http://www.bbcturkish.com

17 Aralık, 2005 - TSİ 14:00

AB'nin yeni bütçesinde uzlaşma sağlandı

Brüksel'deki AB zirvesinde, birliğin 2007-13 bütçesi üzerinde uzlaşmaya varıldı.

İngiltere, bu süre içinde bütçeye yaptığı katkılardan aldığı iadenin 10.5 milyar Euro'luk bölümünden feragat edecek.

Londra, 1984'te Thatcher döneminde aldığı bu haktan ancak birlik bütçesinin en önemli kalemini oluşturan Ortak Tarım Politikası'nda değişikliğe gidilmesi halinde ödün verebileceğini söylüyordu.

Tarım fonlarından en fazla yararlanan ülke olan Fransa ise bu karşı çıkıyordu.

Zirvenin kapanışında yapılan açıklamaya göre, Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası dahail tüm harcamalarını 2008-2009'da gözden geçirecek.

Tony Blair, bu anlaşmanın AB'nin ileri gitmesine izin vereceğini söyledi.

Blair, BBC'ye yaptığı açıklamada "Eğer uzlaşmasaydık, İngiltere'nin yeni birlik ülkeleri ve yeni Almanya hükümetiyle ilişkileri zarar görecekti" dedi.

Birliğin üzerinde uzlaşmaya vardığı bütçe AB'nin toplam gayri safi hasılasının yüzde 1.045'ini temsil ediyor.

Avrupa Komisyonu bu oranın yüzde 1.24 olmasını istiyordu.

Daha önce azaltılmış bir bütçenin birliğin genişleme politikalarına zarar vereceğini söyleyen AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, anlaşmanın sağlanmasından sonra "Dayanışma olmadan birlik de olmaz" dedi.

İngiltere'nin iade hakkından feragat ettiği para, birliğe yeni katılan orta ve doğu Avrupa ülkelerinin kalkınma projelerinin finansmanında kullanılacak.

Polonya, AB'nin bölgesel kalkınma fonlarından toplam 4 milyar Euro yardım alacak. Polonya Başbakanı Kazimierz Marcinkiewicz, "Bu, Polonya'nın ve Avrupa Birliği'nin gelişmesini sağlayacak bir dayanışma bütçesidir" dedi.

Bütçe konusunda İngiltere'yle en fazla çekişen ülke olan Fransa'nın Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ise Blair'in katkı iadesi hakkından fedakarlık yapmasını övdü.

Chirac, "Blair, meşru fakat siyasi açıdan zor bir jest yaptı" diye konuştu.

Görüşmelerde uzlaşma sağlanmasında Almanya'nın yeni Başbakanı Angela Merkel'in önemi bir rol oynadığı belirtiliyor.

Merkel, sonucu "Avrupa'nın geleceği açısından iyi bir anlaşma" diye niteledi.

Bu arada, zirve sırasında Makedonya'ya da resmen adaylık statüsü verildi.