You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.

Take me to the main website

Çavuşoğlu: Libya'daki ateşkes anlaşmasını Trablus hükümeti imzaladı, Hafter Salı sabaha kadar süre istedi

Moskova'daki görüşmeler sonrası Rus mevkidaşı Lavrov ile ortak basın toplantısı düzenleyen Çavuşoğlu, "Çalışmalar sonucunda Libya'da anlaşmaya yönelik bir taslak metin ortaya çıktı. Sarraj bu metni imzalayarak Türkiye tarafına teslim etti. Hafter tarafıysa, yarın sabaha kadar süre istedi." dedi. Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda.

Canlı yayın

  1. Libya'daki ateşkes mutabakatını Trablus hükümeti imzaladı, Hafter Salı sabaha kadar süre istedi

    Moskova’da bir araya gelen Türk ve Rus heyetleri, Libya’da sözlü olarak uzlaşılan ateşkesin yazılı hale getirilmesi için anlaşmaya vardı.

    Türkiye’den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya’dan da Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu öncülüğünde bir araya gelen taraflar görüşürken, Libya’da çatışan iki taraf, General Halife Hafter ve Birleşmiş Milletler’in meşru kabul ettiği Trablus hükümetinin başkanı Feyyaz el Sarraj da Moskova’daydı.

    Görüşmelerden, 8 Ocak’ta Rus lider Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ateşkes çağrısını yazılı metin haline getirme kararı çıktı.

    Görüşmelerin sonunda Rus mevkidaşı Lavrov ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Çavuşoğlu, önkoşulsuz ve süresiz ateşkesin öngörüldüğü metin üzerinde çalışırken “Hafter tarafından gelen değişiklik önerilerinin de uzlaşı anlayışıyla dikkate alındığını” söyledi:

    “Çalışmalar sonucunda Libya'da anlaşmaya yönelik bir taslak metin ortaya çıktı. Sarraj ve Meşri, bu metni imzalayarak bize, Türkiye tarafına teslim ettiler. Yine Lavrov’un söylediği gibi Hafter tarafıysa, yarın sabaha kadar süre istedi. Yarın sabah Hafter tarafı da bu metni imzalarsa daha önce girişimimiz sonucunda, iki başkanın çağrısı sonucunda sözlü olarak ateşkese uyacaklarını ilan eden Sarraj ve Hafter tarafları, yazılı şekilde taahhütlerini yerine getireceklerdir. Ateşkesin devamı ve siyasi sürecin hızlanması, neticeye ulaşılması için biz Rusya’yla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

    Halid el Meşri, Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti için danışmanlık görevi gören, Nisan 2018’de oluşturulan Yüksek Devlet Konseyi’nin lideri.

    Halife Hafter ve Fayez el Sarraj’ın orduları, ateşkes çağrısına yanıt vermiş ve 12 Ocak’ta ateşkes yürürlüğe girmişti. Ancak iki taraf da birbirini ateşkesi ihlâl etmekle suçladı.

  2. İmar düzenlemesi kanun teklifi Meclis Başkanlığı’nda

    AKP Grup Başkanvekili Mehmet Muş, imar planlarında karşılaşılan davaların ivedi yargılama ile mahkemelerde görülmesinin önünü açan, kaçak yapılarla ilgili düzenlemeler getiren, yüksek binaların inşasının önüne geçilmesini amaçlayan kanun teklifini bugün Meclis Başkanlığı’na sunduklarını söyledi.

    Kanun teklifine göre imar planları ile imar planlarına göre yapılan arazi ve arsa düzenleme işlemlerine karşı açılan davalar, ivedi yargılama usulüne tabi olacak.

    Kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilecek.

    İmar planlarında bina yükseklikleri serbest olarak belirlenemeyecek. İmar planlarında serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri/revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenebilecek. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler Bakanlıkça belirlenecek.

    Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan imar planı çalışmalarında kamu kurum ve kuruluşlarının görüş bildirme süresi 15 günden 30 güne çıkarılacak; söz konusu süre içerisinde görüş bildirilmemesi durumunda olumlu görüş bildirilmiş sayılacak.

  3. Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku'yu arama çalışmalarına sualtı ekipleri de katılıyor

      • Yazan, Hatice Kamer
      • Unvan, BBC Türkçe

    Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi İkinci Sınıf Öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku'dan 5 Ocak'tan bu yana haber alınamıyor.

    Üniversitede kaldığı yurda geri dönmemesi üzerinde Doku'nun arkadaşları Tunceli emniyetini ve Diyarbakır'da yaşayan ailesini aradı.

    6 Ocak'ta ailesinin yaptığı kayıp başvurusu üzerine il genelinde ekipler genç öğrenciyi arıyor.

    Tunceli Valiliği bugün Twitter hesabı üzerinden bir açıklama yaptı ve arama çalışmalarının "Uzunçayır Barajı-Dinar Köprüsü civarında" sualtı ekiplerinin de katılımı ile sürdüğünü duyurdu.

    Tunceli'de olan Gülistan Doku'nun ailesi de bugün Tunceli Barosu ile birlikte ortak bir basın açıklaması yaptı.

    Gülistan'ın ablası Aygül Doku, kız kardeşinin bulunmasına yardımcı olacak bilgilerin aile ile paylaşılmasını istedi.

    Abla Doku "Başına bir şey gelmiş ise de akıbetinin en kısa zamanda ortaya çıkmasını istiyoruz" dedi.

    BBC Türkçe'ye konuşan Gülistan Doku'nun bir arkadaşı, Dinar Köprüsü'nde devam eden arama faaliyeleri ile Gülistan'ın intihar ettiği algısının yaratılmak istendiğini savundu.

    Doku'nun yaklaşık bir yıldır birlikte olduğu erkek arkadaşı ile olaydan bir gün önce tartıştığı ve Gülistan'ın darp edildiğine yönelik iddialar da bulunuyor.

    BBC Türkçe'ye konuşan Doku'nun arkadaşı, "Erkek arkadaşının da yurt dışına kaçtığı yönünde iddialar var, Gülistan'ı en son gören şahıs o ve olaydan bir gün önce Gülistan'ı darp ettiği beliriliyor. Biz o şahsın Gülistan'ın akıbetiyle ilgili daha çok bilgiye sahip olduğunu düşünüyoruz" dedi.

    Ne olmuştu?

    Şehrideki MOBESE kayıtlarının incelemesi sonucunda Doku'nun 5 Ocak saat 11.29'da, Atatürk Mahallesi'ndeki minibüs durağından üniversite aracına bindiği tespit edildi.

    Aracın yol güzergahında bulunan kameralarında yapılan incelemelere rağmen araçtan nerede indiği tespit edilemedi.

    Dört farklı görgü tanığının ifadesi üzerine Gülistan'ın en son görüldüğü yer Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köpürüsü.

    Tunceli Başsavcılığı 10 Ocak'ta yazılı bir açıklama yaptı ve Zaynal Abarok isimli erkek arkadaş hakkında incele başlatıldığını duyurdu.

    Gülistan'ın kaybolduğu gün 16:26'da Zaynal Abakov ile bir telefon görüşmesi yaptığı da belirtiliyor.

    HDP Siirt milletvekili Meral Danış Beştaş da Gülistan Doku'nun durumu için Meclis'e bir önerge sundu. Beştaş'ın gündeme getirdiği sorular arasında "Mobese kayıtlarına ulaşılamaması ile Zainal Abarakov adlı şahsın korunduğu yönündeki iddialar arasında bağlantı var mıdır?" sorusu da yer alıyor.

  4. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya'da sağlanan ateşkesin kalıcı bir hal alması için çalışıyoruz

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giuseppe Conte, Libya'daki gündemli görüşme sonrası bir basın toplantısı düzenledi.

    Moskova'da, Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayez el Sarraj ile ülkenin doğusunu kontrol altında tutan General Halife Hafter arasında yapılan görüşmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "sağlanan ateşkesin kalıcı bir hal alması için çalışıyoruz" dedi.

    İtalya Başbakanı Giuseppe Conte de aynı toplantıya atıf yaparak, "Libya'da ateşkesin önemli bir fırsat penceresi açacağını, barışçıl sürece girileceğini umut ediyorum" dedi.

    19 Ocak'ta Berlin'de Libya konusunda bir konferansın düzenlenmesi bekleniyor.

    İki lider Suriye'deki duruma ilişkin görüştüklerini de açıkladı.

  5. Trabzonspor'dan Ali Koç'a yanıt: İçine çekildiğimiz olay ibretlik bir Aziz Nesin hikayesi

    Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un Trabzonspor'a sert eleştiriler yönelttiği Antalya’daki basın toplantısında “Sırtını devlete dayamış" ifadesini kullanması sonrası, Trabzonspor da internet sitesinde yazılı bir açıklama yayımladı.

    Açıklamada “Eşi benzeri görülmemiş derecede trajikomik bir olay başımıza geldiğinde bunu nasıl adlandırırız? Elektriği olmayan bir köye elektrik faturasının gelmesi gibi... Halkımız uzun yıllardır bu ve benzeri durumlar karşısında ‘Aziz Nesinlik olay’ ifadesini kullanıyor. İşte Trabzonspor'un bugünlerde içine çekilmeye çalışıldığı hadiseler de ibretlik bir Aziz Nesin hikayesidir.” denildi:

    “Ne gariptir ki kulübümüz, Türkiye Futbol Federasyonu ve Türkiye Bankalar Birliği tarafından yürürlüğe konan talimat ile yapılandırmalara uymasından ve dahası kurallara riayet etme noktasında sergilediği ısrardan dolayı suçlanıyor! ‘Trabzonspor için kurgulanmış model’ sözleri ile yaratılmak istenen algı, kuralları kendi hesap ve çıkarlarına uygun düzenlemeye alışmış şahısların, üstünlük kurmaya çalıştığı ve artık iflas eden bir düzen karşısındaki çaresizliklerinin dışavurumudur!”

    Bazı gelirlere madde madde yer verilen açıklamada, 2018-2020 arasında “31 milyon Euro bedelle oyuncu satışı ve 13 milyon Euro’luk transfer yapıldığı; kulübün oyuncu satışından elde ettiği gelirin 3’te 1’ini yine oyuncu transferine harcarken, geri kalan bölümünü borç ödemelerinde kullandığı” belirtildi.

    Trabzonspor açıklamasında Fenerbahçe’nin şike yaptığı gerekçesiyle aldığı ceza da hatırlatıldı:

    “Öte yandan şurası da açıktır ki; UEFA ve CAS kararlarıyla şike yaptıkları için üç yıl surette Avrupa kupalarından men cezası ile cezalandırılmış bir kulübün başkanının hala, şikenin sahaya yansımadığı yönündeki gülünç iddiasını sürdürüyor olması yahut sportif ve adli yargı arasındaki ayrımı manipüle ederek toplumu yanlış yönlendirme gayreti içerisinde olması, Türk futbolunda Aziz Nesinlik hikayelerin henüz tükenmediğini göstermektedir. Ancak komedya bitmemiş olsa dahi düzen artık değişmiştir! Bugün, gücünü yalnızca ekonomik üstünlüğünden alanların, tıpkı Nesin'in Gol Kralı romanındaki gibi sahip olduğu zenginlikle futbolcu dahi olabileceğini sanan Sait Hopsait'ler devrinin sonuna gelinmiştir. ‘3 Temmuz Ruhu’ başlıklı bir kampanya ile bugün sahte dış mihraklar yaratarak kendi camiasını konsolide etmeye çalışanların lehine işleyen düzen de iflas etmiştir. Türkiye’de artık güçlünün hukuku değil hukukun gücü vardır!

    “Evet; Trabzonspor, oyunun ortasında yapılmaya çalışılan kural değişikliğine şiddetle itiraz etmiş; bu ve benzer hukuk dışı hareketlerin karşısında duracağını açık bir şekilde vurgulamıştır. İçinde bulunduğumuz trajikomik durumun bir kurgu film yahut roman olmasını bizler de çok isterdik... Ancak son kertede yapılan açıklamaların ve yaşanan sürecin kabak tadı vermeye başladığının altını bir kez daha çizerken, aslında kulübümüze karşı takınılan bu tutum ve davranışların ne kadar doğru işler yaptığımız ve ne kadar doğru yolda olduğumuz gerçeğini de bir kez daha ortaya koymuştur!”

  6. Ali Tezel serbest bırakıldı

    Sabah satlerinde evinde gözaltına alınan sosyal güvenlik danışmanı ve eski Sigorta Müfettişi Ali Tezel, emniyet müdürlüğündeki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Gülen yapılanması soruşturması kapsamında, attığı tweetler nedeniyle gözaltına alındığı belirtilen Tezel, serbest kaldıktan Twitter hesabından "Büromdayım" paylaşımı yaptı.

  7. Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi davasında Aslı Erdoğan’ın 9 yıla kadar hapsi istendi

    Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin yönetici ve yazarlarına yönelik 9 kişinin yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı.

    5 sanık için hapis cezası, 2 sanık için beraat ve 2 sanığın da dosyasının ayrılmasını talep etti.

    Savcı, yazar Aslı Erdoğan ve bir dönem Genel Yayın Yönetmeni olan Bilir Kaya'nın "Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan 1 yıl 9 aydan 9 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

    Bir dönem gazetenin Genel Yayın Yönetmeni olan sanık Eren Keskin ile Keskin'den sonraki Genel Yayın Yönetmeni İnan Kızılkaya ve İmtiyaz sahibi Kemal Sancılı hakkında ise "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

    İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşmaya, tutuksuz sanıklar Necmiye Alpay ve Eren Keskin ile sanık avukatları katıldı.

    Mütalaada sanık Aslı Erdoğan'ın 20 Mayıs 2016'da "Faşizmin güncesi, bugün" başlıklı yazısı, 28 Haziran 2016 tarihinde "Yetmiş beş, yetmiş altı", 1 Temmuz 2016'da "Öteki gündem", 8 Temmuz 2016'da "Ayların en zalimi" yazılarında “terör örgütü mensuplarının silahlı eylemlerini meşru, örgüt üyelerini masum sivil eylemciler olarak gösterdiği” savunuldu.

    Özgür Gündem Yayın Danışma Kurulu üyeleri olan sanık Necmiye Alpay'ın "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma", "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlarından ve sanık Bilge Aykut'un da "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" ve "Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlarından beraatleri talep edildi.

    Mütalaada, savunması alınmayan sanıklar Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu'nun dosyalarının ise ayrılması istendi.

    Mütalaaya karşı sözleri sorulan sanık Necmiye Alpay, "Doğru bir mütalaa. Ekleyecek bir şeyim yok. Mütalaaya katılıyorum" dedi. Sanık Eren Keskin ise "Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapabilmek için süre isteyeceğim. Çünkü iddia makamı tarafından, silahlı örgüt üyesi olarak adlandırılıyorum. İddia makamının benim hakkımda ve diğer sanıklar hakkında ceza istemesi Türkiye'nin kendi iç hukukuna da aykırı olduğunu düşünüyorum. Bu bir süredir uygulanan düşman hukuku. Ben insan hakları savunucusuyum. 30 yıldır insan hakları mücadelesi verdim. Bu gazete baskı gördüğü için dayanışma amacıyla hâlâ savunuyorum. Bugüne kadar olmadığım bir şey olarak bir savunma hazırlayacağım. Sayın mahkemenizin de bu mütalaayı doğru değerlendirmesini istiyorum" diye konuştu.

    Diğer sanıkların avukatları da esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapabilmek için süre talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklara savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı erteledi.

  8. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden 2015’teki bir ihale için suç duyurusu

      • Yazan, Fundanur Öztürk
      • Unvan, BBC Türkçe

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2015 yılında belediye şirketi ANFA’ya ihale edilen bir hizmet alımı işi nedeniyle belediyenin 576 Milyon TL’lik zarara uğratıldığı gerekçesi ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi, 2015 yılında 1,7 Milyar TL’ye ihale edilen “Parklar, Refüjler, Yan Bantların Yeşil Alanları, Piknik Alanları, Rekreasyon Alanları, Mezarlıklar, Havuzlar ve Göletler ile Belediye’ye Ait Tesislerin Bitkisel, İnşaat, Tesisat, Elektrik, Bakım ve Onarım Hizmet Alımı” işine yönelik Teftiş Kurulu soruşturması sonucunda belediyenin 576 milyon TL’lik zarara uğratıldığının ortaya çıktığını duyurdu.

    28 Aralık 2015’te Ankara Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ANFA Şirketi’ne 01 Ocak 2016 – 31 Aralık 2017 tarihlerini kapsayan 1.722.220.502.79 TL bedelli hizmet alımı işini ihale etmişti.

    Ancak süre, 2 Nisan 2018’e kadar uzatıldı.

    Teftiş Kurulu tarafından yapılan incelemede işin ihalesinde iş kalemi olarak 5301 pozun yer aldığı, ancak işin uygulaması esnasında 1817 pozda çalışılmadığı belirlendi.

    Teftişte, ihalede toplam 576.677.000,45 TL idari zarar olduğu tespit edildi.

    Kurul raporunda, yaklaşık maliyetin piyasa fiyatlarından çok yüksek olduğu ve fiyatı yüksek olan imalatların miktarının arttırılmasının idare zararına neden olduğu da belirtiliyor.

  9. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan: Kanal İstanbul'dan 5 milyar dolar yıllık gelirimiz olacak

    Anadolu Ajansı’na röportaj veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Kanal İstanbul’a bu yıl içinde başlamayı ve 2026’da bitirmeyi planladıklarını söyledi.

    Kanal İstanbul'dan geçecek gemilerden alınacak paranın, asgari yıllık net 1 milyar dolar civarında olduğunu belirten Turhan, "68 bin kapasiteli kanaldan 50 bin gemi geçtiğinde yıllık 5 milyar dolar gelirimiz olacak” dedi.

    Turhan, Kanal İstanbul'un projelendirilmesinden sonra yapım maliyetini toplam 15 milyar dolar, inşaat maliyetini 10 milyar dolar olarak belirlediklerini dile getirdi.

    Son 15 yılda İstanbul Boğazı'ndan geçiş yapan gemilerin sayısının yıllık ortalama 48 bin 296 olduğunu; son 3 yıl ortalamasının da 41 bin 731’e indiğini söyledi. Ancak gemilerin taşıdığı yük miktarının yüzde 53 artığını, hem bu artışın hem de tehlikeli madde miktarındaki artışın “kendilerini korkuttuğunu” söyledi:

    “Yapacağımız yeni kanalın geçiş kapasitesi Boğaz'ın 2,5 katının üstünde 3 katına yakın olacak. Kanal İstanbul'dan günde 185 gemi geçirebileceğiz. Şu anda Boğaz'dan 118-125 gemi geçirebiliyoruz."

  10. Moskova'daki Libya görüşmeleri başladı

    Türkiye'den Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Moskova'da Libya'da sağlanan ateşkesi kalıcı hale getirmek için Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Savunma Bakanı Sergey Şoygu liderliğindeki heyetle görüşüyor.

    Rusya ve Türkiye, Libya'da savaşan farklı tarafları destekliyor

    Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ancak ülke topraklarının, nüfus yoğunluğu en fazla olan başkent Trablus ve çevresinde yüzde 15'ini kontrol eden Fayez el Sarraj başkanlığındaki hükümeti destekliyor.

    Trablus hükümetiyle Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları anlaşması imzalayan Ankara, güvenlik ve askeri işbirliği anlaşması da yaptı ve ülkedeki iç savaşta kalıcı olmasını sağlamak için askeri yardım göndermeye başladı.

    Rusya ise Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Fransa'yla birlikte, Trablus hükümetine karşı savaşan General Halife Hafter'i destekliyor. Hafter, Tobruk merkezli ilan ettiği meclisin ülkenin meşru temsilcisi olduğunu savunuyor ve Nisan ayından bu yana Trablus'u ele geçirmek üzere operasyon yürütüyor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rus lider Vladimir Putin, 8 Ocak'ta İstanbul'da TürkAkımı'nın açılışı için bir araya gelmiş ve Libya'da ateşkes çağrısı yapmıştı.

    Taraflar, 12 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin birkaç kez ihlâl edildiğini iddia ediyor.

    Görüşmeler için Sarraj ve Hafter de bugün Moskova'da. Sarraj, Moskova öncesi pazar günü İstanbul'da Recep Tayyip Erdoğan'la bir araya geldi.

    Eski sömürgesi Libya'daki ateşkesin kalıcı olması için İtalya da diplomatik adımları sıklaştırdı. İtalya Başbakanı Guiseppe Conte de bugün Türkiye'de Erdoğan'la bir araya gelecek.

    19 Ocak'ta Almanya'da Libya'daki savaşa müdahil olan ülkelerin temsilciler, Sarraj ve Hafter bir araya gelecek. Toplantıya davet edilen ülkelerin lider düzeyinde temsil edilmesi bekleniyor.

  11. Yurt dışı seyahat harcamalarında taksit süresi 6 aydan 3 aya düşürüldü

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), yurt dışı seyahatleri için yapılan havayolları, seyahat acenteleri ve konaklama harcamalarında taksitlendirme süresini altı aydan üç aya düşürdü.

    Pazartesi günü BDDK’dan yapılan açıklamada, “09/01/2020 tarihli ve 8791 sayılı Kararı ile Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, 11/01/2019 tarihli ve 8198 sayılı Kurul Kararı ile belirlenen kredi kartlarında taksitlendirme sürelerinin; havayolları, seyahat acenteleri ve konaklama ile ilgili yurt dışına ilişkin harcamalarda altı aydan üç aya düşürülmesine karar verilmiştir.” denildi.

  12. Cari denge Haziran 2019'dan bu yana ilk kez açık verdi: -518 milyon dolar

    Merkez Bankası verilerine göre, 2018 yılının Kasım ayında 1 milyar 41 milyon dolar fazla veren cari işlemler hesabı, 2019 yılının aynı ayında 518 milyon dolar açık verdi ve bunun sonucunda, 12 aylık cari işlemler fazlası 2 milyar 725 milyon dolar oldu.

    Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, 2018 yılının Kasım ayına göre 177 milyon dolar artarak 1 milyar 414 milyon dolara yükseldi. Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 2018 yılının aynı ayına göre 140 milyon dolar azalarak 1 milyar 11 milyon dolara geriledi.

    Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, 2018 yılının aynı ayına göre 1 milyar 36 milyon dolar azalarak 236 milyon dolara geriledi.

    Portföy yatırımlarında 2 milyar 50 milyon dolarlık net giriş oldu.

    Bu kapsamda; yurt dışı yerleşikler hisse senedi piyasasında 255 milyon dolar net alım, devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 151 milyon dolar net satış yaptı.

    Yurt dışında gerçekleştirilen tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 8 milyon dolar net geri ödeme, genel hükümet ve diğer sektörler ise sırasıyla 1.0 milyar dolar ve 600 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirdi.

    Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, genel hükümet 25 milyon dolar net kullanım, bankalar ve diğer sektörler ise sırasıyla 26 milyon dolar ve 22 milyon doları net geri ödeme yaptı. Resmi rezervlerde bu ayda 743 milyon doları net artış oldu.

  13. Ali Tezel gözaltına alındı

    Sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Gülen yapılanması soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Tezel, sabah saatlerinde Twitter üzerinden “sebebini bilmiyorum” diyerek gözaltına alındığını duyurdu. Demirören Haber Ajansı'nın haberine göre sebebi, paylaştığı tweet'ler.

    Sosyal Güvenlik Kurumu’nda yıllarca Sigorta Müfettişliği yapan Tezel, izleyicilerin sosyal güvenlikle ilgili sorularını yanıtladığı televizyon programlarıyla tanınıyor.