HDK davasında gazeteci Ercüment Akdeniz hakkında tahliye kararı

Ercüment Akdeniz

Kaynak, Ercüment Akdeniz

Fotoğraf altı yazısı, Ercüment Akdeniz
Yayın tarihi
Okuma süresi 3 dk

Halkların Demokratik Kongresi'ne (HDK) yönelik açılan davanın 23 Ekim Perşembe günü görülen duruşmasında, son tutuklu sanık gazeteci Ercüment Akdeniz de tahliye edildi.

Akdeniz 22 Şubat'tan beri tutukluydu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 18 Şubat'ta aralarında gazeteci, siyasetçi ve sanatçıların da olduğu 52 kişi gözaltına alınmıştı.

13 kişi hakkında ev hapsi kararı verilirken, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 30 kişi tutuklanmıştı.

Duruşma öncesi İstanbul Adliyesi önünde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan basın açıklaması yaptı.

Kaynak, X / Emek Partisi

Fotoğraf altı yazısı, Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros dahil sekiz kişiye Mayıs ayında tahliye edilmişti

Tutuklular arasında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Saltoğlu, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Parti Meclisi üyeleri Halit Elçi ile Ahmet Saymadi de bulunuyordu.

Gazeteciler Elif Akgül, Yıldız Tar ve Ercüment Akdeniz, senarist Ayşe Bengi ile sanatçı Pınar Aydınlar da tutuklanmıştı.

İlerleyen duruşmalarda Akdeniz hariç tüm tutuklu sanıklar tahliye edilmişti.

Neden soruşturma açıldı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan başlattığı soruşturma kapsamında 60 kişi için gözaltı kararı verilmiş ve 18 Şubat'ta 10 ilde operasyonlar düzenlenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, haklarında gözaltı kararı verilen kişilerin, "HDK içerisinde İstanbul'da faaliyet gösterdiklerinin tespit edildiğini" iddia etmişti.

Savcılık HDK'nın Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2019 tarihli kararıyla "terör örgütü" olarak kabul edilen Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) devamı olduğunu öne sürüyor.

HDK'nın "legal görünümlü bir cephe yapılanması ve TBMM'ye alternatif bir meclis olduğu" savunuluyor.

Kongre'nin bir "çatı yapılanması" olarak faaliyet gösterdiği iddia ediliyor.

HDK'nın bileşenlerinin PKK/KCK talimatları doğrultusunda "legal görünümlü protesto yürüyüşü, basın açıklaması, miting vb. eylem ve etkinlikleri düzenleyerek toplumsal alanı örgütlediği" iddia ediliyor.

Muhalefet partileri: 'Karar siyasi'

Tutuklamalara siyasi partilerden ve meslek kuruluşlarından tepki gelmişti.

Alınan kararların "siyasi" olduğu savunulan DEM Parti açıklamasında, "İleri sürülen mesnetsiz iddiaların temel dayanağı 'Siz neden iktidara karşı örgütleniyorsunuz, neden siyaset yapıyorsunuz' suçlamasıdır. Yargı, iktidara karşı muhalefeti ve siyaset yapmayı suç ilan etmiştir" denilmişti.

Türkiye İşçi Partisi'nden yapılan açıklamada da, AKP hükümetinin halkı "yargıyla sindirmeye çalıştığı" savunulmuş, "Türkiye'de gerçek bir barış, özgürlük ve kardeşlik ortamı oluşmasını baltalamaktan başka sonuç vermeyecektir" denilmişti.

DİSK Basın-İş'in açıklamasında da "Halkın haber alma hakkını savunan gazeteciler ve örgütlenme haklarını kullanan yurttaşlar yargı sopasıyla tehdit ediliyor, boyun eğmediğinde ise hapse atılıyor" denilmişti.

HDK nedir?

Halkların Demokratik Kongresi 12 Haziran 2011 yılında yapılan genel seçimler sonrası kuruldu.

Kürt siyasi hareketinin o dönemki ana bloğu Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) idi.

BDP seçimlere, 'Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku' çatısı altında bağımsız adaylarla katılmıştı.

Genel seçimler için oluşturulan bu blok sonrasında dağıtılmayarak çalışmalarına aynı yılın Ekim 2011'deki kongreyle, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adıyla devam etti.

HDK'nın kuruluş metinlerinde bileşenleri şöyle sıralanıyor:

"Sosyalist partiler, sendikalar, kadın, LGBTİ ve çevre hareketleri, emek ve hak temelli demokratik kitle örgütleri, başta Aleviler olmak üzere Anadolu'da yaşayan çeşitli ezilen inanç topluluklarının temsilcileri olarak Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adıyla bir araya geldik."

HDK'nın kuruluşundan bir sene sonra Ekim 2012'de Halkların Demokratik Partisi (HDP) kuruldu. HDP Kürt siyasi hareketinin  "Türkiyelileşme" açılımı olarak tanımlanıyordu.