'Ivanka ülkene dön!': Trump ailesiyle bağlantılı lüks ada planı Arnavutluk'ta protestoları nasıl ateşledi?

Kaynak, Reuters
- Yazan, Kaine Pieri
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
Arnavutluk'un başkenti Tiran'da protestocular, Ivanka Trump ve Jared Kushner ile bağlantılı olduğu iddia edilen lüks turizm projesinin iptal edilmesi talebiyle günlerdir sokaklarda.
Gösterilerde Arnavutluk bayrakları ve yolsuzluk karşıtı sloganların yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka'nın fotoğrafları ve pembe flamingo görselleri yer alıyor.
Göstericiler, Ivanka ve eşi Kushner'in "ülkelerine dönmeleri" çağrısı yapıyor.
Bölgede polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandı; "Proje iptal edilsin" sloganları atıldı, "Arnavutluk satılık değil" yazılı pankartlar taşındı.
1,4 milyar euro (1,6 milyar dolar) değerindeki tatil köyünün, flamingo, fok ve deniz kaplumbağalarının üreme alanları olan koruma altındaki bir sulak alan yakınlarındaki ada ve henüz gelişmemiş bir kıyı şeridi üzerinde kurulması planlanıyor.
Başbakan Edi Rama planı destekliyor ve bölge için hem istihdam hem de altyapı sağlayacağını söylediği 4 milyar euro'luk bir vizyondan söz ediyor.
Ivanka Trump'ın ilgisini çeken ada

Kaynak, Reuters
Yerleşim olmayan 5,7 kilometrekarelik Sazan Adası, Arnavutluk'un güneybatısındaki Avlonya (Vlora) kenti açıklarında Adriyatik Denizi'nde yer alıyor.
Ada, İkinci Dünya Savaşı sırasında stratejik bir askeri üs olarak kullanıldı; 1950'lerde Sovyet yanlısı savunma ağının bir parçası haline geldi ve Arnavutluk'un SSCB ile ayrılığının ardından bile ağır tahkim edilmiş bir yer olarak kaldı.
Bunun sonucu olarak, adada binlerce sığınak ve yer altı tünelinin yanı sıra, deniz tabanı ve kayalık kıyı boyunca dağılmış bol miktarda patlamamış mühimmat bulunuyor.
Ivanka Trump bir ABD podcast'inde, kendisinin ve eşinin adaya tesadüfen rastladığını söyledi.
David Senra podcast'ine konuşan Ivanka "Bir arkadaşımızın teknesindeydik ve yüzmek için durduk" dedi. "Potansiyelini gerçekleştirmeye ve onu dönüştürmeye yardımcı olma fırsatını geliştirdik, ama arazi çok güzel olduğu için bunu büyük bir ölçülülük ve özenle yapma yönünde."
Bu açıklama, videonun altında "Arnavutluk satılık değil!" veya "Ellerinizi çekin" gibi yorumların ve Arnavutluk bayrağı emojilerinin paylaşılmasına yol açtı.

Kaynak, Reuters
Yerel halk neden projeye karşı?
Ocak ayında 40 çevre örgütü, yerel biyolojik çeşitliliğe zarar vereceği gerekçesiyle tatil köyü planlarının askıya alınmasını talep etti.
PPNEA-BirdLife Albania kuruluşundan ekolojist Joni Vorpsi, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Tüm inşaatın durdurulmasını ve ağır makinelerin koruma altındaki alandan çıkarılmasını istiyoruz. Bu yabanıl hayat bölgesini tamamen yok edecek" dedi.
İlk protestolar, bu yılın Mayıs ayı sonunda, Sazan Adası'nın karşısında ve koruma altındaki bir sulak alanın yakınında bulunan Zvernec sahiline erişimi engelleyen dikenli telin kurulmasının ardından başladı.
Bu arazi ve Sazan Adası üzerinde lüks otel ve villaların inşası, Trump'ın damadı tarafından 2024'te açıklanan yatırım planlarının bir parçasıydı.
Zvernec sahilindeki protestoya katılan yüzlerce kişi arasında yer alan Stavros Balli, "Bugün buradayız çünkü Zvernec'teki topraklarımıza gitmek istiyoruz" diyor.

Gösteri görüntülerinde güvenlik görevlilerinin insanları alandan sürükleyerek uzaklaştırdığı ve biber gazıyla bağlantılı olduğu iddia edilen yaralanmalara maruz kalan kişiler görüldü.
Bunun üzerine yetkililer iki özel güvenlik şirketinin lisanslarını iptal etti ve bazı polis memurlarını görevden uzaklaştırdı.
Ancak turizm sektöründe çalışan Brian Negatorre gibi projeye karşı olmayanlar da var.
"Herkes önümüzdeki yıllarda Arnavutluk'u tanıyacak. Bu hepimizin hayal ettiği bir şey" diyor.
Negatorre, mimarlar ve yatırımcılarla birlikte ocak ayında Vlora bölgesini ziyaret eden Trump ile tanışmış ve hem onu hem de Başbakan Rama'yı ailesine ait sahil tesisinde ağırlamıştı.

Kaynak, Reuters
Projenin arkasında kim var?
2024'ün sonlarında hükümet, Kushner ile bağlantılı bir şirket olan Atlantic Incubation Partners'a "stratejik yatırımcı" statüsü verdi. AFP'nin gördüğü bir belgeye göre bu statü, hızlı idari süreçlere erişim ve bakanlıklardan destek sağlıyor.
BBC'nin sorularına yanıt veren Kushner'in iş ortağı Asher Abehsera, projenin "sorumlu yönetim" ve çevrenin geliştirilmesine odaklandığını, aynı zamanda yerel topluluklar için istihdam ve değer yaratacağını söyledi.
BBC, yorum almak için Trump Organization ile de iletişime geçti ancak yanıt alamadı.
Başbakan Edi Rama projeyi savundu ve görevde olduğu sürece gelişmenin durması ihtimalinin olmadığını söyledi.
"Endişesi olan herkesle" konuyu görüşmeye açık olduğunu belirten Rama, protestoculara olası çözümleri tartışmak üzere yaklaşık 20 kişilik bir temsil heyeti seçmelerini önerdi.
Bu öneri protesto organizatörleri tarafından reddedildi ve organizatörler şimdi bu konu nedeniyle Rama'nın istifasını talep ediyor.
Arnavutluk'un yolsuzlukla mücadele kurumu, projeyle ilgili bir soruşturma başlatıldığını doğruladı ancak ayrıntıları açıklamadı.
Kushner'in, Balkanlar'da benzer yapılaşma projeleri oldu. Sırbistan'da önerilen bir lüks proje, alanın miras statüsü nedeniyle tartışmalara konu oldu.
Projeyle bağlantılı olarak bir bakanın görevi kötüye kullanma suçlamasıyla tutuklanması, Kushner'in bu yılın başlarında projeden çekilmesine yol açtı.

Kaynak, Reuters
Arnavutluk'ta arazi anlaşmazlıklarının geçmişi
Hükümet, proje için belirlenen arazinin – özellikle Zvernec kıyı şeridinde – özel mülkiyete ait olduğunu söylüyor.
Ancak Balkan Investigative Reporting Network'te çalışan yerel gazeteci Vladimir Karay'a göre, özelleştirmeyi sorgulayan karşıt iddialar ortaya çıktı ve bu tür hukuki anlaşmazlıklar yaygın.
"Arazi anlaşmazlıkları ülkedeki en büyük çatışmalardan biri. 10 yıldan daha uzun süre önce, Arnavutluk'taki cinayet vakalarının en az üçte biri mülkiyet anlaşmazlıklarıyla bağlantılıydı ve hâlâ her yıl en az bir ya da iki vaka görülüyor" diyor.
Arnavutluk'ta tüm mülkiyetin devlete ait olduğu totaliter Komünist rejimin çöküşünün ardından, 1990'larda özel arazi mülkiyetine kaotik bir geçiş yaşandı ve rakip iddialar şiddete yol açtı.
Karay'a göre "En başından itibaren çatışmalar yarattı; küçük köylerin içinde, köyler arasında, evden eve. İnsanlar 'burası babamın toprağıydı' diyerek sahiplenmeye başladı; bu kabul edilebilir değil."











