You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Gülşen'in 3 yıla kadar hapsi istendi, avukatı 'İmam Hatiplileri değil, çocuk istismarcılarını kastetti' dedi
Berza Şimşek | BBC Türkçe
30 Nisan'da verdiği bir konserde İmam Hatip Liselilere atıfta bulunduğu sözleri nedeniyle önce tutuklanan, daha sonra itiraz üzerine tutukluluğu ev hapsine çevrilen sanatçı Gülşen Bayraktar Çolakoğlu hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Gülşen’in 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istendi. Gülşen'in avukatı Emek Emre, BBC Türkçe'ye sanatçıya yöneltilen suçlamaları ve hukuki süreci değerlendirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan 48 sayfalık iddianamede aralarında Kadın ve Demokrasi Vakfı’nın (KADEM) da bulunduğu 702 müşteki yer aldı.
BBC Türkçe’nin gördüğü iddianamede, diğer müştekiler arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu ve Gaziantep Önder İmam Hatipliler Derneği bulunuyor.
İddianamede Gülşen’e, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesinde düzenlenen "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlaması yöneltildi.
İddianamede Gülşen’in söz ve beyanları sonucu "halkın sosyal sınıf bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin, diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edildiği, ayrımcılığa maruz bırakıldığı" öne sürüldü.
Söz konusu ifadelerin kamuya açık bir yerde sarf edildiği belirtilen iddianamede, kendileri veya yakınları İmam Hatip Lisesi mezunu olan çok sayıda kişinin şikayetçi olduğu kaydedildi.
BBC Türkçe’ye konuşan ve suçun koşullarının oluşmadığını savunan Gülşen’in avukatı Emek Emre, "Bu suçun oluşması için halkın bir kesimini halkın başka bir kesimine yönelik şiddete teşvik etmesi gerekiyor. Bu da yetersiz kalıyor. Bu teşviğin akabinde kamu güvenliğinin somut, yakın ve gerçekçi bir tehlike yaşamış olması gerekiyor" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz bu olay nezdinde böyle bir tehlikenin ortaya çıkmadığını savunuyoruz. Çünkü Nisan ayının sonlarında gerçekleştiği iddia olunan bir eylem üzerinden 25 Ağustos itibarıyla kamu güvenliğinin tehlikeye uğradığı çıkarımını yapmak doğru olmayacaktır."
'Kastını ve maksadını aşmış bir cümle, Gülşen Hanım da savunmuyor'
Sanatçının İstanbul’da verdiği konser sırasında sahnedeyken bir kişi hakkında, "İmam Hatip’te okumuş bence daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor" şeklindeki sözlerini içeren bir video, sosyal medyada paylaşılmıştı.
Kime söylendiği belli olmayan söz konusu ifadenin yer aldığı videonun yayılmasının ardından Twitter’da #GülşenTutuklansın diye etiket açılmıştı.
Gülşen’in ya da kendisinin söz konusu ifadeyi savunmadığını kaydeden Emre, "Türkiye Cumhuriyeti içerisinde sayısal anlamda önemli bir kesimine yönelik sarf edilen, kastını ve maksadını aşmış cümle. Kesinlikle cümleyi savunmuyoruz. Gülşen Hanım’ın kendisi de bu cümleyi savunmuyor. Gülşen Hanım özür diledi. Gerçekten üzgün olmasa yapmayacağı bir şeydi. Kendisi de çok rahatsız oldu" dedi.
Fakat söz konusu ifade toplumun bir kesimini rahatsız etse de müvekkiline hukuka uygun bir şekilde davranılması gerektiğini söyleyen Emre, şimdiye kadarki sürecin işleyişini eleştirdi:
"Çağrı kağıdı ile ifadeye çağrılması icap edilen bir şahıs evinden zorla alınmıştır. Bu prosedür hukuka aykırıdır.
"Bununla birlikte normal şartlarda 10-12 hafta sürmesi beklenen soruşturma süreci 25 Ağustos Perşembe günü mesai saati içerisindeki 8-9 saate sığdırılıyor. Biz bunda da bir usulsüzlük yapıldığını söylüyoruz. Suçüstü olmadığı halde gözaltının tatbik edilmesinin yanlış olduğunu ifade ediyoruz.”
'Gülşen İmam Hatiplileri değil, çocuk istismarcılarını kastetti'
Sanatçı Gülşen’in daha az sayıda izleyiciye hitap eden konserlerinin sonlarına doğru gelenek olarak bir kişinin sırtında izleyicilerin yanına taşındığını söyleyen Emre, 30 Nisan'daki konser sırasında yaşananları şu şekilde anlattı:
"Sözün sarf edildiği kişinin lakaplarından biri ‘imam’. Orada Gülşen Hanım’ın sahneye inmesi konuşulurken, arkadan orkestrası ona 'Seni imam taşısın' diyor. O da, 'İmam hatipte okumuş bence daha önce kendisi, sapıklığı oradan geliyor' diyor. 'Beni omzunda taşımasın' demek istiyor sahne arkadaşına."
Burada 'sapık' ifadesi ile İmam Hatip öğrencilerinin ya da mezunlarının kastedilmediğini belirten Emre, şöyle konuştu:
"Burada Gülşen Hanım’ın söylemi tabii ki maksadını ve kastını aşmış bir şaka, ama söylemin yöneltildiği kişi İmam Hatipli olmadığı gibi, esasen orada şaka konusu edilen unsur İmam Hatip’te okuyanlar değil.
"İmam Hatip ve benzeri eğitim kurumlarında daha öncelerde basına yansıyan ve adliyede belli başlı soruşturmalara ve davalara da konu edilen çocuk istismarına yönelik. Çocuk istismarı yapanların sapıklığından bahsediliyor."
Emre, Gülşen'in konserin ardından hem arkadaşı hem de birçok davada avukatlığını yapan annesi Altın Mimir’i aradığını ve kendi ifadesinden "insani olarak" rahatsız olduğunu söylediğini anlattı.
Emre, sanatçının "Burada İmam Hatiplilerle alakalı değildi bu söylediğim, sahnede niye öyle çıktı ağzımdan bilmiyorum" dediğini aktardı.
Sanatçının hayranlarından mesajlar aldığını söyleyen Emre, "'Biz de o konserdeydik, böyle söylemediğini anladık' diyenler var. Bir tanesi adını, soyadını vermiş, 'Beni tanık olarak yazar mısınız?' diyor" ifadelerini kullandı.
İddianamede, açık kaynak araştırmasında Gülşen'in söz konusu olan ifadesini içeren ve sosyal medyada paylaşılan 9 saniyelik videonun uzun versiyonuna ulaşılamadığı belirtildi.
Emre, “Uzun hali çıksa, zaten suç teşkil etmeyeceğini göreceklerdir” dedi.
Bundan sonra ne olacak?
İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame, değerlendirme aşamasında bulunuyor. Bu değerlendirme aşamasında iddianamenin kabul edip edilmeyeceği belirlenecek.
Pazartesi buna ilişkin kararın çıkmasını ve iddianamenin kabul edilmesini beklediklerini söyleyen Emre, daha sonra mahkemenin tensip zaptı düzenleyeceğini ve burada ilk duruşma tarihi ile ev hapsinin devam edip etmeyeceğinin belli olacağını kaydetti.
Gülşen’in şu anki önceliğinin 5 yaşındaki oğlunun yaşananları öğrenmemesi olduğunu söyleyen Emre, "Gülşen Hanım gündelik hayatını sürekli oğluyla geçiren bir insan. Onu yüzmeye götürür, tenise götürür. Henüz Azur sormamış, 'Anne niye beraber gitmiyoruz?' diye. Bunun yaşanmasını engellemeye matuf bir ev yaşantısı var şu anda" dedi ve ekledi:
"İnsani olarak travmatik bir olay yaşamanın stresini yaşıyor ama sağlığı iyi."
Süreç nasıl gelişti?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülşen'in sahnede İmam Hatip Liselilere atıfta bulunduğu sözlerinden dolayı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 216. maddesi kapsamında resen soruşturma başlatmıştı.
Gülşen geçen hafta savcılığın talimatıyla önce Beşiktaş'taki evinde gözaltına alınmış, daha sonra nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı.
Gülşen mahkemedeki savunmasında, İmam Hatip Liselilere hakaret etme amacı taşımadığını belirterek, "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi.
"Bu konuşma konsere katılanlara ya da medyaya hitaben yaptığım bir konuşma değildir” diyen Gülşen, o sırada bir orkestra üyesiyle şakalaştığını kaydetti:
"En yakın arkadaşımla yaptığım esprinin insanları kışkırtıcı bir şekilde yorumlanmasını kabul etmiyorum. Şakalaşmanın herhangi bir gruba yönelik nefret içerikli olarak algılanması beni çok üzmüştür. Suç işleme kastım yoktur."
Gülşen’in avukatının itirazının ardından Pazartesi günü sanatçının "konutu terk etmemek" şartıyla tahliyesine karar verilmişti.
Tutuklama kararı öncesinde Twitter’dan bir açıklama yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, sanatçıyı kınamıştı.
Milli Eğitim Bakanlığı da Gülşen hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.