You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Hillary Clinton'ın eski danışmanlarının iddiası: '2020'de yeniden aday olacak'
ABD'de 2016'daki başkanlık seçiminde Donald Trump'a yenilen Demokrat Parti'nin adayı Hillary Clinton'ın 2020'de yeniden başkanlığa aday olacağı öne sürüldü.
Clinton'ın eski danışmanlarından Mark Penn ve eski Demokrat Partili siyasetçi Andrew Stein, Amerikan Wall Street Journal gazetesinde birlikte kaleme aldıkları makalede, "Hillary Clinton'ın ülkenin ilk kadın başkanı olma yolunda henüz tamamlanmamış bir misyonu ve Trump'a karşı kişisel hıncı var" dedi.
Trump, seçim kampanyası sırasında Clinton'ı hapse attıracağını söylemişti.
'Trump'ı yenecek bir stratejiyle geri gelecek'
Penn ve Stein'in makalesinde ise şu ifadeler yer aldı:
"Clinton, bu küçük düşürücü yenilgisinden sonra siyasi kariyerinin bir amatörün elinde son bulmasına izin vermeyecek. Clinton'ın 2016'da nerede yanlış yapıldığını değerlendirmek için önünde 2 yılı var. 'Aday olmayacağım' açıklamalarına bakmayın. Obama ve (eşi Bill) Clinton da son ana kadar aday olmayacaklarını söylemişti. Trump'ı yenecek bir stratejiyle geri gelecek."
Daha önce aday olacağı iddialarını reddeden Clinton, geçen ay bir soru üzerine "Başkan olmayı isterim" demişti.
Makalede, Clinton'ın ünlü Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein hakkındaki tecavüz ve taciz iddialarından sonra başlayan "#MeToo" (#Bende) hareketi, bireysel silahlanma ve Trump'ın iptal ettiği sağlık reformu konularında 'durdurulması imkansız bir güç olarak ortaya çıkacağı' savunuldu."
Donald Trump'ın kıdemli danışmanlarından Kellyanne Conway da makaleyi Twitter'da "Sevgili Tanrım, evet lütfen" notuyla paylaştı.
- ABD Kongre ara seçimlerinin sonuçları Trump için ne anlama geliyor?
- ABD’de art arda gönderilen bombalı paketler hakkında ne biliniyor?
- Trump hakkında görevden azil süreci başlarsa piyasalar gerçekten de çöker mi?
- Kadın liderler hemcinslerinin yaşamlarını iyileştirmeyi başarıyor mu?
- Beyaz Saray gerçekten 'tam bir çöplük' mü?