You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

AKP, elektrik faturalarındaki TRT payının kaldırılmasını da içeren yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu

Adalet ve Kalkınma Partisi, elektrik faturalarındaki TRT payının kaldırılmasını da içeren 38 maddelik yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Türkiye Dünya Kupası'na nasıl katılabilir, play-off maçları hangi formatta oynanacak?

  2. Sezai Karakoç: 'Diriliş Şairi'nin Türk şiiri ve muhafazakar gelenek için önemi neydi?

  3. Pfizer yoksul ülkelerin yeni Covid hapını jenerik üretmesine izin verecek

  4. Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu: Covid-19 nedeniyle ara verilen Turistik Doğu Ekspresi 15 Aralık’ta seferlere başlayacak

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Covid-19 nedeniyle seferlerine ara verilen Turistik Doğu Ekspresi’nin 15 Aralık’ta tekrar seferlere başlayacağını duyurdu.

    Pandemi nedeniyle Mart 2020’de durdurulan seferlerin başlamasına dair bir yazılı açıklama yapan Karaismailoğlu, "Ankara-Kars hattındaki ilk Turistik Doğu Ekspresi Ankara'dan 15 Aralık Çarşamba, Kars'tan ise 17 Aralık Cuma günü hareket edecek” dedi ve ekledi:

    “Trenler Ankara'dan çarşamba, cuma, Kars'tan cuma ve pazar günleri yola çıkacak. Karşılıklı olarak haftada iki tren işletilecek. Ankara'dan saat 15.55'te, Kars'tan 22.20'de hareket edecek Turistik Doğu Ekspresi'nin, sefer ve vagon sayısı, yolcu talebi doğrultusunda belirleniyor. Tren sadece yataklı ve yemekli vagonlardan oluşuyor."

    Karaismailoğlu, 29 Mayıs 2019’da başlatıldıktan sonra pandemi nedeniyle durdurulmadan önce 37 bin kişinin bu hatta yolculuk yaptığını da söyledi.

    1.300 kilometrelik Ankara-Kars parkuru 31 saat 40 dakika, Kars-Ankara parkuru ise 32 saat 37 dakika sürüyor.

  5. Son dakika, Dolar/TL kuru 10,44 ile yeni rekor kırdı, TL’nin gün içindeki değer kaybı yüzde 2,6’yı aştı

    Türk lirası bugün dolar karşısında yüzde 2,6’nın üzerinde değer kaybetti.

    Dolar/TL kuru 10,44, euro/TL 11,8, sterlin/TL ise 13,96 ile rekor kırdı.

    Gram altın ise 621 TL oldu.

  6. AKP, elektrik faturalarındaki TRT payının kaldırılmasını da içeren yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu

    AKP, elektrik faturalarındaki TRT payının kaldırılmasını da içeren 38 maddelik yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 8 Kasım’daki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada "Önümüzdeki dönemde elektrik faturalarındaki TRT payı ile Enerji Fonu kesintilerini de kaldırma kararı aldık. Hem enerji sektöründeki kurumların dengelerini bozmayacak, hem vatandaşlarımızı mağdur etmeyecek bir yaklaşımla bu küresel enerji krizini yönetmeyi sürdüreceğiz" demişti.

  7. Son dakika, Şair Sezai Karakoç hayatını kaybetti

    Şair Ahmet Sezai Karakoç 88 yaşında hayatını kaybetti.

    Twitter hesabından bir paylaşım yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Örnek bir hayat, sağlam bir fikir örgüsü ve büyük bir edebi miras bıraktı geride" dedi.

  8. ODTÜ’de öğrenciler ucuz ve nitelikli yemekhane için yürüdü, rektörlüğe 5 bin imza teslim etti

    Ankara’da ODTÜ öğrencileri bugün ucuz ve nitelikli yemekhane talebiyle bir yürüyüş gerçekleştirdi.

    Yüzlerce öğrencinin katıldığı yürüyüşte yemekhane işçilerinin çalışma koşulları ve üniversitenin rektörü Verşan Kök de protesto edildi.

    Öğrenciler hafta sonu da yemek verilmesi, vegan menünün niteliğinin artırılması, her sabah kahvaltı verilmesi ve hijyen koşullarının iyileştirilmesine de içeren talepleri için topladıkları beş bin imzayı rektörlüğe teslim etti.

  9. Türkiye'nin askeri harekât planı Suriye'de sahayı nasıl şekillendiriyor?

  10. HDP Eş Genel Başkanı Buldan: İktidarın politikaları en derin ekonomik ve sosyal çöküşü yarattı

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, "Kobani Davası gerek arka planı gerek suçlama konusu gerekse de artık dosyaya sığmayan hukuksuzlukları ve yargılamadaki adaletsizlikleri itibarıyla bu iktidarın adeta bir özetidir" dedi.

    Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Buldan Kobani davasının, "komplo ve kumpas" olduğunu savundu ve şöyle devam etti

    "Komplo olduğunu kanıtlamaya elbette ki gerek yok. Davanın aslında her aşaması, dosyada yer alan belgelerin her biri acemice, panikle tezgahlanan kumpası kanıtlamaya yeter de artar bile. Kobani davası gerek arka planı gerek suçlama konusu gerekse de artık dosyaya sığmayan hukuksuzlukları ve yargılamadaki adaletsizlikleri itibarıyla bu iktidarın adeta bir özetidir."

    İktidarın, "cezaevi sistemini ve hukuksuz tutuklamaları" bir rejim haline getirdiğini öne süren Buldan, "Tutuklayarak, cezaevlerinde işkence ve hukuksuzluk yaparak ayakta durmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıya olduğumuzu belirtmek istiyorum." dedi.

    Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının 16 yıl içinde yaklaşık beş misli arttığını ifade eden Buldan, "Bunun sorumlusu tutuklatma rejimiyle ayakta durmaya çalışan AKP iktidarıdır." diye konuştu.

    Kadına yönelik şiddet

    "En can yakıcı gündemlerinden birisinin de kadına yönelik artan şiddet ve ölümler olduğunu" vurgulayan Buldan, "Evet, samuray kılıcı denilen bir kılıçla gencecik bir kadın yol ortasında vahşice katledildi. Kendisine Allah'tan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum. Bakıyoruz medya ve adli merciler her zamanki gibi bu kadın cinayetine de bir kılıf bulmak için 'zanlının psikolojik sorunları var' diyerek cinayeti sıradanlaştırmaya çalışmaktadır. Biz bu telaşı İzmir il binamızda Deniz Poyraz yoldaşımızı katleden caninin sahiplenilmesinden, 'akli dengesi yerinde değil' yalanıyla aklanmaya çalışılmasından biliyoruz." ifadelerini kullandı.

    'En derin ekonomik ve sosyal çöküş'

    Türkiye'nin, "iktidarın politikaları nedeniyle tarihin en derin ekonomik ve sosyal çöküşünü yaşadığını savunan" şöyle devam etti:

    "Demokrasinin, hukukun, bağımsız yargının, insan haklarının, denetimin, şeffaflığın, toplumsal barışın ve medya özgürlüğünün olmadığı bir toplumda ekonomi elbette ki çöker. Dengenin yerini dengesizliğin, denetlemenin yerini denetimsizliğin aldığı bir sistem iflasa götürür. İflas etmiş siyasi sistemin sonucu ise iflas etmiş, çökmüş bir ekonomidir, işsizlik ve milyonların yoksulluğudur."

  11. CHP lideri Kılıçdaroğlu: Ne kadar yolsuzluk varsa ilk alkışlayan Bahçeli

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhur İttifakı’nın sevabına da günahına da sonuna kadar ortağız” açıklamasını yapan MHP lideri Devlet Bahçeli'ye yönelik " Ne kadar yolsuzluk varsa ilk alkışlayan da sayın Devlet Bahçelidir. Siz hiçbir zaman MHP'nin esnaf, çiftçi dediğini duydunuz mu? Bu ülkenin en köklü partilerinden biri nasıl bu hale geldi" ifadelerini kullandı.

    Partisinin TBMM Grubu toplantısında gündeme dair açıklamalar yapan CHP lideri "Pahalılığın can yaktığını, insanların geçinemediğin, herkesin büyük sıkıntı içinde olduğunu bildiğini, saat başı etiketlerin değiştiğini" söyledi.

    " Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası var. Düne kadar hiçbir sorunumuz yoktu" diyen Kılıçdaroğlu "Fiyat istikrarından Merkez Bankası sorumluydu. Merkez Bankası’nın eli kolu bağlanmış vaziyette. O da sarayın talimatını yerine getiriyor ve bu tablo ortaya çıktı.Türkiye Cumhuriyeti’nde fiyat istikrarı görevini Merkez Bankası yerine getirecek. Paranın değerini koruyacak, dövize karşı kar gibi erimesine engel olacak. Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacak para politikasını doğrudan kendisi belirler diyor yasa. Bu bir kararname ile Merkez Bankası’nın elinden alındı" diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek "Bütün bunlar olurken çıkıp diyor ki, ‘Biz ekonominin kitabını yazdık’ diyor" ifadelerini kullanan CHP lideri şöyle devam etti.

    "Zafer Havalimanı, bu yılın ilk 8 ayında dolar bazında garanti vermişler 877 bin 488 kişi buradan uçacak demişler. 5 bin 725 kişi kullanmış. Devletin hazinesinden beşli çeteye giden para 4 milyon 650 bin avro. Erdoğan’ın kitabında bu yazıyor."

    "Sabah akşam dinden bahseden bu iktidar en büyük ahlaki çöküntüyü getirdi bu ülkeye. Uyuşturucu bataklığı içinde şu anda. Baronlar el üstünde tutuluyor. Baronlar serbest bırakılıyorlar. Baron siyaseti satın almışsa, o baron hapiste kalmaz. İçişleri Bakanı, ayda 10 bin dolar rüşvet aldığını söylediğin kişi kim? Kim bu, ses yok? Çöküş başladı. Kültürel çöküş de başladı. Bunların hepsini çözeceğiz. Ahlakımızla çözeceğiz."

    "Hellaleşme ile hukuku karıştıranlar oldu"

    Helalleşme tartışmalarına da değinen Kılıçdaroğlu "Helalleşme ile hukuku karıştıranlar oldu. Helalleşmek yüzleşmek barışabilmek devam edebilmek demektir. Bunun yarası olan topluluklara yapacağız. Hukuk başka kim ne suç işlediyse onun karşılığı hukuktur" dedi ve şu ifadeleri kullandı

    "28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz. Roboski ile helalleşeceğiz. Hukuk başka helalleşme başka. İnsanlara devlet tazminat ödeyecek ama bir taraftan da helalleşeceğiz.

    "Sivas, Kahramanmaraş mağdurlarıyla helalleşeceğiz. Diyarbakır hapishanesi mahkumlarıyla helalleşeceğiz. Mahalleleri gasp edilip sürülen romanlarla helalleşeceğiz. Varlık vergileri altında inim inim inleyen azınlıklar, 6-7 Eylül olaylarının mağdurlarıyla helalleşeceğiz.

    "Mahkemelerle süründürülen askerlerimiz ve aileleri ile helalleşeceğiz. Bugün Londra’ya göç etmiş en parlak beyinlerimiz ile helalleşeceğiz. Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi ile, Soma ile helalleşeceğiz. Darbeciler tarafından bir sağdan bir soldan gencecik çocuklarımız asıldı bu ülkede o insanlarımızla helalleşeceğiz. 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel’i kaybeden ve mahkemelerde süründürülen Mısra Öz ile helalleşeceğiz, Ahmet Kaya ile helalleşeceğiz.

    "Helalleşeceğiz dostlarım. Yakın gelecekte bir gün çocuklarımız geçmişe baktıklarında ‘Neler olmuş ama önümüze bakmayı bilmişiz, helal olsun onlara’ diyecekler. Laik, demokrat, insan haklarına saygılı, Atatürkçü bir ülkede yaşayan çocuklarımız birileri buna cesaret ettikleri için teşekkür edecekler bize.

    "Açık yaralar var, biliyorum zor olacak ama kesinlikle yapacağız ve başaracağız.

  12. Tutukluluğuna itiraz edilen Kürdistan Sosyalist Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bayram Bozyel serbest bırakıldı, ‘PSK gibi Kürt sorununun çözümünde şiddete karşı çıkan partilerin gözü korkutulmak isteniyor’ dedi

      • Yazan, Hatice Kamer
      • Unvan, BBC Türkçe, Diyarbakır

    Geçen hafta gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 14 siyasetçi, sendikacı ve sivil toplum kuruluşu üyesi arasında yer alan Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkan Yardımcısı Bayram Bozyel, yapılan itirazın ardından serbest bırakıldı.

    8 Kasım tarihinde dört ilde eş zamanlı yapılan operasyonda 19 siyasetçi, aktivist ve sendikacı gözaltına alınmış, dün mahkemeye çıkarıldıktan sonra 14'ü hakkında tutuklama kararı verilmişti.

    Kürdistan Sosyalist Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bayram Bozyel, tutukluluğuna yapılan itirazın ardından dün gece serbest bırakıldı.

    Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde bir basın açıklaması yapan Bozyel, gözaltına alınmasına tepki gösteren, özgür kalması için destek mesajı veren herkese teşekkür etti ve kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili bilgi verdi.

    Kürtçe yaptığı açıklamada Halepçe Katliamı ve Şeyh Said anmasına katılmış olmasının bir suç olarak göründüğünü söyleyen Bozyel, ifade sırasında anadilde Kürtçe eğitim kampanyasına parti olarak neden destek olduklarının da sorulduğunu aktardı:

    “Görünen o ki, HDP'nin önünden geçmek, onlara selam vermek bile suç sayılmak isteniyor. Anadil kampanyasında bizim gibi HDP de destek verdi, bu bile soruldu.

    “Ama görünen o ki PSK gibi Kürt sorunun çözümünde şiddete karşı çıkan, ulusal birliği savunan bizim gibi partilerin de gözü korkutulmak isteniyor.”

    Bayram Bozyel, yerel seçimler döneminde serbest aday ile seçime girdikleri dönemde bu kararın ANF sitesinde haber yapılmış olmasının da suç olarak ele alındığını söyledi:

    “Bu sitede İktidar partisinin de, muhalefetin de haberleri çıkıyor, sorun olmuyor ama bizim haberimiz çıktığında suç olarak görülüyor.”

    Öte yandan KESK, DİSK, TMMOB gibi sendikalar ve meslek örgütlerinin oluşturduğu Amed Emek ve Demokrasi Platformu tutuklama kararını protesto etmek için dün akşam Ofis semtinde bir basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada, gözaltına alınanlara Halepçe Katliamı'na “Sözde Halepçe Katliamı” dendiği ve bu anmaya katılımın suç sayıldığı öne sürüldü.

    Açıklamaya göre faili meçhul bir şekilde öldürülen gazeteci yazar Musa Anter ve HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın'ın anma programlarına katılmak da suç olarak ele alınmıştı.

  13. Uluslararası Şeffaflık Örgütü ülkelerin savunma ve güvenlik sektörlerindeki yolsuzluk risklerini karşılaştırdı, Türkiye ‘çok yüksek riskli’ çıktı

    Şeffaflık ve yolsuzluk alanlarında faaliyet yürüten Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) Hükümet Savunma Dürüstlük Endeksi’ni yayınladı.

    Hükümetlerin kontrolündeki savunma ve güvenlik sektörlerindeki yolsuzluk riskini inceleyen araştırmada Türkiye, “çok yüksek riskli” kategoride yer aldı.

    Bu kategorideki ülkelerde, kurumların yolsuzluğa çok az direnç gösterdiği belirtiliyor.

    Türkiye endeksin pek çok alt başlığında sıfır puan aldı.

    Bunlar arasında yolsuzluk karşıtı politikalar, etik kurallarına uyumun denetlenmesi, savunma gelirlerinin denetlenmesi, risk yönetimi, örgütlü suçlarla mücadele, istihbarat servisinin denetimi, gizli harcamalar, yasamanın bilgiye erişimi, yolsuzlukları ifşa edenlere güvence sağlanması ve yolsuzlukların yargılanması da bulunuyor.

    Raporda yasal olarak Türkiye’de savunma sektörünün denetimine yönelik yetkinin Meclis’te olmasına rağmen sektörün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlarıyla şekillendiği belirtiliyort.

    İngiltere ve Hollanda’nın desteğiyle hazırlanan endekste beş kategori bulunuyor: Çok düşük, düşük, orta, yüksek, çok yüksek ve kritik.

    Rapora destek veren iki ülke de düşük riskli olarak tanımlanırken çok düşük riskli kategoride yer alan tek ülke Yeni Zelanda oldu.

    Türkiye’nin bulunduğu kategoride Çin, Zimbabve ve Meksika gibi ülkeler de var.

    Avrupa’dan Türkiye dışında yalnızca Karadağ bu kategoride yer alıyor.

    Kritik seviyede ise Mısır, İran, Irak, Katar, Venezuela ve Azerbaycan var.

  14. Ekonomistler TL’nin bugünkü değer kaybını nasıl yorumladı?

    Türk lirasının bugünkü değer kaybı, yerli ve yabancı ekonomistlerin gündemindeydi

    Eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara, “Döviz kuru ve enflasyonu raydan çıkarıp sonra ‘vatandaşı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ demenin hiçbir anlamı yok” paylaşımında bulundu.

    Kara, bunun “Kamyonla vatandaşın üzerinden geçip sonra tedavi masrafını biz karşılarız demeye benzediğini” söyledi.

    Ekonomist Erik Meyersson, Türkiye’de ciddi bir politika değişikliği görülmemesi durumunda 2018’den bu yana üçüncü kur krizinin yaşanabileceği uyarısında bulundu.

    Bluebay Varlık Yönetimi’nden Tim Ash de bu paylaşımı alıntılayarak “Katılmamak çok zor. Bu yıl halihazırda yüzde 25 devalüasyon yaşandı, bunun sonu ne olacak? TCMB’nin bu gidişatı durdurmak için elinde hangi araçlar var?” diye sordu.

    Prof. Veysel Ulusoy ise “Bu yerli ve milli bir devalüasyondur” dedi.

    OMG Capital Advisors’tan Murat Gülkan, “Enflasyonu boşlayarak düşük faizde ısrar etmek halkın büyük çoğunluğu için ekonomik yıkıma yol açtığı gibi siyasi açıdan da tarihe geçecek bir ‘kendi kalesine gol’ olmaya doğru gidiyor” dedi.

    Uğur Gürses TL’nin serbest düşüşe bırakıldığını ve ülkenin yoksulluk tüneline girdiğini söyledi ve “Bir ülke parası bu kadar mı sahipsiz kalır?” diye sordu.

    Yalçın Karatepe ise kurda rekor ve zirve gibi sözcükleri anlamsız kılan bir yükseliş olduğunu belirtti.

    Mustafa Sönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın bugünkü konuşmasında Merkez Bankası ve Saray’a mesaj gönderdiğini söyledi ve ekledi:

    “Çözüm ekonomik değil siyasi.”

    Özlem Derici Şengül de Elvan’ın sözlerini alıntılayarak “Arzuladığımız seviyeye ulaşmak için atmayı planladığınız adımları paylaşırsanız çok seviniriz” dedi.

  15. Dolar/TL kurunda yeni rekor 10,26, çeyrek altın 1.000 TL’yi aştı

    Türk lirasının bugünkü değer kaybıyla birlikte çeyrek altın fiyatı yeni bir rekor kırarak ilk defa 1.000 TL’yi aştı.

    Gram altın ise 613 TL’ye yükseldi.

    Altının onsunun bugün dolar karşısında artmasının da bu durumda etkisi oldu.

    Güne 1.862 dolar civarından başlayan ons altın gün içinde 1.873 doları gördü.

    Dolar ise TL karşısında değer kazanarak, TSİ 17.00 civarında 10,26 ile yeni bir rekor kırdı.

  16. AİHM, Atılım gazetesinin cezaevine sokulmamasının ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmetti: Türkiye Edirne Cezaevi’nden başvuru yapan Mehmet Çiftçi’ye 1.000 euro tazminat ödeyecek

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2002’den beri Edirne’de yüksek güvenlikli cezaevinde bulunan Mehmet Çiftçi’nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.

    Çiftçi, Atılım gazetesinin cezaevinde kendisine verilmemesi nedeniyle yerel mahkemelerde davalar açmış, bunların sonuçsuz kalmasının ardından Türkiye’yi AİHM’e şikayet etmişti.

    Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne de götürdüğünü aktaran Çiftçi başvurusunun reddedildiğini, bunun AYM’nin önceki kararlarıyla tezat oluşturduğunu söylemişti.

    AYM 2016’daki bir başka kararında PKK üyeleri ve liderlerinin övülmesi gerekçesiyle Demokratik Ulus, Özgür Gündem, Azadiya Welat ve Atılım gazetelerinin cezaevlerinde dağıtılmaması kararının insanhakları ihlali olduğuna hükmetmiş ve başvuruculara 500’er TL manevi tazminat ödenmesine karar vermişti.

    Çiftçi’nin şikayetlerini inceleyen AİHM, Türkiye’nin Atılım gazetesinin cezaevlerindeki dağıtımını engellemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesiyle korunan ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna karar verdi.

    Türkiye’nin Çiftçi’ye 1.000 euro manevi tazminat ödemesi gerekecek.

  17. MHP lideri Devlet Bahçeli’den EYT açıklaması: 6,3 milyon kardeşimizin mağduriyetlerinin telafisi bizim amacımız, EYT TBMM’de çözülerek gündemden çıkarılmalı

    MHP lideri Devlet Bahçeli, bugünkü grup toplantısında kadın cinayetlerine değindi.

    “Artık ruh sağlığı yasasına ihtiyaç var” diyen Bahçeli, şiddeti önlemek için “gerekirse idamı bile tartışmaya açmak gerektiğini” söyledi.

    Cumhur İttifakı’nda bir çatlak olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Hükümete bakan vermemiş olsak da Cumhur İttifakı’nın günahına da sevabına da ortağız” ifadelerini kullandı.

    Emeklilikte yaşa takılanlar hakkında da konuşan Bahçeli “EYT sorunu bizim sorunumuzdur. Sayıları 6,3 milyonu bulan bu kardeşlerimizin mağduriyetlerinin telafisi bizim amacımızdır. Bütçe imkanları doğrultusunda, kademeli geçiş uygulamasını dikkate alarak, geniş bir siyasi uzlaşma kapsamında EYT TBMM’de çözülerek gündemden tamamen çıkarılmalıdır” dedi.

    Yüzde 50+1 tartışması

    Devlet Bahçeli son dönemde AKP’den yükselen, Cumhurbaşkanı seçilmek için yüzde 50’nin üzerinde oy kazanma zorunluluğuna yönelik eleştirilerin “tuhaf” olduğunu söyledi.

    "Yüzde 50+1 oyla Cumhurbaşkanı seçilmesi çoğulcu demokrasinin dünyaya örnek olacak şeklidir. Muhtar, belediye başkanı, milletvekili seçmiyoruz” diyen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

    Yüzde 50+1'i eleştirenleri anlayışla karşılamamız abesle iştigaldir. Cumhurbaşkanlığı YİK üyesi Sayın Cemil Çiçek, önemli sıkıntılara sebebiyet vereceğini, Türkiye'yi kaosa sürükleyeceğini iddia ediyor. Bu tuhaf sözlerin benzerini Türkiye'nin istikrarsızlığa gömülmesini isteyen çevreler de ileri sürüyor.

    “Sayın Çiçek, sizin kafanızda, dilinizin altında sakladığınız bir oran var mıdır? Açıkla da bilelim, niyetini öğrenelim. Türkiye'nin kaostan kurtulduğunu ne çabuk hafızanızdan çıkardınız.

    “FETÖ'cü Fehmi Koru da aynı şeyleri söylüyor. Bu tartışma gereksiz ve yersizdir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin derinlik ve işlerlik kazanması için çabalamak varken, farklı bir tartışma sayfası açmak, sistemi zedeleyecektir.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan da Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ile görüşmesinde “Yüzde 50+1'in mahsurlu olduğunu anladık. 50+1'i bu kadar sıkı bir şeye bağlamamamız gerekirmiş” demişti.

    Dün HaberTürk’e konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, yüzde 50+1 zorunluluğunun kutuplaşmalara yol açtığını ve sistemde problemler yaşanacağını söylemişti.

    AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Şamil Tayyar da bugün Twitter hesabından yaptığı paylaşımda bu sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kurulan bir tuzak olduğunu öne sürdü, fakat bunu şimdi tartışmaktansa seçimi kazanınca değiştirmek gerektiğini söyledi.

  18. Yemeksepeti: Kötü niyetli bazı kişilerin fidye talebini değerlendirmeye dahi almamız mümkün değil

    Yemeksepeti kullanıcılarına ait verilerin hackerlar tarafından ele geçirildiğine yönelik haberlerin ardından gazeteci İbrahim Haskoloğlu, Twitter hesabından hackerlar ile yazışmasını paylaştı.

    Haskoloğlu, 50 milyon kullanıcının dark web’de satışa çıktığına dair haberlerin ardından hackerlara ulaştığını, kanıtlaması için ev adresini ve telefon numarasını göndermelerini istediğini, hackerların da bunu gönderdiğini söyledi.

    Bu paylaşıma bir yanıt veren Yemeksepeti de hackerların fidye talep ettiğini, bu talebi reddettiklerini açıkladı:

    “Kötü niyetli bazı kişiler, kaynağı belli olmayan verileri Yemeksepeti ile ilişkilendirerek bu verileri yayınlama tehdidiyle şirketimize ulaşmış ve fidye talebinde bulunmuşlardır.

    “Yemeksepeti olarak bu tip yasa dışı talepleri değerlendirmeye dahi almamızın mümkün olmadığını belirterek, konuyla ilgili tüm resmi kurumları bilgilendirdiğimizi ve yasal süreci başlattığımızı ifade etmek isteriz.”

  19. TÜİK: Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 45,4 oldu

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 3. Çeyrek İşgücü İstatistiklerini açıkladı.

    Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki çeyreğe göre 671 bin kişi artarak 28,99 milyona yükseldi.

    İstihdam oranı da yüzde 0,8’lik artışla yüzde 45,4’e yükseldi.

    Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış genç işsizliği ise yüzde 1,1’lik azalışla yüzde 22’ye düştü.

    15-24 yaş grubundaki istihdam oranı da yüzde 0,5’lik artışla yüzde 32,4’e yükseldi.

    İstihdamın yüzde 55,4’ü hizmet, yüzde 21,4’ü sanayi, yüzde 17,1’i tarım, yüzde 6,2’si de inşaat sektöründe gerçekleşti.

    İstihdam edilen kişilerin haftalık ortalama çalışma süresi 44 saat oldu.

    Atıl işgücü oranı ise yüzde 22,4 olarak açıklandı.

  20. Hazine ve Maliye Bakanı Elvan: Enflasyonda arzuladığımız seviyede değiliz, büyümeyi sürekli kılmanın ön koşulu fiyat istikrarı

    Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye’de enflasyonun arzuladıkları seviyede olmadığını söyledi.

    Elvan “Hedeflediğimiz büyümeyi sürekli kılmanın ön koşulu fiyat istikrarından geçiyor” diye konuştu.

    Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde konuşan Elvan, son dönemde dünyanın zor bir dönemden geçtiğini anlattıktan sonra “Böylesine zorlu bir dönemde, yaşadığımız bir takım sorunlara rağmen, başarılı bir performans gösterdik. Üretim, yatırım, büyüme ve istihdam göstergelerinde, pek çok ülkeye göre farkımızı ortaya koyduk” dedi ve ekledi:

    “Enflasyonla mücadeleyi kararlı ve bütüncül bir anlayışla sürdürdüğümüz ölçüde, döviz kuru istikrara kavuşacak ve ülke risk primimiz düşecektir.

    “Bu sayede uzun vadeli faiz oranları da gerileyecek ve yatırımlar için öngörülebilirlik ufku artacaktır.”