You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Putin: İdlib'teki durumdan kaygılıyız, Erdoğan: Rejimin saldırıları sükûneti bozdu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Moskova'da 1 saat 20 dakika süren görüşme sonrası düzenledikleri basın toplantısında, Suriye ile ilgili mesajlar verdi.
İki liderin ana gündem maddesi Suriye ordusunun operasyonlarını yoğunlaştırdığı İdlib vilayeti ve ülkenin kuzeybatısındaki gelişmelerdi.
"Uluslararası konular arasında elbette en çok Suriye meselesini görüştük" diyen Putin Suriye'nin kuzeyinde yer alan İdlib'deki durumdan derin endişe duyduklarını belirterek bölgenin militanlar için barınak haline gelmemesi gerektiğini söyledi ve "Türkiye ile teröristlerin yok edilmesi için ek tedbirlerin çerçevesini belirledik." dedi.
Putin "İdlib'deki durumdan kaygılıyız. Oradaki teröristler Rus askeri üslerini tehdit ediyor. Sayın Erdoğan'la ek tedbirler alınmasına karar verdik. Suriye'nin bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü önemli. Türkiye'nin güney sınırlarında bir güvenlik bölgesi oluşturması, Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından olumlu bir adımdır" diye konuştu.
Türkiye'nin hassasiyetlerini çok iyi anladıklarını belirten Putin "Sınırlarındaki güvenliğini sağlaması lazım, bu Türkiye'nin meşru hakkıdır" dedi.
Putin sözlerine "Rusya ve Türkiye Astana formatında iş birliği yapıyor. Sahadaki durumu istikrarlı hale kavuşturmak ve daha da ilerletmek gerekiyor. Anayasa Komitesi'nin devreye girmesiyle ilgili konuları görüştük. En kısa sürede Cenevre'de çalışmaya başlanacağını umut ediyoruz" diye devam etti.
Erdoğan ise "S-400 teslimatı dahil olumlu adımlar atıldığını" söyledi ve Suriye'de yaşanan gelişmeleri ele aldıklarını vurguladı.
"İdlib'de rejimin saldırılarının sükûneti bozduğunu" belirten Erdoğan "Mayıs'tan beri 500'ü aşkın masum insan hayatını kaybetti, bin 200'ün üzerinde sivil yaralandı" dedi.
Cumhurbaşkanı, "Meşru müdafaa hakkımız özellikle sınırlarımız boyunca bizi müdafaaya sevk etmektedir. Gereken adımları gereken zamanda atmak durumundayız." diye konuştu.
"Türkiye'nin sınırlarına dönük göç tehlikesi olduğunu" belirten Erdoğan "Suriye'nin toprak bütünlüğüne olan bağlılıklarını bir kez daha teyit ettiklerini" vurguladı.
Erdoğan " Gayemiz akan kanın durması Suriye'nin huzur ortamına bir an önce kavuşmasıdır. (İdlib'de) Rejimin terörizmle mücadele bahanesiyle sivillere karadan ve havadan ölüm yağdırması kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Suriye ordusu, Rus hava desteği ve İran destekli Şii milislerin de katılımıyla İdlib'e yönelik operasyonlarını son haftalarda yoğunlaştırdı.
Geçen hafta İdlib'in güneyinde yer alan Han Şeyhun kasabasındaki Türkiye destekli silahlı muhalifler yoğun operasyonlar ve hava saldırılarının sonucunda geri çekilmiş, stratejik önemdeki kasabanın kontrolü Suriye ordusunun eline geçmişti.
İdlib'e yönelik operasyonların şiddetlenmesinin ardından Ankara'dan yapılan açıklamalarda, Rusya'nın devreye girmesi ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Soçi'de Türkiye, Rusya, İran'ın üzerinde uzlaştığı yol haritasına uyması yönünde baskı uygulaması gerektiği yönünde çağrılar yapılmıştı.
Erdoğan: Münbiç'teki terör örgütlerinin bölgeyi terk etmesini istiyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan Fırat'ın doğusundaki güvenli bölge konusunu da görüşme fırsatı bulduklarını anlattı ve "Amerika ile de bu konuları görüşüyoruz. Bize verdikleri sözleri bir an önce yerine getirmelerini istiyoruz. Münbiç'teki terör örgütlerinin bölgeyi terk etmelerini istiyoruz. Bu konuda kararlılığımız tamdır." dedi.
Putin de "Türkiye'nin hassasiyetlerini çok iyi anladıklarını" aktardı ve "Sayın Cumhurbaşkanı detaylı bir şekilde tutumunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti'nin güney sınırlarında güvenli bölge oluşturması Suriye'nin toprak bütünlüğünü sağlaması açısından olumlu bir adım." diye konutu
Rus savaş uçağı SU-57
Erdoğan Putin ile başbaşa görüşmesi öncesinde 5. nesil Rus savaş uçağı Sukhoi SU-57'yi inceledi.
Putin'den Sukhoi SU-57'nin de aralarında bulunduğu uçaklar ve helikopterler hakkında bilgi alan Erdoğan, Moskova'daki Jukovski Uluslararası Havalimanı'nda düzenlenen MAKS 2019 Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı'nın açılış törenine de katıldı.
ABD'nin ve NATO'nun uyarılarına rağmen Türkiye'ye S-400 hava savunma sistemi satan Rusya, Sukhoi SU-57 savaş uçaklarının da satışı için Ankara'ya teklifte bulunmuştu.
ABD, S-400 hava savunma sisteminin satışı karşılığında Türkiye'ye yaptığı Patriot satışının resmi teklifini de geri çekmişti.
Erdoğan ile Putin, Sukhoi SU-57 savaş uçağını medyanın katılımıyla inceledi.
MAKS 2019 fuarındaki açılış törenin ardından Erdoğan ve Putin, Suriye ordusunun operasyonlarını yoğunlaştırdığı İdlib vilayeti ve ülkenin kuzeybatısındaki gelişmeler başta olmak üzere çeşitli konularda görüşme yapacak.
Törende yaptığı konuşmada Erdoğan, Türkiye'nin "savunma, havacılık ve uzay teknolojilerinde söz sahibi bir ülke" haline geldiğini vurguladı.
Erdoğan, "Dünyanın en hızlı büyüyen havacılık şirketleri arasında yer alan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ihracat rakamlarını her yıl artırıyor. 2018 yıl sonu itibarıyla savunma ve havacılık sektörümüzün toplam ihracatı 2,5 milyar dolara ulaştı" dedi.
Cumhurbaşkanı, 17-22 Eylül tarihleri arasında İstanbul'da yapılacak 2. TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'ne 1 milyonun üzerinde katılımcı beklendiğini vurguladı.
Erdoğan Türkiye ile Rusya arasındaki iş birliği konusunda ise "Bu yıl yaklaşık 6 milyon Rus turistin ülkemizi ziyaret etmesini bekliyoruz. Aramızdaki ticaret hacmi 25 milyar doları geçti, hedefimiz ise 100 milyar dolardır. Havacılık ve uzay teknolojileri alanında Rusya ile geliştirmekte olduğumuz sinerjilerin ikili ilişkilerimizin daha da derinleşmesine yardımcı olacağına inanıyorum" diye konuştu.
Putin: İş birliğimiz için yeni ufuklar açacak
Rusya Devlet Başkanı Putin ise yaptığı konuşmada, "Rusya'nın havacılık uzay alanındaki başarılarının, özellikle Türk misafirlerimiz olmak üzere bütün ortaklarımızın ilgisini çekeceğinden eminim. Bu da karşılıklı iş birliğimiz için yeni ufuklar açacak" dedi.
MAKS-2019 Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı'na yoğun ilgi olduğuna dikkati çeken Putin, uçak endüstrisinin gelişmesinin uluslararası iş birliğine bağlı olduğunu söyledi.
Putin, pek çok yabancı ülkeden iştirakçinin katıldığı fuarda bu yıl Çin'in de ana partner olduğuna dikkat çekti.