ABD’deki seçimler dünya basınında hem ortaya çıkan
karmaşayla hem de ülkenin içine düştüğü kutuplaşmayla gündeme geldi.
İran devlet radyosu, Los Angeles, Seattle ve Minneapolis
sokaklarında zaman zaman ortaya çıkan gerginliklere odaklanarak, “protestocuların
silahlı olduğu ve polisten korkmadıkları” vurgusunu yaptı.
Çin devlet medyası ise “silahların ve şiddetin genellikle gelişmemiş
ülkelerdeki seçimlerde görülebildiğini” söyleyerek, tanık
olunan gelişmelerin “özgürlüğün ülkesi” olarak tanımlanan ABD’de yaşanmasının
hayal edilemediğini vurguladı.
Rusya’da da televizyonlar genellikle New York’ta polisle
çatışan protestoculara yer verdi.
Kenya’s Standard gazetesi ise “Amerika’nın utancı”
başlığıyla çıkarak sokaklarda silahla gezen ABD’li kolluk güçlerinin fotoğrafını
yayımladı.
Türkiye’deki medya organları da oy sayımındaki “kaotik duruma”
işaret ettiler.
Almanya’da Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin yer
verdiği görüş yazısında, “ABD Başkanı hile yapıldığı yönünde asılsız iddialarda
bulundu ve aceleyle zafer ilan etti” ifadeleri yer aldı.
İspanyol El Mundo gazetesinde ise ABD’nin Richard Nixon’ın
istifasından bu yana en büyük anayasal ve siyasi krize adım attığı öne sürüldü.
Güney Afrika’da yayın yapan Daily Maverick internet sitesi,
Donald Trump’ın özgürlük heykeli figürünün boğazına bıçak dayadığı ve “Ya ben
kazanırım ya da ona gününü gösteririm” dediği bir görsele yer verdi.
Bazı yayın organları ise Joe Biden’ın yarışı önde
götürmesine dayanarak bunun dünya için ne anlama geleceğine ilişkin analizler yayımladı.
Afganistan’daki Rah-e Madaneyat gazetesi, “Trump’ın zaferi,
Taliban’ın zaferi mi? Biden’ın zaferi Afganistan’da cumhuriyetin devam etmesi
mi?” sorularını sordu.