Diyarbakır Barosu avukatlarından Müzeyyen
Boylu’nun öldürülmesiyle ilgili davasının bugün görülen üçüncü duruşmasında
mahkeme, akıl ve ruh sağlığının incelenmesi ve cezai ehliyetinin olup
olmadığının tespit edilmesi için sanığın Adli Tıp Kurumuna sevkini
istedi.
Diyarbakır Barosu'na kayıtlı 43 yaşındaki
avukat Müzeyyen Boylu İssi, Mayıs ayında, boşanma sürecinde olduğu eşi
tarafından sokak ortasında vurularak öldürülmüştü.
-
Diyarbakır'da bir kadın avukat, boşanma sürecinde olduğu eşi tarafından vurularak öldürüldü
Diyarbakır Barosu ve Müzeyyen Boylu'nun
avukatları bir basın açıklaması yaparak bu kararın adil yargıya engel olduğunu
savundular.
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen
üçüncü duruşmaya sanık Mesut İssi ve avukatı katılmadı. Mahkemenin ara kararına
tepki gösteren Müzeyyen Boylu'nun avukatları ve Diyarbakır Baro Başkanı Cihan
Aydın bir basın açıklaması yaptılar.
Boylu'nun avukatı Hatice Demir açıklamada
şunları söyledi:
"Mahkeme talep olmamasına rağmen böyle bir karar verdi, sanığın vurgulamak istediği ama ifade etmediği bir durumdu, bu adil yargının önüne geçen bir karar. Bu durumda akıl ve ruh sağlığı meselesinin bu durumda tartışma yapılmaması gerektiği kanaatindeyiz. Bu kararın Müzeyyen'in davasında adalet arayışımızın ne kadar sekteye uğradığını gösteriyor" dedi.
Mesut İssi'nin olay tarihinde hekimlik mesleğini ifa ettiğini hatırlatan Demir, sanığın olay tarihinde akıl ve ruh sağlığının yerinde olduğunu, Müzeyyen Boylu’yu planlayarak öldürdüğünü, cinayetten önceki ve sonraki tüm sürecin planlı olduğunu savundu.
Hatice Demir, sanığın ayrıca üç ayı aşkın bir zamandır anksiyete ve uyku bozukluğu gerekçesi ile Elazığ Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi'nde tedavi edildiğini belirtti.
"Böyle bir dosyada böyle bir ön tanı ile hastaneye yatan hiçbir vaka ile karşılamadık ve bu mahkeme sürecini uzatmaya yönelik bir taktik" dedi.
Anksiyete ve uyku bozukluğu gibi rahatsızlıklarda hastanede yatarak tedavinin maksimum süresinin bir ay olduğunu belirten Demir, sanığın hastaneye sevkini kolaylaştıran İssi'nin üç aydır hastanede kalmasına olanak tanıyan tüm yetkili ve personeller hakkında yaptıkları suç duyurusunun da işleme alınmadığını söyledi.