Adalet Bakanı Tunç, AYM'nin Can Atalay kararını değerlendirdi: Yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir

Kaynak, Getty Images
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili son Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına istinaden, "Yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir" dedi.
CHP ile Atalay’ın avukatları, milletvekilliğinin düşürülmesinin "yok hükmünde olduğunun tespiti" için AYM'ye başvurmuştu.
AYM, yeni başvuruyu 22 Şubat'ta karara bağlamış ve iki başvuruda da "karar verilmesine yer olmadığına" hükmetmişti.
Yüksek mahkemenin kararını oy çokluğuyla aldığı bildirildi. Kararın gerekçesi daha sonra açıklanacak.
TİP'ten Hatay milletvekili seçilen Can Atalay'ın milletvekilliği, TBMM Genel Kurulu'nda 30 Ocak'ta düşürülmüştü.
AYM daha önce Atalay hakkında iki kez "hak ihlâli" kararı vermişti. Yargıtay bu kararlara uymayarak, Atalay'ın tahliyesi ve hakkındaki yargılamanın durması istemlerini reddetmişti.
AYM'nin son kararıyla ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Can Atalay'ın milletvekilliğinin Anayasa'nın 84'üncü maddesinde belirtilen "kesin hüküm" nedeniyle düştüğünü ve bu durumda Anayasa'nın 85'inci maddesine göre "AYM'ye başvuru yapılamayacağını" belirtti.
Tunç, "Can Atalay'ın milletvekilliği, Meclis'te kesin hükmün okunması nedeniyle düşmüştür. Bu durumda AYM'ye başvuru yapılmıştır. AYM'nin gerekçeli kararını görmedik; yetkisizlik nedeniyle ret kararı verilmesi gerekir" dedi.
Adalet Bakanı, "Eğer AYM'nin bu yöndeki kararı (karar verilmesine yer olmadığı) Meclis'te okunan kesin hükmün tartışılması nedeniyleyse bu doğru değildir" ifadelerini kullandı.
AYM’nin daha önceki benzer başvurularda ret kararı verdiğini söyleyen Tunç, -"Bu kez durum farklı. Gerekçeli karar ortaya çıktıktan sonra göreceğiz" dedi.
'Çözüm yasal ve anayasal değişikliklerdir'

Kaynak, DHA
Yılmaz Tunç açıklamasında, milletvekillerinin dokunulmazlığıyla ilgili "anayasal düzene ilişkin terör suçları"nın "dokunulmazlığın istisnası" olduğunu belirtti.
Can Atalay'ın yargı sürecinin seçimlerden önce başladığını vurgulayan Tunç, şöyle konuştu:
"Yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay bu suçu değerlendirmiştir. Bir kesin hükme ulaşmıştır. Dolayısıyla bu kesin hüküm de ortadan kaldırılmış değildir.
"AYM'nin vermiş olduğu ihlâl kararıyla ilgili olarak da Yargıtayımız Anayasa'nın 83. ve 14. maddelerinin uygulanamaz hale getirilmesi nedeniyle AYM kararına uyulmaması yönünde karar vermiştir.
"Burada iki yüksek mahkeme arasındaki görüş farklılıkları ile bugüne kadar gelmiş bulunuyoruz.
"Bunun çözümü de yine TBMM'de yapılacak olan yasal ve anayasal değişikliklerdir. Anayasa değişikliği bir uzlaştırma gerektirir. Eğer bu yapılamıyorsa bu sorunun çözümü yine kanunlarımızda yapılacak değişikliklerledir."
Ne olmuştu?
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Parkı davasında avukat Can Atalay'ı “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırdı.
25 Nisan 2022’de tutuklanan Can Atalay, tutukluluğu sürerken 14 Mayıs’ta milletvekili seçildi.
Milletvekili seçilmesinin ardından avukatları aracılığıyla mazbatasını alan ancak tutukluluğu nedeniyle milletvekili yeminini edemeyen Atalay ile ilgili Yargıtay’a yapılan tahliye talepli başvuru reddedildi.
Atalay talebi reddedilince “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlâl edildiği” gerekçesiyle AYM’ye başvurdu.
AYM, Can Atalay ile ilgili olarak 25 Ekim'de hak ihlâli kararı verdi ve dosyayı, milletvekilinin tahliye edilmesi ve yargılamanın durması için yerel mahkemeye gönderdi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise Atalay için hüküm verildiği gerekçesiyle dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmesini kararlaştırdı.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım'da hem karara uymadı hem de Türkiye'de ilk kez görülen bir karara imza atarak ihlâl yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında ise suç duyurusunda bulundu.
“Yargı krizi” olarak adlandırılan olaya tepkiler sürerken, Can Atalay’ın avukatları bu kez AYM kararına uyulmaması nedeniyle bir kez daha Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
AYM Genel Kurulu 21 Aralık’ta Can Atalay hakkında daha önce verdiği hak ihlâli kararına uyulmaması nedeniyle yapılan ikinci başvuruyu inceledi.
AYM bir kez daha "hak ihlâli" kararı verdi, ayrıca yeniden yargılanmasına başlanması, infazın durdurulması ve tahliyesinin sağlanması kararı verilmesi için kararın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti ise AYM'nin Can Atalay hakkındaki kararını uygulamayarak, dosyayı bir kez daha Yargıtay'a gönderdi.
Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik Yargıtay kararı 30 Ocak'ta TBMM Genel Kurulu'nda okundu, kararın okunmasıyla Atalay'ın vekilliği resmen düşürüldü, TİP'in milletvekili sayısı 3'e indi.
Kararın okunmasının ardından TİP, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri pankartlarla başkanlık kürsüsünü işgal etti, birleşimi yöneten Bekir Bozdağ'a Anayasa kitapçığı fırlatıldı.
Bozdağ, protestolar nedeniyle çalışmalara devam edilemeyeceği gerekçesiyle birleşimi kapattı.
Atalay’ın avukatları milletvekilliğinin düşürülmesi kararına itiraz ederek Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.











