Gülşen'e 10 ay hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı

Yayın tarihi

Sanatçı Gülşen Bayraktar Çolakoğlu'nun, geçen yıl 30 Nisan'da Ataşehir'de verdiği bir konserde İmam Hatip Liselilere yönelik sözleri nedeniyle "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan yargılandığı davada karar açıklandı. Gülşen hakkında 10 ay hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Sanığa verilen hapis cezasının iki yıldan az olması halinde, verilecek hükmün açıklanması beş yıl süreyle geriye bırakılıyor. Bu durumda hüküm, 5 yıllık denetim süresi boyunca hukuki bir sonuç doğurmuyor. Bu sürede kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarına uyulursa ceza kararı ortadan kaldırılıyor. Aksi durumda ceza uygulanıyor.

Gülşen, 25 Ağustos’ta tutuklanarak Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmiş, 29 Ağustos tarihinde tutukluluğuna yapılan itirazın kabul edilmesiyle konutu terk etmeme adli kontrol şartıyla tahliye edilmiş ve bu şart da 12 Eylül'de kaldırılmıştı.

Ardından Gülşen'in yurt dışına çıkış yasağı da, 250 bin TL'lik güvence miktarı yatırması karşılığı mahkeme tarafından kaldırılmıştı.

1 yıllık ceza 10 aya indirildi

Bugün İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan sanatçı katılmadı, Çolakoğlu'nun avukatları ise hazır bulundu.

Savcı, sanatçı hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapsini talep ettiği mütalaasını tekrarladı.

Savunma yapmaları için söz verilen Çolakoğlu'nun avukatlarından Emek Emre, bazı müştekilere yazılan talimatların dönmediğini, bu nedenle eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek, müvekkili hakkında derhal beraat kararı verilmesini ve adli kontrolün kaldırılarak teminat bedelinin iadesini talep etti.

Avukat Altın Mimir ise "Müvekkilimin söylemi tüm İmam Hatipliler'e yönelik değildir, sahnedeki arkadaşına yaptığı bir şakadır. Ayrıca İmam Hatipliler sosyal bir sınıf kategorisinde değildir. Müvekkilimizin beraatini aksi takdirde alt sınırdan uzaklaşılmamasını, lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederiz" dedi.

Avukat Orhan Müezzinoğlu da söz konusu videoyu çekerek aleni hale getiren kişilerin henüz ifadeye dahi çağrılmadığını vurgulayarak, "Müvekkilime yapılan organize eylemler sonucu müvekkilimin de dediği gibi, yargılanmamın tek sebebi isminin Gülşen olmasıdır. Söz konusu sözler ancak 'kaba söz' olarak nitelendirilebilir. Suçun manevi unsuru oluşmamıştır. Cezalandırılması Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecektir" diye konuştu.

Avukat Ziya Ülker de müvekkilinin kastı olmadığını belirterek beraat talebinde bulundu.

Mahkeme, Gülşen'e, "Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan önce 1 yıl hapis cezası verdi. Ardından sanığın duruşmalardaki tutumunu dikkate alınarak cezayı 10 ay hapis cezasına indirdi.

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması da gözönüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına hükmedildi.

Mahkeme, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması için yatırılan 250 bin TL'lik güvence teminatının geri verilmesini de kararlaştırdı.

Ne olmuştu?

Gülşen'in Nisan 2022'de İstanbul’da verdiği konser sırasında sahnedeyken bir kişi hakkında, "İmam Hatip’te okumuş bence daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor" şeklindeki sözlerini içeren bir video sosyal medyada paylaşılmış, Twitter’da #GülşenTutuklansın şeklinde bir etiket açıldı.

Ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülşen'in bu sözlerinden dolayı resen soruşturma başlattı.

Sanatçı 25 Ağustos’ta savcılığın talimatıyla Beşiktaş'taki evinde gözaltına alındı, nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. Daha sonra konutunu terk etmemesi koşuluyla serbest bırakıldı.

Bu süreçte Gülşen hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.

İddianamede Gülşen’e, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlaması yöneltildi. Sanatçı hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istendi.

İddianamede aralarında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kadın ve Demokrasi Vakfı'nın (KADEM) ve Gaziantep Önder İmam Hatipliler Derneği'nin de bulunduğu 702 müşteki yer aldı.

Gülşen mahkemedeki savunmasında, İmam Hatip Liselilere hakaret etme amacı taşımadığını belirterek "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" demişti.

O sırada bir orkestra üyesiyle şakalaştığını kaydeden sanatçı, "En yakın arkadaşımla yaptığım esprinin insanları kışkırtıcı bir şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum. Şakalaşmanın herhangi bir gruba yönelik nefret içerikli olarak algılanması beni çok üzmüştür. Suç işleme kastım yoktur" ifadelerini kullanmıştı.