Gezi davasında müdafi avukatları mahkemede “davayı kısaltılma iradesi” olduğunu öne sürdü
- Yazan, Esra Yalçınalp
- Unvan, BBC Türkçe
Mayıs 2013’te başlayan ve iki hafta süren Gezi Parkı protestolarıyla ilgili davanın ikisi savunma makamı ve kamuoyuna kapalı olmak üzere sekizinci duruşması saat 10.15’te başladı.
Şimdiye kadar Silivri 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen en dolu salonda geçen karar duruşmasında, 840 gündür tutuklu olan iş insanı Osman Kavala ile sanıklar Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerdem, Hakan Altınay, Çiğdem Mater ve Yiğit Ali Ekmekçi salonda hazır bulundu.
Mahkeme başkanı Galip Mehmet Perk’in hızlıca bir önceki duruşmadan beri gelişmeleri özetlemesiyle başladı.
Hemen sonrasında Savcı Edip Şahiner, davanın uzatma isteğinin reddedilmesini talep etti ve verdiği mütalaanın sabit olduğunu söyledi.
Mahkeme başkanı, tutuklu sanık Osman Kavala’ya esas hakkında savunma yapması için söz vermek istedi fakat savunma makamından gelen itirazlar sonucunda müdafi avukatlara söz verdi.
Avukatlar, sırayla kendi müvekkilleri özelinde örnekler vererek ilk duruşmadan beri verdikleri dilekçelerin dikkate alınmadığını, başta delil toplama talepleri olmak üzere, şimdiye kadarki taleplerine dair mahkeme heyetinin kararların taraflarına bildirilmediğini söylediler.
Müdafi avukatlar, “iddianın delileri olmadığı için kendi savunma delillerini sunmaya mecbur bırakıldıklarını” söyleyerek kendi tanıklarını mahkemede hazır bulundurduklarını ve dinlenmeleri gerektiğini beyan ettiler.
Dinlenmesi talep edilen tanıklar arasında gazeteci Ertuğrul Özkök ve Gezi protestolarına katıldığı beyan edilen kişiler yer alıyor.
Avukatların dışarda kaldığının mahkeme başkanına bildirilmesi sonucunda başkan “meraklı izleyicilerin çıkıp yer verebileceğini” ifade edince salonda bir uğultu oluştu. Başkan “duyarlı izleyiciler” diye düzelttiğini ifade etti.
Kavala’nın avukatı İlkan Koyuncu, “mahkemenin o aşamaya gelmediğini gördükleri için” bu celsede savunma yapmayacaklarını açıkladı.
Gizli tanık olarak dinlenen Murat Pabuç’un isim değiştirip Murat Eren adını aldığı ve “kimlik tespiti bile yanlış yapılarak” “hukuka aykırı olarak savunma makamı olmaksızın dinlenen” bu tanığın beyanlarının geçerli olmadığından dolayı tekrar dinlenmesini talep etti.
Koyuncu, ayrıca Adalet Bakanlığı’nın “AİHM kararının kesinleşmedi” diye bir dilekçesi olmadığını tespit ettiğini ve Adalet Bakanlığı’na bunun sorulmasını talep etti.
Bir başka müdafi avukatı Aslı Kazan, 2013 yılında Nazmi Ardıç tarafından yazılan fezleke ile savcının mütalaasının aynısı olduğunu iddia etti.
Müdafi Avukat Tora Pekin, “şimdiye kadarki taleplerinin davayı uzatma sebebiyle yapıldığın suçlamasıyla karşı karşıya kaldıklarını fakat aslında delillerin yok sayılması marifetiyle mahkemede davayı kısaltma iradesinin mevcut olduğunu” söyledi.
Duruşmanın ilk bölümü sona erdi; 15 dakika ara verildi.
Verilen aranın ardından duruşma tekrar başladı.
Mahkeme heyeti savunma makamının tüm taleplerinin “kovuşturmaya bu aşamada katkısı olmayacağı gerekçesiyle” reddine karar verdi.