MSB: Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türk askeri yoktu

Kaynak, Ula Muhammed/Anadolu via Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail'in saldırı düzenlediği Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'nde Türk askeri varlığı bulunmadığını açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, "öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığı" kaydedildi.
Suriye televizyonu, 18 Ağustos Salı günü Ebu Zuhur havaalanı pisti ve depolama tesisine sekiz hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Saldırıda herhangi bir yaralanma bildirilmedi.
Üs Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunuyor.

MSB'nin haftalık basın toplantısındaki değerlendirmede İsrail'e "pervasız saldırılarına son vermesi" çağrısı da yapıldı.
Açıklamada, saldırının "Suriye'nin istikrarına, güvenliğine" yönelik olduğu da belirtildi.
MSB açıklamasında, "Suriye "tek ordu" ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askerî kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz" de denildi.
Suriye Dışişleri Bakanı: Üste Türk askeri varlığı planı yok
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani de hava üssünde bir Türk askeri üssü kurma planı bulunmadığını İsrail'e açıkça ilettiğini, tesisin Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere elden geçirildiğini söyledi.
Şeybani, Türk askeri yetkililerin üssü eğitim ve daha kapsamlı askeri iş birliği faaliyetleri çerçevesinde ziyaret ettiğini vurguladı.
Suriyeli bakan tesisin büyük ölçüde boş olduğunu ve henüz faaliyete geçmediğini söyledi ve herhangi bir Türk askeri yığınağı yapıldığı iddiasını reddetti.
Şeybani, Çarşamba günü Axios'a yaptığı açıklamada, "Orada bir Türk üssü kurma, kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma veya sahada Türk kuvvetleri konuşlandırma gibi bir niyet yoktu" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu İsrail'in saldırı öncesinde Suriye'yi üste Türk varlığına izin vermemesi konusunda uyardığını söyledi.
Netanyahu, "Mesajımız çok netti: Yapmayın. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar" diye de ekledi.
Şeybani ise İsrail'in söz konusu bombardıman için meşru bir gerekçesi bulunmadığını savundu.
Bakan Suriye'nin, gerilimin düşürülmesi konusunda İsrail ile müzakerelere açık olduğunu belirtti.
Şeybani, gelecekteki herhangi bir anlaşmanın her iki tarafın güvenlik kaygılarını ele alması ve Suriye'nin egemenliğine saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak, İsrail'in askeri operasyonlarını sürdürmesinin bölgesel istikrarsızlığı artıracağı uyarısında bulundu.

Kaynak, Anadolu via Getty Images
İletişim Başkanlığı: İsrail'e karşı tüm bölge biraraya gelmekte
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Anadolu Ajansı'na (AA) yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'yi hedef alan açıklamalarını, "artmakta olan uluslararası yalnızlığının, siyasi korkularının ve hezeyanlarının yeni bir yansıması" şeklinde değerlendirdi.
"Netanyahu'nun hayali tehditler ve düşmanlar üreterek, uluslararası kamuoyunu yanıltma çabaları artık herhangi bir etki yaratmamaktadır" dedi.
İsrail Başbakanı'nın "Türkiye düşmanlığını siyasi anlamda bir can simidi olarak gördüğünü" söyleyen Duran, İsrail'in Türkiye'ye saldırı ihtimaline ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
"Uluslararası toplum ve bölge ülkeleri, Netanyahu'nun işgalci zihniyetinin ve bölgesel savaş başlatma projesinin karşısında güçlü bir tutum sergilemekte ve Ortadoğu'da barış ve huzurun tesisini desteklemektedir. Stratejik istikrarsızlaştırıcı bir aktöre karşı tüm bölge biraraya gelmektedir."
Netanyahu yönetiminin "tüm diplomatik ve diyalog çabalarından vazgeçtiğini" söyleyen Duran, İsrail'in Türkiye'ye karşı olan tavrındaki temel dinamiğin Türkiye'nin İsrail'e bir tehdit oluşturması değil, İsrail'in bölgesel politikalarına karşı çıkması olduğunu söyledi.
Katz: 'Erdoğan Türkiye'yi tehlikeli maceralara sürüklüyor'
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz 20 Ağustos Perşembe günü, sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda "Erdoğan Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklüyor" ifadelerini kullandı.
"İsrail hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyecektir" diyen Katz sözlerini şöyle sürdürdü:
"Erdoğan için en iyisi, Türk parlamentosunda İsrail'e karşı hayali ve boş konuşmalar yapmaya devam etmesi ve İsrail'in kendini savunma kararlılığını test etmemesi."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu saldırının ardından 19 Ağustos'ta ordu radyosuna verdiği röportajda, "Güneye doğru ilerleyen bir Türk askeri konuşlanmasına müsamaha göstermeyeceğiz; çünkü bu bizim için bir tehdit oluşturuyor" demişti.
Netanyahu İsrail'in saldırı öncesinde Suriye'yi üste Türk varlığına izin vermemesi konusunda uyardığını da belirtti.
Netanyahu, "Mesajımız çok netti: Yapmayın. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar, bu yüzden anlamalarını daha net bir şekilde sağladık" diye ekledi.
Saldırıya ABD de tepki gösterdi
Salı günü yapılan saldırıya Türkiye ve Suriye'nin yanı sıra ABD de tepki gösterdi.
ABD, saldırıyı "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirerek İsrail'e yönelik nadir görülen bir kınama açıklaması yaptı.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani de vurulan tesisin Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmak üzere elden geçirildiğini belirtti.
Çarşamba günü ABD merkezli haber kuruluşu Axios'a yaptığı açıklamada, "Orada bir Türk üssü kurma, kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma veya sahada Türk kuvvetleri konuşlandırma gibi bir niyet yoktu" dedi.
El-Şeybani İsrail'in söz konusu bombardıman için meşru bir gerekçesi bulunmadığını savundu.










