You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Şebnem Korur Fincancı tahliye edildi
Türk Tabibleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme “Örgüt propagandası yapmak” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdığı Fincancı’nın tahliyesine karar verdi.
Şebnem Korur Fincancı, TSİ 17.50 sıralarında Bakırköy Cezaevi'nden tahliye edildi.
Fincancı cezaevinden çıktıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, mücadelesinde yanında olan herkese teşekkür etti.
Aldığı cezayı yorumlayan Fincancı, “Bu çok anlamsız bir durum çünkü bir kanalın yayın politikasının suç olarak tanımlanması ve sonrada o suçun bana atılması akıl alır gibi değil. Ben kendi suçumdan sorumlu olabilirim. Bu suç da insanlığa karşı sorumluluk taşıma suçudur" dedi.
Fincancı, "TTB'ye yönelik kapatılma tehditlerine gelince, bu o kadar kolay değil. Bir ülkenin meslek örgütünü kapatabilmek dünyayla ilişkileri de ortadan kaldırmak demektir" diye konuştu.
TTB'nin Twitter hesabından yapılan açıklamada ise "TTB’nin de, ülkemizin de karanlığa teslim olmamasını sağlayacağız" denildi.
HDP de karar sonrası Twitter hesabından açıklama yaptı.
Son duruşmada neler yaşandı?
Davanın üçüncü ve son duruşması öncesi Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, "Tamamen siyasi hedeflerle ve hukuksuzlukla sürdürülen sürecin sonlandırılmasını, hukuki hiçbir dayanağı olmayan kararlarla halen tutuklu bulunan Merkez Konseyi Başkanımız Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi.
Duruşmada Milli Savunma Bakanlığı avukatlarının davaya katılması, duruşmanın daha büyük salonda görülmesi ve avukat sınırlamasının kaldırılması talepleri reddedildi.
Savcı, mütalaasını tekrarlayarak Fincancı’nın 7 yıl 6 aya kadar hapsini istedi.
Son sözleri sorulan Fincancı ise yargılamada asıl hedefin TTB olduğunu söyledi.
Fincancı, "Türkiye hukukun üstünlüğü bakımından 139 ülke arasında 127'nciyken, toplumun %60'ı yargıya güvenmiyorken, yolsuzluk bakımından Avrupa birincisiyken; her türlü hukuksuzluğa karşı çıktığı için hedeftedir TTB. Düşman ceza hukuku ne kadar işletilmeye çalışılırsa çalışılsın, düşmanlaştırmaya çalıştıkları kitleler TTB’ye güveniyor. TTB, pandemi sırasında en güvenilen kurumdu ve bugün de bu güveni koruyor" dedi.
Fincancı'nın avukatlarından Öztürk Türkdoğan da, Fincancı’ya yöneltilen “örgüt propagandası” suçlamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.
Türkdoğan, Türkiye'nin uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini anımsatarak Fincancı hakkındaki suçlamaların, tutukluluk kararının ve üst dereceden ceza talebinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını belirtti.
Mahkeme verilen ara sonrası kararını açıkladı, Şebnem Korur Fincancı'nın 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılarak tahliyesine karar verdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Şebnem Korur Fincancı hakkında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ın kuzeyindeki operasyonlarında "kimyasal silah kullandığı" iddialarına yönelik değerlendirmeleri sonrası 20 Ekim’de soruşturma başlatmıştı.
"Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılamak" ile suçlanan Fincancı, 26 Ekim'de gözaltına alındı, 27 Ekim'de de tutuklanmıştı.
Fincancı Kasım ayında BBC Türkçe’nin sorularını yazılı olarak yanıtlamış, hakkındaki sürecin "hukuki değil siyasi olduğunu" söylemişti.
Fincancı ayrıca hakkındaki soruşturmayı öğrenip yurt dışından dönmüş birisi için kaçma şüphesinden bahsedilemeyeceğini vurgulamıştı.
TTB Merkez Konseyi üyelerini 'görevden alma' davası sürüyor
Hem Fincancı hem de Merkez Konseyi üyelerinin TTB’deki görevlerine son verilmesi talebiyle açılan dava ise Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinde sürüyor.
Son duruşması 10 Ocak’ta görülen davanın bir sonraki duruşması, reddi hâkim talebi sebebiyle 8 Şubat 2022 tarihine ertelendi.
TTB Merkez Konseyi Başkanlığı üyeleri ve Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın görevlerine Türk Tabipler Birliği Kanununun ek 2. maddesinin gereğince son verilmesi ve davalıların yerine yeni üyelerinin seçilmesi talep ediliyor.
Davanamede Fincancı’nın Medya Haber’de yaptığı ve akabinde hakkında soruşturma açıldığı konuşma sırasında TTB Merkez Konseyi Başkanı olduğu hatırlatılarak, Türk Tabipler Birliği Kanunu 3. maddesi uyarınca "Türk Tabipler Birliği ve Tabip Odaları kuruluş amacı dışında faaliyette bulunamazlar" hükmüne aykırı davrandığı belirtiliyor.
Ayrıca aynı kanundaki, "Amaçları dışında faaliyet gösteren Türk Tabipler Birliğinin merkez ve tabip odalarındaki sorumlu organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine yenilerinin seçilmesine bulundukları yer Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesince karar verilir" düzenlemesine işaret ediliyor.
Öte yandan davanamade diğer merkez konseyi üyeleri ve kimler olduğu hakkında bir değerlendirme yapılmazken, tüm merkez konseyi üyelerinin görevlerine son verilmesi talep ediliyor.
10 Ocak’ta görülen duruşmada TTB avukatı Leyla Verda Ersoy, davaname hazırlandığından tarihten itibaren merkez konsey üyelerinin tespit edilmediğini söyleyerek, “Kimlerin merkez konsey üyeleri olduğu tespit edilmemiş, hala dosyada kimin yargılandığı belli değil. Kimlik numaraları kaydedilmemiştir” dedi.
Ayrıca davanameyi hazırlayan savcının duruşmaya katılmamasını eleştiren Ersoy, “dava şartlarını taşımayan” davanın reddedilmesini talep etti ancak mahkeme bu itirazları reddetti.
TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten ise merkez konseyine yöneltilen suçlamaların içeriğinin bilinmediğini ifade ederek, “Şebnem hocanın dosyası ile bir şekilde ilişkilendirilmek istenmektedir” dedi:
“Bu dosyanın da içeriği boştur. Bu davanın açılma gerekçesi Konseyin faaliyetleri dışında bulunmaktır. Ancak bu faaliyetler nedir? Bununla ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Ancak bir şekilde doldurulacaktır.”
Merkez Konseyi üyeleri hakkında 'örgüt üyeliği' soruşturması
Son olarak TTB Merkez Konseyi üyeleri 9 Ocak’ta Ankara’da gazetecilere açıklama yaptı.
TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, üyeler hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yeni bir soruşturma açıldığını söyledi.
Bu soruşturmayı “tesadüfen” öğrendiklerini söyleyen Ökten, soruşturmadaki kısıtlılık kararı sebebiyle dosyanın detaylarına erişemediklerini belirtti:
“Konseyin şu an 8 üyesi sağlık bakanlığı veya üniversitelerde çalışan devlet memurlarıdır. Hepimiz işinde olan, hasta bakan, ameliyat yapan, öğrencilere veya asistanlara ders anlatan kimseleriz. Hakkımızda böylesine ciddi bir suçlama nasıl olabilir?”
“Savcı soruşturmayı açtığında UYAP'a düştü. Düştükten sonra kaldırıldı. Bizler bu evrakı istediğimizde bize gizlilik kararının olduğu iletildi. Hukukçularımız düzenli olarak UYAP’ı takip etmemiş olsaydı, biz bu soruşturmadan haberdar olmayacaktık.”
TTB Hukuk Bürosu, bu soruşturmadan haberdar olduktan sonra Ankara’da ikamet eden MK üyelerinin ifade vermek üzere savcılığa gittiğini ancak ifade verme taleplerinin “savcılık tarafından kabul edilmediğini” kaydediyor.
Bu sırada soruşturma evrakının incelenmesine yine izin verilmediğini belirten TTB, gerekçe gösterilen kısıtlılık kararına Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’de itiraz ettiklerini duyurdu.
Dilekçede TTB Merkez Konseyi üyelerinin kamu görevlisi oldukları hatırlatılarak, kendilerine yöneltilen suçlamaların dayanağından haberdar olmalarının, soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi açısından gerekli olduğunu kaydedildi.
Dilekçede ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin "Soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmesi, şüphelilerin delilleri karartmalarını önlemek için bazı deliller gizli tutulabilir. Ancak bu meşru amaç, savunma hakkına önemli ölçüde zarar verici bir şekilde gerçekleştirilemez" kararı hatırlatıldı.
Fakat henüz Merkez Konseyi üyelerinin "örgüt üyeliği” ile suçlandığı bu soruşturmanın detaylarına dair herhangi bir bilgi bulunmuyor.
"Bu ceza, hekimlik yargılamalarının bir devamıdır"
Fincancı'nın serbest bırakılması ardından basın açıklaması yapan Ökten, 70 yıldır halk sağlığını önceyelen TTB yöneticilerinin her daim soruşturmalarla karşı karşıya kaldığını belirterek, bugünkü soruşturmaların da "hukuksuz hekim yargılamalarının bir devamı" olduğunu kaydetti:
"Şebnem Hoca hakkındaki soruşturma süreci, bu hedef için bir kaldıraca dönüştürülmeye çalışılmıştır. Dün de TTB Merkez Konseyi’nin görevden alınması için açılmış olan temelsiz bir davanın duruşması için Ankara Dışkapı Adliye’sinin önündeydik. Niyetinizi görüyoruz ve çok net ifade ediyoruz, başaramayacaksınız."
"Hekim örgütümüz, aramıza dönen merkez konseyi başkanımız Dr. Şebnem Korur Fincancı ile birlikte, meslek örgütümüzün tarihinden ve geleneklerinden aldığı güçle, ülkemizin önünde bulunan dönüm noktasında rolünü oynayacak; TTB’nin de ülkemizin de karanlığa teslim olmamasını sağlayacaktır."