Hırvatistan, Adriyatik'te Bosna-Hersek'in yapımına karşı çıktığı Peljesac Köprüsü'nü açtı
Tarık Demirkan
Budapeşte

Kaynak, AFP
Hırvatistan'ın Adriyatik kıyısını ülkenin geri kalanına bağlayan Peljesac Köprüsü bugün açıldı. Bosna-Hersek’in denize kıyısı olan tek şehri Neum açıklarında, Komarna ile Brijesta arasında inşa edilen köprü 55 metre yüksekliğinde ve 2,4 kilometre uzunluğunda. Bosna-Hersek, köprünün inşa edildiği bölgenin uluslararası suları olduğunu ve ülkenin açık denize çıkışını engelleyeceğini belirterek projeye karşı çıkıyordu.
420 milyon euroya mal olan Peljesac Köprüsü, Hırvatistan için ülkenin bütünlüğünü ve Hırvat ulusunun gururunu simgeliyor.
Bu köprünün Hırvatlar için ne ifade ettiği ancak haritaya bakıldığında tam olarak anlaşılabilir: 1991 yılında Yugoslavya’nın parçalanmasının ardından bağımsızlığını ilan eden Hırvatistan, tarihi Hırvat topraklarını, dar bir şerit halinde de olsa neredeyse tüm Adriyatik boyunca kapsıyor ve daha sonra uzun bir yarımadayı da içerecek şekilde güneye doğru devam ediyordu.
Ancak irili ufaklı 1185 adayı da içeren yüzlerce kilometrelik bu çok uzun sahil şeridinin tam ortasında Hırvatistan topraklarını ikiye bölen bir Bosna şehri var.

Bosna’nın Adriyatik’e ulaşmasını mümkün kılan tek liman olan Neum şehri kuzeyden güneye ya da güneyden kuzeye yolculuk etmek isteyen Hırvat vatandaşlarını ancak pasaportla seyahat edebilmek zorunda bırakıyor. Çünkü kuzey güney otobanı artık bağımsız bir ülke olan Bosna’dan geçiyor.
İşte bugün hizmete açılan Peljesac Köprüsü, Hırvat topraklarının nihayet birleştiği, ülke sınırları içinde bir şehirden diğer şehre pasaportsuz gidilebileceği anlamına geliyor.
Bağımsız Hırvatistan iki parça doğdu
Balkanların her köşesinde olduğu gibi, eski Yugoslavya toprakları da tarihte halkları, kültürleri sıkıca birbirine bağlayan gelişmelerle, olaylarla dolu.
İşte bugün Hırvatistan’ı ikiye bölen Neum şehrinin geçmişi de tarihsel anlamda Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanıyor.
Hırvat Krallığı'na ait olan ancak sonra bir Venedik krallığının bir Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun eline geçen bu topraklar, 16. yüzyılda Osmanlı’nın egemenliğine giriyor.
Ve ardından, bölgenin kaderini Venedik Cumhuriyeti ve Osmanlı’nın da iyi ilişkiler içinde olduğu Dubrovnik Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler belirliyor.
Karşısında asıl hasım olarak Venedik’i gören Dubrovnik şehri, Balkanları eline geçiren, ancak sahile henüz ulaşamayan Osmanlı’nın desteğini alabilmek için Naum şehrini 1718’de Osmanlı’ya hibe ediyor.
İşte ülkenin toprak bütünlüğünü bölerek modern Hırvatistan’ın başını ağrıtan Naum şehri böylece önce Osmanlı’nın eline, sonra da Bosna’nın egemenliğine giriyor. Yugoslavya’nın parçalanması sonrasında bağımsız hale gelen Hırvatistan da bu nedenle bir anlamda “iki parça” olarak doğuyor.
'Hırvatistan’ı Hırvatistan’a bağlayan' köprü
Ülkede toprak bütünlüğünü fiilen de sağlayacak olan köprü fikri Hırvatistan’ın bağımsızlığına kavuşmasıyla birlikte doğmuştu demek doğru olur. Ancak bu fikrin en azından gerçekleşme şansının ortaya çıkması ancak Hırvatistan’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliği ile birlikte gündeme geldi.
Ancak Adriyatik Denizi'ni bir uçtan bir uca kat eden 2400 metre uzunluğundaki köprünün inşası çok ciddi sorunları da beraberinde getirmişti.
Bir yandan köprü çok maliyetli bir yatırımdı. Hırvatistan gibi küçük bir ülkenin sırf kendi ulusal gelirine dayanarak bu kadar büyük bir yatırımı finanse etme şansı yoktu.
Bu sorun AB yardımıyla aşılabilirdi. Çünkü AB yeni katılan ülkelere kalkınma fon desteği veriyordu ve gerçekten de toplam 420 milyon euroluk köprü inşaatının 330 milyon eurosu AB hibeleriyle karşılandı.
Ancak bir sorun da köprüye Bosna’nın itirazıydı. Sarayevo, Hırvatistan’ın bir körüyle Bosna topraklarını bypass etme ihtimalini duymak bile istemiyordu.
Bir yandan Hırvatistan bölgede rakip bir ülkeydi, bu köprü komşu ülkenin pozisyonlarını güçlendirecekti.
İkinci olarak Bosna’nın transit trafiği azalacak, bu da ülkeye ciddi bir mali kayıp yaşatacaktı.
Son olarak da Bosna’nın Adriyatik denizine açıldığı tek ticari liman olan Neum’un trafiği tehlikeye girebilirdi.
Ancak AB’nin telkinleri ve destek vaatleri etkili oldu, sonuçta Bosna’nın itirazları son buldu, ve köprü inşaatı nihayet gerçekleşebildi.
Çin müteahhit şirketi tarafından inşa edilen Peljesac Köprüsü 4 yıl içinde tamamlandı.
Hırvatistan tarafından ülke tarihinde 21. yüzyılın en önemli gelişmesi olarak adlandırılan köprüden geçiş, AB’nin verdiği karşılıksız yardımın koşulu olarak, herkes için ücretsiz olacak.








