You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

İsrail Dışişleri Bakanı Lapid: İstanbul’daki İsrailliler kenti bir an önce terk etmeli

İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, İstanbul’u ziyaret etmekte olan İsraillilerin kenti bir an önce terk etmesi gerektiğini söyledi. Lapid “Gerçek bir tehditle karşı karşıyayız. İstanbul’daysanız en kısa zamanda dönün, yakın zamanda gitmeyi planlıyorsanız iptal edin” dedi ve ekledi: “Hiçbir tatil hayatınızdan daha değerli değildir.” Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Fenerbahçe Beko, Basketbol Süper Ligi'nde şampiyon oldu

  2. Türkiye Barolar Birliği yabancılara taşınmaz alımı veya yatırımla Türk vatandaşlığı verilmesine karşı Danıştay’a başvurdu

    Türkiye Barolar Birliği (TBB) belli bir miktardaki yabancı para ile taşınmaz alımı veya yatırımla Türk vatandaşlığı verilmesine ilişkin yönetmelik değişikliğinin iptali için Danıştay’a başvurdu.

    TBB, Anayasa’ya göre vatandaşlık kazanmasına ilişkin şartların kanunla düzenlenmesinin gerektiğini, bunun yönetmelikle yapılamayacağını belirtti.

    TBB’nin konuyla ilgili yazılı açıklamasında “Kanunda belli bir miktar yabancı para karşılığında fon/bireysel emeklilik sistemine giriş gibi yatırımlar yoluyla Türk vatandaşlığı kazanılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır” ifadeleri yer aldı:

    “Devletle hukuki ve siyasi bağ ile bağlılığı ifade eden vatandaşlık kavramının yabancı bir para cinsinden bir değer ile karşılanması, vatandaşlık kavramını soyutlaştırmakta ve özünden uzaklaştırmaktadır.”

    TBB, para karşılığında vatandaşlık verilmesinin Türk milletini telafisi güç hak kayıplarına uğrayacağını da vurguladı.

  3. Diyarbakır'da polisin baskın yaptığı haber ajanslarının ekipmanlarına da el konuldu

      • Yazan, Hatice Kamer
      • Unvan, BBC Türkçe, Diyarbakır

    Diyarbakır'da altı gündür gözaltında olan 20 gazeteci için Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu öncülüğünde basın açıklaması yapıldı.

    Basın açıklaması, polisin baskın yaptığı prodüksiyon şirketlerinden biri olan ARİ adlı şirketin önünde düzenlendi.

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, gazetecilerin çalıştığı ajans ve prodüksiyonlara yapılan baskınlar sırasında tüm ekipmanlara el konulduğunu ve prodüksiyon şirketlerine girişlerin engellendiğini belirtti:

    ''İktidarın saldırılarının yanında bir de yandaş medyanın saldırılarına maruz kaldık. Bize iktidarın diliyle yaklaşan, gazetecileri hedef gösteren bütün medya kuruluşlarını kınıyoruz.

    ''Gerçekleri toplumla paylaşan bütün kesimleri baskı altına alıyor. Uyguladığı baskı politikalarıyla toplumda rıza yaratmaya çalışan iktidar bütün gerçeklere saldırıyor. Son süreçte gelişen bütün gözaltı ve tutuklamalar bu gerçeklerin saklanması içindir."

    Son süreçlerde "topluma dönük saldırıların merkezinde Kürt gazetecilerin olduğunu "savunan Dicle Müftüoğlu, ''Gerçekleri açığa çıkartan gazeteciler 90’lı yıllarda Hizbullah ve JİTEM’in, 2000’li yıllarda da Cemaatin hedefindeydiler. O süreçte gerçekleri çok zor koşullarda halka ulaştırmaya çalışan onlarca Kürt gazeteci katledildi, gazete binaları bombalandı, yüzlercesi tutuklanarak cezaevlerine konuldu. Günümüzde ise AKP-MHP iktidarının topluma uyguladığı baskı ve manipülasyona karşı hakikati dünyaya duyuran gazeteciler hedef alınıyor.'' ifadelerini kullandı.

    Öte yandan, gazetecilerin serbest kalması için açılan imza kampanyasına 837 gazeteci ve yazar ile 62 ulusal ve uluslararası kurumdan destek geldi.

  4. Ankara'da sel nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi

    Ankara'yı etkisi altına alan sel felaketinde bir ölüm haberi daha geldi. AFAD tarafından yapılan açıklamada: "Ankara Altındağ'da 2 gündür devam eden arama çalışmaları sonucunda, sel sularına kapılan bir vatandaşımızın cansız bedenine ulaşılmıştır. " denildi.

    Kentte sağanak sonucu meydana gelen sel nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 4'e yükseldi.

    Ankara'daki sel nedeniyle CHP Mamak Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı İlkay Yiğit (27), Mustafa Demirel (67) ve Muhammet Şahin (21) yaşamını yitirmişti

  5. NATO: İsveç, Türkiye'nin taleplerini karşılamak için önemli adımlar atıyor

  6. Fenerbahçe, Lincoln Henrique için Santa Clara ile anlaştığını açıkladı

    Fenerbahçe Portekizli ekip Santa Clara ile Lincoln Henrique transferi için anlaştığını duyurdu.

    23 yaşındaki futbolcunun, görüşmeleri yapmak, sağlık kontrolünden geçmek ve süreci ilerletmek üzere İstanbul'a geleceği açıklandı.

    DHA'ya göre Lincoln bu akşam ailesiyle birlikte İstanbul'a gelecek.

  7. AKP Grup Başkan Vekili : Toplumumuzun hiçbir kesimini enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz

    AKP Grup Başkan M. Emin Vekili Akbaşoğlu,TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ekonomi gündemine ilişkin yorumlarını paylaştı.

    "Bugüne kadar hiçbir zaman toplumumuzun hiçbir kesimini enflasyona ezdirmedik. İnşallah hiçbir zaman enflasyona ezdirmeyeceğimizi, bu konuda samimiyetle ve büyük bir gayretle çalıştığımız milletimizin hafızasındadır." diyen Akbaşoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    "Açıkladığımız desteklemeler ile buğdayda, arpada, çayda ortaya koyduğumuz fiyatlandırmalarla ve çiftçimize her alanda desteğimizi devam ettirecek paketlerle ve bu manada inşallah A'dan Z'ye her hususta toplumun bütün kesimlerine dönük olumlu adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Temmuz ayı başı itibarıyla ücretlerin artırılmak suretiyle alım gücünün artırılmasına dönük bütün bu olumlu adımlar peşi sıra inşallah gelecek ve önümüzdeki 2023’ün Ocak ayında da yapılacak olan bu iyileştirmelerle beraber bütün toplum kesimlerinin alım gücünün artacağı bir süreci hep beraber yaşamış olacağız"

    AKP Grup Başkan Vekili İstanbul Finans Merkezi ve sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili kanun tekliflerinin bu hafta Meclis Genel Kurulu'nun gündeminde olacağını da söyledi.

  8. İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid: İstanbul’daki İsrailliler kenti bir an önce terk etmeli

    İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, İstanbul’u ziyaret etmekte olan İsraillilerin kenti bir an önce terk etmesi gerektiğini söyledi.

    Lapid “Gerçek ve acil bir tehditle karşı karşıyayız. İstanbul’daysanız en kısa zamanda dönün, yakın zamanda gitmeyi planlıyorsanız iptal edin” dedi ve ekledi:

    “Hiçbir tatil hayatınızdan daha değerli değildir.”

    Lapid, Türkiye'nin geri kalanına da "elzem bir neden olmadıkça" gidilmemesi gerektiğini söyledi.

    Lapid, "Türkiye'den dönen bazı vatandaşlarımız, hayatlarını kurtardığımızı bilmeden ülkelerine döndü" dedi.

    Bunla birlikte İsrail Dışişleri Bakanı, İsrail vatandaşlarının hayatlarını koruma çabaları için Türk hükümetine de teşekkür etti. Lapid, turizmin iki ülke için de önemli olduğunu ancak Türkiye'nin de uzak durulması gereken risklerin farkında olduğunu belirtti.

    İsrail 30 Mayıs’ta bir güvenlik uyarısı yayınlayarak İran’ın Türkiye’deki İsrail vatandaşlarını öldürmeyi planladığını duyurmuştu.

    İsrail, İran tehdidi karşısında 100'den fazla vatandaşına telefonla ulaşarak Türkiye’yi terk etmelerini söylemişti.

    Lapid, İran’ın Türkiye’de tatil yapan İsraillileri hedef alabileceğini belirtmişti.

    • İsrail'den vatandaşlarına Türkiye'ye seyahat uyarısı: İran intikam saldırısı düzenleyebilir
  9. İngiltere'de bir aile, 6 yaşındaki kızlarının "fıstık alerjisi nedeniyle" THY uçuşundan atıldıklarını iddia etti

    İngiltere'nin Essex bölgesinden Kuzey Kıbrıs'a seyahat etmeyi planlayan bir aile, 6 yaşındaki kızlarının "fıstık aletjisi" nedeniyle Türk Havayolları (THY) uçuşundan atıldıklarını iddai etti.

    The Independent gazetesine konuşan Türk kökenli Eren Derviş, ailesiyle birlikte Haziran ayında Kıbrıs'tan aktarmalı uçuşları sırasında kabin ekibinin "garip sorularına" maruz kaldıklarını ve fıstık servisi yapmamalarının mümkün olmadığını söylediklerini belirtiyor.

    Derviş bu durumda ekibe, kendileri gibi first class uçan diğer yolculara durumu izah edip, tek tek sormayı bile teklif ettiğini belirtiyor.

    Bunun ardından bir çalışanın gelip kendisini uçaktan dışarı çıkardığını ve uçuş sırasında herhangi bir terslik olursa sorumluluğu üstleneceğini belirten bir belgeyi imzalaması gerektiğini söylüyor.

    Derviş, bu belgeyi imzalamayı reddettiğini ancak yetkililerin kendilerine valizlerinin havalimanında olduğunu ve uçağı terk etmeleri gerektiğini söylediğini aktarıyor.

    Havalimanına gönderilen aile, göçmen bürosunda yapılan işlemlerin ardından yeni bir bilet alarak İngiltere'ye döndü.

    2019 yılında yine bir İngiliz yolcu, THY'nin "fıstık lerjisi nedeniyle" kendisini uçuştan attığını iddia etmişti.

  10. Migros, çevrim içi yemek platformu Migros Yemek ile yemek dağıtım hizmeti vermeye başladı

    Migros, yemek dağıtım hizmeti sağlayan bir çevrim içi yemek platformu kurduğunu açıkladı. Migros Yemek adı verilen platform şirketin diğer çevrim içi kanallarının olduğu Migros One çatısı altında hizmet verecek.

    İlk etapta İstanbul Ataşehir'de sipariş hizmeti veren platformun Türkiye'nin tüm illerine açılmasının planlandığı belirtiliyor.

    Şirket tarafından Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) iletilen bildirimle duyurulan platformla ilgili şu bilgiler paylaşılıyor:

  11. Erdoğan, Kadıköy yürüyüşüyle ilgili konuştu: Dünkü alçaklığın faillerine bedelini yargı önünde ödeteceğiz

    Haliç Kongre Merkezi'nde Türkiye İhracatçılar Meclisi 29. Olağan Genel Kurulu'na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün HDP ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) çağrısıyla cezaevindeki Abdullah Öcalan’a uygulanan görüş yasağının kaldırılması için İstanbul Kadıköy’e yapılan yürüyüş sırasında yaşanan olayları da değerlendirdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim kimsenin şahsıyla, meşrebiyle, tarzıyla bir derdimiz yok. Bizim tek gayemiz ülkemizin üretimini, istihdamını, ihracatını artırmaktır." dedi.

    Erdoğan, "Bölücü örgütün uzantılarının Kadıköy'de polisimize saldırmaları, terörist başını öven sloganlar atmaları provokasyondan öte kalleşliktir, namussuzluktur." ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletvekilliği dokunulmazlığı hiç kimseye güvenlik güçlerine hakaret etme hakkı tanımaz. Dünkü alçaklığın faillerine bedelini yargı önünde ödeteceğiz." diye konuştu.

    Yürüyüş sırasında polis katılımcılara izin vermeyince gerginlik yaşanmıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yüzü görünmeyen bir kadının polise yumruk atarken çekilmiş görüntüsünü paylaştı ve o kişinin DBP Eş Genel Başkanı Salihe Aydeniz olduğunu iddia etti.

    Diğer yandan Erdoğan, Türkiye'nin ihracat performansı ve bunun ekonomiye etkisini de değerlendirdi.

    Cumhurbaşkanı: "Mayıs 2022 itibarıyla 12 aylık bazda ihracatımızı 243 milyar dolara yükseltmeyi başardık. İnşallah her geçen ay bu oranı daha da yukarı taşıyacağız." dedi ve "yüksek faizle Türkiye'yi soydurmayacak yola" ihtiyaç olduğunu söyledi.

    "Aralık ve Ocak gerçekleşmeleriyle enflasyonun sırtımıza bindirdiği kamburdan kurtulacağımız 2023 Şubat ve Mart aylarından itibaren önemli ölçüde geride bırakmış olacağız." diyen Erdoğan, "son 20 yılda asgari ücreti yüzde 200'e yakın artırdık. Temmuz ayında enflasyon farkları ile milletimizin her kesimini rahatlatacağız." ifadelerini kullandı.

  12. Libya'ya asker gönderilmesi için verilen iznin 18 ay uzaltılmasını öngören tezkere TBMM'de

    Libya'ya asker gönderilmesi için verilen iznin süresinin 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Başkanlığına sunuldu.

    Tezkerenin gerekçesinde, "Türkiye'nin milli çıkarlarına yönelik her türlü tehdit ve güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Libya'daki gayrimeşru silahlı gruplar ile terör örgütleri tarafından Türkiye'nin Libya'daki menfaatlerine yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek, kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Libya halkının ihtiyacı olan insani yardımları ulaştırmak" ifadeleri yer alıyor.

    Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde Türkiye sınırları dışında harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca

    2 Ocak 2020'de verilen karar 2 Ocak 2021'den itibaren 18 ay uzatılmıştı. Yeni tezkere izni 2 Temmuz 2022'den itibaren 18 ay uzatıyor.

  13. Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi yeni bir rekor kırabilir

    Türkiye'nin 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) yükselmeye devam ediyor. Bloomberg HT'ye göre CDS'ler 2003’ten bu yana en yüksek düzeyde günlük kapanışa hazırlanıyor.

    S&P Global verilerine göre Türkiye'nin 5 yıllık CDS'leri Cuma günü 827 baz puanı seviyesini gördü ve günü 825 puanla kapattı.

    Geçtiğimiz yıl için bu sayı 375 baz puandı.

    2008 Ekim ayında CDS'de günlük kapanış seviyesi 831 baz puan olarak kaydedilmişti.

    CDS, Hazine'nin dolar cinsinden borçlanma maliyetinin yükselmesi demek.

    Bu da özel sektörün ve şirketlerin dolar cinsinden borçlanmasının yükselmesine, daha yüksek faiz ödeyerek borçlanmalarına yol açıyor.

    Bu durum dolaylı olarak hem Hazine'nin hem şirketlerin TL cinsinden borçlanma maliyetlerini de etkiliyor.

  14. DİSK: Asgari ücretlilerin gıda enflasyonu yüzde 120-135 arasında

    Devrimci İşçi Sendikaları Konferasyonu'nun (DİSK) araştırma birimi tarafından yayımlanan ve asgari ücretliler için gıda enflasyonunu hesaplayan yeni bir rapora göre Türkiye'de Mayıs 2022’de dar gelirliler ve düşük gelir grupları için (asgari ücretliler) gıda enflasyonu ortalama gıda enflasyonunun çok üzerinde. Düşük gelir gruplarında (asgari ücret civarı) ve emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 117-135 arasında.

    Rapordaki diğer ana bulgular şu şekilde:

    • 2022’nin ilk beş ayında asgari ücretlinin alım gücü kaybı 5 bin TL’yi aştı
    • Asgari ücrete temmuz ayında zam yapılmazsa 2022 yılında toplam kayıp 20 bin lirayı aşacak
    • Asgari ücretin milli gelire oranı azaldı

    Raporda sıralanan çözüm önerileriyse şunlar:

    • Asgari ücret yüksek enflasyon döneminde yılda dört kez belirlenmelidir.
    • Enflasyon yüzde 10’un altına düşene kadar asgari ücret üç ayda bir belirlenmelidir.
    • Asgari ücret 2022 içinde temmuz ve ekim aylarında yeniden belirlenmelidir.
    • Asgari ücret tespitinde resmi enflasyon değil kişi başına gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) artışı (büyüme) ve yoksulluk sınırı esas alınmalıdır.
    • Hedef enflasyona dayalı asgari ücret artışları yetersizdir. Çalışanların büyümeden/veremlilikten pay almasını sağlayacak bir hesaplama yöntemi gereklidir.
    • Asgari ücret tespitinde işçinin sadece kendisi değil ailesi de hesaba katılmalıdır.
  15. Antalya'daki öğrenci intiharıyla ilgili HDP'den soru önergesi

    Antalya'da Akdeniz Üniversitesi'de yaşanan üç intihar vakasıyla ilgili HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.

    Önergede şu ifadeler yer aldı:

    "Basında yer alan haberlere göre; Akdeniz Üniversitesi Turizm Rehberliği ikinci sınıf öğrencisi Muhammed Kaya 10 Haziran 2022 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Muhammed Kaya’nın kaldığı Elmalı Hamdi Yazır KYK yurdunda yüksekten atlayarak intihar ettiği ileri sürülmektedir. Ancak Muhammed Kaya ile birlikte aynı yurtta son kırk günde 3 şüpheli öğrenci ölümü daha gerçekleşmiştir.11 Mayıs 2022’de Halil Gülçan, 23 Mayıs 2022’de Muhammet Emre Kandemir yaşamını yitirmiş ve bu öğrencilerin de intihar ettikleri söylenmiştir. Yine bu yurtta kamuoyundan saklanan ve kayda geçmemiş on intihar vakasının daha yaşandığı iddia edilmektedir. Ayrıca daha önce yurtta bu vakaların yaşanması ve 30 adet laptopun çalınması üzerine kamera takılmasını talep eden ve can güvenliklerinin olmadığını söyleyen öğrencilere yurt yetkilileri tarafından ‘bakanlığın parası yok’ denilmiştir.

    Sosyal medyada Akdeniz Üniversitesi Dayanışması isimli öğrenci grubunun iddialarına göre ise; şüpheli ölümlerin temel sebebi söz konusu yurtta ‘manevi danışmanlık’ adı altında tarikatlaşmanın olmasıdır. Öğrenciler bu yurtlardaki neredeyse tüm çalışanların tarikat üyesi ve menzilci olduklarını, bu kişilerin öğrencileri korkutarak baskı altında aldıklarını,can güvenliklerinin olmadığını, barınma ve eğitim haklarının böylece ihlal edildiğini paylaşmışlardır."

    Bakanlığa yöneltilen sorularsa şunlar:

    • Bakanlığınıza bağlı Akdeniz Üniversitesi öğrencilerinin barındığı Elmalı Hamdi Yazır KYK yurdunda yaşananlardan haberdar mısınız?
    • Muhammet Kaya isimli öğrencinin ölümünün ve yurtta yaşanan diğer şüpheli ölümlerin aydınlatılması için bir girişiminiz olacak mıdır? Yurt yönetimi ve çalışanları hakkında soruşturma yapılacak mıdır?
    • Öğrencilerin taleplerine rağmen yurtlara niçin kamera takılmamıştır? Öğrencilerin güvenliklerini sağlanmaya dönük bir girişiminiz olacak mıdır?
    • Öğrenci yurtlarındaki tarikat yapılanması iddiasını araştıracak mısınız? Yurtlarda ‘manevi danışmanlık’ adı altında öğrencilerin istismar edilmesinin önlenmesi için bir denetim yapacak mısınız?
    • Son 5 yılda Kredi Yurtlar Kurumları’nda yaşanan şüpheli ölüm sayısı kaçtır? Yaşanan ölümlere ilişkin kaç soruşturma açılmıştır?
  16. Gözaltındaki 21 gazeteci için imza kampanyası başlatıldı

      • Yazan, Hatice Kamer
      • Unvan, BBC Türkçe, Diyarbakır

    8 Haziran'da Diyarbakır'da gözaltına alınan gazetecilerin gözaltı süresi sekiz güne uzatıldı, birçok gazeteci ve meslek örgütünün destek verdiği bir imza kampanyası başlatıldı, bugün saat 13:00'a kadar devam edecek olan kampanyada gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istendi.

    İmza kampanyasında muhalefete destek, yargıya evrensel hukuk ölçülerine göre hareket etme, uluslararası hak kuruluşlarına da dayanışma için harekete geçmeleri yönünde çağrı yapıldı.

    Gözaltıları kınayarak başlayan imza metninde, Türkiye'de muhalefet başta olmak üzere herkese çağrı yapıldı.

    "Hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük, demokrasi iddiası olan ve geleceğin Türkiye’sine hazırlık yapma niyetinde olan başta muhalefet olmak üzere ayrımsız bir şekilde gözaltındaki gazetecilerle dayanışmaya ve iktidar şiddetinin karşısında tavır almaya davet ediyoruz."

    İmza kampanyasında yargı mensuplarına hiraben yapılan çağrıda şu sözlere yer verildi:

    "Yargı mensuplarını da iktidarın hukuksuzluklarına, zorbalıklarına alet olmamalarını, basın ve ifade özgürlüğü için evrensel hukuk ölçüleri içinde hareket etmelerini ve gözaltında tutulan gazetecileri biran önce serbest bırakmaya çağırıyoruz."İmza metninin devamında uluslararası basın kuruluşlarına, gazetecilere, hak örgütleri ve savunucularına yapılan çağrıdaysa, Türkiye'de basın özgürlüğünün gelişimi için dayanışmaya ve gazetecilerin uğradıkları baskılara karşı harekete geçmeleri istendi.

  17. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Kıbrıs'ta artık iki devletli bir çözüm olması gerekiyor

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Kuzey Kıbrıs'ta yeni hükümetin kurulmasının ardından yapılan ziyaret kapsamında açıklamalarda bulundu.

    Çavuşoğlu, "(Kıbrıs'ta) Müzakere süreciyle ilgili tutumumuz bellidir. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile New York'ta da görüştük, her platformda söylüyoruz, bizim pozisyonumuz açık net. (Kıbrıs'ta) Artık iki devletli bir çözüm olması gerekiyor. Müzakerelerin iki eşit egemen devlet arasında başlatılması gerekiyor. Bu pozisyonumuzu hem KKTC hem de Türkiye olarak her platformda anlatıyoruz. Sadece BM Genel Sekreterine değil, ilgi duyan ülkelere ve Avrupa Birliğine (AB) de anlatıyoruz." dedi.

  18. Merkez Bankası eski başkanı ekonomist ve yazar Gazi Erçel hayatını kaybetti

    Merkez Bankası eski başkanlarından, ekonomist ve yazar Gazi Erçel vefat etti.

    Dünya gazetesine göre uzun süredir karaciğer rahatsızlığı yaşayan Gazi Erçel, yakın zamanda yakalandığı COVID-19’a ilişkin evinde tedavi görüyordu. Önceki gün rahatsızlanması üzerine Koç Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Erçel, dün geceyarısı itibari ile tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Gazi Erçel kimdir?

    1996-2001 yılları arasında Merkez Bankası Başkanlığı yapan 1945 doğumlu Gazi Erçel, 1967 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirdi. 1976 yılında Vanderbilt Üniversitesi’nde master yaptı. 1967’de Maliye Bakanlığı'nda başladığı çalışma hayatında, Bankalar Yeminli Murakıbı, Hazine Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinin yanı sıra yine Hazine’de Ekonomik Araştırmalar, Banka Kambiyo, IMF ve Dünya Bankası bölümlerinde çeşitli görevlerde bulundu.

    1982-1986 yılları arasında IMF İcra Direktör Yardımcısı, 1987-1989 yılları arasında HDTM Hazine Genel Müdürlüğü görevlerini yürüttü. 1989 yılından itibaren Yaşar Holding’te Yönetim Kurulu Üyeliği, Tütünbank Murahhas Üyeliği ve Yaşar Grubu'nun çeşitli kuruluşlarında Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalıştı. 1994 yılında Tütünbank Genel Müdürü olurken, 1996 yılında Merkez Bankası Başkanlığı’na getirilmişti.

    İstifa ederek ayrıldığı Merkez Bankası Başkanlığı’ndan sonra çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapan Gazi Erçel, pek çok kentte düzenlenen seri panel ve toplantılarda da görüşlerini dile getirmişti.

  19. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Yargıda Cinsiyetçilik Raporu'nu yayımladı

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, takip ettiği davalarla ilgili Yargıda Cinsiyetçilik Raporu'nu yayımladı.

    "Covid-19 Pandemisi, kadınlar için “Gölge Pandemi” olarak adlandırılmaya neden olabilecek biçimde kadınları çok yönlü etkilemiş, bu durum adalet mekanizmasına da yansıyan sonuçlar doğurmuştur" diyen rapor, bu dönemi Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi süreciyle birlikte ele alıyor.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu dava takibinde en sık rastlanan ayrımcı uygulamaları şöyle sıralıyor:

    • Son dönemde artış gösteren “şüpheli kadın ölümleri” ile ilgili davalarda etkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin işletilmediğine, “delil yetersizliği” gerekçe gösterilerek dosyaların hızla kapatıldığına tanık oluyoruz.
    • Dava açılabilmiş dosyalarda ya hızla beraat kararları ya da “kasten öldürme” yerine faillerin daha düşük ceza almalarını sağlayan suç türlerinden(taksirle öldürme, yaralama, cinsel saldırı gibi) ceza verildiğini görüyoruz.
    • Ayrımcı ceza indirimleri sıkça karşımıza çıkıyor. Sanığın pişmanlığı, giyim kuşamı, cezanın geleceği üzerine etkileri, sabıkasız olması gibi gerekçelerle “iyi hal” olarak bilinen takdir indirimi uygulanabiliyor.
    • Benzer biçimde “sadakatsizlik” gibi cinsiyetçi bahanelere dayandırılan “haksız tahrik” indirimi uygulanması ya da “gönüllü vazgeçme” maddesi gibi ayrımcı indirim uygulamanın yeni yöntemleri uygulanıyor.
    • Göz göre göre gelen kadın cinayetlerinde bile “tasarlamayı” yok sayan kararlara, bu kararların “bir anlık öfke”, “kabul etse öldürmezdi” gibi ayrımcı gerekçelere dayandırılmasına tanık oluyoruz.
    • Sadece şüpheli ölüm davalarında değil, tüm şiddet davalarında suç türünün değiştirilerek daha düşük cezalı bir suça çevrilmesi sıklıkla karşılaştığımız bir durum oluşturuyor.
    • Tutuklamalarda “somut delil şartı” aranması, özellikle takip ettiğimiz cinsel şiddet ve çocuk istismarı davalarına; tahliye, beraat ve ayrımcı indirimler olarak yansıyor.
    • Sanığa verilen cezanın paraya çevrilmesi ya da ertelenmesi, kadına yönelik suçlarda caydırıcılığı ortadan kaldırıyor, cezasızlığa neden oluyor.
    • Ceza Kanunu’nda suç tipleri tanımlanırken “toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle işlenen suçlar” ya da “kadına yönelik şiddet” benzeri bir suç tanımlaması bulunmuyor. Bu durum, ceza kanunu reformu, ceza infaz kanunu değişikliği gibi gündemlerde yetkililer tarafından sık sık sarf edilen “kadına yönelik şiddet suçlarını düzenliyoruz” ve “reform” tarzı ifadelerin ne kadar gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor.
    • İstanbul Sözleşmesi ile ilgili gelişmeler, hukuki mekanizmalardaki ayrımcılık olarak; bir cinsel taciz davasında, sanık avukatının “İstanbul sözleşmesi kalktı, kadının beyanını esas almayın” ifadesinde olduğu gibi duruşmalardaki tutumlara doğrudan yansıyor.

    Bu tespitlerin dayandırıldığı somut örnekleri de içeren raporun tamamı burada.

  20. Sanayi üretimi yıllık yüzde 10,8 arttı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan ayı Sanayi Üretim Endeksi istatistiklerine göre sanayi üretimi yıllık yüzde 10,8 arttı.

    Alt sektörlere göre kırılımına göre, Nisan ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,4 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 11,9 artarken; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,4 azaldı.

    Aylık bazdaysa sanayi üretimi aynı kaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, Nisan ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,4 ve imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,1 artarken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,3 azaldı.