You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Kapısına mühür vurulan DTK'nin Eş Başkanı Leyla Güven'den Avrupa'ya mektup
- Yazan, Hatice Kamer
- Unvan, Diyarbakır
- Yayın tarihi
Geçtiğimiz hafta, Diyarbakır'da gerçekleşen ve 42 kişinin gözaltına alındığı operasyonda, Demokratik Toplum Kongresi'nin de (DTK) kapısına mühür vuruldu, tabelası indirildi ve mülküne el konuldu.
Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı ve HDP Hakkari eski milletvekili Leyla Güven, Avrupa'daki siyasi parti temsilcileri ile Avrupa Konseyi, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, BM İnsan Hakları Temsilciği gibi birçok kurumun temsilcisine Cuma günü bir mektup gönderdi.
Mektupta Türkiye'nin gidişatına dair kaygılarını dile getiren Güven, siyasi yaşamıyla vekilliğinin düşürülmesine değindi ve kesinleşen cezalarıyla siyaset dışına itilmeye; kapısına mühür vurulan DTK'nin de "kriminalize" edilmeye çalışıldığını savundu.
Güven DTK üyesi ya da delegesi olan birçok kişinin bu vasıflarından dolayı cezalar almasını, kriminalize edilmeye örnek gösterdi.
Güven, mektupta Türkiye'de giderek otoriterleşen bir siyasi iktidar olduğuna vurgu yaptı ve bu durumun Türkiye'nin diğer ülkelerle ilişkilerini tahrip ettiğini belirtti.
2010-14 yılları arasında Diyarbakır'ın Ofis semtindeki DTK binası teknik takibe alındı. Takip kararını veren hakim ve savcıların üçü daha sonra Gülen yapılanmasına karşı yürütülen operasyonlarda ihraç edildi.
Bu dinlemelerden elde edilen tapeler, 2012 yılında başlayan KCK Davası'nın iddianamesinde yer aldı ve DTK'nin, "PKK eş güdümünde" olduğu öne sürüldü.
Birçok Kürt siyasetçi, yargılandıkları davalarda DTK üyesi ya da yöneticisi olmakla suçlanıp ceza aldılar. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin tutuklanan iki belediye başkanı Gültan Kışanak ve Selçuk Mızraklı, yargılandıkları davalarda DTK üyeliği, katıldıkları kongre ve çalıştaylar suç unsuru olarak iddianamelerine eklendi.
Kasım 2016 tarihinden beri tutuklu bulunan HDP'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ve açılan davada Demirtaş, DTK yöneticisi olmakla suçlanıyor.
Savcılık, DTK'nin Abdullah Öcalan'ın talimatıyla kurulduğunu, PKK güdümünde bir kuruluş olduğunu iddia etmiş, Demirtaş'ın "örgüt yöneticiliği" suçundan cezalandırılmasını talep etmişti.
Selahattin Demirtaş, Nisan 2018'de Ankara Sincan'da görülen duruşmasında DTK ve kendisine yöneltilen iddialara karşı yaptığı savunmasında DTK'nin, siyasete başlama tarihinden önce kurulmuş olduğunu belirterek şunları söylemişti:
"Oslo sürecinin içinde değildim ama DTK Öcalan'ın talimatıyla kuruldu, Öcalan'ın talimatıyla bütün faaliyetleri yürüttü demek gerçekten savcılara da yakışmıyor. Şimdi devletin huzurunda yapılan görüşmeler, kayıtla yapılan görüşmelerdir; sen onları alıp çarpıtıp 'bunlar talimattır' diye ifade ediyorsun."
DTK ne zaman kuruldu ve kuruluş amacı neydi?
Demokratik Toplum Kongresi, 27 Ekim 2007 tarihinde 850 delege ise Diyarbakır'da kuruldu ve Eş başkanlık sisteminin uygulandığı ilk kurumlardan biri oldu.
101 kişilik daimi meclisi, 21 kişilik yürütme kurulu olan DTK bünyesinde eş başkanlık divanı, diplomasi, siyasi, ekoloji, dil, din, kadın, gençlik gibi farklı alanları temsilen 14 komisyon yer alıyordu.
İlk eş başkanları Hatip Dicle ve Yüksel Genç, son eş başkanları da Leyla Güven ve Berdan Öztürk oldu.
Diyarbakır'da kurulduğunda bölgedeki yüzlerce sivil toplum kuruluşu da DTK'nin içinde temsil edildi.
DTK'nin son Eş başkanı Berdan Öztürk, Gazete Duvar'dan Vecdi Erbay'a verdiği demeçte Kürt meselesinin, tarihsel olarak kimi zaman şiddet aygıtları kimi zaman da yasanın gücü ile bastırıldığını, bu yöntemlerin sorunu derinleştirdiğini savunmuştu.
Öztürk DTK'nin, şiddet dışı yöntem ve zeminleri güçlendirme çabasıyla ortaya çıkmış bir kurum olarak tanımlamıştı.
DTK, 2010 ve 15 yılları arasında, ulusal ve uluslararası tanınmış birçok yazar, gazeteci, siyasetçi, AKP'li birçok milletvekilin de katıldığı dilden sağlığa, eğitimden, kültüre onlarca çalıştay, sempozyum düzenledi.
Diyarbakır'da her yıl yüzbinlerce kişinin katılmış olduğu Nevruz kutlamaları ise DTK'nin en bilinen organizasyonların başında geliyor.
2012 yılında TBMM'nin eski başkanlarından Cemil Çiçek'in öncülük ettiği Yeni Anayasa çalışmalarının Diyarbakır toplantısında görüş sunması için davet edilen kurumlardan biri de DTK olmuştu.
DTK ayrıca, çözüm sürecinde de fiili olarak yer almış, PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşen İmralı heyetinin içinde dönemin DTK eş Başkanı Hatip Dicle de görev almıştı.
Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk'ün eş başkanlık yaptığı döneminde DTK, 11 Temmuz 2011'de Kürt halkı için "Demokratik Özerklik" ilan etmişti.
Selma Irmak ve Hatip Dicle'nin eş başkan olduğu dönemdeyse, 27 Aralık 2015 tarihinde düzenlenen olağanüstü kongrede DTK "Özyönetim deklerasyonu" açıklamıştı.
Açıklamadan hemen sonra BBC Türkçe'den Çağıl Kasapoğlu'nun sorularına yanıt veren Irmak, deklarasyonun ayrılığı tercih ettikleri anlamına gelmediğini, tüm çabaların bunun önünü almak olduğunu söylemiş, "TBMM hâlâ bizim için çözüm merkezidir" demişti.
Özerklik ilanı ile Tuğluk'un, "Öz Yönetim deklarasyonu" ile Irmak'ın "örgüt yöneticisi" olma suçlamasıyla aldıkları hapis cezaları Yargıtay'ca onandı.
Irmak'ın ceza gerekçesinde DTK, KCK'nin (Kürdistan Topluluklar Birliği) Türkiye meclisi olarak tanımlandı.