Türkiye'de sağlık çalışanları grevde: 'Meslek onurumuzun ve emeğimizin en değersiz hale getirildiği dönemdeyiz'

Yayın tarihi
Okuma süresi 4 dk

Türkiye'de her yıl Tıp Bayramı olarak kutlanan 14 Mart'ta bu yıl doktorlar greve gitti. Meslek örgütleri; sağlıkta şiddet, düşük ücret ve ağır iş yüküne karşı sorunlarını dile getirmek için bugün ve yarın grevde olacak.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) yaptığı açıklamada, "Toplumun sağlığı her geçen gün daha kötüye gitmekte, sağlığa ulaşım ise güçleşmektedir. Sağlık sistemi sürdürülemez durumdayken; bizler sağlıkta şiddet ve malpraktis tehdidi altında, düşük ücretlerle ve ağır iş yüküyle çalışmak zorunda kalmaktayız. Meslek onurumuzun ve emeğimizin en değersiz hale getirildiği dönemdeyiz" dedi.

TTB'nin iki gün boyunca gerçekleştireceği grev boyunca; acil hastalar, diyaliz hastaları, acil gebeler, yoğun bakım hastaları ve kanser hastalarının bakımı ise aksatılmayacak.

Türk Diş Hekimleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Dev Sağlık-İş, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Birlik ve Dayanışma Sendikası ile Genel Sağlık-İş de greve katılıyor.

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu ise 14-16 Mart tarihleri arasında grevde olacağını açıkladı. Ahesen, Hekimsen, BDS, Hekim Birliği, Genel Sağlık İş, Tabip-Sen, Hürriyet-Sen ve diğer STK'ların da bu üç günlük iş bırakma kararına katılacağı belirtildi.

'Bu topraklarda kalacağız'

Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Kadıköy İskele Meydanı'na yürüyen sağlık çalışanları, "Hiçbir yere çekip gitmiyoruz. Buradaydık, Buradayız, Burada Kalacağız" ve "Sağlıkta Şiddeti Durduracağız" pankartları taşıdılar.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı yaptığı konuşmada aylardır seslerini duyurmaya çalıştıklarını belirtti, "Köle olmayı reddediyoruz, hekimlik değerlerimize sahip çıkıyor, 'Buradaydık, buradayız, burada kalacağız' diyerek 14-15 Mart'ta Büyük G(ö)REV'e gidiyoruz" dedi.

İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri Dr. Osman Küçükosmanoğlu katılımcılar adına ortak açıklamayı okudu:

"Güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için dün, bugün olduğu gibi yarın da burada, bu topraklarda kalacağız. Ne ülkemizden ne mesleğimizden ne hakkımız olanı istemekten vazgeçeceğiz."

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım da "Sağlık emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine hakları olan insanca yaşayacak ücreti talep ettiğimiz için alanlardayız, şiddeti ortadan kaldıracak etkin yasalar çıkarılmadığı için alanlardayız, covidin meslek hastalığı olmasını istediğimiz için alanlardayız ve yıpranma payı istediğimiz için alanlardayız. Bu ülkede yıllardır mücadele eden sağlık emekçileri değildir gidecek olan..."

Geleneksel tören gerçekleştirilemedi

Her yıl geleneksel olarak 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle gerçekleştirilen Taksim Anıtı'na çelenk bırakma töreni bu sabah polis tarafından engellendi.

Polis birkaç kişinin anıta çelenk bırakarak açıklama yapılmaksızın töreni temsili olarak gerçekleştirebileceğini belirtti. Ancak ilerleyen dakikalarda buna da izin verilemeyeceğini söyledi.

Barikatları geçmek isteyen doktorlar ile polis arasında yaşanan kısa süreli arbedede 89 yaşındaki Op. Dr. Erdinç Köksal yere düştü.

Çelenk polis barikatının önüne bırakıldı.

Dr. Küçükosmanoğlu, "Bugün 14 Mart. 1919'da Tıbbiyeli öğrencilerin işgal altındayken işgal kuvvetlerine karşı direniş örgütlemek için 14 Mart'ta başlattığı Tıp Bayramı'nın 102. yıldönümü. Bizler bugün buraya her yıl yaptığımız gibi taleplerimizi içeren ve 14 Mart'ın anlamını bildiren bir açıklama yapmak ve anıta çelenk koymak için, sembolik bir heyetle geldik" dedi.

Sözlerine şöyle devam etti, "Ancak bize 'Çelenk koymanızda bir sakınca yok fakat konuşamazsınız' dendi. Bizler konuşamadığımız bir yerde böyle bir tasarrufta bulunamayız. O sebeple bunu protesto ediyoruz ve çelenklerimizi bizi engelleyen polis barikatının önüne bırakıyoruz".

Bakan Koca'dan sağlık çalışanlarına mektup

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta doktorlar hakkında yaptığı "Gidiyorlarsa gitsinler" sözleri büyük tepki çekmişti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise 39 meslek grubundaki sağlık çalışanlarına bir mektup göndererek "Bugün hekimliğin saygınlık kaybına uğradığını hocalarımızdan tıbbiye öğrencilerine kadar çoğu kişi ifade ediyor" dedi, bu durumun geçici olduğunu belirtti.

"Temel amaçlarımız, ekonomik açıdan adil bir düzenleme, malpraktis davalarının hekimlere tehdit olmaktan çıkarılması, artan şiddet olaylarına karşı caydırıcılığı daha yüksek bir yasal çerçeve ve emeklilikte hekimlerin yargı mensuplarına benzer haklara sahip olabilmeleridir. Devletimizin sizler için en iyisini yapma kararlılığından emin olun" diyen Koca, hekimlerin Tıp Bayramı'nı kutladı.

Türkiye'de, sağlıkta şiddet, düşük ücret ve ağır çalışma koşullarının yanı sıra malpraktis yani tıbbi olarak yanlış uygulama yapan doktorlara açılan ve maaşla ödenemeyecek miktarları bulan tazminat davaları da hekimlerin yeniden düzenleme yapılmasını istediği sorunlar arasında yer alıyor.

Erdoğan: Yaptığınız hizmetler için şükranlarımı sunuyorum

Bugün Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Tıp Bayramı etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlık sisteminde gözü ve gönlü kendi ülkesinde kalmak yerine dışarıya kayan kişiler olabilir. Bu anlayışla hareket edenlerin çok uzak olmayan gelecekte istikametlerini yeniden kendi ülkelerine çevireceklerinden şüphe duymuyorum" dedi.

"İlk müjdemiz sağlık çalışanlarına yapılan saldırılarla ilgili sıkıntıları kati olarak çözecek düzenlemeyle ilgilidir. İkinci müjde olarak sağlık çalışanlarıyla ilgili mesleki kurulu oluşturuyoruz. Mesleklerin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhise ilişkin ceza soruşturması açılabilmesi bu kurulun iznine bağlı olacaktır" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üçüncü müjdemiz sağlık çalışanlarımızın ücret sistemleri ile ilgilidir. Maaş ve mali haklarında önemli iyileştirmeler sağlıyoruz. Sağlık personelinin sabit ek ödemeleri merkezi yönetim bütçesine alınarak aylıklarının tek bir bordro ile ödenmesi temin edilecektir".

Erdoğan ayrıca, "Bu ülkenin hekimlerine hem vefa borcu, hem ihtiyacı vardır. Bu milletin en kalburüstü evlatları tıp fakültelerinde, eğitim ve araştırma hastanelerinde yetişmekte, çoğunlukla da kamuda görev almaktadır" diye konuştu:

"Türkiye'nin potansiyeli ihtiyacı olan hekim gücünü yetiştirmeye yettiği gibi ülkemiz cazibe merkezi haline de gelmektedir. Salgın döneminde hastanelerimiz, hekimlerimiz ile insanımıza en iyi seviyede hizmet verecek durumda olduğumuzu ispatladık."