10 Temmuz, 2006 - TSİ 10:06
Alex Kroeger
BBC muhabiri
Avrupa ve Afrika'dan 57 ülkenin bakanları Fas'ın başkenti Rabat'ta göç sorununu tartışıyor.
Bakanlar Afrika'dan Avrupa'ya yönelik artan göçle nasıl mücadele edilebileceğini değerlendirecek.
Gündemlerinde insan kaçakçılığı ve güvenliğin yanısıra, daha iyi bir yaşam için terkedilen ülkelerdeki yoksullukla mücadele de yer alıyor.
Bu yıl sadece Kanarya Adaları'na iltica eden Afrikalı mültecilerin sayısı sekiz bini bulmuş durumda.
Yüzlerce kişi de Malta'ya ve İtalya'nın Lampedusa Adası'na iltica etti.
Rabat Konferansı, sadece insan kaçakçılığıyla değil, aynı zamanda bu kişileri göç etmeye mecbur bırakan yoksulluk ve çatışma ortamlarıyla da nasıl mücadele edilebileceği hakkında Avrupa ile Afrika arasında ortak bir yaklaşım oluşturmayı amaçlıyor.
Avrupa, kendi emek pazarındaki boşlukları dolduracak biçimde göçmenlere kapılarını açmaktan yana.
Ama Afrika ülkeleri bunun beyin göçüne neden olmasından ve kalkınma hızlarının daha da yavaşlamasından korkuyor.
Fas, Orta ve Güney Afrika ülkelerinden -Senegal, Mali, Kamerun, Kongo Cumhuriyeti'nden- mülteciler tarafından bir sıçrama tahtası olarak kullanılıyor.
Ancak birçok mülteci Fas'a geldiğinde bir başka yere gidemeyeceğini görüyor; zira kara yolları tıkanmış oluyor ve denizde devriyeler çok daha sık geziyor.
Fas yetkilileri mültecileri kendi topraklarında istemiyor.
Birçok mülteci ırkçılık ve şiddetten şikayet ediyor. Ancak gene de bulundukları ülkede kalıyorlar çünkü geri dönmek çok daha korkunç görünüyor.