Dünya Kupası'na şovla başlayan ABD, artık futbolun devleriyle aynı masada mı?

Gol sevinci yaşayan ABD'li oyuncular

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, ABD, Paraguay karşısında ilk yarıda üç gol birden buldu
    • Yazan, Gary Rose
    • Unvan, BBC Sport Muhabiri
    • Bildirdiği yer, Los Angeles
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 9 dk

ABD'nin 2026 Dünya Kupası'nın ev sahiplerinden biri olarak üzerindeki baskıyı kaldırabilecek durumda olup olmadığına dair herhangi bir şüphe varsa, bu şüpheler Cumartesi günü Paraguay karşısında oynanan 45 dakikalık etkileyici futbolla ortadan kalktı.

Katy Perry'nin sahne aldığı gösterişli açılış töreninin ardından, tribünlerde Tom Cruise gibi Hollywood yıldızlarının da izlediği maçta, binlerce taraftar ABD bayrağının renkleriyle stadyumu doldurmuştu. Böyle bir atmosferde baskı altında ezilmeleri anlaşılabilir olurdu.

Ancak bunun yerine seviyelerini yükselttiler. İlk yarıdaki fırtına gibi performanslarında üç gol buldular, uzatma dakikalarında Gio Reyna'nın attığı muhteşem dördüncü golle de 4-1'lik galibiyete ulaştılar ve Türkiye, Avustralya ve Paraguay'ın yer aldığı D Grubu'na kusursuz bir başlangıç yaptılar.

Ancak bu performanstan önce bile, eski Tottenham Hotspur menajeri Mauricio Pochettino yönetiminde son 20 ayda önemli bir gelişim gösteren ABD takımının potansiyelini fark edenler vardı.

Eski ABD kalecisi Tony Meola, bu takımın artık dünya futbolunun elitleriyle aynı seviyede mücadele edebileceğini savunan isimlerden biri.

1990, 1994 ve 2002 Dünya Kupaları'nda ABD kadrosunda yer alan Meola şöyle konuştu:

"Artık çok daha köklü ve yerleşik bir konumdayız.

"Dünyanın dört bir yanında oynayan futbolcularımız var, inanılmaz bir ligimiz var ve şu anda dünyanın kullandığı tesislere sahibiz. Bunlar birkaç yıl önce hayalden ibaretti, şimdi ise biz bir futbol ülkesiyiz."

Bu, ABD'nin 1930'dan bu yana bir Dünya Kupası maçını ilk kez üç farklı kazandığı karşılaşma oldu ve bu sonuç, turnuvadaki diğer takımların da dikkatini çekebilir.

İngiltere kadın milli takımının eski yıldızı Ellen White, BBC'nin Match of the Day programında şunları söyledi:

"ABD inanılmazdı. Baskıdan bahsediyoruz ama onlar bu baskıyı kucakladı, bundan keyif aldı. Muhtemelen bu performansla dünyayı şaşırttılar."

Pochettino, henüz hiçbir şey kazanılmadığını ilk söyleyen kişi olacaktır. Ancak Arjantinli teknik adam, böyle bir başlangıcın hem inanç hem de ivme kazanmak açısından ne kadar kritik olduğunun farkında olacaktır.

İlk maç öncesinde, Amerikalıların büyük ölçüde ülkelerinin Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasına kayıtsız kaldığı hissediliyordu. ABD'nin açılış maçını oynadığı şehir olan Los Angeles'ta, büyük bir turnuvanın başlamak üzere olduğunu fark etmemek mümkündü.

Ancak cuma günü her şey değişti. Maçın başlamasından saatler önce metroda, barlarda ve kahve dükkânlarında ABD formaları dikkat çekici şekilde öne çıkıyordu.

Bu maçı kazanamamış olsalardı, ortaya çıkan tutku ve heyecan kısa sürede sönebilirdi. Ancak şimdi bu ilginin, Türkiye ve Avustralya ile oynayacakları kalan iki grup maçı öncesinde daha da artması muhtemel görünüyor.

İlk yarıdaki üstünlükleri, topa sahip olma oranında da açıkça görülüyordu. ABD, ilk 45 dakikada topun yüzde 71'ine sahipti.

Eski Liverpool orta saha oyuncusu Danny Murphy, ABD'nin mükemmel geçen ilk yarısının ardından BBC'nin Match of the Day programında şu değerlendirmeyi yaptı:

"Gerçekten çok tehlikeli bir takım gibi görünüyorlar. Fitler, dinamikteler, istekli ve aç görünüyorlar.

"İyi oynadığınızda taraftar da arkanızda oluyor. Taraftarların büyük çoğunluğunun sizi desteklediği böyle bir stadyumun ne kadar ürkütücü olduğu kesin."

ABD halen FIFA'nın dünya sıralamasında, Türkiye'nin beş basamak üzerinde 17. sırada.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, ABD halen FIFA'nın dünya sıralamasında, Türkiye'nin beş basamak üzerinde 17. sırada

Pochettino, 20 ay önce ABD Milli Takımı'nın başına, genellikle grup aşamasını geçebilen ancak bunun ötesine nadiren ulaşabilen bir takımı dönüştürme göreviyle getirildi.

Arjantinli teknik adamın takım üzerindeki taktiksel dönüşümü Paraguay karşısında açıkça görüldü. ABD, rakibinin baş etmekte zorlandığı yüksek presli ve hücum odaklı bir futbol oynadı.

Bunun yanı sıra Pochettino, yetenekli oyuncularla dolu bir kadroya sahip. Kamp kadrosundaki 26 futbolcunun 17'si Avrupa'nın beş büyük liginde forma giyerken, bunların yedisi Premier Lig'de oynuyor.

Pochettino ayrıca oyuncuların zihniyetini de değiştirdi. Onları, "küçük takım" oldukları düşüncesinden uzaklaştırıp kendilerine inanmaya teşvik etti. Amaç, sadece turnuvada ilerleyebileceklerine değil, dünya futbolunun elitleri arasında yer alabileceklerine ve hatta Dünya Kupası'nı kazanabileceklerine inanmalarını sağlamak.

Bu yılın başlarında yaptığı açıklamada şöyle demişti:

"Neden biz olmayalım?

"Orada olabileceğimize gerçekten inanmamız gerekiyor. Hayal kurmamız gerekiyor."

Elbette ABD'nin Dünya Kupası'nı kazanabilmesi için Paraguay'dan daha güçlü rakipleri yenmesi gerekecek. Ancak bu performans, taraftarların en azından takımın 2002'de ulaştığı çeyrek final başarısını tekrarlayabileceğine inanmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.

Eski Galler savunmacısı Ashley Williams, Match of the Day programında ABD'nin geçmiş Dünya Kupaları'nda beklentileri karşılayamamasının ardından, bu turnuvayı hedefleyerek Pochettino'yu göreve getirdiğini belirterek şunları söyledi:

"Ayrıca bu turnuvada ileri gitmesini beklediğiniz bir oyuncu grubuna sahipler. Bu nedenle üzerlerindeki beklenti de çok yüksek olacak.

"Eğer Pochettino ile birlikte her şey yerine oturursa ve güçlü bir ilk 11 sahaya çıkarsa, ABD'nin kendi evindeki bu turnuvada çok ileri gidebileceğini düşünüyorum. Bu gruba bakıp lider çıkmaları gerektiğini düşünüyor olacaklardır."

'Pulisic'in sorunu umarım ciddi değildir'

Pochettino ve ABD taraftarları için endişe yaratabilecek bir nokta varsa, bu maçın Christian Pulisic ile Folarin Balogun'un takım için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha göstermesi olabilir.

İlk yarıda ABD, neredeyse her atağında gol bulabilecekmiş gibi görünürken, bu performansta her iki oyuncunun da büyük payı vardı. Balogun iki gol atarken, Pulisic de bir asist yaptı.

Ancak Pulisic devre arasında oyundan alınırken, Balogun da bitime 18 dakika kala kenara geldi. ABD oyunun kontrolünü elinde tutmaya devam etse de ilk 45 dakikadaki kadar etkili bir hücum tehdidi oluşturamadı.

Maçın ardından konuşan Mauricio Pochettino, Pulisic'in oyundan çıkmasının önlem amaçlı olduğunu söyledi. Arjantinli teknik adam, yıldız oyuncunun daha önceki bir antrenmanda aldığı darbenin ardından baldırında rahatsızlık hissettiğini açıkladı.

Pochettino şöyle konuştu:

"Umarım ciddi bir sorun değildir ancak ilk yarının sonunda devam edemedi.

"Umarım büyük bir problem yoktur. Şu anda durumunun daha iyi olduğunu düşünüyorum ve umarım bir sonraki maçta oynayabilecek durumda olur."

ABD'nin turnuvanın sürpriz takımı olup olamayacağı yönündeki değerlendirmeler için ise Pochettino bunun henüz erken olduğunu düşünüyor.

Deneyimli teknik adam sözlerini şöyle sürdürdü:

"Spor dünyasında iyi performanslar ve iyi sonuçlar gördüğünüzde herkes başarıdan söz etmeye başlar ve sizi övmeye çalışır. Ama kaybettiğinizde her şey bir felakete dönüşür.

"Bence iyi bir maç çıkardık. Ancak Dünya Kupası'nın sürpriz takımı olmak için yarı finale ya da çeyrek finale ulaşmamız gerekir. Ancak o zaman bunu söyleyebiliriz.

"Turnuva boyunca diğer Dünya Kupaları'nda gördüğümüz sürpriz takımlar gibi hoş bir sürpriz olup olamayacağımızı göreceğiz."

Türkiye'nin ABD ile maçı ne zaman?

Avustralya karşısında aldığı 2-0'lık mağlubiyetla turnuvaya kötü bir başlangıç yapan Türkiye, ikinci maçında Paraguay ile karşılaşacak.

Bu maçın ardından ise gruptaki en kritik maçında ABD ile karşı karşıya gelecek.

ABD-Türkiye maçı 26 Haziran Cuma günü Türkiye saatiyle 05.00'de Los Angeles'taki SoFi Stadyumu'nda oynanacak.

Türkiye'nin gruptan çıkıp çıkmayacağı bu maçın sonucuna bağlı olabilir.

A Milli Takım'ın tur atlaması halinde, ABD karşısında olacağı sonuç, ilerleyen turlardaki rakiplerinin ve turnuvadaki yolunun netleşmesi açısından belirleyici olacak.

ABD 1994'ten sonra ikinci kez (bu kez Kanada ve Meksika'yla birlikte) Dünya Kupası'na ev sahipliği yapıyor.

Bugüne dek 11 kez Dünya Kupası'na katılan ABD, turnuvada elde ettiği en iyi sonucu 1930'da aldı. ABD, Uruguay'da düzenlenen ilk Dünya Kupası'nda üçüncü oldu.

siyar formalı teknik adam sahada eliyle işaret yapıyor

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Mauricio Pochettino'nun ABD'nin başına geçmesi büyük heyecan yaratmıştı. Ancak eski Tottenham ve Paris Saint-Germain teknik direktörünün yönetiminde ABD istikrarsız sonuçlar aldı

ABD, 2026'yla birlikte son 10 turnuvanın dokuzuna katılım sağlıyor.

ABD 2002'de çeyrek finale yükselmeyi başardı; 1994, 2010, 2014 ve 2022'de ise son 16 turuna kaldı.

ABD halen FIFA'nın dünya sıralamasında, Türkiye'nin beş basamak üzerinde 17. sırada.

Futbol otoriteleri genelde Dünya Kupası'nda ABD ve Türkiye'yi favori gösteriyor.

Pochettino faktörü

ABD'de Dünya Kupası'yla ilgili beklentiler 32 yıl önce yine ev sahibi oldukları turnuvaya kıyasla daha fazla.

Bunun en önemli nedeni ABD Futbol Federasyonu'nun Eylül 2024'te takımın başına Arjantinli teknik direktör Mauricio Pochettino'yu getirmesi.

Mauricio Pochettino özellikle İngiltere Premier Ligi'nde beş yıl boyunca (2014-2019) Tottenham Hotspur'a en parlak dönemlerinden birini yaşatmış, Tottenham 2018-2019 sezonunda tarihinde ilk ve tek kez UEFA Şampiyonlar Ligi Finali'nde final oynamıştı.

Pochettino; 2021-2022 sezonunda Paris Saint-Germain ile Fransa'da Ligue 1, Fransa Kupası ve Fransa Süper Kupası'nı kazandı. İngiltere'ye dönerek bir sezon Chelsea'yi çalıştırdıktan sonra ABD Milli Takımı'nın başına geçti.

Arjantinli teknik adam 2002 Dünya Kupası'nın ülkesinin milli takımının formasını giymişti.

Pochettino'nun ABD'nin başına geçmesi başta ülke futbolunda büyük heyecan yaratmıştı.

Ancak ABD Pochettino yönetiminde istikrarsız sonuçlar aldı. Dünya Kupası sonrası İtalya'da Serie A'nın önde gelen takımlarından AC Milan'ın başına geçebileceği konuşuluyor.

Yine de ev sahibi olmak ABD için önemli bir avantaj. Dünya Kupası'nın tarihinde sadece iki kez ev sahibi ülkeler gruptan çıkamadı: 2010'da Güney Afrika, 2022'de Katar.

ABD nihayetinde taraftar desteğine, üst düzey bir teknik direktöre ve heyecan verici yetenekli bir kadroya sahip.

Artıları ve eksileri

Teknik direktörünün Mauricio Pochettino olması dışında, ABD'nin en güçlü tarafı çok yönlü, dinamik ve enerjik oyunculara dolu kadrosu.

4-1-4-1 sistemiyle oynayan ABD'de Antonee Robinson ile Sergiño Dest, etkili kanat bekleri olarak öne çıkıyor.

Takımın yıllardır aradığı istikrarlı santrfor Fransa'da Monaco formasıyla sezonu müthiş bitiren Folarin Balogun olabilir.

ABD'nin zayıf yanlarının başında ise takım savunmasının pek iyi olmaması geliyor.

The Athletic'ten Greg O'Keeffe takımın üst seviye karşılaşmalarda tecrübesiz bir savunma hattına sahip olduğunu işaret etti ve takım olarak, büyük turnuvalara adaptasyon konusunda "soru işaretleri" olduğunu söyledi.

BBC News Türkçe'ye konuşan O'Keeffe, ABD'nin, savunmanın arkasındaki boşlukları değerlendirmede yetenekli, hızlı hücum oyuncuları olduğuna dikkat çekti.

"Folarin Balogun ve Ricardo Pepi'nin uzun savunma hattının arkasına sarkmayı seven oyuncular olduğunu söyleyen O'Keeffe, iki oyuncunun da Fransa ve Hollanda'daki kulüpleri için böyle çok sayıda gol attığını işaret etti.

ABD'nin kalesinde ise tecrübesiz Matt Freese bulunuyor.

Savunmada 38 yaşındaki Tim Ream'in ilk 11'de olması bekleniyor.

Önemli savunma oyuncularından Chris Richards'ın Dünya Kupası'nda forma giyip giymeyeceği ise ayak bileğindeki sorun nedeniyle hala şüpheli.

Christian Pulisic, ABD Dünya Kupası öncesi hazırlık maçında Senegal'i 3-2 mağlup ederken, Kasım 2024'ten bu yana ilk kez milli takım formasıyla fileleri havalandırdı

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Christian Pulisic, ABD Dünya Kupası öncesi hazırlık maçında Senegal'i 3-2 mağlup ederken, Kasım 2024'ten bu yana ilk kez milli takım formasıyla fileleri havalandırdı

ABD, turnuvanın üç ev sahibinden biri olarak otomatik olarak turnuvaya katılma hakkı kazandı.

Hazırlık dönemi sorunsuz geçmese de Senegal karşısında alınan 3-2'lik galibiyet ABD'ye moral ve umut verdi.

Ancak ABD'nin gerçekten kaliteli bir kadro karşısında ne kadar başarılı olabileceği şüpheli.

Öyle ki örneğin ABD, bir Avrupa takımına karşı son galibiyetini 2021'de Bosna-Hersek'e karşı aldı. O günden bu yana Avrupa ülkeleri karşısındaki performansı ise yedi yenilgi ve iki beraberlik.

ABD, Mart ayındaki hazırlık maçlarında da Belçika'ya 5-2, Portekiz'e de 2-0 yenilmişti.

Nihayetinde ABD, Dünya Kupası'nda bugüne dek oynadığı 37 maçın yalnızca dokuzunu kazanabilmiş bir takım. 2002 Dünya Kupası dışında, turnuvada eleme turlarında aldığı bir galibiyet de yok.

En kritik oyuncular 'Kaptan Amerika' Christian Pulisic ve Folarin Balogun

ABD özellikle kanatlarda hızlı ve enerjik oyunculara sahip.

Ancak bu noktada, Antonee Robinson ile Sergiño Dest'in yaşadıkları sakatlık sorunlarını ne ölçüde geride bıraktıkları merak konusu.

ABD'nin Dünya Kupası'nın ev sahiplerinden biri olduğunun ilan edilmesinden bu yana, "Kaptan Amerika" lakaplı Christian Pulisic'in takımın kahramanı olacağı beklentisi vardı.

Ancak İtalya'da AC Milan forması giyen Pulisic 2026'da şu ana kadar formsuzdu.

Pulisic'in form tutup tutmaması, ABD'nin performansını doğrudan etkileyecek.

Pulisic gibi Transfermarkt'a göre güncel piyasa değeri 40 milyon euro olan bir diğer isim ise santrafor Folarin Balogun.

Balogun sezonu Avrupa'nın en formda santrforlarından biri olarak tamamlamış ve Monaco formasıyla Fransa liginde son 14 maçta 11 gol atmıştı.

ABD'nin teknik direktörü Mauricio Pochettino, takımının 2022'deki son Dünya Kupası eksikliğini hissettiği son vuruş kalitesi sorununu bu kez Balogun'un çözmesini umuyor.