Meral Akşener, dün akşamki fotoğrafı hakkında konuştu: Mutsuz değildim, ışıktan kaynaklı
İYİ Parti lideri Meral Akşener, dün akşam Saadet Partisi önündeki törende çekilen fotoğraflarda yüzünün asık gözükmesi hakkında “Resmi inceledim, tuhaf bir ışık gelmiş. Daha sonra çekilen fotoğraflarda böyle bir sorun yok. Ben mutsuz değildim” dedi.
HaberTürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlayan Akşener, metne imza attığını söyledi ve “Eşim dahil kimse bana zorla bir şey yaptıramaz” diye konuştu.
Akşener şöyle devam etti:
“Bir gece evvel ben hiç uyumadım. Müzakere sebebiyle, insanlar geldi gitti. Mansur ve Ekrem Bey gece 2, 2.15 gibi geldiler.
“Sıfır uykuylaydım. Biraz hareketler ağırlaşıyor uykusuzken. Onun dışında bir şey yoktu.
“Bir de deprem oldu, kahkaha atmaya çekiniyoruz.
“99 depreminde eşimin ve kendi ailemin tümü oradaydı. Birebir yaşadım. Bu deprem eski acılarımı tamamen çıkardı.
“Bir gece sıfır uyku uyudum, iyi bile ayakta kalabildim.
“Sonrasında yemek yiyecektik, yorgunluktan ötürü affımı isteyip eve geçtim. Üstelik Saadet Partisi ve Gelecek’in menüleri süper olur.”
'Perşembe günü ben masadan kalmadım, masa kalktı'
Akşener, Perşembe günü Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkmasının nedeni olarak ortamın müzakereye kapalı olmasını söyledi.
Altaylı’nın “Ne demek müzakereye kapalı bir ortam?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Bir fikir ortaya koyuyorsunuz ama diğer beş kişi bir karar almış, geri gitmiyor. Dolayısıyla herkes bana masadan kalktı diyor ama öyle değil, masa kalktı. Ben masada oturmaya devam ettim.
“Müzakere alanı tıkandığı zaman elbette sertleşmeler, zıtlaşmalar olur.
“Bir masanın etrafında bu ucube sistemden kurtulmak için oturup birbirimizi anlamaya çalışmamız çok kıymetli.”
Meral Akşener, Perşembe gününe kadar masada adayın konuşulmadığını da ekledi.
'O metni kendim yazdım'
Cuma günü yaptığı basın açıklamasında kullandığı sert ifadeler hakkında bir soruya ise şöyle yanıt verdi:
"O metni kendim yazdım, ne hissediyorsam öyle yazdım. Sert olmalıydı. Sert olarak algılanabilir ama çok netti. Aşırı netlikler genelde sinir bozar. Oradan çıkan sonuç şu: ‘Biz beşimiz böyle düşünüyoruz, senin önerilerin herhangi bir takdire layık değil’ diye bir tutum alınırsa net olursunuz.
"Kişisel olarak ben hiçbir şeyin talibi değilim.
"Beş erkeğin arasında tek kadınım ben ama aday olmayacağımı 1,5 yıl önce söyledim.
"Şu an Sayın Kılıçdaroğlu aday ama şu an yanında popülaritesi çok yüksek, milletin ‘hadi’ dediği iki büyükşehir belediye başkanını da onun koşu partneri haline getirdi masa. Bu çok kıymetli."
İmamoğlu ve Yavaş ile görüşme
“Masada uzunca bir süre geçtikten sonra aday işine geçtikten sonra şunlar konuşulmaya başlandı: ‘Akşener birinci başkan yardımcısı olmak istiyor, bunun için kazanacak istiyor’. Bu külliyen yalan.
“‘Kılıçdaroğlu aday olunca partisi az oy alır’ diyenler oldu, böylesi olsa bu dünyanın en büyük salaklığıdır.
“Bugünkü sistemde birinci önceliğiniz cumhurbaşkanlığını kazanmaktır.
“Bu ucube sistemden kurtulmak için kazanacak formülü bulmak lazım diye düşündüm, tartıştık ve başardık çok şükür.
“Pazartesi sabah 2’de iki belediye başkanıyla görüştüm. Ekrem Bey beni aradı, ‘Yola çıktım, Mansur Bey’i de alıp gelebilir miyim?’ dedi, ‘Evet’ dedi.
“Kemal Bey’in haberi olup olmadığını sordum, olduğunu söylediler.
“Geldiler, bazı seçenekler ileri sürdüler. Bu iki arkadaşımızın popülaritesi benden fazla. Arkadaşlarımızın mutlaka aktif olmaları gerekiyor ama belediye başkanlığı üzerinden yardım etmek başka bir şey, kampanyadan sonra taşın altına ellerini koyacaklarının da ispatı lazımdı, orada uzlaştık.
“Ben de bunu partime götürdüm. Ondan sonra masaya katılacağımı ilan ettim.”
Akşener bugüne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’la veya ‘beşli çete’ olarak adlandırılan müteahhitlerle hiçbir gizli görüşme yapmadığını da ekledi.