İzmir depremi ve arama kurtarma ekipleri: 'Bazı kahramanlar pelerin giymez'

Yayın tarihi
Okuma süresi 1 dk
YouTube paylaşımını geçin
Google YouTube içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: Üçüncü tarafların sağladığı içerikte reklam bulunabilir.

YouTube paylaşımının sonu

İzmir depremi sonrası, Elif Perinçek ve Ayda Gezgin adlı kız çocuklarının yaşadıkları binaların enkazında bulunup sağ kurtarılmaları, afetin yaralarını sarmaya çalışan Türkiye'de büyük sevinç yarattı.

Elif de, Ayda da 3 yaşında.

Ayda depremden 91 saat sonra Rızabey, Elif ise depremden 65 saat sonra Doğanlar Apartmanı'nın enkazından çıkarıldılar.

Resmi rakamlara göre, şimdiye kadar 100'den fazla kişi, arama kurtarma ekipleri tarafından göçük altından kurtarılmıştı.

Arama kurtarma görevlileri, afetlerden hemen sonra canla başla ortaya koydukları çabayla, "afetlerin "kahramanları" olarak değerlendiriliyor.

Özellikle 1999'daki Büyük Marmara Depremi sonrası, kamuoyunca da sahiplenilen "Sesimi duyan var mı?" sorusu, arama kurtarma ekipleriyle özdeşleştirilmişti.

Doğanlar Apartmanı enkazında bulunan Seher Perinçek ile kızları Elzem ve Ezel'in kurtarılmasında kritik rol oynayan ekiplerden GEA derneğinden arama kurtarma gönüllüleri, gemi mühendisi Eda Karakaş ve elektrik-elektronik mühendisi Ahmet Dildan ile konuştuk.

  • Neden arama kurtarma yapmayı seçtiler?
  • Enkazda çalışırken akıllarından ve kalplerinden ne geçiyor?
  • Canlı ve cansız bedenlerle karşılaştıklarında nasıl bir ruh halinde oluyorlar?
  • Görevlerini tamamladıktan sonra ne yapıyorlar?

Haber Video: Esra Yalçınalp