Dolar/TL kuru neden artıyor?

Yayın tarihi
Okuma süresi 3 dk

Dolar/TL kurundaki yükseliş sürüyor. 9 gündür yükselişte olan ABD doları 17 Mayıs'ta, kur korumalı mevduatın açıklandığı 20 Aralık'tan bu yana ilk kez 15,88 TL'yi aştı.

Bloomberg haber ajansı geçen hafta, kamu bankalarının 6 günde 5 milyar dolar satmasına rağmen Dolar/TL kurunun arttığını yazmıştı.

Reuters ajansına konuşan dört bankacı ise Merkez Bankası'nın kuru 15,5 civarında tutacağını tahmin ettiklerini söylemişti.

Bankacılardan biri, ABD'nin faiz artırımıyla birlikte kurun 16'ya yaklaşabileceğini de ekledi.

Ajansa konuşan kıdemli bir bankacı, "Hükümet uluslararası gelişmeleri göz ardı ederek kuru sabit tutmaya çalışırsa, bunun rezerv maliyeti devasa olur. Merkez Bankası rezervleri negatifken kur uzun süre sabit kalamaz" dedi.

Reuters, ihracatçılara getirilen döviz gelirlerinin yüzde 40'ını TL'ye çevirme zorunluluğuna rağmen Merkez Bankası'nın rezervlerinin artmamasının nedeni olarak, Merkez Bankası'nın piyasalara müdahale etmesinin görüldüğünü aktardı.

Dolar/TL Rusya'nın Ukrayna'yı işgalini başlattığı ilk haftalarda da yükselmiş, 11 Mart'ta 14,99 seviyesini test etmiş, TCMB'nin döviz satışları sayesinde 15 seviyesinin üstüne çıkmamıştı.

Türkiye'nin risk primi göstergesi olan CDS'leri de 700 baz puanın üzerine çıkarak rekoruna yeniden yaklaştı.

TL, geçen yıl dolara karşı yaşadığı yüzde 44'lük değer kaybının ardından bu yıl daha istikrarlı bir seyir izlemekteydi.

Peki ne oldu da TL yeniden değer kaybetmeye başladı?

Aslında TL'de en son yaşanan bu değer kaybı, yurt içinde yaşanan gelişmelerden ziyade doların değer kazanmasından kaynaklanmakta.

Ancak Türkiye ekonomisi kur oynaklıklarına karşı diğer ülkeler kıyasla daha kırılgan bir durumda.

Fed faizleri yükseltti

Amerikan Merkez Bankası (Fed) yükselen enflasyona karşı geçen hafta son yılların en yüksek faiz artışına giderek faizi 50 baz puan yükseltmişti.

2000 yılından beri ilk defa bu kadar yüksek bir faiz artışı gerçekleştiren Fed, yükselen enflasyon ile mücadele etmek için para politikasında sıkılaşmaya gideceğini duyurmuştu.

Böylece politika faiz oranı yüzde 0,25-0,50 aralığından yüzde 0,75-1,00 seviyesine yükseltildi.

ABD'de enflasyon Mart ayında yüzde 8,5'a çıkarak 1981 yılından beri kaydedilen en yüksek seviyeye tırmanmıştı.

Türkiye'de ise yüksek enflasyona rağmen Merkez Bankası'nın düşük faiz politikası izlemesi, Türk Lirası üzerindeki baskının artmasına yol açıyor.

Türkiye ekonomisi hem 2018 hem de 2021'de yaşanan kur krizlerinin ardından rezervlerindeki azalma ve ekonominin dövize endeksli olması dolayısıyla kurdaki dalgalanmalara karşı daha kırılgan bir hale döndü.

Türk Lirası olumsuz ayrışıyor

Ekonomistler de uzun zamandır Fed'in faizleri yükseltmesini beklediği için Türkiye'de yüksek seyreden enflasyona rağmen faizlerin düşük tutulmasının ekonomi üzerindeki baskıyı artıracağına işaret ediyordu.

Gelişen ülke para birimlerinde dolara karşı toparlanma çabası bulunurken Türk lirası ise olumsuz ayrışıyor.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali ile süren savaş, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki enflasyon riski ve koronavirüs pandemisinin ekonomilerde yarattığı hasarlar, risk yaratmaya devam ediyor.

Türkiye'de ise yüzde 70'e varan enflasyona rağmen Merkez Bankası'nın faizi yüzde 14'te tutması, TL'yi bu risklere karşı kırılgan kılıyor.

'TCMB'nin artan sorumluluğu'

TL'nin Çarşamba gününden beri dolara karşı değer kaybı yüzde 3,3'ü buldu.

İsviçre merkezli Swissquote bankasından kıdemli analist İpek Özkardeşkaya, "Doların küresel olarak güçlü olması ve TCMB'nin yükselen enflasyon ile paralel bir politika gütmemesi, TL'deki baskının artmasına yol açıyor" yorumunda bulundu.

Özkardeşkaya, güçlenen dolara karşı TL'yi dengede tutabilmek için TCMB'nin sorumluluğunun arttığını aktardı.

Dolar/TL kuru geçen yıl 18,4 seviyesine çıkarak rekor kırmıştı.

TL'nin bu yıl dolara karşı değer kaybı ise yüzde 13 seviyesinde.

Diğer yandan Reuters haber ajansı, Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) bankalardan, kurumsal müşterilerinin döviz işlemlerini piyasada likiditenin yüksek olduğu 10:00-16:00 saatleri arasında yapmalarını talep ettiğini öne sürdü.

Ajansa konuşan ve adını gizli tutmak isteyen üç bankacı, bu talebin son günlerde geldiğini söyledi.

Reuters'ın ulaştığı bankacılar, TL'nin önümüzdeki günlerde de değer kaybetmeye devam etmesini beklerken, kamunun değer kayıplarına izin vermemesi halinde TL'nin değerini korumak için rezervlerinden ya da ihracatçılardan elde ettiği dövizlerden çok daha yüksek miktarda kullanması gerekeceğini, bunun da sürdürülebilir bir politika olmayacağına dikkat çekiyor.