
bağlantılarıyla nasıl öldürüldüğünü ortaya çıkarmak için kılını kıpırdatmıyor.
“Bu Türkiye’nin
resmidir. Bu Türkiye’de bir başka partinin vekili olsaydı, ya da dünyanın
herhangi bir yerine bir başka milletvekili katledilseydi ne olurdu, bunu
Türkiye yurttaşlarının düşünmesini istiyoruz.”
Bu adliyede
birçok davası izlediklerini söyleyen Beştaş ‘’Bu adliyelerde Kürt’e adalet yok,
Kürtlerin dilini, yaşamını, kültürünü savunanlara buradan adalet çıkmıyor’’
dedi.
Beştaş 1993’deki
iktidar gibi, mevcut hükümetin de o günkü katillerini korumaya devam ettiğini
öne sürdü:
''Mehmet
Sincar’ın ailesi de burada, 28 yıldır bu davada adalet arıyor, biz tek bir
tetikçinin, failin olmadığını biliyoruz.
“Pek çok faili
meçhul cinayette imzası olan Mehmet Ağar gibi ağababaları iyi biliyoruz. Devlet
ve Hizbullah bu dava için anlaşmış ve sanığı tahliye etmiştir. Hem bu davayı
unutturmaya hem de sanığı cezasız çıkarma konusunda anlaşmıştı. Bu davayı
sahipsiz bırakmayacağız, Kürtleri öldürmenin serbest olduğu ve öldürenlerin
ceza almadığını haykıracağız.”
Beştaş, Şırnak'ın
İdil ilçesinde zırhlı bir polis aracının çarpmasıyla hayatını kaybeden 7
yaşındaki Mihraç Miroğlu’na da değindi, “'Zırhlı araçlar, İzmir, Şırnak,
Diyarbakır gibi Kürt illerinde Kürt çocuklarını öldürüyor. Bu tür olayların
cezasızlıkla sonuçlanacağını biliyorlar, neden hız yapıp öldürmesinler ki”
dedi.
BBC Türkçe'ye konuşan
Mehmet Sincar’ın eşi Cihan Sincar da 28 yıldır adalet arayışında vazgeçemediklerini
söyledi.
“O tarihte
Süleyman Demirel, Tansu Çiller, OHAL Valisi Ünal Erkan ve derin devletin kara
kutusu Mehmet Ağar ülkenin yöneticileriydiler.
“O yıllarda
yaşanan tüm karanlık ve kirli işlerin sorumluları da bu isimler. Bu yüzden
Mehmet Sincar davası basit, sıradan bir dava değil, devlet için de önemli bir
dava.
“Hakimler
savcılar değişip duruyor, amaçları davayı sürüncemede bırakmak ve zaman aşımına
uğratmak. Ben ölsem bile çocuklarım adalet arayışından vazgeçmeyecektir.”
İnsan Hakları Derneği
Diyarbakır Şubesi’nin ‘Failler Bulunsun, Suçlular Yargılansın’ eyleminin
656’ncı haftasında Mehmet Sincar’ın hayat hikayesi okunmuş ve bu eylemde Sincar
için adalet çağrısı yapılmıştı.
Dönemin DEP
Mardin Milletvekili Sincar, 4 Eylül 1993 tarihinde partisinin il yöneticisi
Metin Özdemir ile Batman şehir merkezinde silahlı bir saldırıda öldürüldü.
40 yaşındaki
Sincar, evli ve 3 çocuk babasıydı.
Cinayeti başta
Türk İntikam Tugayları (TİT) üstlendi ve yedi yıl faili meçhul kaldı.
İstanbul'da 2000
yılında Hizbullah’a yönelik baskınlar ile elde edilen dokümanlarla birlikte
gözaltılar başladı ve Sincar cinayetinden de 6 sanık mesul tutuldu.
Daha sonra
görülmeye başlanan Sincar cinayeti davasında yargılanan tek sanık Cihan Yıldız
ise 2008’de Avusturya’da yakalandıktan sonra Türkiye'ye iade edildi.
O tarihe kadar
etkin bir süreç işlemedi ve dosya Hizbullah Ana Davası ile birleşti ama Cihan
Yıldız dosyası 2010 yılında ayrıldı.
Devlet Güvenlik
Mahkemeleri’nde askeri hakim olduğu için adil yargılamanın yapılmadığı
gerekçesiyle AİHM kararı ile yeniden yargılanmanın önü açıldı.
Hizbullah davasında
yargılanan birçok sanık gibi Cihan Yıldız da bu haktan yararlandı.
Sincar Davası’nın
tek sanığı olan Yıldız, Mart 2019’da tahliye oldu.
Duruşmalara
SEBGİS ile katılan Yıldız masum olduğunu, Hizbullah evi baskınlarında adının
geçtiği belgenin sahte olduğunu ve cinayeti işlemediğini savunmuştu.