Tahir Elçi davasında savcı üç polis için beraat istedi, Diyarbakır Barosu 'suikast cezasız kalmayacak' dedi

Tahir Elçi anması

Kaynak, Getty Images

Yayın tarihi

Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin Sur ilçesinde vurularak öldürülmesine ilişkin davada savcılığın, tutuksuz yargılanan üç polisin beraatini talep ettiği açıklandı. Diyarbakır Barosu, "Tahir Elçi suikasti cezasız kalmayacak" sözleriyle tepki gösterdi.

Savcı mütalaasında, 28 Kasım 2015'te Dört Ayaklı Minare'nin önünde çıkan ve Tahir Elçi'nin öldürüldüğü çatışma sırasında olay yerinde bulunan üç sanığın "bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunu işlediklerine dair" yeterli delil olmamasını beraat istemine gerekçe gösterdi.

Sanık polisler S.T., F.T. ve M.S. hakkında "taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 2 ila 6 yıl hapis cezası istenmişti.

Firari sanık Uğur Yakışır ise “olası kastla ölüme sebebiyet verme” suçundan üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanıyor.

Diyarbakır Barosu, beraat yönünde sunulan mütalaaya tepki göstererek "Tahir Elçi suikasti cezasız kalmayacak" açıklamasında bulundu.

Baro, yazılı açıklamasında 12 Haziran 2024'te görülecek karar duruşmasına destek çağrısında bulundu.

Açıklamada, "Mahkemenin suikastın aydınlatılması yönündeki delillerin toplanmasına ilişkin taleplerimizi reddetmesi, bugün itibariyle tarafımıza tebliğ edilen savcılık mütalaası; ilk günden itibaren suikastı aydınlatma yönünde yargısal ve siyasal bir iradenin olmadığı yönündeki bütün iddia ve görüşlerimizi doğrulamıştır" ifadeleri yer aldı.

X paylaşımını geçin
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu

Dava hakkında neler biliniyor?

Anma

Kaynak, HATICE KAMER

Fotoğraf altı yazısı, Diyarbakır'da geçen yıl düzenlenen anmadan bir fotoğraf.

28 Kasım 2015'te Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki tarihi Dört Ayaklı Minare'nin önündeki basın açıklamasının ardından, güvenlik güçleri ile iki PKK'lı arasında aynı sokakta silahlı çatışma çıkmış, Tahir Elçi çatışmada başından vurularak öldürülmüştü.

Polis memurları Ahmet Çiftasan ve Cengiz Erdur hayatını kaybetmiş, Tahir Elçi ve bir grup gazeteci de çatışmanın ortasında kalmıştı.

Yaklaşık 4 yıl önce başlayan dava Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediliyor.

Elçi'nin ölümüne neden olan merminin çekirdeği, olay yeri incelemesi 5 ay sonra yapıldığı için bulunamadı.

Rapordaki olay yeri canlandırmasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

YouTube paylaşımını geçin
Google YouTube içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir. YouTube içerik reklam içerebilir

YouTube paylaşımının sonu

Elçi’nin avukatları, soruşturma aşamasında dosyada delillerin eksik toplandığını savunuyor, olay yeri keşfinin yapılmadığını hatırlatarak bazı polis ve amirlerin dinlenmesini istiyorlar.

Avukatlar ayrıca, Elçi’nin vurulduğu yeri gösteren Mardin Kebap Evi’nin kamera kayıtlarının incelenmesini talep ediyorlar.

Davada sona yaklaşılırken Mart ayında görülen duruşmada dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verilmişti.

Savcılık, esas hakkındaki mütalaayı hazırlayarak mahkemeye gönderdi.

Mütalaada, tutuksuz yargılanan ve biri ihraç edilmiş üç polisin beraatına karar verilmesinin talep edildiği öğrenildi.

Savcılık, üç sanığın kaçan PKK'lıları etkisiz hale getirmek için görevlerinin icrası kapsamında silah kullandığını belirterek, sanıkların "olayda başka bir şahsa zarar vermeyecekleri inanç ve düşüncesiyle" hareket ettiklerini kaydetti.

Adli Tıp Kurumu'nun Elçi'nin ölüme neden olan atışın hangi silahtan, hangi açıyla ve nasıl gerçekleştiğinin bilinemeyeceğine dair raporuna da işaret eden savcılık, atışın yönünün tespitinin mümkün olmadığını savundu.