Duruşma savcısı, ikinci oturuma Zarrab'ın Çin'deki şirketi üzerinden yaptığı işlemleri sorarak başladı.
Savcı: Bu e-mail'deki ifadeler, Çin'deki şirketinle mi bağlantılı?
Zarrab: Evet, İran'la ticaret ile ilgili
You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
ABD'de devam eden İran'a yönelik yaptırımların yasa dışı yollarla delinmesi davasında Reza Zarrab yeniden tanık kürsüsüne çıktı. Zarrab, "Erdoğan ve Babacan İran ile altın ticaretinin başlatılması talimatı verdi. Ziraat Bankası ve VakıfBank'a, benim ile ilgili işlemlerime yardımcı olmaları için de talimat verdiler" dedi.
Duruşma savcısı, ikinci oturuma Zarrab'ın Çin'deki şirketi üzerinden yaptığı işlemleri sorarak başladı.
Savcı: Bu e-mail'deki ifadeler, Çin'deki şirketinle mi bağlantılı?
Zarrab: Evet, İran'la ticaret ile ilgili
Zarrab'ın tanık olduğu duruşmada verilen ara sona erdi.
Zarrab kısa bir gecikmeden sonra tanık kürsüsüne geldi. Jüri üyeleri bekleniyor.
Reuters haber ajansına konuşan bir Ziraat Bankası yetkilisi, Reza Zarrab'ın iddialarını reddettiklerini söyledi.
Adı açıklanmayan yetkili, Ziraat Bankası’nın uluslararası düzenlemelere uyduğunu vurguladı.
Duruşmaya Türkiye saatiyle 22.00'ye kadar ara verildi.
Reza Zarrab'ın iki gündür ifadesinde söylediklerini derledik:
Zarrab: Atilla'ya "kesinlikle" rüşvet vermedim. Zaten Türk Ekonomi Bakanı'na rüşvet veriyordum. Halk Bankası'nda başka birine rüşvet vermeme gerek yoktu. Ayrıca Atilla da rüşvet istemedi.
(Muhasebe kayıtlarındaki) Ödemelerden biri saat satın alınmasıyla ilgili. Bu konuda bağlam verilmedi. Zarrab çok sayıda saat satın aldığını söylüyor ve devam ediliyor. Bir diğer ödemede de Süleyman Aslan'ın isminin baş harflerinin karşısında 2 milyon Euroluk ödeme görülüyor.
Kaynak: Adam Klasfeld
Mahkemede Zarrab'ın şirketinin iç muhasebe kayıtlarına bakılıyor. Bu kayıtlarda İran petrol ticaretinden alınan ve ödenen paralar gözüküyor. Ambargoları delmek öyle kârlı bir iş gibi görünmüyor. Yüzde 50'si Çağlayan'a gidiyor.
Kaynak: Katie Zavadski
Zarrab: İranla ticaret üzerinden Zafer Çağlayan'a yüzde 50 ödüyordum ve bu kârın miktarının hesaplanması gerekiyordu.
Kaynak: Adam Klasfeld
Zarrab: Süleyman Aslan'a rüşvet vermek Zafer Çağlayan'a rüşvet vermekten daha önemliydi. Çünkü her şeyi kontrol eden Aslandı.
Kaynak: Katie Zavadski
Verilen kısa aranın ardından duruşma Reza Zarrab'ın ifadeleri ile yeniden başladı.
Gazeteci Katie Zavadski, Zarrab'ın İranlıların ticareti bankalar aracılığı ile direkt transferler yoluyla yürütülüp, kendisinin aradan çıkarılmak isteneceği konusunda endişeli olduğunu, bunun yaşanmaması için de Süleyman Aslan ile çalıştığını açıkladığını paylaştı.
Reza Zarrab: Başbakan Erdoğan ve Babacan İranla işlemlere (altın ticareti) yardım edilmesi için Vakıfbank ve Ziraat Bankasına şahsen talimat verdiler.
Zarrab: Erdoğan ve dönemin hazineden sorumlu bakanı (Ali Babacan) İran ile altın ticaretinin başlatılması talimatını verdi
Zarrab bu talimatın verildiğini Zafer Çağlayan'dan öğrendiğini aktardı.
Duruşmayı izleyen muhabir Pete Brush, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın isminin "ticareti onaylayan" olarak telafuz edildiği bölümün, "ikinci el bilgilere dayanmasına" atıf yaparak bu bölümdeki ifadelerin "zayıf" olduğu yorumunu paylaştı.
Zarrab Ziraat Bankası ve Vakıf Bank'ın da bu yöntemle ilgilendiğini söyledi.
Savcı: Dönemin başbakanı kimdi?
Zarrab: Recep Tayyip Erdoğan
Reza Zarrab mahkemedeki ifadesinde "Zafer Çağlayan gibi o da para istiyordu" ifadesini kullandı.
Zarrab, "o" diyerek hitap ettiği kişinin Süleyman Aslan olduğunu açıkladı.
Reza Zarrab, Süleyman Aslan'ın "bütün riskleri ben alıyorum" diyerek şikayet ettiğini ve ödeme istediğini açıkladı. Bu durumu da "Kendi geleceğini güvence altına almak istiyordu" diye anlattı.
Zarrab bunun üzerine, Aslan'a ödeme yapmak için dönemin ekonomi bakanı Zafer Çağlayan'dan izin istediğini ifade etti.
Kaynak: Adam Klasfeld
Kaynak: Pete Brush
Süleyman Aslan Reza Zarrab'a aldığı büyük riskten rahatsız olduğunu söyledi. Bir şekilde geleceğini garti altına almak istiyordu.
Kaynak: Katie Zavadski
Zarrab paranın Türk lirası cinsinden transfer edilmesinin önemi için şunları söyledi:
“Eğer dolar olsaydı, para Arap Turk Bankası’na gitmeden önce ABD’ye gitmesi gerekirdi. Eğer euro olsaydı, Avrupa’ya gitmesi gerekirdi. Türk lirası olduğu için, Türkiye’de kalabildi. Böylece uluslararası mekanizmalar tarafından tespit edilemez, dikkat çekmezdi”
Kaynak: Adam Klasfeld
"Zarrab daha sonra Hindistan'dan Halkbank'a para transferi için kullandığı yöntemleri anlatmaya başladı.
Savcılık Zarrab'a Özgür Eker adlı bir kişiyle yaptığı telefon görüşmelerinin dökümünü sordu.
Zarrab ise o görüşmenin gerekçesini anlatırken, İran'ın parasının Hindistan'dan Halkbank'taki hesaba, Halkbank'tan da Arap Türk Bankası'na aktarıldığını söyledi.
Zarrab araya Arap Türk Bankası'nın sokulmasının gerekçesini ise "Paranın çıkış noktasını saklamak" diyerek izah etti."
Kaynak: Adam Klasfeld
Gazeteci Katie Zavadski: Duruşmada Halkbank ve İranlı yetkililer arasındaki bir başka toplantının gündeme geldi.
Bu toplantıda İranlılar baskı yaptı ve Halkbank üzerinden uluslararası ödemeleri yapabilmeyi istediler.
İlk kısmı İran Ulusal Petrol Şirketi NIOC'un Hindistan'daki parasının Halkbank'taki NIOC hesabına yatırılmasıydı. Daha sonra NIOC kendileri adına uluslararası ödemelere aracılık etmesini istedi. Şemadaki bazı adımları atlamak istiyorlardı.
Hint şirketi bir Halkbank hesabı açacaktı.
Hindistan'daki ham petrol aracısı parayı doğrudan Halkbank hesabına yatıracaktı. Daha sonra para başka bir Türk bankasına gdecekti Daha sonra Zarrab bu bankadan bu fonları altın olarak alacak, nakite çevirecek ve uluslararası ödemeleri yapacaktı.
Halkbank'ın bu yöntemi en tepeden, Süleyman Aslan tarafından kabul edilmişti. Aslan Hintliler için bu hesabın açılmamasını medyaya sızmaması koşuluyla kabul etti.
Zarrab, sadece Türkiye'nin İran'dan aldığı doğalgaz ve petrolün değil, Hindistan'ın aldığı petrol ve gaz ödemelerinin de Halkbank üzerinden geçirildiğini anlattı.
Duruşmayı takip eden gazeteci Adam Klasfeld, Zarrab'ın aktardıklarını yazdı:
Zarrab daha sonra Hindistan'dan Halkbank'a para transferi için kullandığı yöntemleri anlatmaya başladı.
Savcılık Zarrab'a Özgür Eker adlı bir kişiyle yaptığı telefon görüşmelerinin dökümünü sordu.
Zarrab ise Arap Türk Bankası'ndan Halkbank'taki hesaba para transferi yapıldığını, bu yolla İran'ın Hindistan'daki parasının Halkbank'a getirildiğini söyledi.
Kaynak: @KlasfeldReports
Zarrab, Halkbank ve İranlı yetkililer arasındaki görüşmelerden birinde, "toplantıya katılanların bu planların medyaya sızmasından endişe edildiğini" dile getirdiğini ifade etti.
Kaynak: Adam Flasfeld @KlasfeldReports
Zarrab Halkbank’la toplantısına ilişkin: “Daha önce söylediğim gibi NICU ve NIOC yetkilileri İran’dan geldiler. Buna karşın İran petrol bakanı bu toplantıya katılmadı.
Zarrab: Zafer Çağlayan ve İranlılar arasında defalarca görüşme gerçekleşti. Bunlara ben de katıldım.
Savcı: Bu toplantılarda Halkbank’tan kim vardı?
Zarrab: Aslan ve aynı zamanda Mehmet Atilla
Duruşmayı izleyen Katie Zavaski, Zarrab'ın bir toplantıya geç kaldığında İstanbul'da Trafik Şubesi Müdürü'nden yardım istediğini söylediğini bildiriyor.
Zarrab: İstanbul Trafik Şube Müdürü'nden oraya ulaşabilmek için trafik şeridini kullanma izni istedim"