COP26 İklim Zirvesi'nin ikinci taslak metninde neler var?

Kaynak, Getty Images
İskoçya'nın Glasgow kentinde yapılan COP26 İklim Zirvesi bugün sona erecek. Zirvenin ikinci taslak metni bugün yayımlandı. Son taslakta ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele için "acil adım atma" çağrısı yapılıyor, ülkelerden sera gazı salımlarını geçmişe oranla çok daha hızlı düşürmelerine yönelik planlarını gelecek yılki iklim zirvesine kadar açıklamaları isteniyor.
Taslakta ayrıca ülkelere, iklim değişikliği ile mücadelede daha yoksul ülkelere destek verilmesi talebi daha ısrarlı bir şekilde dile getiriliyor. Kömür ve diğer fosil yakıtların kullanımının azaltılmasına yönelik taahhütler ise gevşetiliyor.
University College London'dan Prof. Jim Watson, "İçinde cesaret verici ifadeler olsa da, taslak yeterince iddialı değil" dedi.
Dünya Kaynakları Enstitüsü'nden Helen Mountford ise "Her şeyi göz önünde bulundurduğumuzda, bu metin, birkaç gün önce yayımlanana göre kesinlikle daha güçlü ve daha dengeli" diye konuştu.
COP26 İklim Zirvesi'ne katılan tüm ülkelerin kabul etmesi halinde, taslak sonuç bildirgesine dönüşecek.
TSİ 21:00'de bitmesi gereken zirve, görüşmelerin devamı halinde uzayabilir.

Kaynak, Getty Images
BM Genel Sekreteri'nden 'bitkisel hayat' uyarısı
Birleşmiş Milletler (BM), COP26'yı, küresel ısınmanın kötü etkilerinin sınırlandırılması yolunda kritik önemde görüyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bugün yaptığı açıklamada COP26'nın muhtemelen amaçlarına ulaşamayacağını ve küresel ısınmayı 1,5 santigrat derece ile sınırlandırma hedefinin "bitkisel hayatta" olduğunu söyledi.
Antonio Guterres, hükümetlerin bir yandan fosil yakıtlara yatırım yaparken, bir yandan da karbon salımında kesinti yapmayı vaat etmesinin anlamsız olduğunu söyledi.
Guterres, "Fosil yakıt endüstirisi hala trilyonlarca sübvansiyon alırken, verilen sözler boş geliyor" dedi.
Glasgow'da şu ana dek yapılan açıklamaları için "yeterli olmaktan uzak" diyen Guterres, "Ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Son ana kadar da umutluyuz" diye konuştu.

Kaynak, Getty Images
Bilim insanları, küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi devrimi öncesine kıyasla 1,5 dereceyle sınırlamanın, insanlığın iklim değişikliğinin en kötü sonuçlarından kaçınması anlamına geleceğini söylüyor.
2030 itibarıyla küresel çapta karbon emisyonların yüzde 45 azaltılması ve 2050'de de sıfırlanmasını hedefleniyor.
COP26 İklim Zirvesi'nde kilit konulardan biri daha zengin ülkeler tarafından daha yoksul ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele için taahhüt edilen para, yani iklim finansmanıydı.
Gelişmiş ülkelerin çoğu sera gazı salımlarından sorumlu ancak iklim değişikliğinden en fazla etkilenenler, gelişmekte olan ülkeler.
- COP26 İklim Zirvesi'nin ilk taslak metninde neler var?
- İklim krizi dosyası
- İran: Paris İklim Anlaşması'nı, yaptırımlar kaldırılırsa onaylarız
- Toplu ağaç dikim kampanyaları iklim kriziyle mücadelede ne kadar etkili?
- Hollanda'nın girişimiyle Türkiye de dahil 13 ülke anlaştı: 2040 sonrası tüm yeni kamyon ve otobüsler elektrikli veya hidrojenli olacak
Rusya ve Suudi Arabistan'a suçlama
Eski İrlanda Cumhurbaşkanı ve iklim konusundaki üst düzey siyasi liderlerden oluşan bir grubun lideri Mary Robinson, dünyada karbom salımında ilk sıralardaki bazı ülkelerin, COP26'da daha etkin bir eylem planını kabul etmek için yapılan tüm girişimleri sabote ettiklerini söyledi.
Robinson, Rusya ve Suudi Arabistan'ın, COP 26'daki nihai anlaşmada aşamalı olarak kömür kullanmına son verilmesi ya da hükümetlerin fosil yakıtlara sübvansiyonu azaltmasına herhangi bir atıfı engellemek için "çok uğraştığını" belirtti.
COP26'ya katılan Gana, Etiyopya, Bangladeş ve Tuvalu'dan temsilciler ise bir basın toplantısı düzenleyip, zirvede ilerleme sağlanamamasından ABD'yi sorumlu tuttu.
Dört ülkenin temsilcileri, ABD'nin iklim değişikliğinin finansmanı konusunda en yoksul ve tehdide en açık ülkelerin kaygılarını dikkate almadığını söyledi.
Aktivistler ve siyasetçiler, ABD ve Çin'in sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutmaya çalışacakları yönündeki açıklamalarını temkinli bir iyimserlikle karşılamış, iki ülkenin de somut adımlar atması gerektiğini vurgulamışlardı.












