Cumhurbaşkanı danışmanı Mehmet Uçum kimdir? Açıklamaları neden tartışılıyor?

Mehmet Uçum

Kaynak, EKOL TV

Fotoğraf altı yazısı, Uçum, hem sosyal medyadaki açıklamaları hem de röportajlarıyla sık sık gündeme geliyor.
Yayın tarihi
Okuma süresi 6 dk

Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Mehmet Uçum, son yıllarda açıklamalarıyla sık sık gündeme geliyor.

Uçum, en son 27 Kasım'da CNN Türk'te katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, meclisten çıkacak bir kararla yeniden adaylığının mümkün olduğu yönündeki açıklamalarıyla dikkat çekti.

Uçum'un 15 Kasım'da yayımlanan Ekol TV'deki röportajında, akil insanlar heyetindeyken yaşadığını anlattığı bir olay da gündem oldu.

Uçum yayında, "Erzurum’da bir şehit yakını ‘Türkiye’de terör bitsin, terör örgütü tamamen tasviye edilsin, bırakın Öcalan’ın serbest bırakılmasını, evimde adama kahvaltı vermezsem adam değilim’ dedi" sözlerini sarf etti.

Uçum 3 Kasım'da da Fenerbahçe'nin Trabzonspor'u 3-2 yendiği maçın ardından "Her şeye rağmen Fenerbahçe. Ne yaparsanız yapın en büyük Fenerbahçe" paylaşımı yaptı.

Tepkilerin ardından takım duygusuyla hareket ettiğini söyleyerek "Lütfen kamu görevimle takım tutkumu birbirine karıştırmayın" dedi.

Tarzıyla Cumhurbaşkanlığı'ndaki birçok danışmandan farklı bir profil çizen Uçum, 2016’da Habertürk’te yayımlanan röportajında solcu olduğunu söylemişti.

Bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sorun yaratıp yaratmadığı yönündeki bir soruya “Hiçbir sıkıntı yaşamadım. Hayatımda değişen bir şey yok. Üzerimde mahalle baskısı hissetmiyorum. Seküler hayat tarzımı sürdürüyorum" yanıtını vermişti.

Peki Mehmet Uçum kimdir?

TKP geçmişi ve 12 Eylül dönemi

59 yaşındaki Uçum, Kars doğumlu bir hukukçu.

Uçum çeşitli röportajlarında, "12-13 kadar genç yaşlarda, dönemin yasa dışı Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) çalışmalarına katıldığını" anlatıyor.

Bu partinin günümüzdeki TKP ile bir ilgisi bulunmuyor.

Bir röportajında, "1980 yılında duvara slogan yazması nedeniyle gözaltına alındığını, işkence gördüğünü, gözaltındayken 12 Eylül darbesi olduğunu, bir süre cezaevinde kaldığını" söylüyor.

Dönemin TKP yöneticilerinden Veysi Sarısözen, Ekim ayında Yeni Özgür Politika gazetesinde yayımlanan yazısında, “Uçum’un önce TKP bağlantılı İlerici Gençlik Derneği’nin daha sonra ise TKP ile Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) birliğinden doğan Türkiye Birleşlik Komünist Partisi’nin üyesi olduğunu” savundu.

Sarısözen bu yazısında, Uçum’un, 1987’de Türkiye’ye dönüp tutuklanan dönemin TKP genel sekreteri Nabi Yağcı’nın da avukatlığını yaptığını öne sürdü.

İstanbul Barosu’nda çalışmalar

Kişisel internet sayfasında yer alan bilgilere göre, 1986’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren Uçum, uzun yıllar boyunca serbest avukat olarak çalıştı.

Bunun dışında çeşitli sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşlarında çalışmalar yaptı, hukukun çeşitli alanlarında makaleler, iş hukuku alanında ise kitaplar yazdı.

İstanbul Barosu bünyesinde 1995'te oluşturulan Çalışma Hukuku Komisyonu’nun kuruluşunda görev alan Uçum, sekiz yıl komisyonda çalıştı ve 1998–2002 döneminde başkanlığını yürüttü.

Baroda, Adil Yargıda Yolsuzluk Araştırması, Faili Meçhul Cinayetler ve Kayıpları Araştırma ve Deprem ve Hukuk Çalışmaları gibi projelerin koordinatörlüğünü yaptı.

1996-2002 arasında barodaki İnsan Hakları Merkezi'nde çalıştı.

İstanbul Barosu binasının 2021 tarihli fotoğrafı

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İstanbul Barosu binasının 2021 tarihli fotoğrafı

'Yetmez Ama Evet' kampanyası

Uçum, 2010 yılındaki Anayasa referandumunda "Yetmez Ama Evet" kampanyasında yer aldı.

Bu çizgiye destek verenler arasında; Ayhan Ogan, Can Paker, Cengiz Çandar, Ufuk Uras, Garo Paylan, İsmail Beşikçi, Mithat Sancar, Ömer Laçiner, Numan Kurtulmuş, Sezai Temelli gibi bugün siyasi olarak çok farklı yerlerde duran isimler vardı.

Kampanya hem o dönem hem de ilerleyen yıllarda muhalefet içinde sert eleştirilerle karşılaştı.

Bianet’in Ağustos 2010’daki haberine göre kampanya ile ilgili basına açık bir toplantıda konuşan Mehmet Uçum, “Bu değişiklik olmadan Türkiye'nin demokratik hukuk ihtiyacını karşılaması mümkün değil” dedi.

2010 referandumunun ardından gazete manşetleri

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 2010 referandumunun ardından gazete manşetleri

TESEV’de çalışmalar

Kişisel internet sitesinde yer alan bilgilere göre Uçum, 2010 ile 2014 yılları arasında Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın (TESEV) demokratikleşme programında yer alan çalışmalarda danışmanlık ve hakemlik yaptı.

TESEV’in anayasa izleme raporlarının yazarları arasında yer aldı.

2015 yılı Şubat ayında kurulan Kamusal Politika ve Demokrasi Çalışmaları Derneği’nin (PODEM) kurucu başkanlığını yaptı.

2021 yılında kamuoyunda yaşanan "fon tartışmalarında" Mehmet Uçum da eleştirildi.

Başbakanlık döneminde Erdoğan’ın danışmanlarından olan gazeteci Akif Beki, Uçum ve Can Paker gibi isimlerin içinde yer aldığı STK’ların aynı fonlardan yararlandığını savunup şu yorumu yaptı:

“Onların, iktidar destekli projelerine yüz binlerce dolar yardım alan PODEM’i, TESEV’i niye fondaş değil? Yabancı fondan bağış almanın hükmü, alanın kimliğine göre değişiyor.”

Uçum ise bunun üzerine yayımladığı açıklamada kendini şu sözlerle savundu:

“Hiç bir zaman Tesev’in de Podem’in de herhangi bir proje fonu almakla ilgili herhangi bir karar alma merciinde ve sürecinde bulunmadım.

“Podem’in kuruluşundaki çok kısa bir süre hariç hiçbir zaman bu kuruluşlarda yönetsel ve icrai bir görev üstlenmedim."

'Çözüm sürecinde' akil adamlar heyetindeydi

Uçum, "çözüm sürecinde" 2013 yılında akil insanlar heyeti Doğu Anadolu grubunda yer aldı.

O dönem izlenimleriyle ilgili kaleme aldığı yazıda, “Doğu Anadolu Bölgesi üzerinden baktığımda barışa yüzde iki yüz destek var, çünkü herkes en az iki kişilik bir coşkuyla çatışma ve şiddetin bitmesini istiyor” diyordu.

Aynı yazıda Uçum, “Bu süreç Türkiye Toplumunun 21. Yüzyıla imzasını atmasını sağlayacak bir dönemi başlattı” yorumunu yapıyordu.

Kısa süren AKP milletvekilliği

7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’den Kars milletvekili seçildi Uçum.

Aynı yıl 1 Kasım’da yenilenen seçimlerde ise aday gösterilmedi.

Ancak Uçum, seçimlerden yaklaşık bir ay sonra Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlık görevine atandı.

Bir röportajında, “1 Kasım’da anayasa konusunda daha fazla katkıda bulunacağımı düşündüğüm için milletvekilliği yerine bu görevi tercih ettim” diyecekti.

Uçum, 7 Haziran 2015 seçimlerinde oy kullanıyor.

Kaynak, X (Mehmet Uçum)

Fotoğraf altı yazısı, Uçum, 7 Haziran 2015 seçimlerinde oy kullanıyor.

Başkanlık sistemi tartışmaları

Uçum özellikle 2016 yılından sonra sık sık kamuoyunun gündemine gelmeye başladı.

Yeni anayasa ve yeni sisteme geçiş tartışmalarında önemli bir figüre dönüştü.

Şubat 2016’da Habertürk’te yayımlanan röportajında kendisinin hâlâ solcu olduğunu söylüyor ve “Solcu olmanız Erdoğan ve ekibiyle aranızda sorun yaratıyor mu?” sorusuna şu cevap veriyordu:

“Hiçbir sıkıntı yaşamadım. Hayatımda değişen bir şey yok. Üzerimde mahalle baskısı hissetmiyorum. Seküler hayat tarzımı sürdürüyorum, bu Cumhurbaşkanımızla ilişkimizi etkilemiyor.”

Ayrıca, “Erdoğan’ın siyaset anlayışı otoriterlik ve diktatör üretmez” diye konuştu.

Uçum, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası da sık sık yorumları ve yine sistem tartışmalarıyla gündemdeydi.

2017’de anayasa değişikliği referandumu yapıldı.

Uçum, yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili oldu.

Efkan Ala, Can Paker, Mehmet Uçum

Kaynak, X (Mehmet Uçum)

Fotoğraf altı yazısı, Mehmet Uçum, 2015 yılında Efkan Ala (solda) ve Can Paker (ortada) ile birlikte

Sosyal medya paylaşımları

Uçum son dönemde “millilik” vurgulu paylaşımlar yapıyor.

Mayıs 2024’teki bir paylaşımında Gezi eylemlerini “emperyalizmle ilişkilendirdi" ve suç vurgusu yaptı:

“Türkiye’de emperyalist bir planlamayla yapılan işbirlikçi gezi eylemi kaos hedefli yıkıcı sivil itaatsizlik eylemlerinin tipik örneğidir."

X paylaşımını geçin
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu

Mehmet Uçum, röportaj ve açıklamalarının yanında X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı sosyal medya paylaşımlarıyla da dikkat çekiyor.

Uçum’un sık sık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hesabından yapılan paylaşımları da RT’lediği görülüyor.

Son dönemdeki paylaşımları incelendiğinde eski İçişleri Bakanı, AKP milletvekili Süleyman Soylu’yu da birçok kez RT’lediği görülüyor.

Günümüzde iktidarın politikalarını destekleyen, eski TKP’li, gazeteci Mehmet Çek de Uçum’un ara ara RT’lediği isimler arasında yer alıyor.

AKP'liler ile tartışmalar

Uçum zaman zaman bazı AKP’lilerle farklı görüşleri savunuyor.

Örneğin 31 Mart 2024 seçimlerinden hemen sonra Van'da yaşanan mazbata krizinde bazı AKP'liler ile Uçum arasında gerilim yaşandı.

Uçum, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Muhalefetin tüm aktörlerinin ve daha çarpıcısı iktidar içinde yer aldığı kabul edilen ve neo liberal zehirle zihin dünyalarını batıcılığa teslim etmişlerin Van olayında aldıkları tutumların kaydedildiğini de herkes fark eder" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamaya bazı AKP'liler tepki gösterdi.

Örneğin eski milletvekili Mehmet Metiner, Uçum'a hitaben paylaştığı sosyal medya mesajında, "Beni asıl bir AK Partili olarak rahatsız eden, o kibirli devlet diliniz oldu" dedi.

Metiner, "Sahi siz kimsiniz de partimizin içindekilere oturduğunuz yerden parmak sallama cesaretini görebiliyorsunuz?" diye sordu.

İktidar partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesi Orhan Miroğlu da bu açıklamayı eleştirdi.

Ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'un anayasa değişikliği ile ilgili "Devletin ülkesi olmaz. Devletin milleti olmaz" sözlerinin ardından Uçum da bir açıklama yaptı.

Uçum bu açıklamasında, "Tartışmaya açılması hem yersizdir hem de sorunludur. O nedenle ilk dört maddenin diğer esasları gibi bu konu da tartışma dışıdır" ifadelerini kullandı.

Eleştirilere ne yanıt veriyor?

Uçum 10 Ekim’de Habertürk TV’deki röportajında “Sizin üzerinizden yürüyen bir siyasi çekişme veya rekabette araçsallaştırıldığınızı düşünüyor musunuz?” sorusuna yanıt verirken şu cümleleri sarf etti:

“Ben Cumhurbaşkanı’nın, bütün politika kurulları açısından söylüyorum, fikri asistanlığı yapan bir kurulunun başkanvekiliyim. Biz fikren yardımcılık yapıyoruz. Ürettiğimiz politikalar da öyle. (…) Biz rolümüzün çok farkındayız, asla icrai bir rol içerisinde değiliz.

“Bırakın yargıyı, meclisi, kendi yürütme süreçlerinde bile icrai bir rol almıyoruz ama bu işe fikren her türlü katkıyı gerekirse yirmi dört saat vermekten de geri durmuyoruz. Çok çalışmak, çok fazla fikir üretmek sorun diyorlarsa ben bundan vazgeçmeyeceğim.”

BBC Türkçe bu profili hazırlarken, kurumsal kanallardan Uçum'a röportaj talebini iletti ancak olumlu yanıt alamadı.