You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

ABD Başkanı Joe Biden, ülkesinin Taliban ile 'yakın temas' halinde olduğunu söyledi

ABD Başkanı Joe Biden, ülkesinin Taliban ile "yakın temas" halinde olduğunu söyledi. Biden ülkeyi denetimi altına alan Taliban'a "Amerikalılara herhangi bir saldırıda "çabuk ve güçlü bir tepki" verileceğinin söylendiğini belirtti. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Taliban: Liderlerimiz artık gizliliğe son verip kendilerini dünyaya gösterecek

    Reuters haber ajansına konuşan bir Taliban yetkilisi, örgütün liderlerinin perde arkasından çıkarak "kendilerini dünyaya göstereceklerini" aktardı.

    Geçtiğimiz 20 yıl boyunca Taliban liderleri büyük oranda kimliklerini gizli tutuyordu.

    Taliban'ın bu kararının işaretleri, Afganistan'da kontrolü ele almalarından hemen sonra da görülmeye başlandı. Taliban sözcüsü Zabihullah Mücahid basın toplantısı düzenledi. Gazeteciler, Taliban sözcüsünün yüzünü ilk kez görmüş oldular.

    Reuters'a konuşan yetkili, Taliban üyelerinin "zaferlerini kutlamamaları" yönünde emir aldıklarını da ekledi.

    Yetkili, sivillerin de sahip oldukları silah ve mühimmatı teslim etmesi çağrısını yaptı.

    Öte yandan bazı Taliban liderleri barış görüşmelerinin yapıldığı Katar'ın başkenti Doha'dan Afganistan'a döndü. Bu kişilerin arasında Taliban'ın kurucularından Molla Abdulgani Baradar da vardı.

    Baradar'ın ABD birliklerinin geri çekilmesi konusunda aylarca süren müzakereleri yürüttüğü Katar’dan gelişi, önemli bir ana işaret ediyor.

  2. Donald Trump: Orta Doğu’ya gitmek ülke tarihindeki en kötü karar

    Eski ABD Başkanı Donald Trump Fox News’a verdiği röportajda, ABD askerlerinin Orta Doğu’ya gönderilmesi kararını "ülke tarihindeki en kötü karar" olarak nitelendirdi.

    Trump, “Bush ailesinin mutlu olmayacağını biliyorum ama Orta Doğu'ya gitmeye karar vermemizin ülkemizin tarihindeki en kötü karar olduğuna inanıyorum" dedi ve şöyle devam etti:

    “Orta Doğu’yu mahvettik. Bize trilyonlarca dolara, milyonlarca cana mal oldu ve eskisinden farklı değil - çok daha kötü çünkü onu yeniden inşa etmeniz gerekiyor, paramparça oldu.

    "Orada sıkışıp kalmak bataklık gibiydi."

  3. Bir Beyaz Saray yetkilisi Salı günü 1100'den fazla Amerikalının Afganistan’dan tahliye edildiğini açıkladı

    Bir Beyaz Saray yetkilisine göre, Salı günü 13 askeri uçakla Afganistan'dan yaklaşık 1100 Amerikalı tahliye edildi.

    Yetkili, şu ana kadar 3200'den fazla ABD vatandaşının ülke dışına çıkarıldığını söyledi.

    Ayrıca, yaklaşık 2000 Afgan ABD'ye yerleştirildi.

    ABD Başkanı Joe Biden, muhaliflerin “kaotik" olarak nitelendirdiği ABD birliklerinin Afganistan'dan geri çekilme sürecine ilişkin artan eleştirilerle karşı karşıya.

  4. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Afganistan’da mahsur kalan Amerikalıları güvenliklerini garanti etmeden Kabil Havaalanı’na çağırdığı iddia edildi

    ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Afganistan'dan tahliye edilmeyi bekleyen Amerikan vatandaşlarına bir uyarı notu gönderdiği bildirildi.

    Amerikan basınına göre, e-postanın içeriğinde Bakanlık Amerikalıları, güvenliklerini garanti etmeden Kabil Havaalanı’na gitmeye çağırıyor.

    Metinde, "ABD hükümeti tarafından sağlanan belirsiz sayıda uçuş yakında başlayacak" deniliyor.

    Dışişleri Bakanlığı, BBC'nin e-posta ilgili sorusuna henüz yanıt vermedi.

    Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte binlerce ABD vatandaşının Afganistan'da mahsur kaldığı tahmin ediliyor.

    Salı günü erken saatlerde, Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, gazetecilerin ABD'nin ülkede sıkışıp kalan her Amerikan vatandaşını ve Afgan müttefikini tahliye etmeyi taahhüt edip etmeyeceğine ilişkin sorularını yanıtsız bıraktı.

  5. BBC’ye konuşan iki kaynak: Afgan ordusu 300 bin değil yaklaşık 50 bin askerden oluşuyor

    Son birkaç hafta içinde, Kalaşnikof tüfeklerden az daha fazlasına sahip Taliban savaşçıları Afganistan'ı neredeyse karşı koyulmadan ele geçirdi.

    BBC’nin Newsnight programına konuşan iki kaynağa göre, Afgan Ulusal Ordusu'nun çöküşünün arkasındaki ana nedenlerden biri, ordudaki asker sayısının resmi rakamın çok daha altında olması.

    ABD Başkanı Joe Biden defalarca 300.000 kişilik Afgan ordusunun ekipman ve eğitim için yüz milyonlarca dolar aldığını söyledi.

    Ancak üst düzey iki kaynak BBC’ye gerçek asker sayısının 50.000'e yakın olduğunu söylüyor.

    Konuyla ilgili doğrudan bilgiye sahip bir Afgan Newsnight'a verdiği demeçte, yeni atanan Savunma Bakanı Bismillah Han Muhammedi'nin eski Dışişleri Bakanı Selahaddin Rabbani ile yaptığı görüşmede sadece 50.000 asker olduğu konusunda endişelerini dile getirdiğini söylüyor.

    İkinci bir kaynak, terör uzmanı Dr Sajjan Gohel de 50.000 rakamında hemfikir.

    BBC bağımsız olarak bu iddiayı doğrulayamadı ama eğer doğruysa, Taliban'ın vilayetlerin başkentlerine ve nihayet Kabil'e nasıl bu kadar kolay girdiğini açıklamaya yardımcı olacaktır.

    BBC Beyaz Saray'a, Afgan ordusunun sadece 50.000 kişilik olduğunu gösteren istihbaratın başkanla paylaşılıp paylaşılmadığını sordu.

    Bir Beyaz Saray sözcüsü cevap vermeyi reddetti.

  6. Taliban'ın lider kadrosunda kimler yer alıyor?

  7. Taliban'ın kurucularından Molla Abdulgani Baradar Kandahar’a dönüşünde tezahüratlarla karşılandı

    Taliban liderleri barış görüşmelerinin yapıldığı Katar'ın başkenti Doha'dan Afganistan'a döndü. Bu kişilerin arasında Taliban'ın kurucularından Molla Abdulgani Baradar da vardı.

    Baradar’ın Kandahar Havaalanı’ndan bir araba içerisinde çıkışını karşılayan kalabalığı tezahürat ederken gösteren görüntüler ortaya çıktı.

    Baradar'ın ABD birliklerinin geri çekilmesi konusunda aylarca süren müzakereleri yürüttüğü Katar’dan gelişi, önemli bir ana işaret ediyor.

    Kandahar, 20 yıl önce ABD liderliğindeki bir askeri harekatın başlamasından önce Taliban’ın en önemli üssüydü.

  8. İngiltere 20 bin Afgan göçmene kapılarını açacak

    İngiltere, Afganistan'da 20 bine yakın göçmene önümüzdeki yıllarda kapılarını açacak.

    İngiltere İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İngiltere için çalışan 5 bine yakın Afgan tercüman ve diğer çalışanlar ülkede oturum izni alabilecek.

    Göçmenlere yönelik programın ilk yılında, buna ek olarak 5 bin mülteci daha alınacak.

    Kadınlar ve kız çocuklarına öncelik tanınacağı belirtilen bu program kapsamında, insan hakları ihlalleri dahil çeşitli tehditler altında kalan gruplar odağa alınacak.

  9. Afganistan'da yaşanan son gelişmeler neler?

    Afganistan'da yine hızlı gelişmelerin yaşandığı bir gün sona erdi.

    Son gelişmeler şöyle;

    • Taliban liderleri barış görüşmelerinin yapıldığı Katar başkenti Doha'dan Afganistan'a döndü,
    • Taliban ülkenin kontrolünü ele aldığından beri ilk kez bir basın toplantısı düzenledi. Kabil'deki basın toplantısında konuşan Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, kadınların şeriat kurallarına uyduğu takdirde topluma aktif olarak katılım sağlayacağını söyledi,
    • Sözcü Mücahid, Taliban'a karşı savaşanları affettiklerini, iç ve dış düşmanlar istemediğini belirtti,
    • Taliban savaşçıları, halk başkent Kabil'de havalimanına ulaşarak ülkeden kaçmak için mücadele verirken güvenlik noktaları kurdu,
    • Beyaz Saray, ülkedeki ABD vatandaşlarının havalimanına güvenli bir şekilde ulaştırılması için Taliban'la iletişim halinde olduklarını açıkladı
    • Avrupa Birliği yüzlerce Afgan ailenin ülkeden tahliye edilmesi için ülkede "savaşı kazandığını" söylediği Taliban ile görüşmek zorunda kalacağını duyurdu.
  10. Taliban'ın Kabil'e dönüşü: Batı, Afganistan'ı nasıl terk etti?

  11. Taliban Afganistan halkının kalbini kazanmak için bir kampanya yürütüyor

      • Yazan, Mina al-Lami
      • Unvan, BBC İzleme Servisi

    Taliban, farklı platformlardan yürüttüğü halkla ilişkiler kampanyası üzerinden Afganistan halkı ve uluslararası toplumun kalbini ve aklını kazanmaya çalışıyor.

    Örgüt, yerel halk, bankalar, işletmeler, yatırımcılar, sivil yabancı çalışanlar, komşu ülkeler ve bölge güçlerine süslü mesajlar verirken, herkes için "güvenli ve istikrarlı" bir ülke yaratmak istediklerine vurgu yapıyor.

    Kadınlar ve kız çocuklarının geleceğine dair kaygıların farkında olan örgüt, dün Twitter'dan paylaştıkları ve "okula gitmekte olan" kız çocuklarını gösteren bir resimle kızların eğitimden koparılmayacağı mesajını vermeye çalıştı.

    Aynı gün paylaştıkları bir başka videoda ise burka takmayan ve başörtüsü ile örtünen kadın doktor ve hemşirelerin çalışmaya devam ettiği görülüyordu.

    Örgüt sadece normal yaşamın sürdüğü değil, kendi yönetimi altında bir ilerleme de yaşandığı mesajını vermek istiyor. İnsanların Taliban'ın gelişinden memnun olduğunu iddia ediyor. 13 Ağustos'ta yayımladıkları mesajda da vilayetlerin kolayca ellerine geçmesinin bunun kanıtı olduğunu öne sürmüşlerdi.

    Ancak başarmaları esnek ve pragmatik davranmalarına bağlı - ki onların vermeye çalıştıkları imaj da bu. Öte yandan siyasi kazanımlar elde etme çabaları sonucu Taliban daha geniş anlamda cihatçı hareketin gözünde kolayca meşruiyetini kaybedebilir.

    • Beyaz Saray Basın Sözcüsü Psaki: Taliban kimsenin tahmin etmediği bir hızla ilerledi

      Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki, ABD'nin Afganistan'dan güçlerini çekmesine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

      Psaki, Taliban'ın ilerleyişi için "Bizim tahmin ettiğimizden, diğer herkesin tahmin ettiğinden daha hızlı oldu" yorumunu yaptı.

      ABD Başkanı Biden'ın dünkü açıklamasındaki savunmasını yineleyen Psaki, Afganistan ordusuna işaret etti ve Biden'ın "Anne ve babalardan Afganların kendileri için vermediği bir savaşa çocuklarını göndermelerini isteyemeyeceğini" söyledi.

    • AB: Taliban ile görüşmek zorunda kalacağız

      Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "savaşı kazandığı" gerekçesiyle Taliban ile görüşmek zorunda kalacaklarını söyledi.

      Borrell düzenlediği basın toplantısında AB ülkelerinin birlik ile çalışan yaklaşık 400 Afgan ve ailelerini tahliye etmek istediğini ve Taliban'la görüşmeden onları havalimanına getirmenin çok zor olacağını ifade etti.

      Borrell, AB'nin ancak kadın hakları ve temel haklara saygı gösterme taahhüdünü yerine getirmesi koşuluyla Taliban ile işbirliği yapacağını duyurdu.

      Brüksel'in Taliban ile "gerektiği kadarıyla diyaloğa gireceğini" belirten Borell, Biden'ın Afganistan'da ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin ülkedeki misyonunun ikinci hedefi olduğunu söylediği yeni bir ulusun inşası konusunda başarısız olduğu yorumunu yaptı. ABD Başkanı Biden ise, Pazartesi günkü açıklamasında bir ulus inşa etme gibi bir amaçları zaten olmadığını savunmuştu.

    • ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan: 20 yılda çok kan kaybettik

      Beyaz Saray Basın Sözcüsü Jen Psaki ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Taliban'ın basın toplantısı sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunuyor.

      Jake Sullivan, Biden'ın dün ABD'nin askerlerini geri çekme kararını savunduğu açıklamasını yinelerken, aksi takdirde yaşanacak "insani kayıpları" değerlendirerek Biden'ın bu yolu seçtiğini söyledi.

      Sullivan, ABD askerlerinin ülkedeki varlığı sonucu son 20 yılda çok fazla "kan kaybettiklerini" belirtti.

      Sullivan, Taliban'ı durdurmanın ancak ABD askerlerinin varlığını Biden yönetimine devredilenden kat kat daha fazlasına çıkararak mümkün olduğu yorumunu yaptı.

      Sullivan ayrıca, "insanların güvenli bir şekilde havalimanına" getirilmesi için Taliban'la iletişim halinde olduklarını kaydetti.

    • Afganistan Cumhurbaşkanı Gani'nin birinci yardımcısı Emrullah Salih: Meşru geçici cumhurbaşkanı benim

      Afganistan'ın ülkeyi terk eden Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin birinci yardımcısı Emrullah Salih, meşru olarak ülkenin geçici cumhurbaşkanı statüsünde olduğunu söyledi.

      BBC'nin röportaj talebine olumlu yanıt vermeyen ancak bir sesli mesajla açıklama yapan Emrullah Salih, hâlâ Afganistan'da olduğunu ve savaşın henüz bitmediğini söyledi.

    • Ankara’da Kabil Havalimanı’yla ilgili olarak hangi değerlendirmeler yapılıyor?

    • Taliban Sözcüsü Mücahid: Düşman istemiyoruz, kadın hakları şeriata göre olacak

      Taliban'ın ülkede kontorolü ele geçirmesinden sonra düzenlediği ilk basın toplantısında konuşan Sözcü Zabihullah Mücahid "20 yıllık mücadeleden sonra ülkemizi özgürleştirdik ve yabancıları kovduk. Bu, tüm ulus için gurur duyulacak bir an" dedi.

      Afganistan'ın artık bir savaş ya da çatışma alanı olmayacağından emin olmak istediklerini söyleyen Mücahid "Bize karşı savaşan herkesi affettik. Düşmanlıklar sona ermeli. Hiç bir iç ya da dış düşman istemiyoruz" diye konuştu.

      "Kabil'de kaos görmek istemiyoruz" diyen Sözcü şöyle devam etti;

      "Planımız Kabil'in kapılarında durup, geçiş sürecinin yumuşak bir şekilde tamamlanmasıydı. Ancak bir önceki yönetim öyle iktidarsızdı ki, güvenlik güçleri güvenliği sağlayabilmek için hiçbir şey yapamadı. Biz bir şeyler yapmalıydık. Kabil sakinlerinin güvenliğini sağlamak için kente girmeliydik."

      'Kadın hakları şeriata göre olacak'

      Zabihullah Mücahid "Uluslararası topluma kimsenin zarar görmeyeceği yönünde güvence vermek istiyorum. Uluslararası toplumla herhangi bir sorun istemiyoruz" diye konuşurken, "Dini ilkelerimize göre hareket etme hakkımız var. Diğer ülkelerin farklı yaklaşımları, kuralları ve düzenlemeleri var. Afganlar'ın da değerlerimiz uyarınca kendi kurallarına ve ve düzenlemelerine sahip olma hakkı var" diye konuştu.

      Mücahid kadın hakları konusunda da "Şeriat düzeni altında kadın haklarına bağlıyız. Bizimle omuz omuza sıkı çalışacaklar. Uluslararası topluma, herhangi bir ayrımcılık olmayacağı konusunda güvence vermek istiyorum" dedi.

      Sözcü Zabihullah Mücahid, kadın hakları konusundaki bir soruyu da "kadınların çalışmasına ve öğrenim görmemize kendi çerçevemizde izin vereceğiz" diye yanıtladı.

      'Medya aleyhimize çalışmamalı'

      Mücahid "Kadınlar toplumumuzda çok aktif olacak, bizim çerçevemiz içinde" dedi.

      "Kültürel çerçeveleri içinde medyaya da bağlı olduklarını" belirten Sözcü "Medyanın faaliyetlerinde hiçbir şey İslami değerlere aykırı olmamalı. Siz medyadakiler eksik kaldığımız noktalara dikkat etmeli ki, ulusumuza daha iyi hizmet edelim. Ama medya bizim aleyhimize çalışmamalı. Ulusun birliği için çalışmalı" dedi.

      Yabancılara çalışanlardan intikam alınmayacak

      Zabihullah Mücahid, yabancı güçler için çalışan üstleniciler ve çevirmenler sorulduğunda ise "Hiç kimseye intikam hissiyle yaklaşılmayacak. Burada büyüyen gençler, onların gitmesini istemiyoruz. Onlar bizim değerlerimiz" dedi.

      Sözcü "Hiç kimse kapılarını çalıp, kimler için çalıştıklarını sormayacak. Güvende olacaklar. Kimse onları sorgulamayacak ya da kovalamayacak" diye de ekledi.

      'Hükümeti kurmaya çalışıyoruz '

      Zabihullah Mücahid "Afganistan'ın istikrarı ve barışı için herkesi affettik. Savaşçılarımız, halkımız, hepimiz bütün tarafları dahil ettiğimizden emin olacağız. Düşman için savaşıp, hayatını kaybedenler. Bu onların hatasıydı. Ülkeyi günler içinde fethettik. Hükümetin oluşturulmasından sonra her şey daha da net olacak" ifadelerini kullandı.

      'Taliban evrim geçirdi'

      Taliban Sözcüsü, hükümetin oluşturulmasından sonra, ulusa hangi yasaların sunulacağına karar vereceklerini belirtti ve "Söylemem gereken bir şey var, hükümeti kurmak için ciddi şekilde çalışıyoruz. Kurulduktan sonra duyurulacak" dedi.

      Zabihullah Mücahid "20 yıl önce de, şimdi de ülkemiz Müslüman bir ulus. Ama deneyim, olgunluk ve vizoyna gelince, şimdiki halimizle 20 yıl öncesi arasında büyük bir fark var" derken, "Atacağımız adımlar arasında bir fark var. Bir evrim süreci oldu" diye konuştu.

      'Afganistan toprakları kimseye karşı kullanılmayacak'

      Taliban Sözcüsü, ülkenin El Kaide militanlarına ev sahipliği yapma riski olup olmadığı sorulduğundaysa "Afganistan toprakları, kimseye karşı kullanılmayacak. Uluslararası topluma bu güvenceyi verebiliriz" dedi.

      • Taliban Siyasi Büro Başkanı Molla Baradar ve lider kadrosu Kandahar'a ulaştı

        Taliban Siyasi Büro Başkanı Molla Baradar, hareketin diğer üst düzey isimleriyle birlikte Afganistan'ın Kandahar kentine ulaştı.

        Baradar Taliban'ın kurucularından ve en üst düzey liderlerinden biri. Molla Baradar ve siyasi liderlerin nereden Kandahar'a uçtukları bilinmiyor, ancak lider kadrosunun çoğu ABD'yle uluslararası güçlerin çekilmesini müzakere ettikleri Katar'ın başkenti Doha'daydı.

      • Biden'ın Afganistan'la ilgili sözleri önceki açıklamalarıyla çelişiyor mu?

      • Avrupalı liderler Afganistan'dan olası bir göç dalgasından kaygılı

        Fransa, Almanya ve Yunanistan'ın aralarında olduğu Avrupa ülkelerinde siyasi liderler, Taliban'ın kontrolü eline geçirdiği Afganistan'dan büyük bir göç dalgası yaşanacağı konusunda endişelerini dile getirdi.

        Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, televizyonlarda yayınlanan konuşmasında Avrupalı ülkelerin "büyük düzensiz göç dalgalarını öngörmeleri ve önlem almaları" çağrısında bulundu.

        Macron "Avrupa tek başına mevcut durumun yarattığı sonuçlarla başa çıkamaz" dedi.

        Macron Avrupa Birliği'nin Afganistan'dan büyük mülteci akışlarını önlemek için bir inisiyatif kuracağını da sözlerine eklerken, AB Dışişleri Bakanları bugün durumu görüşmek üzere bir araya gelecek.

        Almanya'da İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Afganistan'dan beş milyon kişinin kaçmasının beklendiğini söyledi.

        Almanya 2015'teki göç dalgasında yüzbinlerce kişiye ülke sınırlarını açmıştı.

        Ancak Başbakan olması beklenen Hristiyan Demokrat Partisi lideri Armin Laschet, paylaştığı Twitter mesajında "2015 tekrarlanmamalı" dedi.

        Yunan Bakan Notis Mitaraçi de Yunan hükümetinin sınır korumas güçlerinin, göç baskısının oluşmasını önlemek üzere teyakkuzda olduğunu belirtti.