Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hafter'in ateşkesi kabul ettiğine inanmıyorum
Ankara'da Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşmesi sonrası soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya'nın doğusunu kontrol altında tutan General Hafter'in ateşkesi kabul ettiğine inanmadığını söyledi. Merkel ise Libya konusunda çok kırılgan bir denge olduğunu savundu.
Canlı yayın
Onur Erem
Beşiktaş, teknik direktör Abdullah Avcı ile yollarını ayırma kararı verdi
Kaynak, Getty Images
Fotoğraf altı yazısı, Abdullah Avcı daha önce Başakşehir ve Milli Takım'ı yönetmişti
Beşiktaş Yönetim Kurulu, futbol takımının teknik
direktörü Abdullah Avcı ile yollarını ayırma kararı aldı.
Kulüp bu gelişmeyi Twitter adresinden duyurdu.
Avcı, Çarşamba günü Beşiktaş’ın evinde
Büyükşehir Belediye Erzurumspor’dan 3 gol yiyerek Ziraat Türkiye Kupası’ndan
elenmesi sonrası taraftar tarafından eleştirilmişti.
Beşiktaş’ın son 8 resmi maçta 7 mağlubiyet, alması
ve TFF 1. Lig ekibi Erzurumspor’dan iki maçta 6 gol yemesi, yönetimin bu
kararında etkili oldu.
Türk spor basını, mali kriz nedeniyle transfer
imkanı bulunmayan Beşiktaş’ta Başkan Ahmet Nur Çebi ve ekibinin sezon sonuna
kadar yardımcı antrenör Gökhan Keskin ile yola devam etmesinin güçlü bir
ihtimal olduğunu aktarıyor.
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Arda Turan transferine neden "hayır" dediklerini açıkladı
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Arda Turan'ın kulübe transferine neden "hayır" dediklerini açıkladı ve kararın yönetim kuruluna ait olduğunu söyledi.
Toplantının Ardan Turan ekseninde gelişen tartışmalar nedeniyle yapıldığını söyleyen Cengiz, "Sayın hocamızın bu söyleminden bu yana sizlere canlı yayında açıkladığım tek bir şey var. Bu futbolcu gündemimizde yok ve bize intikal eden resmi bir şey yok" dedi.
Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim, Arda'nın transfer edilmesi için yönetimle görüştüğünü ancak bu talebinin kabul edilmediğini açıklamıştı.
Galatasaray Başkanı Cengiz konu ile ilgili şunları söyledi:
Kaynak, GS TV
Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya Başbakanı Merkel ile görüştü: Hafter'in ateşkesi kabul ettiğine inanmıyorum
Kaynak, Getty Images
Ankara'da Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşmesi sonrası soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya'nın doğusunu kontrol altında tutan General Hafter'in ateşkesi kabul ettiğine inanmadığını söyledi.
Angela Merkel ise Libya konusunda çok kırılgan bir denge olduğunu savundu.
İkili görüşme sonrası ortak basın toplantısı yapan iki lider, ağırlıkla Libya olmak üzere, İdlib'deki durum ve AB ile müzakerelere ilişkin de soruları yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Libya konusuda, "Sarrac'ı yalnız bırakmayacağız, kendilerine elimizden gelen desteği vermekte kararlıyız" mesajını verdi.
General Hafter'in ateşkesi kabul ettiğine inanmadığını söyleyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Hafter'e desteklerin arkasında Abu Dabi yönetimi var, Mısır var. Bunlar silah desteğini veriyorlar ve Wagner yine bu işin arkasında var. Bütün bunlar olurken 500 yıllık maziye sahip olan Türkiye'yi Libya'ya davet eden bu dostlara bizim 'hayır' dememiz zaten mümkün değildi"
Erdoğan, Ulusal Mutabakat Hükümetine destek vermenin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı gereğince bir yükümlülük olduğunu da savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya'da yapılması planlanan ikinci Libya zirvesinin ise Şubat ayından Mart ayına çekilebileceğini de söyledi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ise Berlin süreci sonrası kırılgan bir denge bulunduğunu söyledi.
Merkel, Hafter'in 55 maddeyi kabul ettiğini söylediğini ama metni imzalamadığını da kaydetti.
Angela Merkel, İdlib ve Suriyeli mülteciler başlığında ise Türkiye'ye AB fonlarından "3 artı 3 milyar avroluk desteğin dışında destek verilebileceğini" açıkladı.
'Basın özgürlüğü konusundaki hassasiyetimi bilen bilir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki Alman gazetecilerin çalışma izinleri üzerinden gelen bir soruya da yanıt verdi:
Almanya ile iyi ilişkilerimizden rahatsız olan bazı kesimler, bu rutin değerlendirmeyi Alman gazetecilere akreditasyon verilmediği yönünde yansıtıldığını görüyoruz. Böyle bir çifte standart yoktur.
Basın özgürlüğü konusundaki hassasiyetimi bilenler bilir ve İletişim Başkanım da bu konularda hassastır.
Merkel: Alman şirketleri Gümrük Birliği’nin modernizasyonuyla ilişkilerin iyileşebileceğini söyledi
Kaynak, Getty Images
Bu sabah Türkiye’deki Alman Ticaret Odası ile
yaptığım görüşmede alman şirketlerinin mesleki eğitime katkı sağlayabileceğini
konuştuk.
Ticari ve ekonomik ilişkilerimize dair ortak
bir komisyonla katkı sağlayabileceğimizi söyledik.
Türkiye’de tutuklu bulunan veya yurtdışına
çıkış yasağı olan Alman vatandaşlarını görüşmeye niyetli olduğumuzu ifade
ettik.
Türkiye’nin Alman gazetecilerin
akreditasyonlarını vermesi de konulardan biriydi.
İdlib’deki insanların çadırlarda barındığını,
onlara yardım etmek istediğimizi söyledik.
Sahil güvenlik konusunda da bazı maddi
destekler olacak.
Alman şirketleri de Gümrük Birliği’nin
modernizasyonu kapsamında ilişkilerin daha iyi olabileceğini söylediler ve
burada önemli konular var: Kıbrıs ve Yunanistan gibi konuları ikili olarak ele
almamız lazım.
Suriye’deki siyasi konuları ele aldık.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Almanya'nın AB Dönem Başkanlığı, Türkiye - AB ilişkileri açısından önemli bir fırsat
Kaynak, Getty Images
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Angela Merkel ile ortak basın toplantısında konuşuyor:
"Akademik işbirliğimiz de dahil olmak üzere
ikili ilişkilerimizi görüştük. Başta Libya ve Suriye olmak üzere fikir
alışverişinde bulunduk.
"Yenilenebilir enerji, dijitalleşme ve yapay
zeka gibi konularda ciddi bir potansiyelimiz bulunuyor. Önümüzdeki dönemde AB’den beklentilerimizi
aktardım. AB Temmuz ayından itibaren dönem başkanlığını üstlenecek.
"Bunun Türkiye – AB ilişkilerinin
geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat teşkil edeceğini düşünüyoruz. Barış Pınarı Harekatımızı bahane eden terör
örgütü yandaşları Almanya’da saldırılar düzenlediler. Bunları bir kez daha
lanetliyorum. Bunların görmezden gelinmesini kabul etmek mümkün değildir.
"Türkiye ve Almanya göç konusunda AB’nin
yükünün büyük bir bölümünü üstlenmiş durumdadır. AB’nin Suriyelilere daha fazla yardım etmesi
gerekir.
"İdlib rejimin ağır saldırılarına maruz
kalmaktadır. İnsani dramı hafifletmek için elimizden gelen çabayı sergiliyoruz. Barınma konusunda neler yaptığımızı anlattık.
Herkesin rejim üzerinde baskı kurması gerekmektedir.
"Libya’da çözüm çabalarına destek sağlamasından
ötürü teşekkür ediyorum. Askeri bir çözüm olacağını düşünmüyoruz.
"Darbeci Hafter’in son günlerde saldırılarını
artırması, çözüm istemediğini göstermektedir. Destek nedeniyle şımarmıştır."
YSK’nın yeni başkanı Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Üyesi Muharrem Akkaya oldu
Kaynak, DHA
Fotoğraf altı yazısı, Eski başkan Sadi Güven ve yeni başkan Muharrem Akkaya
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Üyesi Muharrem
Akkaya, Yüksek Seçim Kurulu’nun yeni başkanı oldu.
Kararın açıklanmasının ardından eski başkan
Sadi Güven ve yeni başkan Muharrem Akkaya birlikte kameraların karşısına
geçerek açıklamalarda bulundu.
Güven, “Yöneticilerimize huzurunuzda teşekkür
etmek istiyoruz. Biz 7 sene içinde 8 seçimi çok yoğun bir şekilde yaşadık.
Basına da bir mesajım var, seçim döneminde vermek istediğim mesajları sizler
aracılığıyla ilettim. Bu önemli görevi yerine getirdiniz, size teşekkür
ediyorum” dedi.
Güven, “Bir pişmanlığınız var mı?” sorusuna “Onlara
hep cevap verdim, şu anda onun zamanı değil” yanıtını verdi ve emeklilik
planında dinlenmek olduğunu söyledi.
Muharrem Akkaya ise “Yüksek Kurul oylarıyla
beni buraya layık gördü. Bu önemli bir görev, ben de inşallah başkanım gibi
onurlu bir şekilde tamamlayıp bitirebilirim” dedi ve ekledi:
“Sayın başkanım gibi 40 yılı aşkın bir süredir
teşkilatımızda hakimlik yapmış, müsteşar yardımcılığı, Yargıtay üyeliği ve YSK
başkanlığı yapmış bir kişiden görevi devraldığımız için onur ve gurur
duyuyorum.”
Akkaya, “YSK uzun süredir güvenilirlik
açısından tartışılıyordu. Kamuoyuna bir güven yenilemesi anlamında bir planınız
var mı” sorusuna ise “Seçim süreci başladığında kurulla beraber ne gerekiyorsa
yaparız” diye cevap verdi.
Yüksek Seçim Kurulu hakkında bilinmesi gerekenler
Van’da hastanenin demir tentesi kar yağışının ardından çöktü: Dokuz yaralı
Kaynak, GOOGLE EARTH
Fotoğraf altı yazısı, Hastanenin uydu görüntüsü
Van’da etkili olan yoğun kar yağışının
ardından Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi binasının girişindeki demir tente çöktü.
Olayda dokuz kişi yaralandı. Hastane başhekimi
yaralılardan ikisinin orta derece olduğunu söyledi ve “Ağır durumları yok ancak
takip etmemiz gerekir” dedi.
Yaralılar hastanenin acil servisine
kaldırıldı.
Yerel Van Postası gazetesi, il genelinde etkili
olan kar nedeniyle 579 mahalle ve mezra yolunun ulaşıma kapandığını, uçak
seferlerinin de iptal edildiğini aktarıyor.
Türkiye Gazeteciler Sendikası: Yüzlerce gazetecinin basın kartı iptal edildi, İletişim Başkanlığı bir an önce konuya açıklık getirmeli
Kaynak, TGS
Türkiye Gazeteciler Sendikası yüzlerce
gazetecinin basın kartının iptal edildiğini açıkladı.
Konuyla ilgili bir yazılı açıklama yapan TGS
Genel Başkanı Gökhan Durmuş Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan bu konuda
bir açıklama yapılmadığını, aramalara yanıt verilmediğini söyledi.
“Kartı iptal edilen gazeteciler arasında
sürekli basın kartı taşıyanlardan meslek örgütü temsilcilerine, yerel medya
çalışanlarına kadar yüzlerce gazeteci var” diyen Durmuş, bu kararla özellikle
Ankara’daki gazetecilerin işini yapamaz hale geldiğini belirtti:
“Özellikle Ankara’da basın kartı iptal edilen
gazeteciler için ise durum biraz daha karmaşık hale geldi. Meclise, Bakanlıklara
giremez, siyasi parti temsilcilerini takip edemez hale gelen gazeteciler
işlerini yapamaz durumda. Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı'nın bir an
önce bu konuya açıklık getirmek zorundadır. Yıllardır bu kartı taşıyan
gazetecilere kartlarının neden yenilenmediğini, iptal edilme gerekçelerini kamuoyuna
açıklamak zorundadır."
CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku
Çakırözer de “Gazeteciler mesleklerini yapmak, halka gerçekleri aktarmak için
mecbur bırakıldıkları basın kartından fiilen mahkum bırakılıyor” dedi.
Sağlık Bakanı Koca’dan koronavirüs açıklaması: Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasını gerektiren bir durum yok
Kaynak, Getty Images
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den dünyaya
yayılan koronavirüs hakkında bir açıklama yaptı.
Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyen
Koca, “Çarşamba gecesi İstanbul Büyükçekmece’de bulantı, baş ağrısı ve
halsizlik nedeniyle hastaneye başvuran Çin uyruklu bir kişi Vuhan’dan geldiği
öğrenilince tedbiren diğer hastalardan izole edildi” dedi.
Hastanın genel durumunun iyi olmasına rağmen
seyahat geçmişi nedeniyle şüpheli vaka olarak ele alındığını ve 36 saatlik
izolasyonun ardından özel ambulansla Çin’e geri gönderildiğini söyleyen Koca, hastanın
klinik bulgularında bir bozulma görülmediğini de ekledi:
“Dünya Sağlık Örgütü’ne de numuneler
gönderdik. Sonuçlanınca açıklamamızı yapacağız.
“Bu kişinin korunmasız yakın temasta olduğu
kişileri taramadan geçiriyoruz. Her ihtimale karşı gerekli tüm tedbirleri
alıyoruz.
“Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasını
gerektiren bir durum yok.
“Dünya Sağlık Örgütü acil durum ilan etmek
için erken olduğunu söyledi ama biz önlemlerimizi hayata geçirmeye başladık.
“Uluslararası kuruluşlarla birlikte durumu yakından
takip ediyoruz. Bulaşıcı hastalık kontrol önlemlerini devreye soktuk. Şu ana
kadar havalimanındaki taramalarda herhangi bir şüpheli vakaya rastlamadık.
“Şunu da unutmamak lazım: Sıradan grip de benzer
semptomlara yol açabilir. Basından bu konuda sorumlu davranmasını bekliyoruz.
“Enfeksiyon belirtileri arasında ateş, öksürük
ve solunum güçlüğü bulunabiliyor, daha ciddi vakalarda zatürre ve böbrek
yetmezliği görülebiliyor.
“Dünya Sağlık Örgütü hastalığın insanlar
arasında bulaşma hızının diğer hastalıklara göre oldukça düşük olduğunu
açıkladı. Yüzeylerde uzun süre yaşamadığı ve dış ortama
dayanıklı olmadığını biliyoruz.”
Koronavirüs: Çin'de yeni virüsün ortaya çıktığı Vuhan kentinde neler yaşanıyor?
Koronavirüs nedir: Çin'de ortaya çıkan yeni virüs (corona virüs) hakkında neler biliniyor?
Koronavirüs: Çin'deki yeni virüs nedeniyle ölü sayısı artıyor, 10 kent karantinaya alındı
Kılıçdaroğlu: Hainler Uğur Mumcu’yu yok etmeye çalıştı ama o düşünceleriyle yaşıyor
Gazeteci Uğur Mumcu, katledilişinin 27.
yılında sevenleri tarafından anılıyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 27 yıl önce
Ankara’da öldürülen gazeteci Uğur Mumcu’nun anma töreninde “Hainler onu yok
etmeye çalıştılar ama o düşünceleriyle yaşıyor” dedi.
“Uğur Mumcu insan olmanın ötesinde inanılmaz
bir kişiliktir, bir bilim insanıdır, bir gazetecidir, bir aydındır, bir
emekçidir, bir Kuvayı Milliyecidir” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, Mumcu’nun
istediği Türkiye’nin yolsuzluklardan arınmış, demokratik bir Türkiye olduğunu,
kendilerinin de aynı amaç için mücadele ettiklerini söyledi.
#UğurMumcu etiketi sosyal medyada da en çok
paylaşılanlar arasında yer aldı.
Uğur Mumcu’nın kızı Özge Aybars Mumcu, babası
için 26 yıl önce yapılan ilk anmanın fotoğrafını paylaştı.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu, 1
Mumcu’nun oğlu Özgür Mumcu ise babasının gazeteciliğini anlattığı bir videoyu paylaştı.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu, 2
Sınır Tanımayan Gazeteciler de Mumcu’yu anarken, 5 sanığın yargılandığı Umut Davası’nın bir sonraki duruşmasının 20 Mart’ta olduğunu hatırlattı.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu, 3
DHA: Dün akşam hastaneye kaldırılan Deniz Baykal’ın sağlık durumu iyiye gidiyor
Kaynak, dha
CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili
Deniz Baykal, önceki gün akşam saatlerinde Ankara'daki evinde rahatsızlanması
üzerine Ankara Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.
Baykal, solunum yolu enfeksiyonu teşhisiyle hastanede
tedavi altına alındı.
DHA, Baykal'ın tedavisinin devam ettiğini,
sağlık durumunun iyiye gittiğini aktardı.
Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın da
dün Baykal'ı hastanede ziyaret ederek, sağlık durumu hakkında bilgi aldığı
öğrenildi.
Deniz Baykal 2017’de beyin kanaması geçirmesi
sonucu hastaneye kaldırılmış, uzun süre yoğun bakımda kaldıktan sonra fizik tedavi
gördükten sonra taburcu olmuştu.
Baykal taburcu olduktan sonra tekerlekli sandalye ile TBMM'ye giderek yemin etmişti.
Evrensel: Çalışanlarımızın basın kartı iptal edildi
Kaynak, DHA
Evrensel gazetesi, çalışanlarının basın
kartlarının iptal edildiğini duyurdu.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı ve
Evrensel Gazetesi Haber Müdürü Yardımcısı Gökhan Durmuş da basın kartı iptal
edilenler arasında.
Basın kartları, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı
İletişim Başkanlığı tarafından veriliyor.
Basın kartı olmayan gazeteciler, TBMM’ye
girmek, sokakta eylemleri takip etmek, adliyelerde dava izlemek ve akreditasyon
gereken etkinliklere katılmak gibi faaliyetlerde zorluklar yaşıyor.
Evrensel, kartları iptal edilenler arasında sürekli
basın kartı sahibi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası adına Basın Kartları
Komisyonunda görev yapmış olan Sultan Özer, sürekli basın kartı sahibi Fevzi
Argun, Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Yazı İşleri Müdürü Şengül
Karadağ Bayhan, sorumlu müdürlükten sonra görev değişikliğinde haber editörü
olan Vural Nasuhbeyoğlu, muhabirlik sonrası görev değişikliğinde sorumlu yazı
işleri müdürü olan Görkem Kınacı, Sayfa Editörü İskender Bayhan, Haber
Redaktörü Şükrü Taş, foto muhabiri Sevil Atar ve muhabirler Şerif Karataş,
Derya Dursun, Ercüment Akdeniz, Elif Ekin Saltık, Elif Görgü, Emine Uyar,
Mehmet Özer, Özer Akdemir, Nazire Yaşar ve yazar Erol Aral bulunduğunu duyurdu.
Evrensel gazetesi, çalışanlarının önceki gün Cumhurbaşkanlığı
İletişim Başkanlığının "Basın Kartı Sorgulama" bölümünde kartlarının
karşısında iptal edildi yazısını gördüklerini, bunun üzerine aradıkları Cumhurbaşkanlığı
İletişim Başkanlığı Basın Destek Hattı’nın bütün gün telefonlara bakmaması
nedeniyle gerekçelerini de öğrenemediklerini aktardı.
Basın kartı yönetmeliği 2018’de değiştirilmiş
ve muhalefet tarafından siyasi gerekçelerle basın kartı vermemeye imkan
tanıyacağı nedeniyle eleştirilmişti.
İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise
eleştirilerin ardından “Bazı basın mensuplarının basın kartlarının bilinçli
olarak bekletildiğini, amacın da gazetecileri yıpratmak olduğunu iddia etmek,
bilgi kirliliğinden beslenen çevreler dışında kimseye fayda getirmeyecek bir
karalama operasyonunun ürünüdür. Yeni Basın kartı yönetmeliği ilk günlerden
itibaren statükocu yorumlara maruz kalmıştır. Varsayımlar, çelişkiler, muğlak
cümleler, asılsız ve delilsiz iddialarla gündemi meşgul etmek politik mühendisliktir,
art niyetli çabalardır” demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Beklentimiz ülkemizin beyin göçünün çekim merkezine dönüşmesidir
Kaynak, Getty Images
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul
Beykoz’daki Türk – Alman Üniversitesi’nin yeni kampüsünün açılında konuştu:
“Sadece yurt dışına gitmiş vatandaşlarımızın
değil diğer ülkelerde yetişmiş bilim adamlarının, akademisyenlerin de ülkemize
gelmesinin yolunu açıyoruz.
“Beklentimiz, ülkemizin nitelikli yabancı öğretim
elemanları için de cazip hale gelmesi, diğer bir deyişle beyin göçünün çekim
merkezlerinden biri durumuna dönüşmesidir.
“Aynı şekilde Türk – Japon Üniversitesi, Türk –
İtalyan Üniversitesi gibi üniversitelerin kurulmasını hedefliyoruz.
“Ülkemizde daha fazla Alman vatandaşının
yüksek öğrenim görmesini arzuladığımızı vurgulamak isterim.”
Merkel Türkiye’de: Bilim ne kadar özgürse, bilimde elde edilen sonuçlar da o kadar zengindir
Kaynak, Getty Images
Almanya Başbakanı Angela Merkel, dün gece
gittiği Türkiye’de bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Türk –
Alman Üniversitesi’nin yeni kampüsünün açılışına katıldı.
Merkel, orada yaptığı konuşmada şunları
söyledi:
“Bu üniversite Türkiye’nin önemli
teşvikleriyle hayata geçti.
“Alman bilim adamları nasyonel sosyalizm
döneminde Türkiye’ye sığındılar. Bunlar arasında mimarlar, belediye başkanları
var.
“Türkiye bugün de milyonlarca Suriyeli
mülteciye sığınma imkanı sağlıyor ve bu çabalar bizim teşekkürümüzü ve
takdirimizi alıyor.
“Mülteciler ülkelerine döndüklerine
ülkelerinin yeniden inşasına katkıda bulunabilirler. Türkiye bu konuda Almanya’nın
desteğiyle önemli çabalar sarf ediyor.
“Bilim ve eğitim insanların yaratıcılığı ve
özgürlüğünü geliştirir. Albert Einstein’ın dediği gibi ‘Merak çok kırılgan bir bitkidir,
özellikle de özgürlüğe ihtiyacı vardı’.
“Bilim ne kadar özgürse, bilimde elde edilen
sonuçlar da o kadar zengindir. Bilimin eleştirel söyleme ihtiyacı vardır.
“Bilimsel çalışmanın kısıtla özgürlüklerde ne
kadar zor olduğunu ben bizzat fizik profesörü olarak Doğu Almanya’da yaşadım.
“Daha önceden sadece hayalimizde
görebildiğimiz sonuçlara ulaştık özgürlüğe kavuştuktan sonra.
“Başlangıçta burada da hayal gibi görülen
gelişmeler vardı. Ben bile zaman zaman başarılı olamayacağını düşünmüştüm.
“Bugün çok etkileyici bir kampüsün açılışını
gerçekleştirdik. Burada gelecekte 5 bin öğrencinin eğitim görmesi planlanıyor. Bu
kampüs Türkiye ve Almanya arasındaki işbirliğinin olağanüstü bir simgesi. Üniversite
de Türk ve Alman eğitim sistemlerinin güçlü yönlerini katıyor.”
Gaffar Okkan Diyarbakır’da ve Sakarya’da anılıyor
Kaynak, dha
Diyarbakır Sezai Karakoç Bulvarı’nda 24 Ocak
2001’de düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden İl Emniyet Müdürü Ali
Gaffar Okkan ile koruma polisleri Atilla Durmuş, Mehmet Kamalı, Sabri Kün,
Mehmet Sepetçi ve Selahattin Baysoy ölümlerinin 19’uncu yıl dönümünde bugün
Diyarbakır’da saldırının gerçekleştiği noktada anılıyor.
Okkan için memleketi Sakarya Hendek’teki
mezarı başında da bir anma gerçekleşiyor.
#GaffarOkkan etiketi Twitter’da da Türkiye
gündemine girdi. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı ve siyasetçi onu anan
paylaşımlarda bulundu.
Okkan'ın çalıştığı Emniyet Genel Müdürlüğü de kendisini andı.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
X paylaşımının sonu, 2
Gaffar Okkan kimdir?
Hatice Kamer, Diyarbakır
Diyarbakır'da olağanüstü hal (OHAL) uygulamasının sürdüğü 1997 yılında göreve başlayan Okkan, kısa sürede halkın sevdiği bir isim olmayı başardı.
Onun döneminde ilk defa kadın polisler sokakta görev aldı. Çocuk ve yaşlılar için devriye gezen araçlarda yine kadın polisler görevlendirildi.
Okkan, Diyarbakır ve bölgede Hizbullah Örgütü'ne yönelik başlatılan operasyonlarda etkili oldu.
Örgütün lideri Hüseyin Velioğlu'nun İstanbul Beykoz'da villasına yapılan operasyonun içinde adı geçen isimlerden olduğu ve bu yüzden örgütün hedefi olduğu, hala çözülemeyen suikastın Hizbullah tarafından gerçekleştirildiği iddia edildi.
Kendilerinden biriymiş gibi yaklaşan ve şehirde çok sevilen Emniyet Müdürü Okkan'ın öldürülmesi, Diyarbakır halkında büyük bir üzüntüye neden oldu.
Okan'ın cenazesinin memleketine uğurlanacağı gün şehirde birçok esnaf kepenk kapattı, sokaklarda binlerce insanın katıldığı protesto yürüyüşleri düzenlendi.
Diyarbakır'dan yüzlerce kişi cenazeyle birlikte Hendek ilçesine gitti, mezarın başında saf tuttu. O yıl Diyarbakır'da doğan birçok bebeğe Ali Gaffar Okkan ismi kondu.
Gazeteci Faruk Arhan, BBC Türkçe için hazırladağı bir haberde Okkan için şunları yazmıştı:
"Gaffar Okkan'ın Diyarbakır'dan uğurlanan cenaze törenine on binlerce Kürt katılmış ve gözyaşı dökmüştü. Gaffar Okkan'a gösterilen bu sevginin tek nedeni halkla kurduğu diyalog ve iyi ilişkiydi.
Aynı Gaffar Okkan, iyi ilişkiler kurduğu halkın büyük desteğini alan dönemin Kürt siyasi partisi Halkın Demokrasi Partisi'ne (HADEP) iyi gözle bakmıyordu.
Kendi ifadesiyle Gaffar Okkan için Diyarbakır'da olduğu sürece iki gaye baş tacıdır:
HADEP'in şehirde aldığı oy oranını yüzde 10'un altına indirmek
Diyarbakırspor'u Süper Lig'e yükseltmek
Gaffar Okkan ilkini başaramadı. Ancak ölümünden sonra daha kolay olan ikinci gayesi Diyarbakırlılara ve devlet erkanına bir vasiyet gibi kaldı.
Ve nihayetinde, tarihinde hiç olmadığı kadar el üstünde tutulan Diyarbakırspor 2001 yılının Mayısında İstanbul Büyükşehir Belediyespor (Bugünkü İstanbul Başakşehirspor) ile oynadığı maçı kazandı ve Süper Lig'e yükseldi."
Okkan hakkında pek çok gazete yazısı ve kitap yazıldı, filmler yapıldı.
Okkan cinayeti hâlâ çözülebilmiş değil. Hizbullah tarafından düzenlendiği iddia edilse de aradan geçen zaman içinde tam olarak kimlerin tarafından öldürüldüğü, cinayetin planlayıcılarının kim olduğu ortaya çıkmadı.
1952 yılında Sakarya ilinin Hendek ilçesinde doğan Ali Gaffar Okkan, 30 Eylül 1970 tarihinde Polis Koleji'nden, 29 Eylül 1973 tarihinde Polis Akademisi'nden mezun olduktan sonra İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'ne Komiser Yardımcısı olarak atandı.
İzmir'den sonra 1983 yılında Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Okkan, 1985 yılında şube müdürlüğüne terfi etti.
1986 yılında Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü, 1992 yılında aynı şehirde 1993'de 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü'ne terfi olduktan sonra Kars İl Emniyet Müdürü oldu.
18 Kasım 1997 tarihinde Diyarbakır İl Emniyet Müdürü olarak göreve başladı.
24 Ocak 2001 günü saat 17.40 sıralarında makam aracıyla Valilik Binası'na giderken, Sezai Karakoç Bulvarı üzerinde Et Balık Kurumu ile Eflatun Park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek beş korumasıyla birlikte öldürülmüştü.
Gülen yapılanmasının polis teşkilatındaki örgütlenmesine operasyon: Dokuz ilde 40 gözaltı
Kaynak, DHA
Ankara merkezli 9 ilde Gülen yapılanmasının
polis teşkilatındaki örgütlenmesine yönelik operasyonda 50 şüpheliden 40’ının
yakalandığı Anadolu Ajansı tarafından duyuruldu.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla
Mücadele Şubesi ekipleri, yürüttükleri çalışmalar kapsamında daha önce
çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle ihraç edilen 4'ü başpolis olmak üzere
eski 50 polis memurunun, Gülen yapılanmasının emniyetteki örgütlenmesindeki faaliyet
yürüttüklerini tespit etti.
Operasyonlar Ankara, Konya, Gaziantep,
Kayseri, Adıyaman, Adana, Trabzon, Yozgat ve Bursa'da düzenlendi.
Sağlık Bakanlığı: Çin’den gelen tüm yolcular termal kameralarla taranıyor
Kaynak, dha
Sağlık Bakanlığı'nda toplanan Bilim Kurulu’nun,
Çin’den Türkiye’ye giden uçaklarda bulaşıcı hastalık kontrol önlemlerinin alınması
kararının ardından ilk uygulama bu sabah yapıldı.
İstanbul Havalimanı'na sabah 06.20 sıralarında
sırasıyla gelen Pekin, Guangzhou ve Şanghay uçaklarının yolcuları termal kamera
ile taranması yapıldı.
DHA’nın haberine göre yapılan taramalarda
herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.
Taramalar esnasında 38 derece üstünde vücut
ısısı olan yolcular ekranda yeşil renk ile belirlenecek.
Bu yolcular ilk muayenesinin yapılmasının
ardından havalimanına kurulan karantina alınan götürülecek ve tetkikleri belli
bir süre burada devam edecek.
DHA’ya konuşan İstanbul Havalimanı Baştabibi
Aykut Yener Kavak, “Bir risk varsa o zaman karantina odalarımızda
değerlendirmelerimizi bitirdikten sonra, 112'nin özel donanımlı ambulansları
var. Negatif basınçlı sedyelerle referans hastanelerimize sevklerini
sağlıyoruz. Daha sonra tanı ve süreç için hastanede ki süreç başlıyor"
dedi.