21 Mart, 2007 - TSİ 13:36
John Simpson
BBC editörü
Irak'ın işgalinin dördüncü yıl dönümünde Bağdat'ta en az altı patlama meydana geldi, 20'ye yakın Iraklı öldü.
Irak'ın büyük bölümüne hala şiddet ve kaos hakim.
Savaşsa İngiltere'de halka, Saddam Hüseyin'in ciddi bir tehdit oluşturduğu yönündeki istihbarat raporları temel alınarak "pazarlanmıştı".
İngiltere Başbakanı Tony Blair, 24 Eylül 2002'de Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmada şunları söylüyordu:
"İstihbaratımız, Irak'ın kimyasal-biyolojik silahları olduğu ve bu silahları üretmeye devam ettiği sonucuna varmıştır."
Ancak İngiltere'de başbakanlıktan çok üst düzey bir yetkili özel bir görüşmede bana, o dönem istihbaratın nasıl kullanıldığını soruşturmamanın, kariyerinde en fazla pişmanlık duyduğu olaylardan biri olduğunu söyledi.
Bunun önemini sonradan kavradığını söyleyen bu yetkili, Irak Savaşı öncesi İngiltere'deki tartışmalarda da en ön safta yer alanlar arasındaydı.
Saddam Hüseyin'in sırrı
Benim hükümet kaynaklarından topladığım bilgiler, İngiliz istihbaratının Saddam Hüseyin'in yakın çevresinde iki ya da üç ajanının olduğu şeklindeydi.
Bu kişiler Londra'ya raporlarını radyo sinyalleriyle gönderiyorlardı, oldukça cesur kişiler olmalıydılar.
Ancak anlaşılan Saddam Hüseyin'e, onun en iyi saklanan sırrını bilecek kadar yakın değillerdi:
"Devrik lider 90'lı yıllarda, kitle imha silahlarının büyük bölümünden vazgeçmişti."
Peki niçin bunu bir sır olarak sakladı?
İngiliz yetkililer Saddam Hüseyin'in, ülkesinin komşusu İran'ın, zayıflığından faydalanarak Irak'ı işgal etmesinden korktuğuna inanıyor.
İngiltere Dış İstihbarat Servisi MI6 de Başbakan Tony Blair'e, 1988'den bu yana Irak'ın kimyasal ve biyolojik silahları hakkında fazla bilgi sahibi olunmadığı mesajını iletmiş.
Ancak Tony Blair Avam Kamarası'na hitap ettiğinde, izleniminin hiç de o yönde olmadığı görülüyordu.
Zira Blair, Irak'la ilgili istihbaratlarının "kapsamlı, ayrıntılı ve geçerli" olduğunu söylemişti.
Blair samimiyetsizlikle suçlandı
İngiltere'de Irak Savaşı öncesi istihbarat bilgilerini soruşturmayı yürüten Lord Butler, geçen ay Lordlar Kamarası'nda yaptığı sert konuşmanın, medyada büyük ölçüde görmezden gelindiği görüşünde.
Lord Butler Tony Blair'i, istihbarat bilgilerini kullanırken "samimi olmamakla" suçlamıştı.
Bu da hükümet çevrelerinin dilinde, "aldatma" demek.
Eğer durum böyleyse yaşananlar hükümeti düşürebilirdi.
Ancak sonuçta böyle olmadı.
Hükümeti kurtaran, İngiliz istihbarat servislerinin, Tony Blair'in Avam Kamarası'ndaki sözlerine katılması oldu.
Şimdi üst düzey yetkililer, istihbarat bilgilerinin yanlış kullanımı konusunda üzgün olabilirler.
Ancak hükümetin Irak'ta savaşa destek için istihbarat bilgileri üzerinde oynayabilmesini sağlayan da, Başbakanlık'ın bu bilgileri sorgulamayı ağırdan alması oldu.