Halk TV'nin Marmaris'teki canlı yayınına saldırı: Dört kişi serbest bırakıldı, bir kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

Yayın tarihi
Okuma süresi 2 dk

Halk TV'nin Marmaris İçmeler'de canlı olarak gerçekleştirdiği ve orman yangınlarının ele alındığı yayının basılmasıyla ilgili olarak gözaltına alınan beş kişiden dördü serbest bırakıldı. Bir kişi ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Halk TV'den yapılan açıklamada, "Sözlü saldırılar, gerekçesi izaha muhtaç idari cezalar ve kısa bir süre içinde iki fiziki saldırı sadece Halk TV'yi değil, basın özgürlüğünü de hedef almaktadır" denildi.

Televizyonun paylaştığı görüntülerde dışarıdan gelen en az beş kişinin sandalyede oturan gazetecilerin ve konukların üzerine yürüdüğü görülüyor.

Halk TV'de yayımlanan Gökmen Karadağ ile Açıkça programında konuk olarak gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve avukat Salim Şen katıldı.

Saldırganlar önce canlı yayın sırasında, "Efendice konuşmak istiyoruz" diyerek yayına girdi. Ardından programı sunan gazeteci Gökmen Karadağ araya gittiklerini duyurdu.

Ara sırasında ise yayını durdurmak isteyen kişiler yayın ekibiyle tartışarak Halk TV görevlilerinin üzerine yürüdü.

Saldırganların yayının kesilmesini istediği ve "Yanlış şeyler konuştuğunda engelleriz" diyerek yayın ekibine saldırdığı bildirildi.

Bir kişi eline cam şişe alarak ekibin üzerine yürüdü

Bir kişinin Halk TV ekibine elindeki cam şişeyle saldırdığı da görüntülerde yer alıyor.

Gazeteci Murat Ağırel, üzerine saldırılması yüzünden yere düştü.

Saldırının ardından yayına devam eden Gökmen Karadağ, "Verdiğimiz kısa arada, 'Ne söylemek istiyorsanız söyleyin, yayın başladığında ben bunları ileteceğim' dedim. Israrla yayına katılmak istediler. Bunun mümkün olamayacağını defalarca ilettim. Bunun üzerine yayın yapmamıza engel oldular" dedi.

Gazeteci İsmail Saymaz, "Kışkırtılmış grupların saldırısı bizi durduramayacak. Gerekirse sabaha kadar burada canlı yayın yaparız" diye konuştu.

Gazeteci Murat Ağırel ise "Gruptan bir kişi 'Eğer siz bu yayına devam ederseniz ve söylediklerinizin yanlış olduğunu düşünürsek size bu yayını yaptırmayız' dedi. Bu iş fikrini beyan etme değil, bir tehdittir. Buradaki gazeteciler, vekiller bu tehditlere boyun eğecek insanlar değiller" ifadesini kullandı.

Tepkiler

Saldırının ardından yazılı bir açıklama yapan Halk TV, "Sözlü saldırılar, gerekçesi izaha muhtaç idari cezalar ve kısa bir süre içinde iki fiziki saldırı sadece Halk TV'yi değil, basın özgürlüğünü de hedef almaktadır" dedi.

"Halk TV, adına yakışır biçimde, tüm zorbalıklara karşı halkı aydınlatma ve gerçeklerle buluşturma sorumluluğunu sürdürecektir" denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Biz korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz, basın özgürlüğü mevzilerini terk etmiyoruz.

"Ancak bu ülkenin yönetiminden sorumlu tüm makam ve şahıslara bir çağrıda bulunuyoruz:

"5 Ağustos Perşembe gecesi Halk TV'nin Marmaris'teki yayınında konuşmalarıyla milyonları ağlatan yurttaşlarımızın korunmasını sağlayınız.

"Biz habercilerin üzerinde sonuç alamadığınız korku sopasını, bırakın suçlanmayı, alkışı hak eden o yurttaşlara doğrultmayınız."

TGC: Saldırı, halkın haber alma hakkının engellenmesidir

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de yaptığı yazılı açıklamada, "Üyelerimiz Gökmen Karadağ, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz'a yapılan saldırı halkın haber alma hakkının engellenmesidir. Gazetecilik suç değildir. İktidar tarafından yönlendirilen gruplarla eleştirel medyaya bedel ödetilme eylemlerinden vazgeçilmelidir. Saldırganlar cezasızlıkla ödüllendirilip cesaretlendirilmemelidir" denildi. 

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin de Twitter hesabından, "Ülke TV muhabirine yönelik şiddeti kınadığı gibi HALK TV'ye yönelik saldırıyı da kabul etmediğini" söyledi.

CHP'li Antalya Milletvekili Rafet Zeybek'in yangın bölgesinde uçak olmadığına ilişkin ifadeleri nedeniyle Ülke TV muhabiri ile arasında münakaşa yaşanmıştı. İki taraf da birbirini "provokasyonla" suçlamıştı.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında saldırıyla ilgili, "Dün gece yarısı iki farklı gelişme yaşadık bunlardan bir tanesi Halk TV'nin canlı yayını basıldı. Bu eşkıyalığı şiddetle kınıyoruz. İşler bu noktaya gelirken önce RTÜK eliyle medyaya göz dağı verdiler sonra gazetecileri tehdit ettiler, yetmedi bazı televizyon kanallarına akreditasyon engeli getirdiler, anlaşılan artık son çareleri de ayak takımına yol vermek olur" dedi.