Canlı anlatımımızın sonuna geldik.
Türkiye ve dünyadan gelişmeleri aktardığımız canlı anlatım sayfamızın bugünlük sonuna geldik.
Takip ettiğiniz için teşekkür ederiz.
You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar, 1974'ten bu yana iskana kapalı tutulan Maraş'ın Perşembe günü açılacağını duyurdu. Tatar, "Herkesi bu milli davaya sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi. Türkiye'den ve dünyadan gelişmeler gün boyu canlı anlatım sayfamızda.
Türkiye ve dünyadan gelişmeleri aktardığımız canlı anlatım sayfamızın bugünlük sonuna geldik.
Takip ettiğiniz için teşekkür ederiz.
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde 15 Haziran 2019'da İzol Aşireti'ne mensup iki aile arasında yaşanan silahlı saldırı ve ardından çıkan silahlı kavgayla ilgili davanın ikinci duruşması Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü ve sanıklardan Bülent İzol, adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
Saldırı ve ardından yaşanan silahlı kavgada 6 kişi hayatını kaybetmişti.
Saldırıda anne ve babasını kaybeden Dilan İzol, tahliye kararını "adaletsizlik" olarak niteleyerek karara tepki gösterdi.
Dilan İzol "Olayda annesi, kardeşi, amcası ve yengesi öldürülen ve kendisi de ağır yaralananan; olayla ilgili görüntülerden elinde silah olmadığı ve kimseye karşı silahlı eylemi bulunmadığı açıkça görülen; karşı taraftan da silahlı olduğu veya silah kullandığı iddiası bulunmayan Mehmet Metin için tahliye vermeyen mahkeme, ailemizden 4 kişiyi öldürüp ikisini yaralayan, birlikte araçlarla olay yerine gelip olaya karışmış olan kardeşlerden Bülent İzol için tahliye kararı vermiştir. Bu açık bir adaletsizliktir. Daha dava ile ilgili karar verilmedi ancak bu gidişat mahkemeden adil bir karar çıkacağına dair bizde endişe oluşturdu. Zaten davanın Siverek’ten Aksaray’a alınması bu konuda endişe oluşturmuştu. Hatta davanın savcısı iki sanık hakkında tahliye istemiş. Bu durum bir yerlerden yargılamaya müdahale edildiğine dair şüphelerimizi arttırmıştır...'' dedi.
Siverek'te 15 Haziran 2019'da arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan silahlı kavgada Zozan İzol (42), Hakkı İzol (49), Meral İzol (42) ve Mustafa Serdar İzol (24) öldürülmüş, beş kişi de yaralanmıştı.
Rıdvan Buluş (30) ve Serdar Delen (31) de yaralıları taşıyan otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmişti.
Üçü öldürülen aileden, sekizi milletvekilinin ailesi ve akrabalarından olmak üzere davada tutuklu yargılanan 11 sanık hakkında, silahlı saldırıda ölen dört kişiye yönelik ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan dörder kez ağırlaştırılmış müebbet, yaralanan beş kişiye yönelik de ‘tasarlayarak öldürmeye teşebbüs’ suçundan 83’er yıldan 128´er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Güvenlik nedeniyle Siverek'ten Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bir sonraki duruşması da 5 Ocak 2021 tarihinde yapılacak.
Türkiye'de son 24 saatte 1511 yeni koronavirüs hastası tespit edildi, 55 kişi daha yaşamını yitirdi.
Açıklanan son verilerle birlikte koronavirüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 8 bin 553'e yükseldi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Ağır hasta sayısı kontrol edilebilir seviyede ilerliyor" açıklamasını yaptı.
Sağlık Bakanlığı, 29 Temmuz'dan bu yana PCR testi pozitif çıkan kesin tanılı vakalar yerine, 'hasta' olarak tanımladığı PCR testi pozitif çıkan ve semptom gösteren kişilerin sayısını açıklıyor. Bu nedenle, Türkiye'de PCR test sonucuna göre belirlenen vaka sayısı ise bilinmiyor.
ABD’de Demokratların Cumhurbaşkanı adayı Joe Biden bugün yaptığı açıklamada, NATO'nun Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilimi azaltma çabalarını desteklediğini ifade etti.
Biden, askeri bir çatışmayı engellemek için bir mekanizma kurma ve diplomatik görüşmeleri sürdürme çabalarının doğru yönde atılan adımlar olduğunu söyledi.
Biden, Trump yönetiminin Türkiye'ye bölgede Yunanistan'a karşı yeni kışkırtıcı eylemlerden kaçınması için baskı yapması ve diplomasinin başarıya ulaşması için alan sağlaması gerektiği görüşünü de dile getirdi.
Biden ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da Ayasofya’yı yeniden müzeye çevirme çağrısı yaptı.
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı İletişim Koordinatörü Ali Bizden, Maraş'ın açılacağı haberine yönelik olarak Twitter'dan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın mesajını yayımladı.
Kıbrıs gazetesi Yeni Düzen de Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın, Erdoğan ve Tatar’ın yaptığı “Maraş açıldı” açıklamasını eleştirerek “Maraş’ın açılması projesi bu değildir” dediğini aktardı.
Kuzey Kıbrıs'ta 11 Ekim'de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak.
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı seçime bağımsız aday olarak giriyor.
Ulusal Birlik Partisi (UBP) lideri, Başbakan Ersin Tatar ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Tufan Erhürman da seçimde öne çıkan adaylar arasında.
Hükümet ortağı olan Halkın Partisi'nin (HP) lideri, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ve Rauf Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş da bağımsız aday oldular.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar'ı Ankara'da kabul etti.
Erdoğan ve Tatar, Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a içme ve kullanma suyu taşıyan hattın deniz geçiş sisteminde yaşanan arızanın giderilmesi dolayısıyla düzenlenen törene video konferans yöntemiyle katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak basın toplantısında konuşan Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar, kapalı Maraş bölgesinde sahilin Perşembe günü açılacağını söyledi.
Kuzey Kıbrıs'ta 1974'ten beri iskana kapalı tutulan Maraş bölgesinin açılması, adadaki tartışma başlıklarından birisiydi.
Tatar, "Halkımız Perşembe sabahından itibaren sahile gidebilecek. Maraş meselesini milli bir dava olarak görüyoruz. Herkesi bu milli davaya sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi.
Kuzey Kıbrıs'ta 11 Ekim'de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Başbakan Ersin Tatar da seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olarak yarışacak.
Erdoğan: Birçok yeri rahatsız edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Maraş'ın açılması planıyla ilgili konuştu.
"Maraş'ın KKTC toprağı olduğu tartışmasız bir gerçek" diyen Erdoğan, "Maraş'ın açılmasının birçok yeri rahatsız edeceğini" söyledi.
Erdoğan şöyle devam etti:
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Dağlık Karabağ'daki Ermenilerin "soykırımla karşı karşıya olduğunu" savundu.
BBC'ye yaptığı açıklamada Paşinyan, çatışmalara sahne olan bölgenin "Azerbaycan ve Türkiye'nin yanı sıra, Suriye'den gelen teröristlerin ortak saldırısı altında olduğunu" ileri sürdü.
Paşinyan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ermenistan'a askeri destek sağlama güvencesi verdiğini söyledi.
Azerbaycan ile Ermenistan arasında statüsü uyuşmazlık konusu olan Dağlık Karabağ bölgesinde 27 Eylül günü başlayan şiddetli çatışmalar, devam ediyor.
İngiltere'de yayımlanan Times gazetesi, "Ermenistan'ın Türkiye'nin desteklediği Azerbaycan'a karşı Rusya'nın müdahele etmesini isteme ihtimalinin gündeme geldiğini" iddia etmişti.
Bloomberg'in haberine göre Türkiye, Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini test etmeye hazırlanıyor.
Hava savunma sisteminin Karadeniz kıyısında test edileceği ancak henüz aktifleştirilmeyeceği bildirildi. Savunma Bakanlığı konuyla ilgili yorum yapmadı.
Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sistemleri, üyesi olduğu NATO içerisinde güvenlik kaygıları yaratmıştı.
Ankara ve Moskova, 2017 yılında 2,5 milyar dolar karşılığında S-400 hava savunma sistemlerinin satışı için anlaşma imzalamış, teslimat 2019'da gerçekleşmişti.
S-400'lerin kurulumu ve aktive edilmesi ise ertelenmiş, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın Nisan ayında yaptığı açıklamada erteleme gerekçesinin koronavirüs salgını olduğunu ifade etmişti.
Kalın, Rusya'dan alınan S-400'lerin ileride planlandığı gibi aktive edileceğini de belirtmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Camiler ve din görevlileri haftası için Beştepe'de düzenlenen programda konuştu.
Diyanet İşleri Başkanı'na yönelen eleştirileri yanıtlayan Erdoğan, "Maalesef toplumun belli bir kesimi Diyanet İşleri Başkanımızın görev alanının sadece cami ile sınırlı olduğunu düşünüyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan, diyanet personelinin koronavirüse karşı mücadelede "fedakarca görev yaptığını" da ekledi.
'Macron 'sömürge valisi' gibi konuşmayı bırakmalı'
Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a da İslam'a ilişkin sözleri nedeniyle tepki gösterdi.
Erdoğan, "Fransa Devlet Başkanı olarak İslam'ın yapılandırılmasından bahsetmesi hadsizliktir, edepsizliktir. Bizim ağzımızdan bugüne kadar Hristiyanlığın yapılandırılması, Museviliğin yapılandırılması diye bir şey duydunuz mu? Sen kimsin ki, İslam'ın yapılandırılması diye bir ifadeyi ağzına alıyorsun?" dedi.
Erdoğan, "Devlet başkanları insanların kutsallarıyla ilgili konularda söz söylerken kılı kırk yarmalıdır. Macron'un özellikle cahili olduğu konularda konuşurken çok daha dikkatli olması gerekiyor. Sömürge valisi gibi davranmak yerine sorumlu bir devlet adamı gibi hareket etmesini bekliyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel'in video konferans yoluyla gündemdeki konuları görüştüğü açıklandı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye-Almanya ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin ele alındığı görüşmede, Doğu Akdeniz ve Libya’daki gelişmeler ile Azerbaycan-Ermenistan meselesi başta olmak üzere bölgesel konular değerlendirildi.
Açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, görüşmede, AB Liderler Zirvesi bildirisinin, ilişkilerdeki sorunları aşmayı sağlayacak, diyalog ve iş birliğine zemin hazırlayacak unsurlardan yoksun olduğunu belirttiği aktarıldı.
"AB’nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin baskı ve şantajlarına boyun eğdiğini" ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’nın büyük çıkarlarının birkaç birlik üyesinin küçük çıkarlarına feda edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Azerbaycan’ın Ermenistan işgali altındaki topraklarına ilişkin sorunun kalıcı bir şekilde çözümü için Birleşmiş Milletler kararlarının uygulanması ve uluslararası hukukun gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’da sahada sağlanan sükunet sayesinde ortaya çıkan fırsatın heba edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Merkel ile video konferans görüşmesine, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.
Diyarbakır Barosu, 3-4 Ekim'de yapılması planlanan Baro seçimlerine yönelik Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun almış olduğu erteleme kararına karşı Yürütmeyi Durdurma istemiyle iptal davası açtı.
İl Hıfzısıhha Kurulu, koronavirüs salgını nedeniyle "02.10.2020 tarihinden itibaren 01.12.2020 tarihine kadar sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları (Barolar, tüm oda ve borsalar), birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek olan etkinliklerin ertelenmesine" karar vermişti.
Karar sonucu Diyarbakır Barosu Genel Kurulu'nun 3-4 Ekim'de yapılması planlanan toplantısı da 1 Aralık 2020'ye ertelenmişti.
Diyarbakır Barosu Başkan Vekili Aydın Özdemir'in açtığı iptal davası başvurusunda Diyarbakır İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu'nun kararının, sonucu itibarıyla iptale cevaz vermesi gerekçesiyle "işlemin açıkça yasal dayanaktan yoksun odluğunu" belirtti ve yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden hukuka aykırı olması nedenleriyle davalı idarenin cevabını beklemeye gerek kalmaksızın yürütmesinin durdurulmasını ve iptaline karar verilmesini talep etti.
Kanundaki aykırılıklara dikkat çeken Özdemir, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 82. Maddesinde Baroların olağan genel kurul tarihlerinin açıkça belirtildiğinin, Baroların sadece seçimi ve seçim usulü değil, bizzat seçim tarihlerinin de kanunla belirlendiğinin altını çizdi ve ''Kanunla belirlenen seçim tarihi genelge ile değiştirilemez, yeniden belirlenemez'' dedi.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin ilk kadın akademisyeni, tarihçi, siyaset bilimci ve eski milletvekili Bahriye Üçok, suikaste kurban gidişinin 30. yılında anılıyor.
Üçok 6 Ekim 1990'da Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan evine gönderilen bombalı paket sonucu hayatını kaybetmişti.
Üçok'un çalışmaları laiklik, kadın hakları ve irtica üzerine yoğunlaşıyordu.
1988'in Kasım ayında televizyondaki bir açık oturumda, "İslam'da örtünmenin ve oruç tutmanın zorunlu olmadığı" iddialarına dayanan açıklamalarından sonra üzerine tehditler almaya başlamıştı.
Fransızca, Arapça ve Farsça bilen Üçok'un, "İslam'dan Dönenler", "Yalancı Peygamberler" ve "İslam Devletlerinde Kadın Hükümdarlar" adlı üç kitabı bulunuyor.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye'den sonra ziyaret ettiği Yunanistan’da, NATO’da oluşturulan mekanizmanın Türk-Yunan diyaloğuna katkıda bulunduğunu açıkladı.
Doğu Akdeniz'de yaşanan gerginlikten sonra NATO’nun devreye girmesiyle, Türk ve Yunan donanmaları ve savaş uçakları arasında olası bir kazanın önlenmesini öngören bir mekanizmanın kurulmasına karar verilmişti. Bu amaçla, Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’daki daimi temsilcileri arasında bir diyalog süreci başlatılmıştı.
Stoltenberg, bu çerçevede ilk önce Türkiye’yi; ardından Yunanistan’ı ziyaret etti.
Stoltenberg, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis, Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Savunma Bakanı Nikos Panayotopulos ve Mitsotakis’in diplomasi danışmanı Eleni Surani ile görüştü.
Mitsotakis bu görüşmelerden sonra yaptığı açıklamada, Doğu Akdeniz'de yaşanan gerginlik için, Türkiye’nin “bölgedeki yasa dışı faaliyetlerini” sorumlu gösterdi.
“Türkiye’nin Doğu Akdeniz'deki hukuk dışı faaliyetleriyle, yalnız Yunanistan’ın değil; AB’nin, S-400’leri satın almakla NATO’nun ve hatta Türkiye’nin kendi çıkarlarına da zarar verdiğinden” söz eden Mitsotakis, Oruç Reis gemisinin bölgeden ayrılmasını “Türkiye’nin attığı olumlu bir adım” olarak niteledi.
Mitsotakis, "NATO içinde oluşturulan mekanizmanın kurulmasını öngören nihai bildirinin de olumlu olduğunu” sözlerine ekledi.
Türk-Yunan istikşafi görüşmelerinin başlamasıyla “Türkiye’nin ne denli samimi olduğunun anlaşılacağına” dikkati çeken Mitsotakis, Yunanistan’ın Türkiye ile arasındaki deniz yetki alanlarının belirlenmesini arzu ettiğini belirtti.
Stoltenberg ise NATO içinde oluşturulan ayrıştırma mekanizmasının, önümüzdeki günlerde başlayacağı açıklanan Türk-Yunan siyasi diyaloğuna katkısı olduğunu belirtti ve bu mekanizmanın günün 24 saatinde bölgeyi gözetlemeyi ve taraflar arasında “kırmızı hat” olarak tanımlanan açık bir telefon hattı bulundurmayı öngördüğünü açıkladı.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Bakü'ye ziyareti sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve mevkidaşı Ceyhun Bayramov ile görüştü.
Ermenistan ile Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmaların gündeme alındığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.
"Her daim kardeş Azerbaycan'ın yanında olacağız" diyen Çavuşoğlu, "Yukarı Karabağ Azerbaycan'ındır. Azerbaycan'ın işgal edilmiş toprakları tüm kararlara rağmen kurtarılmadı. Ermenistan'ın çekilmesi konusunda uluslararası toplumun bir adımı olmadı. BM kararları, AGİT kararları uygulanmadı" dedi.
Bölgedeki çatışmalarda sivillerin zarar görmesine değinen Çavuşoğlu, "Kendi göbeğini kesmek Azerbaycan'a düştü. Ermenistan sıkışınca sivil yerleşimlere saldırmaya başladı. Bu insanlık suçudur, savaş suçudur. Ermenistan'ın içine düştüğü çaresizliğin de göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Uluslararası topluma seslenen Çavuşoğlu, "Biz Gürcistan'ın, Suriye'nin, Irak'ın toprak bütünlüğünü nasıl savunuyorsak, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü de savunuyoruz. Dünya da böyle yapmalı. Bu konuda çifte standart olmaz" dedi.
"Dünya haklının, yani Azerbaycan'ın yanında yer almalıdır" diyen Çavuşoğlu, dünyadan gelen "ateşkes" çağrılarını da değerlendirdi:
Milliyetçi Hareket Partisi, koronavirüs salgını nedeniyle 10 Mart'tan bu yana ilk kez TBMM grup toplantısını yaptı.
Toplantıda konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Tabipler Birliği'nin kapatılması yönünde yaptığı çağrıyı tekrarladı.
Bahçeli, "Sağlık Bakanlığı’nın verileri üzerinde şüphe uyandırmaya çalışanlar, gerçeklerin saklandığını namertçe ileri sürenler bize göre müfteri korusudur, yalan makineleridir" dedi.
Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ çatışmasına da değinen Bahçeli, Ermenistan'ın geri çekilmesi dışında bir çözüm olmadığını savundu.
Van'da bu sabah yapılan ev baskınlarında Mezopotamya Haber Ajansı muhabirlerinden Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile Jinnews'in iki muhabiri, Şehriban Abi ve Nazan Sala gözaltına alındı.
Aynı saatlerde Mezopotamya Ajansı’nın (MHA) Van Bürosu’nu baskın yapan polis, gazetecilerin kamera, fotoğraf makinesi ve bilgisayarlarına el koydu.
MHA'dan yapılan açıklamada, gözaltına alınan Cemil Uğur'un Van'ın Çatak ilçesinde helikopterden atıldıkları iddia edilen Osman Şibal ve Servet Turgut'un durumunu hastane raporuyla belgeleyip haberleştiren gazeteci olduğu vurgulandı.
Diyarbakır'da faaliyet yürüten Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, gazetecilerin gözaltına alınmasını kınayan bir açıklama yayınladı ve Servet Turgut'un Van'daki taziyesini basan polislerin Mezopotamya Ajansı'nı hedef gösterdiğini savundu:
Gazetecilerin gözaltına alınma gerekçesi açıklanmazken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi 2020-2021 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Terör örgütü PKK/KCK'nın şehir yapılanması soruşturması kapsamında haklarında gözaltı karar verilen 105 şüpheliden 89'u yakalandı" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yüz yüze eğitime aşamalı geçişte alınan yeni kararlara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bakan Selçuk'un açıklamalarından satır başları şöyle:
RIA haber ajansına konuşan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Suriye'den muhalif savaşçıların Dağlık Karabağ'a gönderildiğini doğrulayabildiklerini söyledi.
Esad, Dağlık Karabağ bölgesinde çatışmaların tırmanmasının sorumlusu olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı gösterdi.
Türkiye ve Azerbaycan, Suriye'den muhalif savaşçıların bölgeye gönderilmesi iddialarını reddetmişti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev iddiaları yalanlayarak, "Suriye'den gelen savaşçı yok. Buna dair herhangi bir kanıt yok. Bu, internet üzerinden ve farklı medya kuruluşları tarafından yayılan Ermenistan propagandasıdır" demişti.
Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy da, iddialar için "Asılsız ithamlar" ifadelerini kullanmıştı.
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Akşener, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomi Programı (YEP) hakkında, “Damat bu sefer kayınpederinin 2023 hedeflerini bile boşa çıkarmayı başarmış. Damat bakanı tebrik edebiliriz, bir ülkede iç savaşın ekonomik yıkımıyla bizdeki damadın ekonomik yıkımı aynı” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Derhal ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı yardımcısı atayın” çağrısı yapan Akşener, “Bu işi layıkıyla yapacak yüzlerce aday dururken, hazineyi damadına emanet edersen olacağı bu. Türk ekonomisi, damadının mıncıklayacağı oyun hamuru değil. Türkiye Cumhuriyeti de sizin deneme tahtanız değil” diye konuştu.
Akşener'in gündeminde AYM'nin yapısının değiştirilmesi teklifleri de vardı.
“Yeni bir suni tartışmanın ateşi fitillendi" diyen Akşener, "Suni gündemleri fısıldayan adam, Sayın Bahçeli, 'Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değiştirilmelidir' dedi. Erdoğan da bir değişiklik önerisi gelirse evet diyeceğini ima etti. Hukuk sisteminde kuvvetler ayrılığı ilkesi olmazsa olmazdır" dedi.
Hükümete seslenerek, "Vatandaş sizden, işsizliğe, hayat pahalılığına çözüm bulmanızı bekliyor" diyen Akşener, "Bu kadar yetkiyle bile Türkiye’nin sorunlarını çözemiyorsanız, suçluyu başka yerde aramayın. Anayasa Mahkemesi, sizin referanduma götürdüğünüz anayasayı uygulamakla görevli. Kendi yazdığınız anayasaya bile uymak, bu kadar zor mu geliyor?" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bugün Azerbaycan’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştireceği açıklandı.
Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki çatışmaların başlamasından bu yana ilk kez Türkiye’den üst düzey bir isim Bakü’yü ziyaret ediyor.
Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Çavuşoğlu’nun Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile ve mevkidaşı Ceyhun Bayramov ile görüşeceği belirtildi.
Görüşmelerde ana gündemin Dağlık Karabağ bölgesinde devam eden askeri harekât olduğu ifade edildi.